powered by

powered by

hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 27TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 I. Giriş Türk Vatandaşlığı Kanunu (TVK) N 1964 yılında yürürlüğe girmiş ve muhtelif tarihlerde kanunun bazı hükümleri değiştirilmiş, bazı hükümleri tamamıyla yürürlükten kaldırılmış ve bazı yeni hüküm- ler eklenmiştir. 2006 yılının Nisan ayında yeni bir Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun hazırlandığı kamuoyuna açıklanmıştır. Türk Vatandaşlı- ğı Kanunu Tasarısı’nın “Genel Gerekçe”sinde  yeni bir vatandaşlık ka- nununun hazırlanmasına niçin ihtiyaç duyulduğu hususu da belirtil- miştir. Bu nedenleri şu şekilde sıralamak mümkündür: Yürürlükteki TVK’da günümüze kadar pek çok değişiklik yapılmış olması ve bu değişiklikler nedeniyle kanunun yapısının ciddi şekilde bozulması, Anayasa’nın 66. maddesinde yapılan değişiklik, yeni bir Türk Medeni Kanunu’nun hazırlanmış olması, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’yle uyum, vatandaşlıkla ilgili işlemlerde kolaylık getirme. 3 Söz konusu tasarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde olup komisyon raporları beklenmektedir. Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı, Türk vatandaşlığını altı bö- lümde düzenlemektedir: Birinci Bölüm, kanunun amacını, kapsamını, tanımları ve bu kanunla ilgili idari organları düzenlemektedir (m. 1-4). * Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku bilim dalı öğ- retim üyesi. N RG, 22.2.1964-11638.  Metin için bkz. http://www2.tbmm.gov.tr/d23/1/1-0458.pdf. 3 Gerekçe hakkında bkz. Tanrıbilir, “Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın Hazır- lanması Nedenleri Üzerine”, (Tasarı), TBBD, S. 72 (2007), s. 37 vd. TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISININ VATANDAŞLIĞIN KAZANILMASINA İLİŞKİN HÜKÜMLERİ Feriha Bilge TANRIBİLİR* Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 28TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 İkinci Bölüm’de, “Türk Vatandaşlığının Kazanılması” başlığı altında bü- tün vatandaşlığın kazanılması yolları ele alınmaktadır (m. 5-22). Üçün- cü Bölüm’de ise, Türk vatandaşlığının kaybı yolları düzenlenmektedir (m. 23-35). Dördüncü Bölüm’ün konusu, Türk vatandaşlığının ispatı ve vatandaşlık ihtilaflarıdır (m. 36-37). Beşinci Bölüm’de, vatandaşlığın kazanılması ve kaybıyla ilgili bazı işlemler “ortak hükümler” başlığı al- tında yer almaktadır (m. 38-42). Altıncı ve son bölüm, “çeşitli hükümler” başlığını taşımaktadır (m. 43-47). Devletler, kural olarak, kendi vatandaşlıklarıyla ilgili kanuni dü- zenlemelerini yaparlarken uluslararası hukukta yer alan ilkeleri dik- kate alırlar. 4 Bu ilkelerden birisi, “herkesin bir vatandaşlığı olmalıdır” il- kesidir. Vatansızlığı önlemeye yönelik olan bu ilkeyi gözeten kanun koyucunun vatansızlığa yol açmayacak ve vatansızlığı azaltacak şe- kilde düzenleme yapması beklenilir. Vatandaşlıkla ilgili ikinci ilke, “herkesin sadece bir vatandaşlığı olmalıdır” ilkesidir. Bu ilkeyle mümkün olduğunca çok vatandaşlığa yol açacak kanuni düzenlemelerden ka- çınılması hedeflenmektedir. Kanun koyucuların gözetmesi gereken diğer bir ilke de “kişi vatandaşlığını değiştirmede serbest olmalı ve kimse- ye zorla vatandaşlık yüklenememelidir” ilkesidir. Vatandaşlık Hakkında Avrupa Sözleşmesi  ise bu ilkelerden ilki üzerinde önemle durmuş, 4. maddesinde vatandaşlık kanunlarında gözetilmesi gereken ilkeleri şu şekilde tespit etmiştir: Herkesin bir vatandaşlığı olmalıdır, vatansızlık önlenmelidir, hiç kimse keyfi olarak vatandaşlıktan çıkarılamamalı- dır ve evlilik kendiliğinden vatandaşlık değişimine yol açmamalıdır. TVK’da vatansızlığı önlemeye ve vatansızlara vatandaşlık kazandır- maya yönelik birçok hüküm bulunmaktadır. S Devletler, kendi vatandaşlıklarıyla ilgili kanuni düzenlemele- rini yaparlarken anayasalarında yer alan ilkeleri de dikkate alma- lıdırlar.  Türk kanun koyucusunun da vatandaşlık kanununun TC 4 Bu ilkeler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Berki, Devletler Hususi Hukuku, C.I, Tâbiiyet ve Yabancılar Hukuku, (DHH), 6. B., Ankara 1966, s. 21 vd.; Seviğ(M.R.)/Seviğ(V.R.), Devletler Hususî Hukuku (Giriş-Vatandaşlık), 4. B., İstanbul 1967, s. 61 vd.; Göğer, Türk Tâbiiyet Hukuku, 4. B., Ankara 1979, 16 vd.; Uluocak, Türk Vatandaşlık Hukuku, Gözden Geçirilmiş Yeni Bası, İstanbul 1989, 6 vd.  Sözleşmenin metni için bkz. European Treaty Series, No. 166; İngilizce metin için International Legal Materials, Vol. 37(1998), S. 1-3, s. 47-55. S Bkz. Tanrıbilir, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi ve Türk Hukuku, (Sözleşme), MHB, C. 22(2002), s. 796-797.  Bu konuda bkz. Nomer, “Türk Vatandaşlık Hukukunun Genel İlkeleri”, (ilkeler), hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 29TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 Anayasası’nın vatandaşlığı düzenleyen 66. maddesine uygun olarak hazırlanması hususunda itina göstermesi gerekir. Anayasa’nın anı- lan hükmüne göre “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür”. Türk vatandaşlık hukukunda esas itibariyle objektif anlam- da vatandaşlık, yani vatandaşlığın kişiyle devlet arasındaki hukuki bir bağ olduğu kabul edilmiş, kişiler arasında ırk, din, dil veya başka bir nedene dayalı herhangi bir ayırım yapılmamıştır. Ayrıca Anayasa’nın 66. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür”. Anayasa, vatandaşlığın asli kazanılması bakımından kan esasını kabul etmiş ve vatandaşlığın kazanılmasında ana ile baba arasında da herhangi bir ayırım yapmamıştır. Anayasa’nın 66. mad- desinin üçüncü fıkrası ise vatandaşlık bakımından çok önem taşıyan bir ilkeye işaret etmektedir: “Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir”. Dolayısıyla, va- tandaşlık kanununda açıkça düzenlenmemiş bir şart, ne vatandaşlığın kazanılmasında ne de kaybında aranabilir. Anayasa’nın 66. maddesi- nin dört ve beşinci fıkraları ise vatandaşlığı güvence altına almakta- dır. “Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz” ve “Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz”. Bu çalışmada tasarının Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin hükümleri, vatandaşlık hukukuna hakim olan ilkeler, anayasal esaslar ile yürürlükteki kanun ve ilgili mevzuat hükümleriyle karşılaştırılarak incelenecektir. II. Tasarının Türk Vatandaşlığının Kazanılmasını Düzenleme Tarzı Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’na göre vatandaşlığın kazanıl- ması başlıca iki şekilde gerçekleşmektedir (m. 5); Türk vatandaşlığı ya doğumla ya da sonradan kazanılır. Tasarının 6. maddesinde doğumla vatandaşlığın kazanılması yolları, 9. maddesinde de sonradan vatan- daşlığın kazanılması yolları sayılmaktadır. Doğumla vatandaşlığın ka- zanılması, 6. maddeye göre iki halde mümkündür: Soy bağı esası ve İstanbul Üniversitesi Cumhuriyet’in 75. Yıl Armağanı, İstanbul 1999, s. 733 vd.; Nomer, Vatandaşlık Hukuku, (Vatandaşlık), 15. B., İstanbul 2005, s. 48 vd.; Doğan, Türk Vatandaşlık Hukuku, 7. B., Ankara 2007, s. 36 vd. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 30TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 toprak esası. Vatandaşlığın sonradan kazanılması ise, 9. maddeye göre şu hallerde mümkündür: Yetkili makam kararıyla vatandaşlığın kaza- nılması, evlat edinme ve seçme hakkının kullanımıyla vatandaşlığın kazanılması. Başlangıç itibariyle tasarının bu ayırımı makul ve yerinde görülmektedir. Tasarıdan, doğumla vatandaşlığın kazanılması yollarını tespit et- mek kolaydır. Ancak vatandaşlığın sonradan kazanılması yollarının alt başlıkları belirlenememektedir. Her ne kadar 9. maddede (ana başlık olarak kabul edilebilecek) sonradan kazanma yolları sayılmışsa da bu yolu düzenleyen 9-22. maddelerden alt başlıkları belirlemek çok kolay görünmemektedir. Bu zorluk, büyük ölçüde, mevcut TVK’nın yazım tekniği ve kazanma ve kayıp hallerinin sistematik ele alınmasına alış- mış olmaktan kaynaklanmaktadır.  Aynı düzen ve konuya hâkimiyet, doğal olarak, yeni hazırlanan kanundan da beklenmektedir. Mevcut kanunun yazım sistemi, vatandaşlığın kazanılması (veya kaybı) yol- ları, usul ve sonuçlar şeklindedir ve kanunu (bölüm başlıkları ile alt başlıklar kullanıldığı için) kitap gibi okumak mümkündür. Aşağıdaki TABLO 1’de her iki metnin vatandaşlığın kazanılması- nı düzenleyen hükümleri birlikte verilmiştir. Her iki metin arasındaki düzen farkı son derece bariz olarak görülmektedir. Tabloda verilen tasarı madde başlıklarına göre şu soruların cevabının araştırılması ge- rekmektedir: Yetkili makam kararıyla vatandaşlığı kazanma yolları nelerdir? Evlenme yoluyla vatandaşlığı kazanma, yetkili makam kararıyla va- tandaşlığı kazanma yollarından birisi midir? Aslında bu soruların ce- vapları birbirine bağlıdır. Her ne kadar tasarıdaki madde başlıkları ve içeriğinden açıkça anlaşılamıyorsa da, aşağıdaki hallerde kesin olarak yetkili makam ka- rarıyla vatandaşlığın kazanılması söz konusudur: Bunlardan birincisi, genel olarak vatandaşlığa alınma olarak nitelendirilebilecek olan ve 11. maddede şartları sayılan yoldur. İkinci yol, tasarıda “Türk vatandaşlığı- nın kazanılmasında istisnai haller” başlığında düzenlenen ve yürürlükte- ki TVK’nın istisnai olarak vatandaşlığa alınmaya tekabül ettiği kabul  TVK’nın genel yapısı hakkında bkz. Berki, “Yeni Vatandaşlık Kanunu’nun Tâbiiyetin Kazanılması ve Kaybı Hakkında Kabul Ettiği Esaslar”, (Esaslar), E. E. Hirsch’e Armağan, Ankara 1964, s. 300 vd. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 31TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 edilebilecek olan haldir. Üçüncü yol ise, Türk vatandaşlığının yeniden kazanılmasıdır. Yeniden vatandaşlığın kazanılması da ikamet şartının aranıp aranmamasına göre ikiye ayrılmaktadır (m. 13-14). Tasarının yetkili makam kararıyla vatandaşlığın kazanılmasını düzenleyen hükümleri arasında, süre hesabına ilişkin 15. maddeden sonra, 16. maddede “Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması”na yer verilmiştir. Ancak evlenmenin, yetkili makam kararıyla vatandaş- lığın kazanılmasının türü olduğuna dair ne tasarının 16. maddesinin metninde ne gerekçede açık ifade bulunmaktadır. Bu soruya cevap verebileceği düşünülen bir ifadeye 18. maddede rastlanılmaktadır. Tasarının “yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar” madde başlığını taşıyan 18. maddesinde 11 ve 16. mad- deler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların izleyecekleri yol düzenlenmeye çalışılmaktadır. Anılan hükümde 16. madde uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanların İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilecekleri belirtil- mektedir. Bu hükümden hareketle evlenme yoluyla vatandaşlığı ka- zanmanın bir yetkili makam kararı olduğu sonucuna varılabilir. Bu sonuç, 16. maddenin yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınmayı düzenleyen 10-19. maddeler arasında yer almasıyla da desteklenmek- tedir. Kanaatimizce yeni kanunun yazma tekniği bakımından 10. mad- deye bir fıkra eklenmesi yerinde olacaktır: “Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığı, genel olarak, istisnai hallerde, yeniden alınma veya evlenme yollarından birisiyle kazanılır.” Böyle bir ekleme yapıldığı takdirde 11. maddenin üst başlığı da “genel olarak vatandaşlığa alınma” olarak değiş- tirilmelidir. III. Tasarıya Göre Türk Vatandaşlığının Kazanılması Yolları A. Doğumla Kazanılan Vatandaşlık Tasarı, asli olarak Türk vatandaşlığının kazanılmasını “doğumla kazanılan vatandaşlık” başlığında düzenlemiştir. Vatandaşlık, ilgilinin talebine veya yetkili makamın kararına ihtiyaç olmaksızın, doğumla birlikte kendiliğinden kazanılır. Doğumla vatandaşlık ya soy bağı ya da doğum yeri esasına göre kazanılabilir. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 32TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 1. Soy Bağı Esasıyla Vatandaşlığın Kazanılması Tasarı, yürürlükteki TVK’nın 1 ve 2. maddelerini esasen değiştir- meden daha genel ifadelerle yeniden kaleme alınmıştır. Vatandaşlığın doğum anında çocuk ile anası veya çocuk ile babası arasında kurulan soy bağının sonucu olarak kazanılması kan esasıdır (jus sanguinis). Türk hukuku kan esasıyla vatandaşlığın kazanılmasın- da doğumun gerçekleştiği yeri dikkate almaz. Yürürlükteki TVK ile tasarıya göre doğum Türkiye içinde ve dışında gerçekleşse de önemli olan çocuk ile anası veya babası arasında soy bağının kurulmasıdır. Tasarı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 9 hükümlerine paralel ola- rak, çocuğun evlilik içinde veya dışında doğmasına göre 7. maddeyi düzenlemiştir. Evlilik içinde Türk anadan doğan veya Türk babadan olan 10 çocuk Türk vatandaşıdır. Çocuk evlilik dışında Türk anadan dünyaya geldiyse TMK sistemi gereği doğum anında kurulan soy ba- ğının neticesi (TMK m. 282) olarak Türk vatandaşlığını kazanır. Ancak Türk babadan evlilik dışı olan çocuk ile babası arasında soy bağı, ba- balığa hüküm veya tanıma gibi bazı işlemler neticesinde kurulabilir. Yürürlükteki TVK bu yolları tahdidi olarak belirtmektedir. Tasarı soy bağını kuran işlemleri saymadan, genel olarak soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesini yeterli görmüştür. Böy- lece Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a 11 göre yabancı unsurlu nesep ilişkilerinde uygulanacak hukukta (m. 16) öngörülen her türlü soy bağını kuran yol TVK uygulanması bakımın- dan geçerli olacaktır. Bununla birlikte herhangi bir tereddüde mahal vermemek için, anılan hükme “Türk hukuku uyarınca soy bağının kurul- masını” ifadesinin eklenmesi yerinde olur. Soy bağına dayanarak vatandaşlığın kazanılmasını düzenleyen hükümde dikkati çeken bir diğer husus da, TVK’ndan farklı olarak, “Türk ana veya Türk baba” yerine “Türk vatandaşı ana veya baba” ifade- 9 RG, 8.12.2001-24607. 10 Tasarı m. 7’de kullanılan ifade, yürürlükteki TVK’dan farklıdır: TVK, “Türk babadan olan ya da Türk anadan doğan çocuklar” derken, tasarı “Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk” ifadesini kullanmaktadır. Bu durumda “babadan doğan çocuk” sonucu çıkmaktadır ki, bu ifadenin kanunlaşma sürecinde düzeltilmesi yerinde olacaktır. Önerilen metin: “- (1) Türkiye içinde veya dışında evlilik içinde Türk vatandaşı babadan olan veya Türk anadan doğan çocuk Türk vatandaşıdır.” 11 RG, 12.12.2007-26728. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 33TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 sinin kullanılmasıdır. Kanaatimize göre vatandaşlar devletin ismine göre hukuki kimliklerini kazanırlar; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşı Türk’tür. Bu husus Anayasa’nın 66. maddesinin ilk fıkrasın- da da açıkça ifade edilmiştir. Hukuki bağ olduğu bu kadar aşikar olan bir kelime yerine, vatandaşlık vurgusu yapılmasına hiç gerek bulun- mamaktadır. Soy bağı esasına göre ana veya babasından Türk vatandaşlığını kazananlar doğumla yabancı ana veya babalarının da vatandaşlığını soy bağı esasına göre kazanmışlarsa veya doğum yeri esasına göre ya- bancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış bulunuyorlarsa, ergin olma- larından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanarak Türk vatan- daşlığından ayrılabilirler (m. 34/1, a, b). 2. Doğum Yeri Esasıyla Vatandaşlığın Kazanılması Bir ülkenin sınırları içinde dünyaya gelen çocukların o ülke vatan- daşlığını kazanması toprak esasıdır (jus soli). “Herkesin mutlaka bir va- tandaşlığı olmalıdır, vatansızlık önlenmelidir” direktif ilkesinin gereği ola- rak, Türk kanun koyucusu, yürürlükteki TVK ve tasarıda kan esasının yanı sıra toprak esasına 12 da yer verilmiştir: Çocuğun Türkiye’de doğ- ması ve doğum anında (ana babasının) vatandaşlığını kazanamamış olması gerekir. Her iki metin arasında ifade farklılığı olmakla beraber, sonuçta her ikisi de çocuğun doğum anında vatansız kalmasını ara- maktadır. TVK, “vatandaşlığını ana babasından doğumla kazanamayan ço- cuklara” Türk vatandaşlığını verirken, tasarı “yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan” çocuğa Türk vatandaşlığının verilmesini öngörmektedir. Biraz dolambaçlı bir yol izlenmekle birlikte, tasarının da TVK ile aynı anlama sahip olduğu gerekçeden anlaşılmaktadır. 13 Ancak bu ifadenin içerdiği tuhaflığa da işaret edemeden geçmek mümkün görünmüyor. Hüküm içinde ana babanın “yabancı” olduğunu belirtmenin ne gibi bir amacı olduğu an- laşılamamaktadır. Soy bağıyla Türk vatandaşlığının kazanılması yolu açıkça düzenlendikten sonra bu sınırlama yerinde görülmemiştir. Kal- 12 Berki, “Türk Vatandaşlığı Hukukunda Toprak Esasının Gelişmesi”, (toprak esası), AHFD, C. 27(1970), S.1-2, s. 67 vd. 13 Gerekçe, m. 8. Bu arada gerekçedeki “Türkiye’de doğan ve ne anadan ne de babadan dolayı vatandaşlık kazanamayan çocuklar” ifadesinin Türkçe dil kuralları bakımından (ne… ne … kazanan) düzeltilmesi yerinde olur. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 34TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 dı ki, ana babanın yabancı olmasının aranması halinde Türk babadan evlilik dışında olan çocuğun doğum yeri esasıyla vatandaşlık kazan- masını engelleyecektir. TVK’da olduğu gibi, tasarı da Türkiye’de bulunmuş çocukların, aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılacaklarını belirtmekte ve toprak esasıyla Türk vatandaşlığını kazanmalarını öngörmektedir (m. 8/II). Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşlığını kazanan çocuk, son- radan yabancı ana veya babasının vatandaşlığını kazanmışsa, ergin olmasından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanarak Türk va- tandaşlığından ayrılabilir (m. 34/1, ç). B. Sonradan Kazanılan Vatandaşlık “Sonradan kazanılan vatandaşlık”, tasarının 9-22. maddeleri arasın- da düzenlenmiştir. TVK Tasarısı’nın 9. maddesinde vatandaşlığın üç halde sonradan kazanılacağı belirtilmektedir: a. Yetkili makam kararı (m. 10 vd.), b. Evlat edinme (m. 20) ve c. Seçme hakkının kullanılması (m. 21–22). 1. Yetkili Makam Kararıyla Vatandaşlığın Kazanılması Kişinin herhangi bir devlet vatandaşlığını o devletin kanunlarında belirtilen şartları yerine getirmesi halinde kanunla belirlenen yetkili bir makamın kararıyla kazanması, telsik olarak adlandırılır. Söz konu- su halde, ilgili doğum dışındaki bir sebeple, yetkili makam kararıyla bir devletin vatandaşlığını kazanır. 14 Türk vatandaşlık hukukunda, yetkili makam kararıyla vatandaşlı- ğa alınma esasen bir hak olarak görülmemektedir. 15 Başka bir ifadeyle vatandaşlığa alınmak isteyen yabancı, vatandaşlığa alınma şartları- nı taşıdığını ileri sürerek karar verilmesini talep edemez. Bu husus, TVK’nın “alınabilir”(m. 6, 7, 8) ifadesi ve tasarının ilgili maddesindeki açık hükümle (m. 10) belirtilmiştir. 14 Bkz. Berki, DHH, s. 75; Göğer, s. 66. 15 Bkz. Göğer, s. 62 vd.; Nomer, Vatandaşlık, s. 75. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 35TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 Tasarıda yetkili makam, ait olduğu maddelerde (m. 13 ve 14) ve vatandaşlığa alınma usul ve esaslarını düzenleyen 18. maddede belir- tilmiştir. Tasarıya göre de vatandaşlığa alınma kararını vermeye yetki- li makam, Bakanlar Kurulu ile İçişleri Bakanlığı’dır. Yukarıda da açıklandığı üzere, yetkili makam kararıyla vatandaş- lık, genel olarak, istisnai hallerde, yeniden vatandaşlığa alınma yolları ve evlenme ile kazanılmaktadır. a. Genel Olarak Türk Vatandaşlığının Kazanılması Bu çalışmada, yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınmayı dü- zenleyen 10 ve devamı maddelerde kullanılmamakla beraber, diğer vatandaşlığa alınma yollarından ayırt edebilme amacıyla ‘genel olarak vatandaşlığa alınma’ ifadesi tercih edilmiştir. Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığına alınma şartlarının düzenlendiği 11. maddede, ilgiliden taşıdığı vatandaşlıktan çıkma şar- tını yerine getirmesinin istenilip istenilmemesine göre bir ayırım yapıl- mıştır. Buna göre, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı anı- lan maddenin (1) fıkrasında sayılan şartları yerine getirmesi halinde (“ek şartsız olarak”) vatandaşlığa alınabilir. Buna karşılık, anılan mad- denin (2) fıkrası uyarınca, ilgiliden diğer şartların yanı sıra, taşıdığı vatandaşlıktan ayrılma “ek şartını” da yerine getirmesi istenebilir. aa. Şartlar Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan 11. maddede sayılan sekiz şartı 16 yerine getirmeleri istenmektedir. Bu şartlardan ilk 16 Tasarı, m. 11’e göre başvuru için aranan şartlar şunlardır: “a) Kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak, d) İyi ahlak sahibi olmak, e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak, g) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır.” Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 36TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 yedisi, yürürlükteki TVK’nın “genel olarak vatandaşlığa alınma” başlıklı 6. maddesinde sayılan şartlarla aynı niteliktedir, (g) bendindeki şart listeye eklenmiştir. 1. Ergin ve Ayırt Etme Gücüne Sahip Olma Öncelikle yabancı, kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanun- larına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır. TVK’da sadece “reşit olma” şartı aranırken, tasarıda bu şartın yanı sıra “ayırt etme gücü- ne sahip olma” da aranmaktadır. 17 Ergin ve ayırt etme gücünün varlığı, ilgilinin milli kanununa göre, vatansız ise Türk hukukuna göre belir- lenecektir. 2. Türkiye’de Kesintisiz Beş Yıl İkamet Etme İkinci olarak, yabancının başvuru tarihinden geriye doğru Tür­ kiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etme şartını yerine getirmiş olması gerekir. 18 TVK’dan farklı olarak tasarıda sürenin “kesintisiz” olması özelliğine işaret edilmiştir. Türkiye’de belli bir süre kesintisiz ikame- tin nasıl belirleneceği hususunda 15. maddede hüküm yer almaktadır. Tasarının 15. maddesi, TVK’nın 9. maddesine tekabül etmektedir. TVK’nın 9. maddesinde “Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturanlar” ile “Türkiye’de Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre ikamet- gâh sahibi olanlar” 19 ayırımı yapılmaktadır. Bu ayırımın özelliği, ikinci grupta yer alan kişilere yurt dışında, kanunda belirtilenden daha uzun kalma konusunda mazeret ileri sürebilme imkânının tanınmasıdır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre Türkiye’de ikamet edenler tedavi, öğrenim veya herhangi bir mücbir sebeple Türkiye dışına çık- maları veya kalmaları hallinde, yurt dışında geçen zamanın toplamı altı ayı geçse bile ikamet süresi kesilmiş olmaz (TVK m. 9/II). Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre Türkiye’de ikamet etme 17 Bu ilave, doktrinde TVK m. 6/a’ya yöneltilen eleştirileri de karşılamaktadır. Eleştiriler için bkz. Nomer, Vatandaşlık, s. 77; Uluocak, s. 54; Aybay, Vatandaşlık Hukuku, İstanbul 2004, s. 115; Doğan, s. 76. 18 Tasarının Geçici Madde 1 hükmüne göre 31.12.2010 tarihine kadar Türk soylu yabancılar için ikamet süresi iki yıl olarak belirlenmiştir. 19 Bu konuda bkz. Göğer, s. 73 vd. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 37TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 ve etmeme ayırımına yöneltilen eleştiriler 20 nazara alınarak tasarıda yabancının sadece Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturma- sı hali düzenlenmiştir. Anılan halde ilgililer ikamet süresi içinde top- lam altı ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilirler. Tasarının 15. maddesinin son cümlesi, TVK’nın 9. maddesinin ilk fıkrasının ikin- ci cümlesinde yer alan hükmün tam tersi bir sonucu kabul etmektedir. TVK’na göre Türkiye dışında geçen süre, ikamet süresinden sayılmaz- ken, tasarıya göre yurt dışında geçirilen süreler ikamet süresi içinde değerlendirilmektedir. Bir yabancının Türkiye’de “Türk kanunlarına göre oturması”, bu yabancının Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’a 21 göre Türkiye’de ikameti anlamına gelmektedir. Tasarının gerekçesinde, “Türk kanunlarına göre ikametin anlamı” konusunda kanun metnini aşan bir ifade yer almaktadır. Gerekçede, yasal ikamet izni olmayanlar ile yasal izni 22 olmakla beraber geçici sığınmacılar 23 ve öğ- renim gibi nedenlerle Türkiye’de bulunanların Türkiye’de geçerli ika- metgâhlarının olmadığı belirtilmektedir. Yasal ikamet izni olmayanlar, zaten Türk kanunlarına göre Türkiye’de bulunan kişilerden sayılmaz- lar. Ama yasal ikamet izni almış bulunan geçici sığınmacı, öğrenci gibi kişiler, gerekçeyle maddenin kapsamı dışında bırakılmaktadırlar. Ül- kemizde yerleşme niyetini taşımadıkları için geçici sığınmacı, öğrenci gibi kişilerin, vatandaşlığa alınma işlemleri bakımından geçerli ikamet sahibi olmadıkları kabul edilmiştir. Öte yandan, vatandaşlığa alın- manın üçüncü şartı, vatandaşlığa alınmak isteyen kişinin Türkiye’ye yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla teyit etmesidir. Türkiye’ye yerleşme niyetini gösterecek davranışlar içinde bulunma zaten vatan- daşlığa alınmanın bir şartı iken bazı kişiler için önceden, gerekçeyle, karine olarak bu şartın bulunmadığını kabul etmenin isabeti tartışıla- 20 Eleştiriler için bkz. Göğer, s. 71-75. 21 RG, 24.7.1950–7564. 22 YİSHK’ya göre yabancı “ikamet izni” değil, “ikamet tezkeresi” alır. 23 Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler dâhil, mevzuatımızda “geçici sığınmacı” tabiri yer almamaktadır. Genellikle sığınmacı bir zaruretin sonucu ülkesini terk eden ama mülteci statüsünde bulunmayan kişiler için kullanılmaktadır (Bkz. Tanrıbilir, “Sığınma Hakkı ve Sığınmacılık”, Ankara Barosu Hukuk Kurultayı 2004, 6-10 Ocak 2004 Ankara, s. 228-237). Türkiye’ye iltica ile ilgili yönetmelikte (RG, 30.11.1994–22127) Türkiye’ye iltica eden veya başka bir ülkeye iltica etmek üzere Türkiye’den ikamet izni talep eden yabancılara ilişkin hükümler yer almaktadır. Gerekçede sözü geçen geçici sığınmacı ifadesiyle, başka bir ülkeye iltica etmek üzere Türkiye’de oturan yabancıların kastedildikleri sonucuna varılabilir. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 38TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 bilir. Çünkü eğer öğrencilerin, geçici sığınmacıların vatandaşlığa alın- ma taleplerine bir tahdit getirilmek isteniyorsa bunun açıkça kanunda belirtilmesi anayasal zorunluluktur (Anayasa m. 66/III). Tasarı kanun- laştıktan sonra bu kanunun uygulanmasına ilişkin olarak çıkarılacak yönetmelikte (Tasarı m. 47) kanunda belirtilmeyen bir olumsuz şarta yer verilmesi söz konusu olacaktır. 24 3. Türkiye’de Yerleşmeye Karar Verdiğini Davranışları ile Teyit Etmek Türk vatandaşlığına alınma talebinde bulunan yabancının Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla teyit etmesi ge- rekir. Bu şart, TVK m. 6/c’de aynen yer almaktadır. Ne tür davranışla- rın kişinin Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini teyit edeceğine dair Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’te (TVKUİ Yön.) bazı karineler verilmiştir: Taşınmaz mal edinmek, evlen- me, ticaret ve iş merkezini başka memleketten Türkiye’ye nakletmek, sermaye yatırımı yapmak gibi davranışlar (m. 10/c). Görüldüğü üzere Yönetmelikte yerleşme niyetine karine teşkil edebilecek davranışlara sadece örnek verilmiş, bu davranışlar sınırlandırılmamıştır. Maddede sayılmayan başka davranışların uygulamada yerleşme niyetine karine olarak kabul edilmesi mümkündür. Tasarı gerekçesinde, yönetmeliğin hükmüne benzer ifadelerle yerleşme niyetini teyit eden davranışları örneklemiştir. 25 24 Bu yargıya 1) Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’da (RG, 6.3.2003- 25040) öğrencilere ilişkin herhangi bir tahdit bulunmadığı halde yönetmelik ve genelgelerle tahdit getirilmesi ve 2) Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Kanunda (RG, 19.10.1983-18196) bulunmayan sınırlamaların yönetmelikle getirilmesinden hareketle varılmaktadır. Bu tür düzenlemeler Anayasanın 16. maddesinin yabancıların temel hak ve özgürlüklerinin milletlerarası hukuka uygun olarak “kanunla” sınırlanabileceğine ilişkin hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. 25 “Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışı ile teyit etmiş olmak şartı aranmaktadır. Yabancı, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini, evlenmek, aile birliğini sağlamak, taşınmaz mal edinmek, ticaret ve iş merkezini başka memleketten Türkiye’ye nakletmek, yatırım, sermaye aktarımı gibi davranışlarla teyit etmiş olmalıdır.” hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 39TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 4. Genel Sağlık Bakımından Tehlike Teşkil Eden Bir Hastalığı Bulunmamak TVK m. 6/d’de de aranılan bu şartın gerçekleşmesi için vatandaş- lığı kazanmak isteyen yabancının genel sağlık bakımından tehlike teş- kil eden bir hastalığı bulunmamalıdır. TVKUİ Yön. hükümlerine göre ilgilinin bu konuda bir sağlık kurulu raporu alması gerekmektedir. Tasarı ve gerekçesinde bu konuda bir açıklama olmamakla beraber, ileride hazırlanacak yönetmeliğe bu konuya ilişkin bir hükmün konul- ması muhtemeldir. 5. İyi Ahlak Sahibi Olmak TVK m. 6/ç ile de aranılan bu şartın Türk vatandaşı olmak üzere başvuran yabancının Türk örf ve adetleri ile toplumsal yaşamına aykı- rı bir davranış içinde bulunmamasının kastedildiği gerekçede belirtil- mektedir. TVKUİ Yön.’e nazaran daha genel bir ifadeyle iyi ahlak sa- hibi olmanın anlamı açıklanmıştır. Doktrinde daha önce de belirtildiği üzere, 26 eğer yabancı Türk örf ve adetlerine aykırı bir davranış için- deyse kendisine ikamet tezkeresi verilmez. Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un ikamet tezkeresinin redde- dileceği halleri düzenleyen 7. maddesi hükmü gereğince Türk kanun ve örf ve adetleriyle yahut siyasi icaplarıyla bağdaşmayacak durumda olan veya faaliyette bulunanların ikamet tezkeresi talepleri reddedilir. Bunun sonucu olarak zaten iyi ahlak sahibi olmayanların Türkiye’de ikamet şartını yerine getirmeleri mümkün olmayacaktır. 6. Yeteri Kadar Türkçe Konuşabilmek Yeteri kadar Türkçe konuşabilme şartı, Türkiye’de yaşamak iste- yen yabancının toplumsal yaşama uyum sağlayabilmesini sağlamak amacıyla aranmaktadır. Bu nedenle de yabancının meramını anlatacak kadar Türkçe bilmesi yeterlidir. 26 Bkz. Göğer, s. 78. Anılan yazar, bu şartın esas itibariyle ikamet şartının aranmadığı vatandaşlığa alınma hallerinde aranmasının daha uygun olacağını belirtmektedir. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 40TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 7. Türkiye’de Kendisinin ve Bakmakla Yükümlü Olduğu Kimselerin Geçimini Sağlayacak Gelire veya Mesleğe Sahip Olmak Yeterli gelir veya bir mesleğe sahip olma şartıyla Türk vatandaş- lığına alınan kişinin topluma yük olmasının önüne geçilmek isten- mektedir. Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un ikamet tezkeresinin reddedileceği halleri düzenleyen 7. maddesi “Türkiye’de kalmak istediği müddet zarfında yaşamak için mad- di imkânları meşru bir şekilde temin edemeyeceği sabit olanlar”ın ikamet tezkeresi taleplerinin reddedileceğini hükme bağlamıştır. Dolayısıyla bu kişiler bakımından zaten Türkiye’de ikamet şartının gerçekleşmesi mümkün değildir 27 . 8. Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni Bakımından Engel Teşkil Edecek Bir Hali Bulunmamak “Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama” şartı Türk vatandaşlık hukuku için yeni bir şarttır. TVK’nın ne genel olarak vatandaşlığa alınmayı düzenleyen 6. madde- sinde ne istisnai olarak vatandaşlığa alınma ile ilgili 7. maddesinde bu şart aranmaktadır. Bununla birlikte uygulamada gizli bir yönergeyle kimlerin vatan- daşlığa alınmasının sakıncalı olduğu belirlenmiş ve bu yönerge uya- rınca talepleri reddedilen kişilerin açtığı davalarda verilen kararlarda bu husus yer almıştır. 28 Bu kararlarda devletin genel güvenliği ve siya- si çıkarları dikkate alınarak yasanın verdiği takdir yetkisine dayanarak bu tür incelemenin mümkün olduğu belirtilmektedir. 29 Ancak bu tür uygulamanın ve mahkeme kararlarının Anayasa’nın 66 maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık teşkil ettiği açıktır. Zira idare takdir yetki- sinin mevcudiyetine rağmen “kanun”da belirtilmeyen bir şartın somut olayda bulunup bulunmadığını araştıramaz, kanunda bulunmayan 27 Bkz. Göğer, s. 78-79. 28 Bu konudaki kararlar için bkz. Doğan / Odabaşı, Yargı Kararları Işığında Vatandaşlık ve Yabancılar Hukuku, Ankara 2004, s. 67 vd. 29 Bkz. Nomer, s. 75. Anılan yazar, “vatandaşlığa alınmak isteyen kişiden kaynaklanan sübjektif değerlendirmeler, mesela ülkenin ve kamunun güvenliğinin gözetildiği haller, somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı sürece” idarenin takdir yetkisinin genişletilmesine yol açmayacağını belirtmektedir. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 41TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 bir şart nedeniyle talebi reddedemez. Anayasamıza göre vatandaşlığın kazanılması şartlarının kanunla düzenlenmesi gerekir. Tasarının vatandaşlığa alınma şartlarını düzenleyen 11. maddesi- nin (g) bendine eklenen “milli güvenlik” ve “kamu düzeni” bakımından engel teşkil etmeme şartıyla, Anayasa’ya aykırı uygulamanın da önü- ne geçilmiş olmaktadır. Gerekçede, “bu şartın konulması ile milli güven- lik bakımından tehlike teşkil eden ve milli menfaatler ve ülke bütünlüğü aley- hine faaliyet gösterenlerle bu faaliyetleri destekleyenlerin, bu gibi kişi veya kuruluşlarla ilişki içerisinde bulunanların ve herhangi bir isyan, sabotaj, ca- susluk, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, evrakta sahtecilik gibi kamu düzenini bozan faaliyetlerde bulunanların” Türk vatandaşlığını kazanmalarının engellenmek istendiği ifade edilmektedir. Ancak anılan faaliyetlerde bulunanlar veya bulunacakları anlaşılanlar Pasaport Kanunu (m. 8) hükümlerine göre ülkeye sokulmazlar ve ülkeye girdikten sonra bu tür faaliyetlerde bulunanların ikamet tezkeresi talepleri Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun (m. 7) hükümlerine göre reddedilir. Ayrıca, Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahat- leri Hakkında Kanun’a göre bu kişiler “muzır şahıslar” olup, sınır dışı edilirler (m. 19). Yukarıdaki bazı vatandaşlığa alınma şartları dolayı- sıyla Yabancılar hukuku hükümleriyle kurulan bağlantının bir benzeri de burada söz konusu olmaktadır: Milli güvenliğe ve kamu düzenine aykırı faaliyette bulunanlar ülkeye sokulmazlar, ülkeye girmişlerse ikamet tezkeresi alamazlar, ikamet tezkeresi almış olsalar da sınır dışı edilirler. Görüldüğü üzere Yabancılar Hukuku mevzuatımızda milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından tehlike teşkil edenlerle ilgili ge- rekli önlemler alınmıştır. Buna rağmen yine de vatandaşlığa alınmada bu şartın aranması, ancak aşırı güvenlik kaygısıyla açıklanabilir. Muhtelif vatandaşlık kanunları incelendiğinde buna benzer herhangi bir şarta rastlanılmamaktadır. 30 Ancak bazı devletler, va- tandaşlığa alınma talebinde bulunan kişinin belli suçlardan dolayı mahkûm olmaması şartını aramaktadır. Örneğin İtalyan Vatandaşlık Kanunu’nda 31 yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınma talebi, ilgilinin kanunda sayılan suçlardan dolayı mahkûmiyetine karar ve- rilmesi veya kamu güvenliğine ilişkin nedenin mevcudiyeti halinde reddedilmektedir (m.6). Ancak bu kanunda vatandaşlığa alınma için 30 Avrupa vatandaşlık kanunları hakkında bkz http://eucitizenship.blogspot.com/. 31 İtalyan Vatandaşlık Kanunu için bkz. http://www.culture.gouv.fr/entreelibre/ Laurette/country/italy.html . Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 42TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 Türk hukukunda olduğu kadar ayrıntılı şartlara yer verilmemiştir. Yine Fransız Vatandaşlık Kanunu’nda da Ceza Kanunu’nda işaret edilen suçlardan dolayı mahkum olmama şartı aranmaktadır (Fransız Medeni Kanunu m. 21-23) Sonuç olarak, vatandaşlık hukuku gibi kanunilik ilkesinin cari olduğu bir alanda zaten idarenin takdirine bırakılan, vatandaşlığa alınma şartla- rının çok ayrıntılı ve yabancılar hukuku mevzuatı ile de uyumlu olarak düzenlendiği halde bir de “mili güvenlik” ve kamu düzeni” gibi muğlak kavramlara yer verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu konuda mevcut düzenlememizi de örnek olarak göstermek mümkündür. Anayasa’nın 66. maddesinin dördüncü fıkrasında geçen “vatana bağlılıkla bağdaşma- yan eylemler” tabiri, TVK’nın 26. maddesinde “çıkarma” nedeniyle açıklı- ğa kavuşturulmuş ve “Türkiye’nin iç ve dış güvenliği ile iktisadi ve mali gü- venliği aleyhine fiiller” olarak tespit edilmiştir. Belirtilen kavramlarda çok genel nitelikte görünseler de maddenin devamından bu fiillerin Ceza Kanunu’na (ve ilgili kanunlara) göre belirleneceği anlaşılabilmektedir. Ancak idare bir adım daha ileri giderek TVKUİ Yön. ile hangi hüküm- lerin bu madde kapsamına girdiğini açıklığa kavuşturmuştur (m. 37). Görüldüğü üzere, bu suretle idarenin takdir yetkisini kullanabileceği sınırlar belirlenmiştir. Önerimiz, tasarıya da gerekçede belirlenen fiille- rin düzenlendiği Türk Ceza Kanunu ve ilgili kanunlara ya atıfta bulu- nulması ya da gerekçedeki fiillerin madde metnine alınmasıdır. Böylece daha net, keyfilikten uzak ve vatandaşlık hukukunun mahiyetine uygun bir düzenleme yapılmış olacaktır. Böylesi bir düzenleme, aynı zamanda karşılaştırmalı hukuk verilerine de uygun olacaktır. a. Ek Şartlı Vatandaşlığa Alınma Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ilgiliden yukarıdaki şartların yanı sıra, taşıdıkları devlet vatandaşlı- ğından çıkma şartının da istenebileceği tasarının 11. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmiştir. Anılan hüküm ile esas itibariyle ilgilinin yu- karıda sayılan sekiz şartı yerine getirmesinin gerekli olduğu, ancak yetkili makamın takdirine bağlı olarak bazı hallerde vatandaşlıktan çıkma şartının ileri sürülebileceği anlaşılmaktadır. Tasarıya göre 11. madde uyarınca vatandaşlığa alınma kararını vermeye yetkili makam (Tasarı m. 18) olan Bakanlar Kurulu bu takdir yetkisini kullanmasının esaslarını da belirlemeye yetkilidir. Maddede, anılan ek şartın hangi hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 43TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 anda aranacağı ve bu şartı hangi makamın ilgiliden talep edeceğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmaması büyük eksikliktir. “Ek şartlı vatandaşlığa alınmaya” ilişkin bu düzenlemenin temeli ise, 1989 yılında 3540 sayılı kanunla TVK’nın 10. maddesinde yapılan de- ğişikliğe dayanmaktadır. 3540 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun 32 ile TVK’nın 10. mad- desinde 33 değiştirilmiş, “şartsız vatandaşlığa alınma” ve “şarta bağlı ola- rak vatandaşlığa alınma” olmak üzere ikili bir ayırım kabul edilmiştir. 34 . Anılan değişiklikle, Bakanlar Kuruluna vatandaşlığın kazanılmasını bir şarta bağlama yetkisi verilmiş, ancak bu şartın ne olacağı madde met- ninde gösterilmemiştir. 3540 sayılı kanunun gerekçesi incelendiğinde, bu şartın Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının sahip ol- duğu vatandaşlığı terk etmeye ilişkin olduğu görülmektedir. 35 Kanun koyucu gerekçede belirttiği bir hususu her nedense ilgili madde met- ninde açıkça ifade etmemiş ve yetkili makama yasada belirtilmeyen şartları da isteyebilme yetkisini içeren oldukça geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Söz konusu düzenleme, Anayasa’nın 66. maddesinin III. fıkrasında açıkça ifade edilen, vatandaşlığın kazanılması şartlarının kanunla düzenlenmesi gereğine aykırılık teşkil etmektedir. Tasarıda yer alan hüküm ile bu aykırılık giderilmiştir. b. Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında İstisnai Haller Tasarının 12. maddesinde bazı kişilerin sadece “milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak” şartıyla 32 RG,, 29.4.1989-20153. 33 TVK’nın 10. maddesi aşağıdadır: “Şartsız olarak vatandaşlığa alınma Bakanlar Kurulu kararı tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Bakanlar Kurulunca bir şarta bağlı olarak vatandaşlığa alınmasına karar verilenler için vatandaşlığa alınma kararı, bu şartın yerine getirildiğinin İçişleri Bakanlığınca tespit edildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. İki yıl içerisinde şartların yerine getirilmemiş olması halinde İçişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine vatandaşlığa alınma kararı Bakanlar Kurulu’nca iptal edilir.” 34 3540 sayılı kanun hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Tanrıbilir, “Türk Vatandaşlığı Kanununda 3540 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler”, GÜ. İk. Ve İd. Bil. Fak. Der., 6(1990), S. 2, s. 518 vd. 35 Nitekim uygulamada yargıya intikal eden bazı uyuşmazlıklar nedeniyle verilen kararlardan, idarenin vatandaşlığı terk şartını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Bu konudaki kararlar için bkz. Doğan/Odabaşı, s. 113 vd. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 44TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanmaları hususu düzenlenmiş- tir. Hükmün açık ifadesine göre, bu yolla vatandaşlığın kazanılmasın- da genel olarak vatandaşlığa alınmadaki diğer şartlar aranmayacaktır. Bilindiği üzere yürürlükteki TVK’nın 7. maddesine göre, istisnai va- tandaşlığa alınma yolundan yararlanmak isteyen kişiler ikamet ve yer- leşme niyetinin dışındaki diğer vatandaşlığa alınma şartlarını yerine getirmelidirler. Ancak tasarı bu konuda köklü bir değişiklik yaparak sadece milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı olmama şartının varlığını yeterli görmüştür. Tasarı m. 12, mevcut TVK m. 7’de olduğu gibi istisnai olarak va- tandaşlığa alınma konusunda İçişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine Ba- kanlar Kurulunun karar vermesini öngörmüştür. Bakanlar Kurulu takdir yetkisini kullanarak vatandaşlığa alınma konusunda bir karar verecektir. İstisnai olarak vatandaşlığa alınma yolundan yararlanabilecek ki- şilere, tasarı, TVK 36 ’na göre daha dar bir grubu dâhil etmiş görünmek- tedir. Tasarıya göre, Türk vatandaşlığını herhangi bir yolla kaybetmiş olanların sonradan doğan çocukları, Türk vatandaşı ile evli olanlar ve bunların reşit çocukları 37 ve Türk vatandaşı ile evlenme kararıyla Türkiye’ye yerleşmiş olanlar, 38 artık istisnai vatandaşlığa alınma yo- lundan yararlanamayacaklardır. Sayılan kişilerin dışarıda bırakılması hukuk sistemimiz ve vatandaşlık kanununun yapısı bakımından isa- betli olmuştur. 36 TVK m. 7’ye göre istisnai vatandaşlığa alınma yolundan yararlanabilecek kişiler şunlardır: a) Türk vatandaşlığını herhangi bir şekilde kaybetmiş olanların sonradan doğ- muş reşit çocukları, b) Bir Türk vatandaşı ile evli olanlarla bunların reşit çocukları, c) Türk soyundan olanlarla, eşleri ve reşit çocukları, ç) Bir Türk vatandaşı ile evlenme kararıyla Türkiye’de yerleşmiş olanlar, d) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren sosyal, ekonomik alanlarda veya bilim, teknik veyahut sanat alanlarında olağanüstü hizmeti geçmiş veya hizmeti geçeceği düşünülen kimseler, e) Vatandaşlığa alınması Bakanlar Kurulu’nca zaruri görülenler. 37 Nomer, Vatandaşlık, s. 66; Doğan, s. 84; Güngör, “The Acquisition of Turkish Nationality by Way of Marriage Following the June 2003 Amendment”, Ankara Law Review, 1(2004), S. 1, s. 37; Sargın, “Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda Değişiklik Yapan 2003 Tarihli 4866 Sayılı Kanun Kapsamında Bir Değerlendirme”, AHFD, 53(2004), S. 1, s. 35 vd. 38 Bu kişilerin kanuna dahil edilmesine yöneltilen eleştiriler için bkz. Nomer, Vatan- daşlık, s. 84; farklı görüş için bkz. Göğer, s. 81-82. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 45TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 İstisnai olarak vatandaşlığa alınma yolundan yararlanabilecek ki- şiler şunlardır: 1. Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, eko- nomik, sosyal, sportif, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler. Tasarının 12/a maddesi hükmünde sayılan bu kişiler, “sportif alanlarda hizmeti geçenler” ilavesi ile, TVK’nın 7/d hükmüyle aynı niteliktedir. 2. Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler, 3. Göçmen olarak kabul edilen kişiler. TVK’nın 7/c hükmünde sayılan “Türk soylularla eşleri ve çocukları” grubu yerine tasarıda “göçmen olarak kabul edilen kişiler” ifadesi kulla- nılmıştır. 5543 sayılı İskan Kanunu’na 39 göre “göçmen, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye’ye gelip bu Kanun gereğince kabul olunanlardır.” (m. 3/d). Aynı kanuna göre, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olmayan yaban- cılar ile Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı bulunup da sınır dışı edilenler ve güvenlik bakımından Türkiye’ye gelmeleri uygun görül- meyenler göçmen olarak kabul edilmezler (m. 4). Kimlerin Türk soylu ve Türk kültürüne bağlı olduklarının tespiti konusunda esas itibariyle Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Ku- rulu kararını ilgili bakanlıkların görüşü alındıktan sonra ve Dışişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine verir (m. 7). Türkiye’ye yerleşmek maksadıyla gelen göçmenler iki ayrı grup- ta tasnif edilmişlerdir. Bir grup, “münferit göçmen-toplu göçmen”, diğer grup da “serbest göçmen-iskanlı göçmen” olarak belirlenmiştir. Aile ola- rak 40 Türkiye’ye yerleşmek üzere gelen münferit göçmenler ile iki devlet 39 RG,, 26.9.2006-26301. Anılan kanın ile 14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskân Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır. İskan Kanunun vatandaş- lıkla ilişkin düzenlemesi hakkında bkz. Öztürk Yılmaz, “5543 Sayılı İskan Kanunu Hükümleri Uyarınca Türk Vatandaşlığının Kazanılması”, TBBD, S. 68(2007), s. 241 vd. 40 İskan Kanunu’na göre aile olarak kabul edilen kişiler 17. maddede gösterilmiştir: “ (1) Bu Kanunun uygulanmasında aile bir bütün olarak kabul edilir ve aşağıda sıralananlar aile sayılır. a) Karı ile koca, b) Evlenmemiş çocuklar, ana ve baba ile veya bunlardan sağ olanı ile birlikte, Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 46TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 arasında akdedilen bir anlaşmaya göre topluca gelen toplu göçmenler tasnifi, İskan Kanunu’nun üst ayırımdır. Zira münferit veya toplu göçmen olarak gelenler serbest veya iskanlı göçmen olabilirler. Ser- best göçmenler, devlet eliyle iskan talep etmeyen göçmenlerdir. Buna karşılık iskanlı göçmenler özel kanunlarla Türkiye’ye getirilen ve İskan Kanunu’na göre taşınmaz verilerek iskânları sağlanan göçmenlerdir. İskan Kanunu’nun 8. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, iskânlı göç- menler, sınırlarımızdan yurda girdikten sonra geçici veya kesin iskân- ları için belirlenen yerlerin, serbest göçmenler ise yerleştikleri yerlerin en büyük mülki amirine müracaatla kendileri ve aile fertleri için “Va- tandaşlığa Girme Beyannamesi”ni imzalayarak Göçmen Belgesi 41 almaya mecburdur. Göçmen olarak kabul edilenler, 42 gerekli işlemlerin ilgili kuruluşlarca tamamlanmasından sonra Bakanlar Kurulu kararıyla va- tandaşlığa alınırlar. İskan Kanunu’nun vatandaşlıkla ilgili 8. maddesi- nin ifadesinden anlaşılabildiği kadarıyla iskanlı göçmenlerin sınırdan girdikten sonra vatandaşlığa girme beyannamesini imzalama ve göç- men belgesi alma mecburiyetleri bulunmaktadır. Serbest göçmenler için maddede zaman yönünden herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte bu tür göçmenlerin geçici barınma yerlerinden yerleşme yerle- rine gittiklerinde yetkili makamlara vatandaşlıkla ilgili başvurularını yapmaları gerekmektedir. Kanunun düzenleme şekli ve ilgili hüküm- lerin ifadesinden Türk soylu ve Türk kültürüne bağlı olup Türkiye’ye yerleşme amacıyla gelenler, yani göçmenlerin Türk vatandaşlığına geçmek için belge imzalama mecburiyetleri bulunduğu sonucu çık- maktadır. O halde göçmen olarak kabul edilen kişiler, Türk vatandaş- lığını İskan Kanunu’na göre her halükarda kazanacaklardır. Bu takdir- de, tasarının göçmen olarak kabul edilen kişilere istisnai vatandaşlığa alınma imkânını tanıyan 12/c maddesi hükmünün uygulanma kabili- yeti kalmamaktadır. Tasarı kanunlaşmadan önce bu durumun bir kez daha gözden geçirilmesi yerinde olacaktır. c) Evli çocuklar, evli torunlar ile çocuksuz erkek ve kadın dullar başlı başına, ç) Anasız ve babasız kardeş çocuklar birlikte ve eşit hisselerle, bir aile olarak iskân edilirler.” 41 Göçmen Belgesi, iki yıl için geçerli olup, geçici kimlik belgesi olarak kullanılır. Bu belgede, göçmenin İskan Kanunu’nun hangi maddesi uyarınca yurda kabul edildiği belirtilir. 42 İskan Kanunu’nun 8/4. maddesine göre, küçükler; baba ve analarına, baba veya anaları yoksa kan ve kayın hısımlarına bağlı tutulurlar. Kimsesiz gelen küçükler, yaşlarına bakılmaksızın vatandaşlığa alınırlar. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 47TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 c. Türk Vatandaşlığının Yeniden Kazanılması Yürürlükteki TVK’nın “yeniden vatandaşlığa alınma” başlıklı 8. mad- desinde Türk vatandaşlığından çıkanlar(m. 20), evlenme yoluyla Türk vatandaşlığından ayrılan kadınlar (m. 19 ve 13) ile Türk vatandaşlı- ğının kaybettirilmesine karar verilenler bu yoldan yararlanarak Türk vatandaşlığını kazanabilirler. Yeniden vatandaşlığa alınma yolundan yararlanmak isteyen bu kişilerin genel olarak vatandaşlığa alınmanın ikamet şartı dışındaki tüm şartları yerine getirmeleri gerekir. Tasarıda yeniden vatandaşlığa alınma yolu, iki ayrı maddede ele alınmış ve TVK m. 8’den farklı bir şekilde düzenlenmiştir. Öncelik- le yeniden vatandaşlığa alınmanın şartları bakımından farklılık bu- lunmaktadır. Yürürlükteki TVK’ndan farklı olarak, tasarıda yeniden vatandaşlığa alınmanın şartları, genel olarak vatandaşlığa alınmanın şartlarına bağlı olarak düzenlenmemiştir. Tasarıya göre bu yoldan ya- rarlanmak isteyen kişilerin “milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması”, kural olarak yeterlidir. İkinci olarak bu yoldan yararlanacak olan kişiler de mevcut düzenlemeden bazı yönlerden farklıdır. Tasarının 13. maddesinde sayılan kişilerin Türk vatandaşlığını sadece “milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması” şartıyla kazanabilmeleri mümkündür. Buna karşılık tasarının 14. maddesinde sayılan kişiler Türk vatandaşlığını “milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teş- kil edecek bir halinin bulunmaması” asıl şartının yanı sıra, Türkiye’de üç yıl ikamet etmiş olmaları şartıyla kazanabilirler. Yeniden vatandaşlığa alınma yolundan yararlanabilecek kişiler ise şu şekilde sayılmıştır: İkamet şartsız yeniden vatandaşlığa alınma yo- lundan çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerden süresi içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar yararlanabilirler (m. 13). Bu halde yeniden vatandaşlığa alınma kararını vermeye yetkili olan makam, İçişleri Bakanlığı’dır. İkamet şartlı yeniden vatandaşlığa alınma yolundan yararlanabi- lecek iki grup bulunmaktadır; birinci grup, Türk vatandaşlığı kaybetti- rilenler, ikinci grup da seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatan- daşlığından ayrılanlardır (m. 14). Birinci grup için yeniden vatandaşlı- ğa alınma kararını verecek olan makam, Bakanlar Kurulu iken, ikinci grup için İçişleri Bakanlığı’dır. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 48TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 d. Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması Tasarının 16. maddesine göre, kural olarak bir Türk vatandaşı ile evlenmek doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Bununla be- raber, maddede sayılan şartları yerine getiren yabancı eş, vatandaşlık kazanmak üzere başvurabilir: • Bir Türk vatandaşıyla en az üç yıldan beri evli olma ve evliliğin halen devam ediyor olması, • Aile birliği içinde yaşama, • Evlilik birliği ile bağdaşmayacak faaliyetlerde bulunmama, 43 • Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak. Aranılan şartlar idareye oldukça geniş takdir yetkisi verecek ni- teliktedir. Bu şartların yerine getirilip getirilmediğini araştıracak olan makam, eşlerin aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığını ve evlilik bir- liğiyle bağdaşmayacak faaliyetlerde bulunup bulunmadıklarını tespit et- melidir. Bunun yanı sıra bir Türk vatandaşıyla evlenmiş olan yabancı eşin Türk vatandaşlığına alınmasında milli güvenlik ve kamu düze- ni bakımından herhangi bir sakıncanın bulunup bulunmadığının da araştırılması icabetmektedir. Tasarının 16. maddesinde aranılan bazı şartların konuluş amacı, TVK’nın konuya ilişkin hükmünün eksikliklerini gidermek olarak ka- bul edilebilir. Yürürlükteki 4866 sayılı kanunla 44 değişik TVK’nın 5. maddesi, 45 evlenme ile Türk vatandaşlığının kazanılmasını düzenlemektedir. TVK’nın 5. maddesiyle evlenme nedeniyle kendi vatandaşlığını kay- beden yabancı eş ile maddede sayılan şartları yerine getirerek talepte bulunan yabancı eşe bu hak tanınmıştır. Taleple Türk vatandaşlığının 43 Bu şart haklı olarak eleştirilmiş ve ne tür davranışların evlilik birliğiyle bağdaşma- dığını tespit etmenin güç olduğuna işaret edilmiştir. Bkz. Doğan, s. 62. 44 RG,, 12.6.2003-25136. 45 Maddenin önceki halinde bu yolla vatandaşlığın kazanılması sadece Türk erkeğiyle evlenen yabancı kadına tanınmış olup, yabancı kadının vatansız olması veya ev- lenme nedeniyle vatandaşlığını kaybetmesi halinde kendiliğinden veya süresi için- de talepte bulunulmasıyla sonradan vatandaşlık kazanması öngörülmüştür. 4866 sayılı kanunla değişen 5. maddede bu yol, cinsiyet ayırımı gözetilmeksizin Türk vatandaşıyla evlenen yabancı eşlere açılmıştır. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 49TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 kazanılabilmesi, esas itibariyle, gerçek evlilik birliğinin mevcudiye- tinin tespiti halinde mümkündür. Buna göre, bir Türk vatandaşı ile evlenme nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılar, en az üç yıldan beri evli olmaları, fiilen birlikte yaşamaları ve evliliğin devamı kaydıyla yetkili makama talepte bulunabilirler. Yetkili makam olan İçişleri Bakanlığı’nın yapacağı soruşturma sonunda aranan bu şartları taşıdığı anlaşılan kişiler, bu durumun tespitine ilişkin karar ta- rihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanacaklardır. 4866 sayılı kanunun 5. maddeyi değiştiren hükmünün gerekçe- sinde, evlenme nedeniyle vatandaşlık için başvuran kişinin güvenlik soruşturmasına tabi tutulması uygulamasına geçileceği ve güvenlik yönünden vatandaşlığa alınmasında herhangi bir sakınca bulunma- yan eşin vatandaşlık kazanabileceği belirtilmekle beraber, bu durum 5. maddenin metnine yansıtılmamıştır. Buna karşılık, Türk vatandaşıyla evlenme nedeniyle vatandaşlık kazanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmelikte 46 TVK’nın 5. maddesinde sayılan şartların yanı sıra şu şartların da aranılacağı belirtilmiştir: Mücbir sebepler dı- şında fiilen birlikte yaşama; fuhuş yapmak, fuhşa aracılık etmek veya fuhşa zorlamak, kadın ticareti yapmak gibi herhangi bir faaliyet içinde bulunmamak; kamu düzeni, milli güvenlik ve genel ahlak açısından sakıncalı olmamak (Yön. m. 2/II). İlk şartın TVK’nda aranılan şartların uygulamasına yönelik olduğu kabul edilse bile, sonuncu şart TVK’nın 5. maddesinde yer almamaktadır. Böylesi bir düzenleme de Anayasa- nın vatandaşlığın kazanılması ve sona ermesi şartlarının kanunla dü- zenlenmesini öngören 66. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık teşkil etmektedir. 47 Tasarının ilgili hükmü ile, TVK’nda bulunmayan bir şartı yönetmelikle arayan Anayasa’ya aykırı uygulama terk edilmiş olacak- tır. Bu durumda tasarının evlilik birliğiyle bağdaşmayan faaliyetlerde bulunmama şartının da aslında Yönetmelikteki fuhuş ve kadın tica- retine yönelik faaliyetleri içerdiği düşünülebilir. Tasarıdaki bu geniş ve muğlak ifadelerin, tasarının kanunlaşmasından sonra çıkarılacak yönetmelikle Anayasa’ya ve kanuna uygun olarak düzenlenmesi bek- lenilmektedir. 46 Bkz. Türk Vatandaşları ile Evlenme Nedeniyle Türk Vatandaşlığının Kazanılması ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Vatandaşlarının Türk Vatandaşlığını Kazanma- larına İlişkin Yönetmelik m. 2/II, c bendi (RG,, 24.5.2004–25471). 47 Bu konuda farklı görüş için bkz. Doğan, s. 67. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 50TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 Tasarının 16. maddesinde Türk vatandaşı eşin ölümü halinde aile birliği içinde yaşama şartının aranmayacağı belirtilmektedir. Ancak ölüm halinde vatandaşlık işlemlerinin devam edebilmesinin en önemli şartı, Türk vatandaşı eşin yabancı eşin vatandaşlık kazanma başvuru- sundan sonra ölmüş olmasıdır. Yabancı eşin, Türk vatandaşı eşi öldük- ten sonra vatandaşlığı bu yolla kazanma imkanı bulunmamaktadır. 48 TVK’nın 5. maddesinde de düzenlenmiş bulunan butlanın vatan- daşlığa etkisi, tasarıda da ele alınmış ve evlenme ile Türk vatandaşlığı- nı kazanan yabancıların evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza edecekleri hükme bağ- lanmıştır. e. Yetkili Makam Kararıyla Vatandaşlığı Kazanmanın Usulü Tasarı, yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması usulünde de değişiklik yapmakta ve vatandaşlığa alınma usulüne iliş- kin 17 ve 18. maddeler uyarınca ayrıntılı düzenlemenin yönetmelikle yapılması öngörülmektedir. Tasarının 38. maddesine göre Türk vatandaşlığına alınmayı talep eden kişi yurt içinde ikamet ettiği yer valiliğine, yurt dışında dış tem- silciliklere bizzat veya bir vekil vasıtasıyla başvurmalıdır. Vatandaşlı- ğa alınma talebinde bulunan yabancıların gerekli şartları taşıyıp taşı- madığı illerde oluşturulacak “vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu” tarafından araştırılacaktır (m. 17). Gerekli şartları taşıdığı tespit edilen talepler, İçişleri Bakanlığı’na gönderilir. Anılan bakanlık tarafından da araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra durumu uygun görülenlerin dosyası Bakanlar Kurulu’na gönderilir, uygun görülmeyen talepler ise reddedilir (m. 18). Eğer ilgili tasarının 12. maddesi uyarınca istisnai yoldan vatandaşlığa alınmayı talep ediyorsa işlemler İçişleri Bakanlı- ğınca yürütülecektir (m. 18/2). Bu durumda “vatandaşlık başvuru ince- leme komisyonu”, istisnai vatandaşlığa alınmada başvurular hakkında görevli değillerdir. Tasarının 17 ve 18. maddelerinde vatandaşlığa alınma usulü, sa- dece 11-12 ve 16. maddeler yönünden düzenlenmiş olup, yeniden va- tandaşlığa alınmaya ilişkin usul hakkında herhangi bir ifadeye rast- lanılmamaktadır. Tasarı kanunlaşmadan kanunun sistematiğinin yanı 48 Mevcut düzenlemenin bu yönden eleştirisi için bkz. Aybay, s. 136; Sargın, s. 38. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 51TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 sıra kendi içindeki bağlantıları sağlayan hükümlerin de bir kez daha gözden geçirilmesi yerinde olacaktır. f. Yetkili Makam Kararıyla Vatandaşlığı Kazanmanın Sonuçları Yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınmanın sonuçları tasarı- nın 19. maddesinde düzenlenmektedir. Tasarının 19. maddesi, TVK’nın 10, 15 ve 16. maddelerine tekabül etmektedir. Türk vatandaşlığını bu yolla kazanma anı, yetkili makamın karar tarihi olarak tespit edilmiştir (m. 19/I). TVK’nın 10. maddesi uyarınca da vatandaşlığa alınma Bakanlar Kurulu kararı tarihinden itibaren hü- küm ifade eder. Ancak TVK, şarta bağlı olarak vatandaşlığa alınmanın hüküm ifade edeceği anı da ayrıca belirtmiştir. Tasarıda, 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca taşıdığı devlet vatandaşlığından ayrılma şartı- nın arandığı hallerde bu şartın ne zaman mevcut olması gerektiği veya nasıl tespit edileceği yahut bu şartın arandığı hallerde vatandaşlığın hangi anda kazanılmış sayılacağına ilişkin herhangi bir açıklık bulun- mamaktadır. Aslında idarenin takdirine bırakılan bu şartla ilgili olarak esasların Bakanlar Kurulu’nca tespit edileceği belirtilmekle beraber, daha önce de ifade edildiği üzere bu şartı hangi makamın hangi anda ileri süreceğinin belirtilmemiş olması eksikliktir. Vatandaşlığa alınma kararının eş ve çocuklara etkisi, tasarının 19. maddesinin ikinci fıkrasında birlikte düzenlenmiştir. TVK’ndan faklı olarak vatansız (kadın) eşe vatandaşlık verilmesi usulü terkedilmiş, kararın eşin vatandaşlığına tesir etmeyeceği hükmüyle yetinilmiştir. Vatandaşlığa alınma kararının çocuklara etkisi ise “Ana veya baba- nın Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte velayeti kendisinde bulunan çocuk- ları, diğer eşin muvafakat etmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Mu- vafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hâkim kararına göre işlem yapılır.” şeklinde ifade edilmiştir (m. 19/II). Bu fıkrada yer alan muvafakat vermeyen eşin mutad meske- ninin bulunduğu devlet mahkemesinin kararına göre Türk vatandaş- lığının verilmesine ilişkin hükmün mantığı anlaşılmamıştır. Zira va- tandaşlığın kazanılması ve kaybı şartlarını düzenleme yetkisi devlete ait olup, bu konuda yabancı bir devlet makamından karar verilmesini talep etme ve yabancı bir mahkemeyi görevlendirmenin nasıl müm- kün olacağı merak edilmektedir. Muhtelif vatandaşlık kanunlarında Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 52TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınan ana veya babaya bağlı olarak onunla birlikte yaşayan çocukların vatandaşlık kazanması ka- bul edilmektedir. Ancak çocukların vatandaşlık kazanması böylesi bir şarta bağlanılmamaktadır. Vatandaşlığa alınma kararının çocuklara etkisi düzenlenirken bir başka sorun daha çıkmaktadır: “Çocuk” kimdir? Çocuğun tanımı tasa- rıda verilmemiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde 49 çocuk, 18 yaşın altındaki kişiler olarak kabul edilmiştir. Türk mevzu- atında da çocuk farklı kanunlarda farklı şekilde tanımlanmamıştır. Bu itibarla tasarının bir çocuk tanımı vermesi veya en azından Türk Medeni Kanunu’na atıfta bulunması yerinde olur. Üçüncü bir çözüm yolu olarak, konu kanunlar ihtilafı hukuku meselesi olarak, söz konu- su çocuğun şahsi kanununa göre belirlenir (MÖHUK m. 8/1). Bu yol, TVK’nın mevcut sistemi içinde kullanılmaktadır. Ancak TVK, “çocuk” değil, “küçük” ifadesini kullanmaktadır. Ana veya babanın vatandaşlık kazandığı tarihte kendileriyle birlik- te işlem görmeyen çocuklarının vatandaşlığı kazanma şartları da ayrıca belirtilmiştir (m. 19/III). Bu çocuklar ergin olduktan sonra 11. madde uyarınca vatandaşlığa alınmayı talep edebileceklerdir. Açıkçası bu gru- bun ayrıca düzenlenmesinin sebebi de anlaşılamamıştır. Eğer bu çocuk- lar, vatandaşlığa alınan ana veya babalarının velayeti altında değilseler zaten bu çocuklar, vatandaşlık kazanamıyorlar. Öte yandan, üçüncü fık- rada bu çocuklara vatandaşlığı kazanmada bir kolaylık verilmesi de söz konu değildir. Dolayısıyla bu hükme gerek olmadığı düşünülmektedir. Türk vatandaşlığına alınan ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmış olan çocuklar da ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrıla- bilirler (m. 34/1, d). 2. Türk Vatandaşlığının Evlat Edinilme ile Kazanılması TVK’nda evlat edinilen küçük vatansız olur veya ana babası bulun- maz yahut nerede olduğu bilinmezse Türk vatandaşlığını kazanması esası kabul edilmiştir (m. 3). Tasarının 20. maddesinde ise, bir Türk va- tandaşı tarafından evlat edinilen yedi yaşından küçük çocuğun Türk vatandaşlığını bu işlemin sonucu kazanacağı belirtilmektedir. Anılan 49 RG,, 27.1.1995-22184. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 53TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 ifadede ilk dikkati çeken husus, evlat edinilen yabancı çocuğun ancak “yedi yaşından küçük” olması halinde Türk vatandaşlığını kazanacak ol- masıdır. 50 Tasarı için hazırlanan komisyon raporlarında da bu hususa işaret edilmiş ve hükmün mevzuatımıza ve taraf olduğumuz milletle- rarası sözleşmelerle uyumlu hale getirilmesi önerisinde bulunulmuş- tur. 51 İlk bakışta yadırgatıcı görünse de, muhtelif devletlerin vatandaş- lık kanunlarında evlat edinme yoluyla vatandaşlığın kazanılmasında on sekiz yaştan farklı bir yaşın kullanıldığı görülmektedir. 52 Kanaati- mizce bu maddeye evlat edinme işleminin Türk hukuku bakımından geçerli sayılması şartının eklenmesi yerinde olacaktır. Evlat edinme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan çocuk tasarının 34. maddesine göre ergin olmasından itibaren üç yıl içinde, vatansız kalmaması şartıyla seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılabilir. 3. Türk Vatandaşlığının Seçme Hakkı ile Kazanılması (m. 21-22) Kişinin bir devletin vatandaşlığını, doğum dışında ve yetkili bir makamın kararına ihtiyaç olmaksızın, sadece talepte bulunarak kazan- ması, seçme hakkını kullanmak suretiyle vatandaşlığın kazanılması- dır. 53 Bu halde yabancının, vatandaşlığını kazanmak istediği devletin 50 Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere bir çok milletlerarası sözleşmede çocuk yaşı on sekiz yaşın altı olarak tespit edilmiştir. Türk Medeni Kanunu (RG,, 8.12.2001-24607), Çocuk Koruma Kanunu (RG,, 15.7.2005- 25876) ve Türk Ceza Kanunu ( RG,, 12.10.2004-25611) açısından da çocuk, on sekiz yaşın altındaki kişidir. 51 http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem22/yil 01/ss1232m.htm (14.11.2006). 52 Evlat edinme yoluyla Fransız vatandaşlığının kazanılmasında ikili bir ayırım ya- pılmaktadır. Tam evlat edinme ile basit evlat edinme. Basit evlat edinme halinde, farklı ihtimallere göre, üç ya da beş yaşındaki küçük evlatlığın vatandaşlık kazan- ması kabul edilmiştir (Fransız Code Civil m. 21-12). Alman hukukunda ise on sekiz yaşından küçük evlatlığın Alman kanunlarına göre evlat edinilmesi halinde Alman vatandaşlığını kazanması esası benimsenmiştir (Alman Vatandaşlık Kanunu m. 6). İtalyan Vatandaşlık Kanunu’nda ise küçüklerin ve hatta yetişkinlerin belli şartlarla evlat edinme yoluyla vatandaşlık kazanmaları hükme bağlanmıştır (m. 3 ve 9). Da- nimarka Vatandaşlık Kanunu’nda ise on iki yaşından küçük bir yabancı Danimarka vatandaşı tarafından evlat edinildiğinde bu devlet vatandaşlığını kazanabilmekte- dir (m. 2A). Fin Vatandaşlık Kanunu da on iki yaşın altındaki evlatlığın, evlat edin- me işleminin Fin kanunlarına göre geçerli olması şartıyla vatandaşlık kazanmasını kabul etmiştir (m. 10). 53 Bkz. Berki, DHH, s. 76; Göğer, s. 90 vd. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 54TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 kanununda belirtilen şartlarla bu yönde bir irade beyanında bulunma- sı yeterlidir. TVK’da seçme hakkıyla vatandaşlığın kazanılması imkânı, ana ve/ veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden küçüklere ve yabancı ile evlenmesi nedeniyle Türk vatandaşlığından ayrılan kadı- na tanınmıştır. Tasarıda yabancı ile akdedilen evliliğin neticesinde eşin vatandaşlığının kazanılması, Türk eş için vatandaşlıktan ayrılma sebebi olarak kabul edilmemiştir. Bu nedenle de seçme hakkıyla vatandaşlığı kazanacak kişiler sadece ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatan- daşlığını kaybeden kişilerdir. Tasarıya göre, 27. madde uyarınca ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden bu çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak su- retiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler (m. 21). Tasarının 27. maddesi Türk vatandaşlığından çıkmanın eş ve çocuklara etkisini düzenlemekte- dir. Dolayısıyla, tasarı, TVK’na nazaran daha sınırlı bir gruba bu yoldan yararlanma imkânını tanımaktadır. Söz konusu 27. madde, ayrıca, seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılan kişilerin eş ve çocuk- ları hakkında da uygulanacaktır (m. 35/2). Bu nedenle, seçme hakkını kullanarak vatandaşlıktan ayrılan kişilerin çocukları da 21. maddeden yararlanarak, seçme hakkıyla Türk vatandaşlığını kazanabilirler mi? Kanaatimizce, tasarının 21. maddesinin metninde bu konuda açık bir hükme yer verilmesi yerinde olacaktır. Eğer sadece vatandaşlıktan çıkan kişilerin çocuklarıyla sınırlı olarak bu hak tanınmak isteniyorsa, madde numarası vermekle yetinmeyip yolun ismi de açıkça yazılmalıdır. TVK’na göre kanunda sayılan kişiler, Türk Medeni Kanunu’na göre reşit olmalarından itibaren bir yıl içinde seçme hakkını kullanma- lıdırlar. Tasarıda hakkın kullanılacağı süre, üç yıl olarak belirlenmiştir. Ancak ilgilinin hangi kanuna göre ergin sayılacağı hakkında bir hük- me yer verilmemiştir. Bu nedenle seçme hakkını kullanmak isteyen ki- şinin ergin olup olmadığı veya hakkın süresi içinde kullanılıp kullanıl- madığını belirlemek üzere kanunlar ihtilafı kurallarına başvurulması icap eder. MÖHUK’nın 8. maddesi uyarınca ilgilinin milli hukukuna göre ergin sayılıp sayılmadığı araştırılmalıdır. TVK’ya göre seçme hakkı İçişleri Bakanlığı’na gönderilmek üzere mahallin en büyük mülkiye amirliğine ve yabancı memleketlerde de Türkiye elçilik veya konsolosluklarına yazılı bildirimde bulunmak su- retiyle kullanılır (m. 43). İçişleri Bakanlığı, seçme hakkının kullanılma- hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 55TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 sına ilişkin şartları tespit edecek olan makamdır. Tasarıda ise, seçme hakkının kullanılmasına ilişkin şartları tespit edecek makam ve baş- vuru şekline dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle bazı soruların cevaplanması gerekmektedir. Tasarının 38. maddesine göre vatandaşlıkla ilgili taleplerin ilgilinin ikamet ettiği yer valiliğine veya dış temsilciliklerimize bizzat veya vekâletnameyle yapılması ge- rekmektedir. O halde başvurunun yapıldığı merci mi seçme hakkının kullanılmasına ilişkin şartları tespit edecektir? İkinci olarak, 38. mad- deye göre başvuru bizzat veya vekâletname ile yapılmaktadır. Dola- yısıyla yazılı şekil şartından vazgeçilmekte, ilgilinin başvuru merciine sözlü beyanıyla, seçme hakkını kullandığı kabul edilebilecek midir? Benzer sorulara cevap aranması yerine tasarının ‘ortak hükümler’ baş- lıklı beşinci bölümüne, TVK da olduğu gibi, bir madde eklenerek bu hususların açıklığa kavuşturulması yerinde olacaktır. Seçme hakkıyla Türk vatandaşlığının kazanılması, bu hakkın kul- lanılmasına dair şartların tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder (m. 22/1). Seçme hakkını kullanarak Türk vatan- daşlığını kazanan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında, TVK’nın çözü- mü benimsenmiş ve yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınmanın sonuçlarını düzenleyen hükümlerin uygulanması öngörülmüştür (m. 22/2). Türk vatandaşlığını, seçme hakkını kullanan ana veya babalarına bağlı olarak kazanmış olan çocuklar da ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılabilir- ler (m. 34/1, d). 4. Özel Olarak Vatandaşlık Kazanma İmkanının Tanındığı Haller Tasarının 43 ve 44. maddelerinde özel olarak bazı kişilere vatan- daşlık kazanma imkanı tanınmıştır. Tasarının 43. maddesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaş- larıyla ilgilidir. Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının bu isteklerini yazılı olarak bildir- meleri yeterlidir. Bu kolaylık mevcut TVK’da da ilgililere tanınmış- tır. 2003 yılında 4862 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 56TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 Yapılmasına Dair Kanun 54 ile TVK’ya bir madde eklenmiştir. Eklenen bu maddeye göre “Türk vatandaşlığına geçmek isteyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları, yurt dışında ilgili Türk temsilciliklerine, yurt için- de ise valiliklere başvurarak Türk vatandaşı olmak istediklerini beyan ettikleri takdirde, Türk vatandaşlığını kendiliğinden kazanırlar”. Görüldüğü üzere, seçme hakkıyla vatandaşlığın kazanılmasında olduğu gibi, kanunla ve belirtilen kişilerin sadece bu yönde irade açıklamalarıyla vatandaşlık kazanılmaktadır. Tasarının 44. maddesinde ise TVK’na göre vatandaşlık kaybeden- lerin yeniden vatandaşlığa alınmaları düzenlenmektedir. TVK’nın 25. maddede kaybettirme sebebi olarak saydığı bazı sebeplere tasarıda yer verilmemiştir. TVK’nın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca vatandaşlı- ğını kaybetmiş olan kişiler milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden vatandaşlığa alınabilirler. Tasarının 44. maddesinde öngörülen yeniden vatandaşlığa alınma yolu, aynı tasarının 13. mad- desinde olduğu gibi, ikamet şartına bağlı değildir. IV. Sonuç Muhtelif tarihlerde yapılan değişikliklerle Türk Vatandaşlığı Ka- nununun yapısı bozulmuş olmakla beraber, bu kanunun gözden geçi- rilerek tutarlı ve sistematik bir metin elde edilebileceği düşünülmek- tedir. Ancak gelişmeler bu yöntemin tercih edilmediğini göstermekte- dir. Hazırlanan tasarının ise, yukarıda da işaret edildiği gibi, üzerinde ciddi bir şekilde yeniden çalışma yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Tasarının bu haliyle kanunlaşmasının, sorunları azaltacağına daha da arttıracağı ve bir çok karışıklığa sebebiyet vereceği ortadır. Tasarının vatandaşlığın kazanılması hükümleri üzerinde yapılan düzeltmeler ve önerilerimiz aşağıda verilmiştir. İKİNCİ BÖLÜM: Türk Vatandaşlığının Kazanılması Türk vatandaşlığının Kazanılması Halleri MADDE 5- (1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır. Doğumla Kazanılan Vatandaşlık 54 RG,, 3.6.2003-25127. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 57TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 MADDE 6- (1) Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya do- ğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaş- lık doğum anından itibaren hüküm ifade eder. Soy Bağı MADDE 7- (1) Türkiye içinde veya dışında Türk ana veya babadan evli- lik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır. (2) Türk ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır. (3) Türk baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise Türk Hukuku uyarınca soy bağının kurulmasını sağlayan usul ve esasların yeri- ne getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Doğum Yeri MADDE 8- (1) Türkiye’de doğan ve ana ve babasından doğumla herhan- gi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır. (2) Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır. Sonradan Kazanılan Vatandaşlık MADDE 9- (1) Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı, evlenme, evlat edinme ve seçme hakkının kullanılması yollarından birisiyle sonradan kazanılabilir. Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığının Kazanılması MADDE 10- (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk va- tandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kaza- nılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz. (2) Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığı, genel olarak, istisnai hallerde, yeniden alınma veya evlenme yollarından birisiyle kazanılır. Genel Olarak Vatandaşlığa Alınma MADDE 11- (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda; a) Kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 58TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 ayırt etme gücüne sahip olmak, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunma- mak, d) İyi ahlak sahibi olmak, e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçi- mini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak, g) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır. (2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yet- kisindedir. İstisnai Olarak Vatandaşlığa Alınma MADDE 12- (1) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde aranan şartı taşımak kaydıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile aşağı- da belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler. a) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan ki- şiler, b) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler. İkamet Şartı Aranmaksızın Yeniden Vatandaşlığa Alınma MADDE 13- (1) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde aranan şartı taşımak kaydıyla aşağıda belirtilen kişiler Türkiye’de ikamet etme süresine ba- kılmaksızın, Bakanlık kararıyla Türk vatandaşlığına yeniden alınabilirler. a) Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler, hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 59TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 b) Ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerden 21 inci maddede öngörülen süre içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar. İkamet Şartına Bağlı Olarak Yeniden Vatandaşlığa Alınma MADDE 14- (1) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde aranan şartı taşımak ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla aşağıda belirtilen kişilerden a) 29 uncu madde uyarınca Türk vatandaşlığı kaybettirilenler Bakanlar Kurulu kararıyla, b) 34 üncü madde uyarınca seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılanlar Bakanlık kararıyla, Türk vatandaşlığına yeniden alınabilirler. İkamet ve Sürelerin Hesaplanması MADDE 15- (1) Bir yabancı için ikamet, Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmaktır. Türk vatandaşlığını kazanma talebinde bulunan bir yabancı başvuru için aranan ikamet süresi içinde toplam altı ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir. Türkiye dışında geçirilen süreler bu Ka- nunda öngörülen ikamet süreleri içinde değerlendirilir. Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması MADDE 16- (1) Bir Türkle evlenme, doğrudan Türk vatandaşlığını ka- zandırmaz. Ancak bir Türk ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahipleri hakkında 11 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendindeki şart aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde evliliğin devamı şartı aranmaz. (3) Evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde akitte hüsnüniyetli olan eş, Türk vatandaşlığını muhafaza eder. Vatandaşlık Başvuru İnceleme Komisyonu MADDE 17- (1) 11 inci ve 16 ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları taşıyıp taşımadık- Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 60TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 larının tespiti, illerde oluşturulan vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu tarafından yapılır. Komisyonun oluşumu ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir. Yetkili Makam Kararı ve Evlenme ile Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında Usul ve Esaslar MADDE 18- (1) 11 inci ve 16 ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığı- nı kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenerek Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça ge- rekli inceleme ve araştırma yapılır. 11 inci madde uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar Bakanlar Kurulu kararıyla, 16 ncı madde uyarınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar ise Bakanlık kararıyla Türk va- tandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça reddedilir. (2) 12, 13 ve 14 üncü madde uyarınca Türk vatandaşlığını kazanma işlem- leri Bakanlıkça yürütülür. 12 inci madde ile 14üncü maddenin (a) bendi uya- rınca başvuranlardan durumu uygun bulunanlar Bakanlar Kurulu kararıyla; 13 üncü madde ile 14 üncü maddenin (b) bendi uyarınca başvuranlardan du- rumu uygun bulunanlar Bakanlık kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir- ler; uygun görülmeyenlerin talepleri Bakanlıkça reddedilir. Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığının Kazanılmasının Geçerliliği ve Sonuçları MADDE 19- (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, ka- rar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. (2) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatan- daşlığına tesir etmez. (3) Küçük çocuklar Türk vatandaşlığına alınan ve velayetleri kendisinde bulu- nan ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşı olurlar. Türk Vatandaşlığının Evlat Edinilme ile Kazanılması MADDE 20- (1) Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen yedi yaşın- dan küçük çocuk, Türk hukukuna göre geçerli bir şekilde evlat edinildiği tarihten itibaren Türk vatandaşlığını kazanır. hakemli makaleler Feriha Bilge TANRIBİLİR 61TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 Türk Vatandaşlığının Seçme Hakkı ile Kazanılması MADDE 21- (1) 27 nci madde uyarınca ana veya babalarına bağlı ola- rak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler. Seçme hakkı, Bakanlığa gönderilmek üzere ilgilinin yurt içinde ikamet ettiği yer va- liliğine veya yurt dışında Türk dış temsilciliklerine yazılı bildirimde bulunmak sure- tiyle kullanılır. Türk Vatandaşlığının Seçme Hakkı ile Kazanılmasının Geçerliliği ve Sonuçları MADDE 22- (1) Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kazanılması, bu hakkın kullanılmasına dair şartların tespitine ilişkin Bakanlığın karar tarihin- den itibaren hüküm ifade eder. (2) Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 19 uncu madde hükümleri uygulanır. Feriha Bilge TANRIBİLİR hakemli makaleler 62TBB Dergisi, Sayı 75, 2008 TABLO 1. TVK ile Tasarının başlıklarının karşılaştırılması TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU’NDA VATAN- DAŞLIĞIN KAZANILMASI TASARIDA VATANDAŞLIĞIN KAZANILMASI BİRİNCİ BÖLÜM Türk Vatandaşlığının Kazanılması I. Kanun Yolu ile Kazanma 1. Nesep ile A) Doğum B) Hal Değişikliği C) Evlat Edinme 2. Doğum Yeri ile 3. Evlenme ile II. Yetkili Makam Kararı ile Kazanma 1. Vatandaşlığa Alınma Çeşitleri ve İkamet A) Genel Olarak Vatandaşlığa Alınma - m.6 B) İstisnai Vatandaşlığa Alınma - m.7 C) Yeniden Vatandaşlığa Alınma - m.8 D) Yabancının İkameti - m. 9 2. Bakanlar Kurulu Kararının Hükmü ve Vatandaşlığa Alınmada Usul A) Bakanlar Kurulu Kararının Hükmü – m.10 B) Vatandaşlığa Alınmada Usul – m. 11 III . Seçme Hakkı ile Kazanma 1. Türk Vatandaşlığını Kaybeden Küçükler m. 12 2. Evlenme ile Türk Vatandaşlığını Kaybeden Kadın – m. 13 IV. Vatandaşlığı Kazanmanın Sonuçları 1. Evlenmede Çocuklar – m. 14 2. Vatandaşlığa Alınma A) Eş – m.15 B) Çocuklar – m.16 3. Seçme Hakkı ile Kazanma A) Türk Vatandaşlığını Seçen Kişinin Eşi ve Çocukları – m.17 B) Türk Vatandaşlığını Seçen Kadının Çocukları – m. 18 İKİNCİ BÖLÜM Türk Vatandaşlığının Kazanılması Türk vatandaşlığının kazanılması halleri m.5 Doğumla kazanılan vatandaşlık – m. 6 Soy bağı – m. 7 Doğum yeri – m. 8 Sonradan kazanılan vatandaşlık - m. 9 Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması – m. 10 Başvuru için aranan şartlar - m. 11 Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller - m.12 Türk vatandaşlığının ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılması - m. 13 Türk vatandaşlığının ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılması – m.14 İkamet ve sürelerin hesaplanması – m. 15 Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması – m. 16 Vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu m.17 Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar – m. 18 Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları - m. 19 Türk vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması – m. 20 Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılması – m. 21 Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları – m. 22