makaleler Vehbi Kadri KAMER
249TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
I. Giriş
1980’li yılların başında, Amerika’da ve Avrupa’da suç oranla-
rının artması, ceza adalet sistemindeki yetersizlikler ve suçun mağ-
durlar üzerine olan olumsuz etkilerine karşı mağdur hareketleri ge-
lişmiştir. Amerikan yaklaşımı “mağdur hakları” ekseninde gelişirken
Avrupa’daki yaklaşım “mağdur hizmetleri” yönünde olmuştur.
1
II. Dünya Savaşı sonrasında, Japonlar ile Amerikalılar, mağdura
yardım konusunda çalışmalara başlamışlardır. Bu çalışmalar sonunda,
mağdur bilimi adıyla yeni bir kavram ortaya çıkmıştır. Bu bilim, kri-
minal psikolojinin bir bölümünü oluşturmaktadır.
2
Avrupa’da ise mağdura yardım konusundaki çalışmaların otuz yıl
önce başladığı görülmektedir. Bu çalışmalar başlamadan önce mağ-
durlar sadece mahkemelerde tanık veya taraf sıfatıyla bulunmaktay-
dı. Yapılan çalışmalar ile artık mağdur, hukuki destek ile psiko-sosyal
destek alabilmektedir.
Son yıllarda ceza hukukunda mağdurun korunması konusu, hu-
kuk alanında ön plana çıkmış, bu konu üzerinde çok sayıda çalışma
yapılarak özel kanunlar çıkarılmıştır. Ceza hukuku alanında mağdu-
run korunması denildiğinde; başta mağdurun bilgi alma hakkı olmak
*
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik ve
Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı
1
Bahar, İbrahim, Halil, Mağduriyet Bilimi, Mağduriyetin Etkisi ve Mağduriyete Yö-
nelik Çalışmalar, Suç Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2006, s. 2.
2
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Ça-
lışma Ziyareti Raporu, 28 Şubat 2008 tarihinde emekli hakim, Weisser Ring Başkanı
Jesionek ile yapılan görüşme, rapor yayımlanmamıştır.
ÜLKEMİZDE VE MUKAYESELİ HUKUKTA
MAĞDURA YARDIM
Vehbi Kadri KAMER*
Vehbi Kadri KAMER makaleler
250TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
üzere, kişiliğinin korunması, suçtan doğan mağduriyetinin giderilme-
si anlaşılmaktadır.
3
Bu açıklamalar kapsamında suçtan doğan mağduriyetin gideril-
mesi konusunda iki yöntem benimsenmiştir. Birinci yöntem, yargılama
dışı fail mağdur uzlaşma yöntemidir. Uzlaşma yöntemi ile mağdurun
manevi ve maddi zararı karşılanmakta, ihtilafın yargı dışında çözümü
sağlanmakta, fail açısından fiilin haksızlığını ve sonuçlarını görebilme
olanağı vermektedir. İkinci yöntem ise, ceza muhakemesi çerçevesinde
mağduriyetin giderilmesidir. Bu yöntemde klasik ceza muhakemesi
söz konusu olup, failin suçtan zarar görenin mağduriyeti ortadan kal-
dırdığı ölçüde hüküm açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının
ertelenmesi gibi haklara sahip olmaktadır.
4
Bu makalede; ceza adalet sistemi bakımından çok önemli bir alan
olan mağdura yardım konusu, mağdur ve suçtan zarar gören kavra-
mı, mağdura yardım konusunda uluslar arası çalışmalar, Ülkemizde
mağdura yardım, mukayeseli hukukta mağdura yardım, Avrupa ül-
kelerinde mağdura yardım ve maliyeti konusunda istatistikî bilgiler
ve değerlendirme başlıkları altında açıklanacaktır.
II. Mağdur ve Suçtan Zarar Gören Kavramı
Suçtan zarar gören ve suç mağduru ifadeleri öğretide farklı kav-
ramlar olarak kabul görmektedir. Suçtan zarar gören, suç sayılan eylem
sonucunda, hukuk düzeni tarafından korunan yararı, zararı ya da teh-
likeye uğratılan kişiyi belirtmektedir. Suç mağduru, suç sayılan eylem
kimin üzerinde yapılmış ise o kişiyi ifade etmektedir. Suçtan zarar gö-
ren kavramı, suç mağduru kavramını içine almaktadır.
5
Milana’do toplanan Suçluların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üze-
rine 7. Birleşmiş Milletler Kongresi tarafından kabul edilen ve Genel
3
Özbek, Veli Özer, Ceza Hukukunda Suçtan Doğan Mağduriyetin Giderilmesi, Dokuz
Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Bölümü, Doktora Tezi,
Danışman Öztürk, Bahri, İzmir, 1995, s. 21, http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/tez.htm,
17 Mart 2007, saat:16:54.
4
a. g. e., s. 28.
5
Dönmez, Sulhi, Erman, Sahir, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, Cilt:2, İstanbul, 1986, s.
461, aktaran, Uruşak, Uğur, Suç Mağdurunun Korunması, İstanbul Üniversitesi Adlî
Tıp Enstitüsü Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1992,
s. 2. aktaran, Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet
yayınevi, Ankara, 2007, s. 661.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
251TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Kurul’un 29 Kasım 1985 tarihli ve 40/34 kararında ifade edilen mağ-
dur kavramı; “yürürlükte bulunan ceza kanunlarının eylem veya ihmal yo-
luyla ihlal edilmesi nedeniyle, bireysel veya toplu olarak, fiziksel veya ruhsal
biçimde yaralanma da dahil olmak üzere manevi acılar çeken, ekonomik kayba
uğrayan veya temel hakları esaslı bir biçimde zayıflayan ve bu surette zarar
gören kimse” olarak tanımlanmıştır.
III. Mağdurlara Yardım Korusunda Uluslararası Çalışmalar
Mağdura yardım konusundaki uluslararası dört başlık altında in-
celeyebiliriz.
A. Suç Mağdurlarına Tazminat Ödenmesi Hakkındaki
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin
27 Sayılı Tavsiye Kararı
T
“Avrupa Konseyi’nin 1977 tarihli tavsiye kararında, suçtan zarar göre-
nin herhangi bir şekilde yardım alamaması halinde Devlet;
a. Suç sonucu bedenen ciddi olarak yaralanan kişiye,
b. Böyle bir suç dolayısı ile ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kim-
selere,
tazminat ödenmesinde katkıda bulunmalıdır.
Bedensel yaralanmaya yol açan suçlarla ilgili olarak kasten işlenen suçlar
dolayısı ile sanık hakkında kamu adına takibat yapılmasa dahi mağdurun en
azından tazminat alması sağlanmalıdır.”
Bacanlı, Mehmet Rifat, Ceza Muhakemesinde Mağdurun Korunması, Gazi Üniver-
sitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Ceza ve Ceza Usul
Hukuku Bilim Dalı, master tezi, Ankara, 2007, s. 5, http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/
tez.htm, 17 Mart 2007, saat:16:54.
Özbek, Veli Özer, Ceza Hukukunda Suçtan Doğan Mağduriyetin Giderilmesi, Dokuz
Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Bölümü, Doktora Tezi,
Danışman Öztürk, Bahri, İzmir, 1995, s. 77, http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/tez.htm,
17 Mart 2007, saat:16:54.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
252TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
B. Şiddet Suçu Mağdurlarına Tazminat Ödenmesine
İlişkin Avrupa Sözleşmesi
8
Onüç maddeden oluşan ve 1983 tarihinde kabul edilen Şiddet
Suçu Mağdurlarına Tazminat Ödenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi,
devletlerin başka kaynaklarından tazminat ödemesinin mümkün ol-
madığı durumlarda, kasıtlı bir şiddet suçu nedeniyle bedenen ciddi
olarak yaralanmış veya sağlıkları bozulmuş mağdurlara ve bu suçlar
nedeni ile ölen kişilerin bakmakla yükümlü oldukları kişilere tazminat
ödenmesine yardımcı olması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Bu halde tazminatın olayın niteliğine göre;
a. Kazanç kaybını,
b. Bakım ve hastahane masrafları, cenaze masraflarını,
c. Ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bakım mas-
raflarını
karşılamaktadır. Ancak tazminat talebinde bulunan kişinin mali duru-
muna göre; tazminatın miktarı azaltılabilmekte veya talep kabul edil-
meyebilmektedir.
Mağdurun veya tazminat talebinde bulunan kişinin; suçun işlen-
mesinden önceki, sırasındaki veya sonrasındaki davranışları, örgütlü
suçla ilişkisi, hakkaniyet veya kamu düzenine aykırılık halleri dikkate
alınarak tazminatın miktarı azaltılabilmekte veya talep kabul edilme-
yebilmektedir.
8
Şiddet Suçu Mağdurlarına Tazminat Ödenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi,
http://www.avrupakonseyi.org.tr/, 8 Mart 2008, saat:20;24.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
253TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
C. Ceza Muhakemesi Hukukunda
Mağdurun Hukuki Durumunun İyileştirilmesine İlişkin
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin
11 Sayılı Tavsiye Kararı
9
11 numaralı tavsiye kararı üye ülkelere altı ayrı alanda aşağıda
belirtilen ölçülere göre uygulamalarını gözden geçirmelerini tavsiye
etmektedir. Bunlar;
Polis’in; mağdurlara yaklaşımı konusunda eğitimi, mağdurun po-
listen yardım alabilmesi, hukuki mevzuat konusunda bilgi alması,
Kovuşturma aşamasında; mağdur aksını beyan etmedikçe kovuş-
turma ile ilgili nihai karar hakkında bilgilendirilmesi,
Mağdurun ifadesinin alınmasında; her aşamada kişisel durumu-
nun ve haklarının göz önünde bulundurulması,
Dava aşamasında; duruşmanın tarihi, yeri ile davanın sonucunun
bildirilmesi,
Uygulama aşamasında; cezai yaptırımın tazminat olması halinde
mağdura tahsilâtta yardımcı olunması,
Mahremiyetin korunmasında; soruşturma ve kovuşturma ile ilgi-
li bilgilendirmede, aşırı bir biçemde özel hayatını etkileyecek şekilde
aleniyetten korunması,
Mağdurun özel korunmasında; gerekli hallerde mağdurun ve aile-
sinin suçludan korunması
sağlanmalıdır.
9
Ceza Yargılamasında İşbirliğinin Geliştirilmesi, EGM Katalog No: 339, Asayiş Dai-
re Başkanlığı Yayın No: 11, Ankara, 2005, s. 250-252, aktaran, Yılmaz Zekeriya, Ceza
Muhakemesinde Mağdur Hakları, Davaya Katılma, Yargılama Giderleri İle Mağ-
durun veya Suçtan Zarar Hukuk Muhakemelerinde Açabileceği Maddi ve Manevi
Tazminat Davaları, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2007, s. 29.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
254TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
D. Mağdura Yardım Edilmesi ve Mağduriyetin Önlenmesi
Hakkında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin
21 Sayılı Tavsiye Kararı
10
“Bu kararda;
a. Mağduru koruma programları ve bu koruda yapılacak araştırmaları
desteklemek,
b. Mağdurun korunması ve ihtiyaçları hakkında kamuoyunu bilinçlen-
dirmek,
c. Mağdura yardım edebilecek kamu ve özel hizmetleri tanımlamak,
d. Özellikle savunması durumda olan mağdur ve aileleri için faile karşı
koruma, tıbbi, psikolojik, sosyal ve maddi yardım sağlamak,
e. Fail ve mağdur arasındaki uzlaşmayı sağlamaya ilişkin projeleri teş-
vik etmek
tavsiye edilmiştir.”
E. Birleşmiş Milletler Suçtan ve Yetki İstismarından
Mağdur Olanlara Adalet Sağlanmasına Dair
Temel Prensipler Deklarasyonu
11
26 Ağustos ile 6 Eylül 1985 tarihleri arasında Milano’da toplanan
Suçluların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine 7. Birleşmiş Milletler
Kongresi tarafından kabul edilmesi tavsiye edilen ve Genel Kurulu’nun
29 Kasım 1985 tarihli 40/34 sayılı kararıyla kabul edilen mağdur hak-
ları dört başlık altında incelenebilir. Bunlar;
a. Ceza muhakemesinde adil işlem hakkı,
b. Meydana gelen zararlı durumun eski hale iadesi hakkı,
c. Meydana gelen zararın tazmini hakkı,
d. Yardım ve uygun tedavi hakkıdır.
10
Özbek, Veli Özer, Ceza Hukukunda Suçtan Doğan Mağduriyetin Giderilmesi, Dokuz
Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Bölümü, Doktora Tezi,
Danışman Öztürk, Bahri, İzmir, 1995, s. 83, http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/tez.htm,
17 Mart 2007, saat:16:54.
11
Bacanlı, Mehmet Rifat, Ceza Muhakemesinde Mağdurun Korunması, Gazi Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Ceza ve Ceza Usul Huku-
ku Bilim Dalı, Master Tezi, Ankara, 2007, s. 61, http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/tez.
htm, 17 Mart 2007, saat:16:54.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
255TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
IV. Ülkemizde Mağdura Yardım
Ülkemizde mağdura yardım konusunu; soruşturma ve kovuştur-
ma aşamasında mağdura hakları ile koruma kurullarınca mağdura ya-
pılan yardım olmak üzere iki başlıkta inceleyebiliriz.
A. Soruşturma ve Kovuşturma Aşamasında Mağdura Hakları
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında mağdura hakları on sekiz
başlık altında açıklanabilir. Bu haklar;
a. El koyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin
bildirilmektedir.
b. Suçtan zarar görenin vekili, soruşturma evresinde dosya içeri-
ğini inceleyebilmekte ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak
alabilmektedir. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği ta-
rihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri in-
celeyebilmekte; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak
alabilmektedir.
c. Adli kontrol tedbiri olarak, Cumhuriyet Savcısının istemi üze-
rine hakim tarafından miktarı ve ödeme süreleri belirlenecek paranın
suç mağdurunun haklarının güvence altına alınması amacıyla ayrı
veya kişisel güvenceye bağlanabilinmektedir.
d. Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu dava-
sının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi
veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde “kovuşturmaya
yer olmadığına” karar verilmesi halinde bu karar suçtan zarar görene
bildirilmektedir.
e. Mahkemece tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen
gün, suçtan zarar görene ve vekiline bildirilmektedir.
f. Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ilk derece
mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm veri-
linceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabil-
mektedir.
g. Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar
görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulmaktadır.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
256TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
h. Mağdur veya suçtan zarar gören, davaya katıldığında, mahke-
meden istemesi halinde baro tarafından bir avukat görevlendirilmek-
tedir. Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya
kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukat
görevlendirilmesi için istem aranmamaktadır.
i. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271. maddesinde
belirtilen suçlarda, mağdur veya suçtan zarar gören uzlaşma yoluna
gidebilmektedir.
j. Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda
aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşür-
mektedir.
k. Hapis cezasının ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğra-
dığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin sure-
tiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilmektedir.
l. Keşif yapılması sırasında, mağdur ve vekili hazır bulunabil-
mektedir.
m. Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine ge-
çildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde;
mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam
olunmaktadır.
n. Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilme-
si için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,
aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen
giderilmesi gerekmektedir.
o. Mağdurun, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemesi
halinde mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşma-
daki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilmektedir.
p. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi
için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,
aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen
giderilmesi gerekmektedir.
q. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması durumu hariç olmak üzere,
işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu
suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa din-
lenebilmektedir. İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan di-
makaleler Vehbi Kadri KAMER
257TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
ğer mağdurun tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri,
tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmaktadır.
r. Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde görev
alanlar; suçtan zarar gören ve ailesi hakkında öğrenmiş olduğu bilgile-
rin gizliliğini korumak zorundadır.
B. Koruma Kurullarınca Mağdurlara Yapılan Yardım
Koruma kurullarınca mağdurlara yapılan yardım konusu üç baş-
lık altında incelenebilir.
1. Koruma Kurullarının Kuruluşu
20 Temmuz 2005 tarihli ve 25881 sayılı Resmi Gazete’de yayımla-
narak yürürlüğe giren 3 Temmuz 2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli
Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu ve bu
Kanunun uygulanmasını gösteren 18 Nisan 2007 tarihli ve 26497 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik
ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği 133 adalet ko-
misyonunun bulunduğu yerde koruma kurulları oluşturulmuştur.
12
2. Koruma Kurulu Üyelerinin Oluşumu
Koruma kurulları; Cumhuriyet Başsavcısının veya görevlendire-
ceği Cumhuriyet Başsavcı vekili ya da Cumhuriyet Savcısının başkan-
lığında oluşturulmuştur. Koruma kurulu üyelerinin; bir kısmı 5402
sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları
Kanunu gereğince bulunması zorunlu üyelerden, diğer bir kısmı da
Cumhuriyet Başsavcısının takdirine bağlı olarak kurula kabul edilebi-
lecek üyelerden oluşmaktadır.
13
Gerek 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile
Koruma Kurulları Kanunu, gerekse Cumhuriyet Başsavcısının tak-
dirine bağlı olarak koruma kurullarında görev alacak üyeler dışında
Cumhuriyet Başsavcısının onayı ile kişi veya kurumların temsilcileri
koruma kurulu toplantılarına katılımcı olarak davet edilebilecek veya
12
Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet Yayınevi, Anka-
ra, 2007, Birinci Baskı, s. 663.
13
a. g. e., s. 650.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
258TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
katılımcı olarak katılmayı isteyenlerin talepleri kabul edilebilecektir.
Amaç toplumun desteğini en üst seviyede alabilmektedir.
14
133 merkezde kurulan koruma kurullarında 2.224 üye görev yap-
maktadır. Üyelerin, 1.384’ü kamu kurumlarında, 843’ü sivil toplum
kurumlarında görev yapmaktadır.
3. Koruma Kurulunun Görevleri
Denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü veya bü-
rosu tarafından koruma kurulluna iletilen;
a. Suçtan zarar gören kişilerin suç nedeniyle karşılaştıkları, sos-
yal, ekonomik ve psikolojik sorunların çözümünde yardımcı olmak.
b. Ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin;
aa. Meslek veya sanat edinmelerinde,
bb. İş bulmalarında,
cc. Sanat sahibi olanlar ile tarım işletmeciliği yapmak isteyenlere
araç ve kredi sağlanmasında,
dd. İşyeri açmak isteyenlere yardım edilmesinde ve karşılaştıkları
diğer güçlüklerin çözümünde
yardımcı olmak.
c. Ceza infaz kurumundan salıverilen çocuk ve genç hükümlü-
lerin, öğrenimlerine devam etmelerini sağlamaya yönelik her türlü
tedbiri almak; salıverilen diğer hükümlülere de bu konuda yardımcı
olmak.
d. Suçtan zarar gören veya ceza infaz kurumundan salıverilen
hükümlülere öğrenimlerine devam etmelerini sağlamaya yönelik de-
netimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından ha-
zırlanan projeleri görüşmek ve karara bağlamak.
e. Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.
4. Koruma Kurullarının Çalışma Usul ve Esasları
Koruma kurullarına; suçtan zarar görenlerin kendisi ya da kanunî
temsilcisi veya avukatları başvurabilecektir. İlgililer başvurularını,
14
a. g. e., s. 650.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
259TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
yerleşim yerindeki denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube mü-
dürlüğü veya bürosuna yapmalıdır. Dilekçeye, başvuru konusu ile il-
gili belgeler eklenmelidir.
Başvuru, koruma kurulları defterine kaydedilmektedir. Başvuru-
da; başvuruyu yapan kişinin kimlik bilgilerini gösterir belge, yerleşim
yeri belgesi, suçtan zarar gören kişiler bakımından kesinleşmiş mahke-
me kararı veya soruşturma veya kovuşturma evresinde ilgili merciin
yazısı, talep konusu dikkate alınarak ekonomik durumunu gösteren
belgeler ile denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğün-
ce gerekli görülen diğer belgeler istenmektedir.
Talep sahibi ile yüz yüze görüşme yapılarak ihtiyaç duyduğu
yardım belirlenmektedir. Bu kapsamda, denetleme memuru tarafın-
dan koruma kurulu başvuru değerlendirme formu düzenlenmektedir.
Form doldurulduktan sonra ilgili adına dosya açılmakta ve bu dosya
en yakın koruma kurulu toplantı gündemine alınmaktadır. Koruma
kurulu toplantısında suçtan zarar görene yapılacak yardım belirlen-
mektedir.
V. Mukayeseli Hukukta Mağdura Yardım
Amerika Birleşik Devletleri’nde tüm eyaletler, suçlu tarafından
mağdura zarar tazminatı verilmesini ve ceza mahkemelerince hüküm
altına alınmasını sağlayan yasaları kabul etmişlerdir.
15
Bu kapsamda,
Restitution ve Diversion uygulamaları yapılamaktadır. Restitution
mağdurun zararının fail tarafından tazmin edilmesi esasına dayan-
maktadır. Diversion, suçun kovuşturulmasında polis veya savcının
takdir hakkını kullanarak eylemi ceza sisteminin dışına çıkarması an-
lamına gelmektedir.
16
İngiltere’de, ceza davaları ile birlikte mağdurun zararlarının gide-
riminin hüküm altına alınması olanaklıdır. “Criminal Justice Act” ile
15
Joutsen, Matti, Shapland, Joanna, Report On An Hoc Working Group Meeting, Heuni
Publucation Series No:16, Helsinki, 1989, s. 4-5, aktaran, Uruşak, Uğur, Suç Mağ-
durunun Korunması, İstanbul Üniversitesi Adlî Tıp Enstitüsü Sosyal Bilimler Ana
Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1992, s. 2.
16
Bacanlı, Mehmet Rıfat, Ceza Muhakemesinde Mağdurun Korunması, Gazi Üniver-
sitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Ceza ve Ceza Usul
Hukuku Bilim Dalı, Master Tezi, Ankara, 2007, s. 75, http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/
tez.htm, 17 Mart 2007, saat:16:54.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
260TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
mağdurun zararlarının suçludan alınmasının para cezaları gibi karar
altına alınması sağlanmış, ayrıca ceza mahkemesi mağdurun zarar-
larının suçlu tarafından karşılanması konusunda karar vermemişse,
bunun gerekçelerinin kararda belirtilmesi zorunlu duruma getirilmiş-
tir.
17
Fransa’da, 1977 yılında yürürlüğe giren bir kanun ile suçtan zarar
gören mağdurlara devletin tazminat ödemesi kabul edilmiştir. Öde-
melerde, kasden işlenen eylemlerden doğan zararlar ve mağdurun du-
rumu dikkate alınmaktadır.
18
Almanya’da, Alman Ceza Kanunu’nun “Fail ve Mağdur Arasında
Arabuluculuk, Verilen Zararın Tazmini” başlıklı 46 (a) maddesinde:
19
“Fail;
1. Uzlaşmak için samimi bir çaba harcayarak, işlemiş olduğu suçun ne-
ticelerini tamamen veya büyük ölçüde tazmin ederse ya da tazmin etmek için
ciddî olarak gayret ederse,
2. Çok fazla kişisel çaba gösterilmesinin ya da bazı fedakârlıklar yapılma-
sının gerekli olduğu durumlarda, mevcut zararı tamamen veya büyük ölçüde
giderirse,
3. Mahkeme 49. maddenin 1. paragrafına dayanarak cezayı hafifletebilir
ya da bir yıla kadar olan hapis cezalarında veya üç yüz altmış günlük çalış-
ma ücretine kadar para cezalarında ceza vermekten imtina edebilir” hükmü
bulunmaktadır.
2001 yılında kurulan ve merkezi Stuttgart olan “Landesstiftung Op-
ferschutz- Weissen Ring” isimli dernek, mağdurların haklarını korumak,
17
Shapland, Joanna, Producing Change For Victims In The Criminal Justice System The
U.K Experience, Heuni Publucation Series No:16, Helsinki, 1989, s. 171., aktaran,
Uruşak, Uğur, Suç Mağdurunun Korunması, İstanbul Üniversitesi Adlî Tıp Enstitüsü
Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1992, s. 14.
18
Akdemir, Süleyman, Ceza Hukukunda Mağdurun Korunması, İzmir, 1988, s. 7, Uru-
şak, Uğur, Suç Mağdurunun Korunması, İstanbul Üniversitesi Adlî Tıp Enstitüsü
Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1992, s. 20.
19
German Penal Code § 46a (http://www.iuscomp.org/gla/index.html), aktaran,
Özbek, Mustafa, Çağdaş Ceza Adaleti Sistemlerinde Alternatif Çözüm Arayışları ve Ara-
buluculuk Uygulaması, http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=%22Denetimli
+ Serbestlik+%28 Probation%29%22ta, 2 Kasım 2006, saat 07:17.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
261TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
savunmak ve danışmanlık hizmeti vermek amacıyla faaliyete geçmiş-
tir. Derneğin faaliyetleri arasında
20;
a. Mağdurun zararının derecesine göre maddi finanssal destek
sağlamak.
b. Mağdura ücretsiz olarak hukuki danışmanlık yapmak,
c. Ücretsiz olarak tanık ve mağdura avukat temin etmek,
d. Zarar uğramış olan mağdur ve tanıklara, ücretsiz olarak psiko-
lojik destek sağlamak,
e. Mağdur ve tanıkların duruşmalarında destek vermek üzere
gönüllü olarak katılmak,
f. Mahkeme aşamasının nasıl seyredeceği hakkında danışmanlık
hizmeti vermek,
g. Zarar gören mağdurun aynı zamanda ceza alması durumunda,
geride kalan eş, çocuk ve yakınlarına yardımcı olmak,
h. Sağlık Sigortası olmayan mağdura yönelik maddi yardım sağ-
lamak,
i. Mağdurlara yönelik www.landesstiftug-opferschutz.de web
adresi üzerinden hukuki yardımda bulunmak
yer almaktadır.
Finlandiya’da, mağdurların çok güçlü bir konumda bulunduğu ol-
duğu görülmektedir.
21
Suç failinin yakalanamadığı veya yargının önü-
ne çıkarılamadığı durumlarda, mağdurun tazminat elde edememesi
nedeniyle zarara uğramaması amacıyla, Finlandiya, Avrupa’da ilk
olarak 1973 yılında bir özel yasa çıkarmış ve böyle durumlarda mağ -
dura devlet tarafından tazminat ödenmesi esasını benimsemiştir. Fin
Mağdur Koruma Yasası, bu konuda dünyadaki en ayrıntılı ve kapsam-
lı yasalardan biri olarak dikkat çekicidir. Yasa, herhangi bir suçtan do-
ğan bütün bedensel yaralanma durumlarını kapsamaktadır. Bedensel
20
http://www.isbpmyo.edu.tr/makale_re_02.asp, 2.3.2008, saat:17:40.
21
Joutsen, Matti/Lahti, Raima, Finland Criminal Justice Systems in Europe and North
America (HEUNİ; European Institute for Crime Prevention and Control, affiliated
with the United Nation), Helsinki 1997. (9. Plan AHÖİK raporundan naklen.) akta-
ran ÖZOK, Özdemir, 2006-2007 Yargı Yılı Açılış Konuşması, Yargıtay Dergisi, Ekim
2006, Cilt:32, Sayı:4, s. 504.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
262TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
zarar gören kişiler, tıbbî tedavi ve ilgili diğer giderlerini, sakatlanma-
sını ve iş göremezliğini; hatta gözlük ve giyim eşyası gibi zati eşyaya
verilen zararlarının da tazminini devletten isteme hakkına sahiptirler.
Bunun yanında, işveren, bedensel zarara uğramış olan çalışanına, işi-
ne gelemediği günler karşılığında yapmış olduğu ödemeleri, devletten
isteyebilir. Herhangi bir kurum veya kuruluş mensubu kişi tarafından
verilen malvarlığı zararları veya bu zararların mağdur üzerinde bü-
yük bir yük doğurduğu durumlar da Mağdur Koruma Yasası’nın kap-
samına alınmıştır.
22
Fin Mağdur Koruma Yasası’nın uygulama alanına, mağdur veya
suç failinin uyruğuna bakılmaksızın Finlandiya’da işlenen her türlü
suç girmektedir. Yine, suç mağduru, Finlandiya’da bir yerleşim yeri
olduğu takdirde, yurt dışında işlenen suçlardan dolayı çektiği beden-
sel zararı devletten isteme hakkına sahiptir.
23
Avusturya’da, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 90. maddesinin (g)
bendinde;
“Eğer sanık, suçun (fiilin) sorumluluğunu üstlenmeye ve bunun neden-
lerini etraflıca incelemeye razı ise, eğer suçun sonuçları varsa bu sonuçları
duruma uygun şekilde telafi eder ve özellikle suçtan kaynaklanan zararı te-
lafi eder veya başka şekilde suçun sonuçlarının telafisine katkıda bulunursa
ve suça neden olmuş davranışlarda gelecekte bulunmamaya razı olduğunu
belirten yükümlülükleri gerekirse üstlenirse, savcı 90a numaralı maddenin
koşulları gereğince o suçun takibinden vazgeçebilir.
Mağdur (zarara veya haksızlığa uğramış olan) buna razı ise, suç konu-
sunda mahkeme dışı bir uzlaşma teşebbüsüne dahil edilmelidir. Bir uzlaşma-
nın yapılması – ceza davasında göz önünde bulundurulması gerekmeyen ne-
denlerden dolayı rızasını vermeyi reddetmedikçe – mağduru rızasına bağlıdır.
Haklı olan menfaatleri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. (madde 90i)
Savcı, mağdura ve sanığa suç konusunda bir mahkeme dışı uzlaşma yapı-
labileceği hakkında ve 90i ile 90j maddelerinin anlamına göre bilgi vermesini
ve böyle bir uzlaşmaya varma için teşebbüslerinde onlara yol göstermesini ve
onları desteklemesini bir uzlaştırıcıdan talep edebilir (Topluma Uyum Sağla-
ma Yardımı Yasasının 29a maddesi).
22
Özok, Özdemir, “2006-2007 Yargı Yılı Açılış Konuşması”, Yargıtay Dergisi, Ekim
2006, Cilt:32, Sayı:4, s. 504.
23
a.g.e., s. 505.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
263TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Uzlaştırıcı, uzlaşma şartlarını savcılığa bildirmeli ve bu şartların yerine
getirilip getirilmediğini kontrol etmelidir. Sanık yükümlülüklerini en azın-
dan -diğer davranışları da göz önünde bulundurunca- uzlaşma şartlarına
gelecekte de uyacağı beklentisini mümkün kılacak derecede yerine getirdiği
zaman veya bir uzlaşma yapılacağını beklemenin artık yersiz olduğu zaman
ulaştırıcı, bir sonuç raporu yazmalıdır.”
hükmü getirilmiştir.
Avusturya’da mağdurlara yardım birkaç kurumun işbirliği içinde
yapılmaktadır. Anayasaya göre, mahkemelerce verilen mahkûmiyet
kararlarının uygulanmasında Adalet Bakanlığı tek başına sorumlu bu-
lunmamaktadır. Adalet Bakanlığı, ceza kanununun uygulanmasında,
İçişleri Bakanlığı önleyici kolluk hizmetlerinde, Kadınlar Bakanlığı ka-
dınlara karşı, uygulanan şiddet konusunda çalışmalar yapmaktadır.
Bu bakanlıklar, yılda iki defa toplanarak ortak kararlar almaktadır-
lar.
24
Mağdura yardım hizmetleri Avusturya’da, suç duyurusunun ya-
pıldığı andan itibaren verilmektedir. Bu kapsamda, polis mağdura
haklarını hatırlatmaktadır. Mağdura yardım konusunda, iki durum ön
plana çıkmaktadır. Bunlardan birinci; davada mağdura refakat edil-
mesi, ikincisi; mağdura psiko-sosyal yardım yapılmasıdır.
Ceza davalarında mağdura refakat edilmesi, 2007 yılında uygulanma-
ya başlanmıştır. 2008 yılında kapsamlı bir reform yapılmış ve mağ-
durun sahip olduğu haklar genişletilmiştir. Refakat, avukat yardımını
kapsamaktadır. Bu hizmetler ücretsiz olarak verilmektedir. Avukat
mağduru mahkemede temsil etmektedir.
Psiko-sosyal yardım, kasıtlı suçlardan mağdur olanlara yapılmakta-
dır. Şiddet, ağır tehdit mağdurları ile cinsel saldırı mağdurlarına psi-
ko-sosyal destek verilmektedir. Ancak hırsızlık, mala zarar verme ve
trafik suçları mağdurlarına bu destek sağlanmamaktadır.
Psiko-sosyal destek;
a. İlk danışma hizmetlerini,
24
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Çalışma
Ziyareti Raporu, 27 Şubat 2008 tarihinde Avusturya Adalet Bakanlığında Mağdur-
lara Yardım Bölüm Daire Başkan Yardımcısı Başsavcı Andreas SACHS ile yapılan
görüşme, rapor yayımlanmamıştır.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
264TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
b. Suç ihbarı için dilekçenin hazırlanması ve suç duyurusunun ya-
pılmasını,
c. Poliste ifade verme sırasında mağdurun yanında hazır olunma-
sını,
d. Mahkeme dışı uzlaşma görüşmeleri sırasında mağdurun yanın-
da bulunulmasını,
e. Mahkeme sırasında mağdurun yanında bulunulmasını,
f. Yaralama halinde tıbbi süreçte mağdurun yanında bulunulma-
sını,
g. Ceza yargılaması sırasında mağdurun yanında bulunulmasını,
h. Temyiz incelemesi sırasında mağdurun yanında bulunulması-
nı,
i. İlgili kurumlar ile yapılacak koordinasyon çalışmalarında yar-
dımda bulunulmasını,
kapsamaktadır.
Psiko-sosyal yardım, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı unva-
nındaki meslek mensupları tarafından yapılmaktadır. Bu kapsamda
mağdura, psikoterapi hizmetleri verilmektedir. Ayrıca, mağdurun
yargılama sırasında sanık ile karşı karşıya gelmesinden kaynaklanan
psikolojik sıkıntı giderilmeye çalışılmalıdır. Mağdura, ifade vermeden
önce destek sağlanmakta, bu destek yargılama süresince devam et-
mektedir. Terapi, işlenen suç ile sınırlı yapılmaktadır.
Bu yardımın verilebilmesi için, mağdurun beyanı yeterli olup, ay-
rıca mahkeme kararı gerekmemektedir. Yine bu yardım için davanın
mahkûmiyetle sonuçlanması gerekmemektedir.
25
Mağdurun ölmesi
halinde, yakınları bu sayılan olanaklardan yararlanmaktadır.
2006 yılında ceza mevzuatında yapılan değişikliklerde, mağdurun
tanımı yapılmıştır. Mağdur, suç nedeniyle doğrudan zarar gören ki-
şidir. Mağdurun bizzat başvuru yapması gerekmektedir. Bu hakkın
25
Ancak mahkûmiyet halinde, sanıktan masraflar alınmaktadır. Mahkeme masrafları
konusunda yapılan araştırmada dar gelirli olanlardan, ceza infaz kurumunda bu-
lunanlardan mahkeme masrafı alınamamaktadır. İstatistiklere bakıldığında, mah-
kûm olan sanıkların, %10 unun mahkeme masraflarını ödediği görülmektedir.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
265TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
kötüye kullanılması halinde, bu eylem suç olarak düzenlenmiştir. Aile
içi şiddette, bu yardım çocuklara da yapılmaktadır.
Mağdura yardım sadece sivil toplum kuruluşları aracılığı ile ya-
pılmaktadır. Bu kapsamda, sivil toplum kuruluşları ile sözleşme im-
zalanmaktadır. Sözleşmede, psiko-sosyal destek ile mahkeme refakati
konusunda verilecek hizmetlerin kapsamı belirlenmektedir.
2008 yılında kırk altı sivil toplum kuruluşuyla sözleşme yapılmış-
tır. Bu sivil toplum kuruluşları, farklı alanlarda ve farklı bölgelerde
hizmet vermektedir. Örneğin; bazı sivil toplum kuruluşları çocuklar-
da, bazıları kadınlara verilecek hizmetlerden sorumludur. Erkeklere,
bu hizmetleri veren bir sivil toplum kuruluşu bulunmakta olup sadece
Viyana’da hizmet vermektedir.
Kırk altı sivil toplum kuruluşuna, 4.500.000 Avro’luk bütçe tah-
sis edilmiştir. Geçen yılki bütçe, iki milyon 500.000 Avro idi. Yıllara
göre baktığımızda 2004 yılında dört sivil toplum kuruluşu ile sözleşme
yapılmış, 17.500 Avro bütçe sağlanmış iken, 2005 yılında sivil toplum
kuruluşu sayısı otuz dörte bütçe 1.000.000 Avro’ya çıkmıştır.
Sözleşme yapılan sivil toplum kuruluşları belirli bir standartta ol-
masına dikkat edilmektedir. Bakanlıklar arasında yapılan görüşmeler-
de bu standart belirlenmektedir.
Sözleşmeler, bir yıllık yapılmaktadır. İstenilen seviyede hizmet
alınamaması halinde bir yılın sonunda sözleşme uzatılmamaktadır.
Bütçeler, sivil toplum kuruluşlarına azami bir miktar üzerinden dağı-
tılmaktadır. Ayrıca, üç ayda bir yapılan harcamalar kontrol edilmek-
tedir. Örneğin; Viyana’daki kadın derneğine 450.000 Euro bütçe sağ-
lanmıştır.
Sözleşme ekinde sivil toplum kuruluşunun hizmet vereceği alan-
lar ile ilgili katalog bulunmaktadır. Bu kapsamda sözleşme dışı yapı-
lan harcamaların ispat edilmesi halinde örneğin tercüme giderleri gibi
bunlar karşılanmaktadır. Ancak mağdurların mahkemeye gidip gelme-
lerindeki yol giderleri karşılanmamaktadır. Sivil toplum kuruluşlarına
ödemeler saat karşılığı olarak yapılmaktır. Örneğin sosyal çalışmacılar
bir saat karşılığı net 63 Euro ücret almaktadır. Psiko-terapi halinde bu
ücret 71 Euro, avukatlık hizmetleri için 78 Euro ödenmektedir.
Avusturya’da avukatlar sürekli bir iş olması nedeniyle sivil top-
lum kuruluşları içinde mağdura yardım konusunda çalışmaktadırlar.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
266TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Sivil toplum kuruluşlarınca yapılan harcamalar federal kapsamın-
da Sayıştay, eyalet kapsamında kontrol dairelerince denetlenmektedir.
2008 yılında 2.606 mağdura yardım yapılmıştır.
26
Adalet Bakanlığı’nda mağdurlara yardım konusunda bir bölüm
bulunmaktadır. Bu bölüm doğrudan Genel Müdüre bağlıdır.
27
Avusturya’da herkes sosyal güvenlik şemsiyesi altında olması
sebebiyle işlenen bir suç nedeniyle kişinin gözlüğünün kırılması gibi
maddi bir kayba uğraması halinde bu kayıplar Sosyal Güvenlik Ba-
kanlığı tarafından karşılanmaktadır. Yine bu kapsamda çalışılamaması
halinde işsizlik sigortası ve daha sonra muhtaçlık yardımı yapılmakta-
dır. Mağdura yardım konusunda Avusturya sınırları içinde hiçbir sı-
nırlama olmaksızın bütün mağdurları kapsamaktadır. Avrupa Birliği
üyeleri veya Avusturya’da oturma hakkına sahip mağdurlara yardım
yapılmaktadır. Ancak Avusturya vatandaşlarının bu ülkenin dışında
suçtan zarar görmeleri halinde bu mağdurlara yardım yapılamamak-
tadır.
Mağdura yardımın kapsamı konusunda Avusturya’da tartışmalı
iki görüş bulunmaktadır. Bir görüşe göre, suçtan zarar görenin ekono-
mik durumu gözetilmeden kendisine yardım edilmesidir. Avusturya
Adalet Bakanlığı’nın görüşü bu yöndedir. İkinci görüş, mağdurun eko-
nomik durumunun araştırılarak iyi olması halinde yardım yapılma-
ması yönündedir. Uygulamada mağdura yardım konusunda birinci
görüş kabul görmektedir. Gerekçe olarak da suçtan zarar gören kendi
hareketiyle neden olmadığı bir fiilden dolayı zarar görmesi nedeniyle
bu kişiye yardım konusunda ekonomik durumunun araştırılmaması
gerektiğidir.
Bu açıklamalar kapsamında mağdura yardım kapsamı sınırlıdır.
Bu kapsamda yardımın kapsamının genişletilmesi konusunda çalış-
26
Tehdit, Avusturya ceza hukukunda zaman içinde farklı yorumlanmaya başlanmış-
tır. Özellikle, eyleme dönüşmemesi nedeniyle boşanma davalarında telefonla teh-
dit suç değildi. Ancak artık suç olarak düzenlenmiştir. Geçen yıl bu konuda 4 bin
başvuru olmuştur. Ceza hukukunda, sanığın savunması kadar önemli olan mağ-
durun yargılamanın tüm süreçlerinde yanında birisinin olmasıdır. Mağdura yalnız
olmadığını hissettirmektir.
27
Adalet Bakanlığı Avusturya’daki bakanlıklar arasında en küçük bakanlıktır. Mer-
kezde 200 taşrada ise 11.000 çalışanı bulunmaktadır. Bakanın özel kaleminde yedi
kişi çalışmaktadır. Adalet Bakanlığında beş genel müdürlük bulunmaktadır. Genel
Müdürlükler doğrudan Bakana bağlıdır.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
267TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
malar başlatılmıştır. Örneğin Medeni Kanun kapsamına giren eylemler
nedeniyle yardım yapılıp yapılamayacağı araştırılmaktadır. Örneğin
arabanın içinde oturan bir kişinin aracın camı kırılarak yaralanması
halinde kişinin uğradığı yaralanma nedeniyle zararı karşılanmakta an-
cak aracın zararı karşılanmamaktadır.
Sivil toplum kuruluşlarının Adalet Bakanlığı’na mağdura yardım
konusunda sözleşme yapmak için başvurduğunda;
a. Personelin listesi,
b. Hizmet veren alanları gösteren tüzüğü,
c. Personeline verdiği ve vereceği eğitimleri,
d. İlgili kurumlar ile yaptığı işbirliği çalışmaları,
hakkında belgeleri eklemek durumundadır.
Mağdura yardımın sivil toplum kuruluşları tarafından yapılma-
sının nedeni, kaliteli hizmet almak ve bütçeden tasarruf etmektir. Bu
kuruluşların ağır ve katı yönetim anlayışına sahip olmadıkları görül-
mektedir. Avusturya’daki bütün sivil toplum kuruluşları üst bir ku-
rum altında birleşmiştir.
28
Avusturya’da mağdura yardım Weisser Ring isimli bir sivil top-
lum kuruluşu tarafından yapılmaktadır. Bu kuruluşun yirmi dört saat
hizmet veren telefon hattı bulunmaktadır. Tüm Avusturya’dan ara-
malar ücretsiz yapılmaktadır. Telefonlarda psikologlar danışmanlık
hizmeti vermektedir. Yardım isteyen kişinin kadın veya çocuk olması
halinde ilgili grup hakkında kendilerine bilgi verilmektedir. Ücretsiz
telefon hattında başvuran kişinin, isim ve kimlik bildirmesi zorunlu
değildir.
Weisser Ring kuruluşunun bütçesi 750.000 Avro’dur. 4.000 davaya
refakat hizmeti yapmaktadır. Dört personel çalışmaktadır. Giderlerin
bir kısmı üyelik aidatlarından sağlanmaktadır.
Weisser Ring’in Avusturya’nın dokuz eyaletinde şubesi bulun-
maktadır. Merkezi Viyana’dadır. Bu sivil toplum kuruluşunun üç yüz
28
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Ça-
lışma Ziyareti Raporu, 28 Şubat 2008 tarihinde emekli hakim, Weisser Ring Başkanı
Jesionek ile yapılan görüşme, rapor yayınlanmamıştır.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
268TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
gönüllü çalışanı bulunmaktadır. Personel yapısına bakıldığında üç
ayrı çalışanın olduğu görülmektedir. Bunlar;
a. Psikolog, sosyal hizmet uzmanı ile doktorlar,
b. Hukukçular,
c. Emniyet görevlileridir. Örneğin; Viyana Emniyet Müdür Yar-
dımcısı bu sivil toplum kuruluşunun başkan yardımcısıdır.
Mağdurların resmi kurumlara, başvuruda zorluk çekmeleri nede-
niyle öncelikle bu konuda kendilerine yardımı dokunmaktadır.
Mağdurun polise başvurması halinde emniyet mensupları tarafın-
dan bu sivil toplum kuruluşu hakkında kendilerine bilgi verilmekte-
dir.
İçişleri Bakanlığı’nca alınan bir karar ile ilgili olarak, polisler ken-
dilerine başvuran mağdurlara Weisser Ring’e başvuru yapıp yapma-
dıklarını sormakta, başvuru yapmayanlar hakkında mağdurun kimlik
ve iletişim bilgilerinin bu kuruma verilip verilemeyeceği sorulmakta-
dır. Ancak aile şiddet söz konusu olduğunda polis bu bilgileri mağdu-
ra sormadan doğrudan ilgili sivil toplum kuruluşuna vermektedir.
Bu sivil toplum kuruluşu, parlamentoda lobi çalışmalarında bu-
lunmaktadır. Bu çalışmalar sonunda Ocak 2008 yılında yürürlüğe
giren bir kanun yapılmıştır. Bu kanunun en büyük özelliği duruşma
sırasında her mağdurun hukukî yardım talep edebilmesidir. Ayrıca,
bütün mahkemelerde, bütün ifade alınan yerlerde tercüman talep edi-
lebilecektir. Mağdurlara, hakları konusunda bilgi vermek zorunludur.
Polis veya hakim mağduru bu konuda bilgilendirmemesi halinde so-
rumluluk altına girmektedir. Bu kanun hukuk çevresinde çok geniş
yankı yaratmıştır. Ayrıca İçişleri Bakanlığı yayınladığı bir genelge ile
kolluk tarafından mağdurlara bu konuda bilgi verilmesini istemiştir.
Mağdura yardım konusunda ekonomik durumu kötü olanlara
destek sağlanmaktadır. Bu destek doğrudan para yardımı şeklinde ol-
mamaktadır. Ancak, Weisser Ring’in özel ve kamu tüm kurumlarla
ilişkileri nedeniyle bu destek ilgili kurumlar aracılığı ile sağlanmakta-
dır. Örneğin; sigortası olmayan yaralıya tedavi hizmetleri, mali gücü
yerinde olmayanlara alış-veriş kuponları verilmektedir.
Mağdura yardım kapsamında, cenaze giderleri karşılanmaktadır.
Bu giderler, ortalama 2.200 Avro tutmaktadır. Bu para, derhal ilgiye
makaleler Vehbi Kadri KAMER
269TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
yapılmakta daha sonra sivil toplum kuruluşu tarafından devletten
alınmaktadır.
Yine ekonomik durumu iyi olmayan ve sürekli korku yaşayan ka-
dınlara bir telefon firmasının bu sivil toplum kuruluşuna verdiği hedi-
ye telefonlar dağıtılmaktadır.
Weisser Ring’in bulunduğu aşamaya gelmesi, otuz yılı bulmuştur.
Şu anda bu kurum bilimsel çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır.
Mağdurlara anketler düzenlenmektedir.
Weisser Ring’in denetimli serbestlik hizmetleri ile birleşmesi öne-
risi, Adalet Bakanlığınca kabul edilmemiştir. Mağdurların, suçlular ile
aynı kurumdan hizmet alması uygun bulunmamıştır. Ayrıca bu konu-
da yapılan bilimsel araştırmalar, aynı sonucu vermiştir.
Avusturya’da aile içi şiddet mağdurlarına yardım önem taşımak-
tadır. Evde, eşleri ve arkadaşları tarafından şiddete uğrayan kadınla-
rın durumu, özel değil kamu alanını ilgilendiren bir durumdur. Bu
kapsamda, şiddete uğrayan kadınlara mahkemelerde refakat edilmek-
te, psiko-sosyal alanda destek verilmektedir. Ayrıca, çocuklara özel
önem verilmektedir. Aile içi şiddet nedeniyle, mağdur ve sanığın çoğu
zaman aynı ortamı paylaşmaları uygun olmamaktadır. Bu durumda,
sanık evden uzaklaştırılmaktadır. Kanun ilk yürürlüğe girdiğinde top-
lumsal bir direnç oluşmuştur. Ancak şu anda, şiddet uygulayan kişi-
nin yani sanığın, evden uzaklaştırılmasına karar verilmektedir.
29
Bu konuda önemli olan şiddete maruz kalan kadınların zarar gör-
mekten çekinmeleri nedeniyle, zamanında şikâyetçi olmadıkları gö-
rülmektedir. Bu kapsamda, kendileri motive edilmektedir.
Şiddete uğrayan kadınlar ve çocuklarına terapi hizmetleri veril-
mektedir.
Kadın sığınma evlerinde yapılan araştırmada, bu evlerde bulunan
daha önce aile içinde şiddet görmüş kadınların %25’inin eve geri dön -
dükleri belirlenmiştir.
Avusturya’da ceza hukukunda uzlaşma kurulunun aile içi şiddet
suçlarında uygulanmaması gerektiği değerlendirilmektedir. Bunun
29
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Çalış-
ma Ziyareti Raporu, 28 Şubat 2008 tarihinde Andrea Brem, Kadın Savunma Evleri
Başkanı ile yapılan görüşme, rapor yayınlanmamıştır.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
270TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bir yönüyle, uzlaşmayı kabul etmeyen
kadının yargılama aşamasındaki durumu olumsuz değerlendirilmek-
te, ikinci yönüyle uzlaşmanın kabul edilmesi halinde aile içi şiddetin
özel alanı ilgilendiren bir konu olarak değerlendirilmesi sağlanmak-
tadır. Sonuç olarak aile içi sorunların konusu mali ise uzlaşma kapsa-
mında olmalı, şiddet varsa bu kapsamda olmamalıdır. Ancak bunun
bir başka sonucu da aile içi şiddetin uzlaşma kapsamında olmaması
halinde taraflardan biri ceza infaz kurumuna girmekte, yaralama var-
sa tedavi ve rehabilitasyon giderleri yüksek olması nedeniyle aile eko-
nomik olarak sıkıntıya girmektedir.
Avusturya’da 164 kapasiteli, dört kadın sığınma evi bulunmakta-
dır. Bunun dışında ailesine dönmeyecek kadınlar için on ev bulunmak-
tadır. Bu evler tarafından yılda 600 kadına barınma hizmeti verilmekte
ayrıca 6.000 üzerindeki kadına danışma hizmeti verilmektedir.
Evden uzaklaşma cezaları 20 günlük süre içinde verilmektedir.
Mahkemenin bu süreyi uzatma yetkisi bulunmaktadır.
Polislerin eğitiminde, mağdura yardım konusunda ders verilmek-
tedir. Ayrıca paneller düzenlenmektedir.
Kadın sığınma evlerinin bütçesi 4.000.000 Avro’dur. 80 kişi çalış-
maktadır. Bu bütçe, belediyelerin kadın bölümünden alınmaktadır.
2006 yılında, 11.601 kadına destek sağlanmıştır. 7.235 kişi hakkın-
da polis evden uzaklaştırma cezası infaz etmiştir.
1957 yılında Neu Start kurulmuştur. Kar amacı gütmeyen bir sivil
toplum kuruluşu olup, Avusturya’da denetimli serbestlik hizmetleri ve uz-
laşma bu kurum tarafından yerine getirilmektedir. Avusturya’da uzlaşma
hizmetleri kabul önce, suç işleyen gençlerin büyük bir bölümünün
yargılaması tutuklu olarak yapılıyordu. Tutuklu gençlerin bir kısmı
ceza infaz kurumlarında disiplini bozan hareketlerde bulunuyor, bu
hareketler polis tarafından çok sert bastırılıyordu. Gençlerin ülkenin
geleceği kabul edilmesi nedeniyle bu konuda çalışmalar yapılmıştır.
30
Neu Start tarafından, 40 bin gence hizmet verilmektedir. 606 sos-
yal hizmet uzmanı ile 775 gönüllü çalışan bu kurumda çalışmaktadır.
30
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Ça-
lışma Ziyareti Raporu, 28 Şubat 2008 tarihinde Neu Start, Dr. Christoph KOSS ile
yapılan görüşme, rapor yayınlanmamıştır.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
271TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Adalet Bakanlığı tarafından 34 milyon 500 Avro’luk bir bütçe sağlan-
maktadır.
Bütçenin %88’ini Adalet Bakanlığı sağlamaktadır. Kar amacı güt-
meyen bir dernektir.
Neu Start, görevleri dokuz başlık altında incelenebilir. Bunlar;
a. Mahkemelerce verilen denetimli serbestlik kararlarını yerine
getirmek,
b. Cumhuriyet savcılığınca gönderilen uzlaşma dosyalarını infaz
etmek,
c. Uyuşturucu madde rehabilitasyonu konusunda çalışmalar
yapmak,
d. Gençler ile ilgili programlar düzenlemek,
e. Barınma evi hizmeti vermektir.
Yukarıda sayılan çalışmaların hangi kurum ya da kuruluş tarafın-
dan yerine getirileceği, Avrupa’da uzun yıllar tartışılmıştır. Ancak ge-
nel kanaat, bu hizmetlerin devlet tarafından yerine getirilmesi doğrul-
tusundadır. Ancak Avusturya, Hollanda ve İsviçre’deki bazı kantonlar
farklı uygulamalar yapılmaktadır.
Bu konuda, ikinci tartışma konusun verilen hizmetlerin profes-
yoneller tarafından mı yoksa gönüllü çalışanlar tarafından mı yerine
getirileceğidir. Avusturya’da kabul gören görüş, hizmetlerin büyük
bir kısmının profesyoneller tarafından yerine getirilmesi ancak gönül-
lü çalışanlardan da destek alınması yönündedir. Bu noktada, gönüllü
çalışanlar toplumda kabul edilmemiz için lobi faaliyetleri yürütmek-
tedir.
Son olarak, verilen hizmetlerin bir kurum tarafından mı yoksa
birden fazla kurum tarafından mı yerine getirileceğidir. Avusturya’da
uzlaşma hizmetleri tek kurumda yani Neu Start tarafından yerine ge-
tirilmektedir.
Neu Start’ın vizyonu, kriminel sorunların üzerine giderek sorunu
büyütmeden çözmektir. Her suçlu için Neu Start bir şanstır. Parolası,
yardımımız emniyettir.
2007 yılında, Avusturya’da 229.968 kişi hakkında soruşturma ya-
pılmıştır. Bu kişilerden 104.161’i hakkında dava açılmıştır. 43.414 kişi
Vehbi Kadri KAMER makaleler
272TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
yargılanmış, 51.801 sanığın yargılanmasına ara verilmiş, 30.592 kişi
hüküm almıştır.
2006 yılında, mahkeme kararlarının sonucuna bakıldığında, dava-
ların %18’i olan 9.360 dava arabuluculuk ile sonuçlandırılmıştır. %5’i
olan 2.508 dava ücretsiz çalışma cezası, %4’ü olan 2.035 dava hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanmıştır. Cumhuri-
yet Savcılığına baktığımızda, soruşturmaların %45’i olan 23.150 dosya
para cezası, %28’i olan 14.748 dosya kamuya davasının açılmasının er-
telenmesi kararıyla bitirilmiştir.
Avusturya’da uzlaşmanın gerçekleşebilmesi için;
a. Sanığın ağır bir suç işlememesi,
b. Yetişkinlerde beş yılı, gençlerde
31
on yılı geçmeyen bir suç ol-
ması,
c. Ölüm olayının gerçekleşmemiş olması,
gerekmektedir.
Arabuluculuk hizmetlerine baktığımızda, sanığın suçu kabul et-
mesi ve zararı tanzim etmek istemesinin ön şart olduğu görülmektedir.
Ayrıca, mutlaka sanık ile mağdur arasında bir suç olmalıdır. Örneğin,
aracı hasar gören bir kişinin zararı sigortadan tanzim etmesi halinde
mağdurun şikayetçi olmaması durumunda bu arada arabuluculuk söz
konusu olmamaktadır.
Arabuluculuk hizmetlerinde üniversite mezunu sosyal hizmet
uzmanlarından yararlanılmaktadır. Bazı hallerde, psikologlar, hukuk-
çular veya pedagoglar devreye girmektedir. Önemli olan görevlinin
sosyal alanda tecrübeli olması ve iyi bir eğitimden geçmesidir.
Avusturya’da, arabuluculuk okulu bulunmaktadır. Bu okulu biti-
ren ve Neu Start’da göreve başlayan personel, bir yıl tecrübeli perso-
nel ile birlikte çalışmaktadır. Okulda eğitim iki yıl ile üç yıl arasında
devam etmektedir.
Yılda, uzlaşma kapsamında 9.000 davaya bakılmakta ayrıca
Avusturya’da yılda 17.000 kişi mağdur olmaktadır.
31
Ceza sorumluluğu olarak konuyu değerlendirdiğimizde, 14-18 yaş grubu genç, 18-
21 yaşı grubu yetişkin olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, 14 yaşın altın-
daki çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
273TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Avusturya’da uzlaşma kurumu 1985 yılında sadece gençler için
başlatılmıştır. Bu tarihten bugüne kadar 200 bin kişi uzlaşmadan ya-
rarlanmıştır. Başarı oranlarına bakıldığında yetişkinlerde %72, çocuk-
larda %84 tür. Uzlaşmanın sağlanabilmesi için 2.000.000 Avro harcan-
mıştır.
En fazla yaralama olaylarında uzlaşma karşımıza çıkmaktadır. Bu
suçun uzlaşama içindeki oranı %65’dir. Viyana Üniversitesi tarafın-
dan yapılan bir araştırmada başarılı uzlaşma ile sonuçlanan davalar-
da sanıkların son üç yıl içinde sadece %10 unun yeniden suç işlediği
görülmüştür. Bu kapsamda, mahkemeler tarafından ceza verilenlerin
yeniden suç işleme oranının %22 olduğu belirlenmiştir.
Neu Start sadece suç konusunda değil, suça neden olan olaylar
konusunda çalışmaktadır. Bu kapsamda,
a. İkili ilişkilerde ortaya çıkan şiddet,
b. Aile ve akrabalar arasındaki uyuşmazlık,
c. Komşular arasındaki anlaşmazlık,
d. Okul, üniversite ve işyerlerindeki uyuşmazlık,
e. Kahve, lokal ve lokanta gibi yerlerdeki uyuşmazlık,
f. Okullar, gruplar arasındaki uyuşmazlık,
g. Birbirini daha önce tanımayan yani tesadüfen aynı alanda bu-
lunanlar arasındaki uyuşmazlık
üzerinde çalışılmaktadır.
Mağdurlarla yapılan anketlerde, mağdurların %75’inin tekrar
uzlaşmaya gideceklerini, %10 unun gitmeyeceğini, %15 inin kararsız
olduğu belirlenmiştir. Bu oranlar içinde uzlaşma işlemleri olumsuz
sonuçlananlarda bulunmaktadır. Uzlaşma kapsamını her dosya ayrı
ayrı değerlendirilerek belirlenmekte; %95’i savcı %5’i hakim tarafın-
dan karar verilmektedir. Uzlaşma üç ay içinde sonuçlandırılmalıdır.
Bu sürecin sonuçlandırılamaması durumunda üç aylık ek süre istene-
bilmektedir.
Uzlaşma masraflarının büyük bir kısmı, sanık tarafından karşılan-
maktadır. Yaklaşık bu miktar 250 Avro civarındadır. Bu para mahke-
meye ödenmektedir.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
274TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Neu Start’ın oniki merkezi bulunmaktadır. Uzman başına düşen
dava sayısı 170’tir. Bazı davalarda mağdur kabul etse dahi uzman uz-
laşmayı uygun görmeyebilmektedir.
Avusturya’da mağdur ile ilgili Weiser Ring, Neu Start dışında Lu-
dwig Boltmann İnstitut isimli kuruluş çalışma yapmaktadır. Bu kuru-
luş 1992 yılında kurulmuştur. Üniversiteleri de çok yoğun çalışmalar
yapmaktadır. Bugün geldiği noktaya baktığımızda Avusturya’nın en
büyük ve saygın insan hakları kurumudur.
32
Ludwig Boltmann İnstitut’de 40 kişi çalışmaktadır. Bu kurumun
amacı bilimsel çalışma ile uygulama arasında köprü kurmaktır. Ayrı-
ca, sürekli güncel sorunlar ile ilgili araştırma yapılmaktadır. Yapılan
araştırmalar sonunda ilgili kurumlara mevzuat önerileri sunulmakta-
dır. Bu çalışmalar devam ederken bir yandan da toplumun bilgilendi-
rilme çalışmalarına özel önem verilmektedir.
33
Çok geniş alanda yapılan çalışmalar sırasında birçok ülkenin sivil
toplum kurum ve devlet kuruluşlarıyla işbirliği yapılmaktadır. İnsan
hakları, mağdurun korunması gibi konularda yayınlar yapılmaktadır.
İnsan hakları ve gelişmekte olan ülkelerdeki insan hakları, işve-
renlerin insan hakları konusundaki ihlalleri mülteciler, kadın ve ço-
cukların durumu gibi konularda çalışmalar yapılmaktadır. Bugüne
kadar Avrupa Birliği üyeleri ile aday ülkeler arasında on dört projeye
katılmıştır. Bunlardan on tanesi de liderlik, dördünde ortaklık göre-
vinde bulunmuştur. Bu projelerden ikisi Türkiye’de gerçekleşmiştir.
Birincisi; polisin ifade alma usulleri, ikincisi; insan ticareti ile mücade-
ledir.
34
32
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Çalış-
ma Ziyareti Raporu, 29 Şubat 2008 tarihinde Ludwig Boltmann İnstitut’de Prof. Dr.
Hannes Tretter ile yapılan görüşme, rapor yayınlanmamıştır.
33
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Çalış-
ma Ziyareti Raporu, 29 Şubat 2008 tarihinde Ludwig Boltmann İnstitut’de Susanne
Fraczek ile yapılan görüşme, rapor yayınlanmamıştır.
34
Birinci proje Emniyet Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu projede
ortağımız, Alman Uluslar arası İnsan Hakları Vakfı idi. Projenin amacı, kolluğun
araştırılmasının geliştirilmesi idi. Sonuçta, Avrupa’da kolluğun ifade alma odala-
rına benzer 30 ifade alma odası Türkiye’de yapılmıştır. Projenin iki bileşeni bulun-
maktadır. Birinci bileşen; polisin teknik imkânlarının geliştirilmesi, ikincisi ise; ilgili
kurumlar ile ilgili çalışmalardır. Eğitim çalışmaları kapsamında, 30 kolluk görevlisi
eğiticilerin eğitimi konusunda eğitimini tamamladıktan sonra, 200 kolluk görevlisi
eğitici olarak eğitim aldı. Bu eğiticiler tarafından 2 bin polis eğitildi.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
275TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Avusturya’da aile içi şiddet konusunda bir kanun bulunmaktadır.
Bu kanunda, mağdurun sanığa karşı birçok hakkı vardır. Ancak bu
kanuna rağmen birçok sorun çözülememiştir.
35
Avusturya’da mağdur profili incelendiğinde, en fazla mağdurun
aile içinde kadın ve çocuklar olduğu görülmektedir. Kanunun en za-
yıf olduğu nokta burada kendini göstermektedir. Çünkü kanunun
hedefinin yetişkinler olduğu, çocuklar için özel imkanlar getirmediği
görülmektedir. Kanunun en önemli getirdiği yenilik, şiddete uğrayan
kişinin başvurması halinde şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştı-
rılmasıdır. Bu halde, ilgili on gün süreyle evden uzaklaştırılmaktadır.
On gün sonunda tekrar şiddet uygulama ihtimali var ise mahkeme ka-
rarıyla bu süre uzatılmaktadır.
Bu yetki, kanun ile çocuklara da verilmiştir. Ancak hangi çocuk-
ların, bu başvuru hakkını kullanacağı konusunda tereddütler bulun-
maktadır.
Çocuğun şiddete uğraması halinde, Gençlik Dairesi tarafından ço-
cuk ailesinden alınmakta ve bir kuruma verilmektedir.
Yasada, şiddete uğrayan kişilerin Avusturya’da yasal oturma izni
olmaması halinde yapılacak işlemler bakımından eksiklikler bulun-
maktadır.
Yine suçtan zarar görenlere ceza mahkemelerinde refakat söz
konusu olduğu halde, hukuk davalarında böyle bir uygulamanın ol-
maması kanunun eksikliğidir. Yine kanunun başka bir eksikliği, aile
içi şiddet nedeniyle yapılan başvuruların %75’inin uzlaşma için ilgili
kuruma gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu fiilin özelliği gereği uzlaş-
ma kapsamı dışında kalması gerekmektedir. Ancak burada başka bir
sorun ortaya çıkmaktadır. Mahkemece, aile içi şiddet nedeniyle para
cezasına hükmedilmesi halinde bu cezada daha değişik sorunlara yol
açmaktadır.
Başka bir uygulamada, kamu davasının açılmasının ertelenmesi
kararı ile birlikte deneme süresi verilmesidir. Deneme süresinde, sa-
nıkların devam etmesi gereken programlar, kurslar belirlenmektedir.
35
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan Çalış-
ma Ziyareti Raporu, 29 Şubat 2008 tarihinde Ludwig Boltmann İnstitut’de Helmut
SAX ile yapılan görüşme, rapor yayınlanmamıştır.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
276TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Aile içi şiddet konusunda, mağdurların ve bunların haklarını ko-
ruyan derneklerin karar sürecinde olması ve görüşlerinin alınması çok
önemlidir.
Bu konuda, sadece kolluğun duyarlı olması değil, savcıların ve
hâkimlerin aynı duyarlılıkla aile içi şiddete yaklaşmaları ve şiddetin
meydana geliş nedenlerini iyi araştırmaları gerekmektedir. Aksi tak-
dirde, para cezası gibi etkin olmayan cezalar verilmektedir.
Kollukta ve mahkemelerde suçtan zarar görenlere danışmanlık
hizmetini avukat stajyerleri ile hukuk bilgisi olanlar vermektedir.
VI. Avrupa Ülkelerinde Mağdura Yardım ve
Maliyeti Konusunda İstatistikler
2006 yılında;
Avusturya’da; 962 mağdura, 4 personel ve 240 gönüllü çalışan ta-
rafından 500.000 Avroluk,
Belçika’da; 9887 mağdura, 61 personel ve 150 gönüllü çalışan tara-
fından 3.070.000 Avroluk,
Çek Cumhuriyetinde; 8.492 (1.009’u yüzyüze, 7.483’üne telefon
yoluyla) mağdura, 6 personel ve 180 gönüllü çalışan tarafından 496.453
Avroluk,
Danimarka’da; 6.000 mağdura, 300 gönüllü çalışan tarafından
250.000 Avroluk,
İngiltere ve Galler’de; 1.386.915 mağdura, 375.000 tanık ve 12.000
telefon görüşmesi, 2.000 personel ve 9,000 gönüllü çalışan tarafından
60.000 Avroluk,
Estonya’da; 4.394 mağdura, 6 personel ve 110 gönüllü çalışan tara-
fından 32.000 Avroluk,
Filandiya’da; 4.500 mağdura, 16 personel ve 315 gönüllü çalışan
tarafından 900.000 Avroluk,
Almanya’da; 9.919 mağdura, 88 personel ve 3.000 gönüllü çalışan
tarafından 4.889.075 Avroluk,
Macaristan’da; 648 mağdura, 15 personel ve 36 gönüllü çalışan ta-
rafından 34.000 Avroluk,
makaleler Vehbi Kadri KAMER
277TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Malta’da; 64 mağdura, 1 personel ve 33 gönüllü çalışan tarafından
24.000 Avroluk,
Hollanda’da; 101.760 mağdura, 300 personel ve 1.500 gönüllü çalı-
şan tarafından 15.500.000 Avroluk,
Norveç’te; 1.232 mağdura, 18 personel tarafından 730.459 Avro-
luk,
Portekiz’de; 13.500 mağdura, 44 personel (26’sı tam gün, 18’i ya-
rım gün) ve 200 gönüllü çalışan tarafından,
İskoçya’da; 95.000 mağdura, 75.000 tanığa, 180 personel ve 1.000
gönüllü çalışan tarafından 6.300.000 Avroluk,
Slovakya’da; 1.978 mağdura, 56 personel (5’i tam gün, 51’i yarım
gün) ve 7 gönüllü çalışan tarafından 106.000 Avroluk,
Slovanya’da; 148 mağdura (52 bayan, 64 çocuk, 32 erkek), 7 perso-
nel ve 7 gönüllü çalışan tarafından 250.000 Avroluk,
İsveç’te; 49.000 tanık ve mağdura, 58 personel ve 2.000 gönüllü
çalışan tarafından 1.500.000 Avroluk,
yardım yapılmıştır.
36
VII. Değerlendirme
Mağdur merkezli yaklaşım ve programların yedi amacı bulun-
maktadır. Bunlar;
a. Suçun önlenmesi ve bu yolla suç mağduriyetinin ortadan kalk-
ması,
b. Suçla ilgili endişe ve kaygıların ve suç mağduru olma korkusu-
nun ortadan kalması,
c. Suç mağduriyetiyle mücadele konusunda vatandaşların kendi-
ni koruma dürtüsünün ve toplumsal sorumluluk bilincinin geliştiril-
mesi,
d. Suçun mağdurlar üzerinde meydana getirebileceği olumsuz et-
kilerin ortadan kaldırılması veya en az seviyeye indirilmesi,
36
Victim Support In Europe, Avrupa’da Mağdur Destekleri, www.victimsupportsco.
org.uk/object/download.cfm, 18 Mart 2007, saat 21:00.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
278TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
e. Suçun mağdurlarına; sosyal, psikolojik, ekonomik ve hukuki
yardımlarda bulunulması,
f. Suç mağdurlarının toplum hayatına kazandırılması,
g. Toplumsal barışın sağlanmasıdır.
37
Mağdurlara yardım konusunda dünyada yapılan çalışmalara pa-
ralel olarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda soruştur-
ma ve kovuşturma aşamasında mağdura önemli haklar verilmiştir.
Bu yasal düzenlemelere paralel olarak 3 Temmuz 2005 tarihli ve
5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Ku-
rulları Kanunu ile mağdurlara yardım kurumsal bir yapıya sahip ol-
muştur. Anılar Kanun gereğince Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevle-
ri Genel Müdürlüğü bünyesinde 15 Ağustos 2005 tarihinde Denetimli
Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı kurul-
muş ve Daire Başkanlığı’na bağlı Koruma ve Yardım Şubesi çalışmaları-
na başlamıştır.
38
Merkez teşkilatın dışında Ocak 2006 yılında 133 merkezde kuru-
lan denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüklerinde ko-
ruma ve yardım birimi oluşturulmuştur. Mağdurların yardım talepleri
bu birim tarafından incelenmeye ve değerlendirilmek üzere koruma
kuruluna iletilmeye başlanmıştır.
Koruma kurullarınca yapılan değerlendirme sonunda mağdura en
uygun yardım yapılmaktadır.
Yapılan bu çalışmalar ile birlikte, mağdurlar ile yapılan çalışma-
ları geliştirmek amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nce
hazırlanan “Türk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Çocuklar ve Mağdur-
larla İlgili Çalışmaların Geliştirilmesi” Projesi hazırlanarak 16 Mart 2007
tarihinde Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu’na sunulmuştur.
37
Aytekin, Geleri, Türkiye’deki Suç Mağdurlarına Yardım ve Destek Mekanizmaları,
Suç Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2006, s. 194.
38
Ülkemizde kurulan denetimli serbestlik sistemi ile ilgili ayrıntılı bilgi http://www.
cte-dsm.adalet.gov.tr/ adresinden alınabilir. Son derece güncel bilgiler bulunan bu
web sayfasını 8 Aralık 2006 tarihinden bugüne 122.000 kişi ziyaret etmiştir. Yine
aylık elektronik ortamda çıkan denetimli serbestlik dergisinde denetimli serbestlik
hizmetleri ile ilgili bilgi verilmektedir. Bu derginin 18 Mart 2007 tarihi itibariyle ilk
üç sayısını 11.000 kişi incelemiştir.
makaleler Vehbi Kadri KAMER
279TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
2008 yılında başlaması ve yirmi dört ay sürmesi planlanan iki milyon
avroluk proje kabul edilmiştir.
Proje kapsamında önce suçtan zarar görenler ile ilgili analiz çalış-
ması yapılacaktır. Analiz sonunda öncelikle denetimli serbestlik per-
soneline mağdurlara çalışma konusunda “temel eğitim” verilecektir.
Ayrıca mağdurlarla ile ilgili programlar oluşturulacak ve bu program-
ların eğitimi personele verilecektir. Eğitimlere konularında deneyimli
yabancı uzmanlar katılacak ayrıca personelimiz yurt dışına çalışma
ziyareti gerçekleştirerek uygulamaları yerinde görme imkanına sahip
olacaktır.
KAYNAKLAR
Akdemir, Süleyman, Ceza Hukukunda Mağdurun Korunması, İzmir, 1988, s.7,
Uruşak, Uğur, Suç Mağdurunun Korunması, İstanbul Üniversitesi Adlî Tıp
Enstitüsü Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul
1992.
Aytekin, Geleri, Türkiye’deki Suç Mağdurlarına Yardım ve Destek Mekaniz-
maları, Suç Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2006.
Bacanlı, Mehmet Rıfat, Ceza Muhakemesinde Mağdurun Korunması, Gazi
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı,
Ceza ve Ceza Usul Hukuku Bilim Dalı, Master Tezi, Ankara, 2007, s.75,
http://tez2.yok.gov.tr/tezjic/tez.htm, 17 Mart 2007, saat:16:54.
Bahar, İbrahim, Halil, Mağduriyet Bilimi, Mağduriyetin Etkisi ve Mağduriye-
te Yönelik Çalışmalar, Suç Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2006.
Dönmez, Sulhi, Erman, Sahir, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, Cilt:2, İstanbul,
1986.
Joutsen, Matti, Shapland, Joanna, Report On An Hoc Working Group Meeting,
Heuni Publucation Series No:16, Helsinki, 1989.
Joutsen, Matti/Lahti, Raima, Finland Criminal Justice Systems in Europe and
North America (HEUNİ; European Institute for Crime Prevention and
Control, affiliated with the United Nation), Helsinki 1997.
Kamer, Vehbi Kadri, 26-29 Şubat 2008 Tarihleri Arasında Avusturya’ya Yapılan
Çalışma Ziyareti Raporu,
Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet Yayınevi,
Ankara, 2007, Birinci Baskı.
Özbek, Mustafa, Çağdaş Ceza Adaleti Sistemlerinde Alternatif Çözüm Arayışları
ve Arabuluculuk Uygulaması, http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q
=%22Denetimli+ Serbestlik+%28 Probation%29%22ta, 2 Kasım 2006, saat
07:17.
Vehbi Kadri KAMER makaleler
280TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Özbek, Veli Özer, Ceza Hukukunda Suçtan Doğan Mağduriyetin Giderilmesi, Do-
kuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Bölümü,
Doktora Tezi, Danışman Öztürk, Bahri, İzmir, 1995.
Özok, Özdemir, 2006-2007 Yargı Yılı Açılış Konuşması, Yargıtay Dergisi, Ekim
2006, Cilt:32, Sayı:4.
Shapland, Joanna, Producing Change For Victims In The Criminal Justice System
The U.K Experience, Heuni Publucation Series No:16, Helsinki, 1989.
Şiddet Suçu Mağdurlarına Tazminat Ödenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi,
http://www.avrupakonseyi.org.tr/, 8 Mart 2008, saat:20;24.
Victim Support In Europe, Avrupa’da Mağdur Destekleri, www.victimsupports-
co.org.uk/object/download.cfm, 18 Mart 2007, saat 21:00.
Yılmaz Zekeriya, Ceza Muhakemesinde Mağdur Hakları, Davaya Katılma,
Yargılama Giderleri İle Mağdurun veya Suçtan Zarar Hukuk Muhake-
melerinde Açabileceği Maddi ve Manevi Tazminat Davaları, Seçkin Ya-
yınevi, Ankara, 2007.