.ı.
-
Prof. Dr. M. Kamil MUTLUER
N. Nilay DAYANÇ KUZEYLİ
VERGi
•
HUKUKU
GENEL VE O
••
ZEL HU
••
KU
••
MLER
�®
'7ETKIN
�AY1NLAR1
Vergi Teorisi ile lıişkilcııdirilmiş
VERGİ HUKUKU
GENEL VE ÖZEL HÜKÜMLER
-----
ÖDEılfELİ İSTEME VE GENEL DAĞITIM
----- YETKİN Basım Yayım ve Dağıtım A.Ş.
• Strasburg Caddesi No: 31/A 06430 Sıhhiye/ ANKARA
: Tel: O (312) 23 l 42 34 (35)-232 03 43 Faks: 229 87 85
'. Şube: Abide-i Hürriyet Cad. No: 158 34381 Şişli/ İSTANBUL
•
Tel: O (212) 234 50 56 (57) Pbx Faks: O (212) 234 50 58
e-mail: yetkin@yetkin.com.tr http://www.yetkin.com.tr
Yayınevi Sertifika No: 13974
Yayın Kodu: ISBN 978-605-05-0446-0
© Yetkin Yayınları 2019
Dizgi: YETKİN Elektronik Yayımcılık Sistemleri
Baskı: YETKİN BASIMEVİ
Kazım Karabekir Caddesi No: 95/7-8-1O
Tel: O (312) 341 00 06 06060 ANKARA
Matbaa Seıtifıka No: 13989
11. Knmil l1UTLUER N. Nilay DAYANÇ l(UZEYLt
VERGİ TEORİSİ İLE İLİŞKİLENDİRİLMİŞ
VERGi
•
HUKUKU
GENEL VE ÖZEL HÜKÜMLER
ANKARA 2019
M. KAMİL MUTLUER
1936 yılında Eskişehir'de doğdu. l 959'da İstanbul İktisadi ve Ticari
İlimler Akademisi (Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi)'ni bitirdi. 1967 yılında da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakül-
tesi'nden mezun oldu. 1969-1970 yılları arasında Londra'da bulundu.
Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (Anadolu Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi)'nde doktora, doçentlik ve profesör-
lüğe yükseldi. Aynı eğitim kurumunda Öğretim Üyesi ve Akademi
Başkan Yardımcısı görevlerinde bulundu. 1982-1986 yılları arasında
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde Dekan
ve Maliye Bölüm Başkanı, 1986-1987 yılları arasında Yükseköğretim
Kurulu ve 1987-1997 yıllarında da Yükseköğretim Yürütme Kurulu
Üyeliği görevlerini yaptı. 1997-1998 yıllarında Başkent Üniversi-
tesi'nde Öğretim Üyeliği, Hukuk Fakültesi Dekanlığı ve Rektör Yar-
dımcılığı görevlerini yürüttü. 1998-2001 yılları arasında TC Sayıştay
Başkanlığı görevinde bulundu. 2001-2003 yıllarında Çankaya Üniver-
sitesi Rektörlüğü yaptı. 2003-2007 yıllarında da İstanbul Bilgi Üniver-
sitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Ufuk Üniversi-
tesi Mütevelli Heyet Üyeliği yaptı ve Tepe Holding yönetim kurulu
üyeliği görevinde bulundu. 2004-2018 yıllan arasında Bilkent Üniver-
sitesi Hukuk Fakültesi 'nde Öğretim Üyesi olarak görev yaptı ve "Vergi
Hukuku", "Kamu Maliyesi" ve "Bütçe Hukuku" derslerini verdi. Bu
arada bazı kamu kuruluşlarında idari görevlerde bulundu. Erdoğan
Öner ve Ahmet Kesik ile birlikte yazdığı Bütçe Hukuku kitabı ile Tü-
rkiye Bilimler Akademisi'nin 2009 yılının en iyi ders kitabı ödülünü
kazandı. Aynı şekilde ortak olarak yazılan Teoride ve Uygulamada
Kamu Maliyesi adlı kitap ile de Türkiye Bilimler Akademisi 'nce düzen-
lenen 2009 yılının en iyi ders kitabı yarışmasında Mansiyon Ödülü'ne
layık görüldü. Daha sonra, yine Erdoğan Öner ile birlikte yazmış
olduğu Teoride ve Uygulamada Mahalli İdareler Maliyesi adını taşıyan
kitapla, aynı kurumdan alanında 201O yılının en iyi ders kitabı ödülünü
aldı. Alanında çok sayıda kitap ve makale yazdı. Öte yandan, sözü edi-
len süreler içerisinde birçok üniversitede dersler verdi, çeşitli görevler
yürüttü ve bilimsel çalışmalar yaptı.
Avukatlık ve yeminli mali müşavirlik mesleğine de sahip olan
Mutluer, evli ve iki çocuk sahibidir.
5
N. NİLAY DAYANÇ KUZEYLİ
1989 yılında Ankara'da doğdu. 1995-2006 yılları arasında ilk, orta
ve lise öğrenimini TED Ankara Koleji'nde tamamladı. 2006 yılında,
Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 'ni kazandı. 201O yılında lisans
eğitimini tamamladıktan sonra, Kw1talp-Arkan-Pekgüçlü Ortak
Avukatlık Bürosu 'nda avukatlık stajına başladı. Yine 201O yılında
Bilkent Üniversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü'ne bağlı
Ekonoıni Hukuku Yüksek Lisans Programı'na başladı.2011 yılında bir
yıl süren avukatlık stajını tamamlayarak Ankara Barosu'na kaydoldu.
Yine aynı yıl avukatlık stajı ile eşzamanlı olarak takip ettiği Bilkent
Üniversitesi Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Programını da başarıyla
tamamlayarak, LL.M. derecesini elde etti. 2011-2013 yılları arasındaki
iki yıllık süreçte özellikle sözleşmeler ve vergi hukuku üzerinde
çalıştığı Yüksel İnşaat A.Ş.'de avukatlık yaptı. Aynı zamanda 2012
yılında, İ.D. Bilkent Üniversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
bünyesinde tam burslu olarak doktora çalışmalarına başladı ve 2013
yılının Kasım ayında Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk
Ana Bilim Dalı'nda asistan oldu. Doktora tez araştınnalarının bir
kısmını Alman Hükümeti tarafından verilen DAAD (Deutscher Akad-
emischer Austauschdienst) bursu ile misafir araştırmacı olarak
bulunduğu Freiburg Üniversitesi'nde yapmış olup, çalışmalarına İ.D.
Bilkent Üniversitesi 'nde devam etmektedir.
7
J
İÇİNDEKİLER
BİRİNCİ KİTAP
VERGİLERİN TEORİK ESASLARI
1.1. DEVLETİN EGEMENLİK HAKKINA DAYANARAK ELDE ETTİĞİ
GELİRLER.......................···············.................··•·••••··•······................ ··· 45
1.1.1. Vergiler..........................................................................................45
1.1.2. Harçlar ...........................................................................................46
1.1.3. Resiın ............................................................................................ 47
1.1.4. Şerefıyeler .................................................................................... 47
1.1.5. Parafiskal Gelirler .......................................................................... 47
1.1.6. Egemenlik Hakkına Dayanarak Elde Edilen Diğer
Gelirler.......................................................................................... 48
1.2. DEVLETİN EGEMENLİK HAKKINI KULLANMAKSIZIN ELDE
ETTİĞİ GELİRLER .................................................................................. 49
1.2.1. Emlak ve Teşebbüs Gelirleri ......................................................... 50
1.2.2. Zorunlu Olmayan Borçlanmalar .................................................... 50
1.2.3. Uluslararası Yardımlar................................................................... 50
2.1. VERGİNİN NİTELİĞİ .............................................................................. 51
2.1.1. Yararlanma Teorisi ........................................................................ 51
2.1.2. Devlet Egemenliği Teorisi ............................................................. 54
2.2. VERGİNİN AMAÇLARI ························································· 55
2.2.1. Verginin Mali Amacı .................................................................... 55
2.2.2. Verginin Mali Olmayan Amaçları ................................................. 55
2.2.2.1. Gelirin Dengeli Biçimde Dağılımını Sağlamak ................ 55
2.2.2.2. Kalkınmayı Sağlamak ...................................................... 57
2.2.2.3. Ekonomik İstikrarı Sağlamak ve Sürdürmek ................... 57
2.2.2.4. Diğer Aınaçlar ................................................................. 58
2.2.3. Vergileme İlkeleri ......................................................................... 58
2.2.3.1. Vergileme İlkelerine Genel Bakış .................................... 58
2.2.3.2. Günümüzde Üzerinde Durulması Gereken
Başlıca Vergileme İlkeleri ............................................... 59
2.2.3.2.1. Vergilerin Mali İlkeleri .................................. 59
2.2.3.2.2. Vergilerin Ekonomik İlkeleri ......................... 60
2.2.3.2.2.1. Vergi Kaynaklarının Seçimi ...... 61
9
2.2.3.2.2.2. Vergilerin Kaynak Dağılımı
ve Tüketici Talepleri Üzerine
Etkileri ........................................ 61
..,....,.3.'>.'1.3. Vergilerin Kalkınınnya
Etkileri ........................................ 62
"...,.3.?.'1.4. Vergi Adaletinin Sağlanmasına
İlişkin İlkeler ............................... 63
2.2.-4. Vergi Adaletine Ulaşabilmek İçin Başvurulan Yöntemler .............. 67
2.2.-4.1. Artanoranlı Vergi Tarifeleri ............................................... 68
2.2.4.1.1. Genel Anlamda Oran ve Artanoranlı
Vergi Tarifeleri................................................. 68
2.2.4. l.2. Artanoranlı Tarifeler Konusundaki
Görüşler .......................................................... 69
2.2.4. 1.2. l. Artanoranlı Tarifeler
Konusunda Olumlu Görüşler. .... 69
2.2.4. l .2.2. Artan Oranlı Tarifeler
Konusundaki Olumsuz
Görüşler ...................................... 69
2.2.4. l.3. Artanoranlı Vergi Tarife Türleri ..................... 70
2.2.4.1.4. Sınıf Usulü Artanoranlı Tarifeler ve
Dilim Usulü Artanoranlı Tarifeler .................. 71
2.2.4.1.4.1. Sınıf Usulü Artanoranlı
Tarifeler ...................................... 71
2.2.4.1.4.2. Dilim Usulü Artanoranlı
Tarifeler ...................................... 72
2.2.4.1.5. Artanoranlı Tarifelerde Uygulanan
Teknikler ......................................................... 72
-
?
·
?
-·
4
·
?
-·
E
n
Az G
eçı
•
m I
•
n
d.
ırı
•
mı
• .................................................... 7"
.,
2.2.4.2.1. En Az Geçim İndirimi ile İlgili Görüşler. ....... 73
2.2.4.2.1.1. En Az Geçim İndiriminin
Lehinde İleri Sürülmüş Olan
Görüşler ...................................... 73
2.2.4.2.1.2. En Az Geçim İndiriminin
Aleyhinde İleri Sürülmüş Olan
Görüşler ..................................... 74
?.?.4.?.?. En Az Geçim İndirimi Tutarlarının Tespit
Edilmesinde Göz Önüne Alınacak Ölçüler. .. 74
2.2.4.2.3. En Az Geçim İndiriminin Uygulanma
Biçimleri ......................................................... 76
2.2.4.3. Ayırma İlkesi .................................................................... 77
2.2.4.3.1. Ayırma İlkesi Lehinde ve Aleyhinde
Görüşler .......................................................... 78
10
2.2.4.3. l. 1. Ayırma İlkesinin Lehindl! ileri
SUrülınüş Olan Görüşler ............. 78
2.2.4.3.1.2. Ayırma İlkesinin Aleyhinde
ileri Sürülmüş Olan Görüşler ..... 79
2.2.4.3.2. Ayırma İlkesinin Uygulama Şekilleri ............. 79
2.2.4.3.2.1. Gelir Kaynaklarının
Sınıflandırılması ve
Emek Gelirleri11in Değişik
Yöntemlerle Korunması .............. 79
2.2.4.3.2.2. Sermaye Gelirlerinden
Ek Vergi Alınınası ..................... 80
2.2.5. Vergi ile İlgili Temel Kavramlar .................................................... 80
2.2.5. ı. Vergilendinne Sürecinde Karşılaşılan Kavramlar ............ 80
2.2.5.1. ı. Vergiyi Doğuran Olay .................................... 80
2.2.5.1.2. Verginin Tarhı ................................................ 83
2.5.5.1.3. Verginin Tebliği .............................................. 86
2.5.5.1.4. Verginin Tahakkuku........................................ 87
2.5.5.1.5. Verginin Ortadan Kalkması ........................... 87
2.2.5.2. Vergi Suçları ve Cezaları. ................................................ 88
2.2.5.3. Vergi Yargısı .................................................................... 88
2.2.5.4. Vergi İcrası ....................................................................... 88
2.2.5.5. Diğer Kavramlar ............................................................... 89
2.2.5.5.1. Vergi Yükü ..................................................... 89
2.2.5.5.2. Vergi Esnekliği ............................................... 89
2.2.5.5.3. Vergilerin Yansıması ..................................... 90
İKiNCİ KİTAP
VERGİ GENEL HUKUKU
BİRİNCİ KISIM
VERGİ HUKUKUNUN GENEL ESASLARI
1.1. VERGİ HUKUKUNUN KAPSAMI ......................................................... 95
1.2. VERGİ HUKUKU KAVRAMI ................................................................. 96
1.3. VERGİ HUKUKUNUN BAĞIMSIZLIĞI SORUNU ............................... 97
1.3.1. Vergi Hukukunun Bağımsız Bir Hukuk Dalı Olmadığı Görüşünü
Savunanlar .................................................................................... 97
1.3.2. Vergi Hukukunun Bağımsız Bir Hukuk Dalı Olduğu Görüşünü
Savunanlar .................................................................................... 97
1.4. VERGİ HUKUKUNUN DİĞER BİLİM DALLARI İLE İLİŞKİSİ .......... 98
11
1.4.l. Hukuk Jte flişkisi............................................................................. 98
1.4.1. Knmu Maliyesi ile İlişkisi ............................................................. 1O1
1.4.3. Muhasebe ile 1tişkisi ..................................................................... 102
1.5. VERGİ HUKUKUNUN BÔLÜMLENDIRiLMESl VE KlSTMLARI ....... 103
1.5.l. Vergi Hukukunun BölUınlendirilmesi ............................................ 103
1.5.:!. Vergi Hukukunun Kısımları ........................................................... l 05
1.6. VERGİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI .................................................. 107
1.6.1. Yasama Organı Tarafından Çıkartılan Kaynaklar .......................... 107
1.6.2. Yüıiltme Organı Tarafından Çıkartılan Kaynaklar ......................... 111
1.6.3. Yargı Organından Doğan Kaynaklar .............................................. 114
1.6.4. Diğer Kaynaklar ............................................................................. 116
1.7. VERGİ KANUNLARININ UYGULANMASI ...........................................116
1.7.1. Vergi Kanunlarının Yer Bakımından Uygulanması ....................... 117
1.7.2. Vergi KanunJarının Zaman Bakımından Uygulanması .................. 118
1.7.3. Vergi Kanunlarının Anlam Bakımından Uygulanması
('{orun1) ......................................................................................... 119
1.7.3.1. Yorum Konusunda Genel Bilgiler. .................................. 119
1.7.3.2. Vergi Hukukunda Yorum ................................................. 121
1.7.3.2.1. Vergi Hukukunda Yorumda Göz Önüne
Alınması Gereken Hususlar ........................... 121
1.7.3.2.2. Vergilerin Kanuniliği İlkesi ........................... 121
1.7.3.2.3. Ekonomik Yorum........................................... 122
1.8. DELİL VE İSPAT ...................................................................................... 124
1.8.1. DELİL ............................................................................................ 124
1.8.2. İSPAT ............................................................................................. 125
İKİNCİKISIM
VERGİLENDİRME HUKUKU I
2.1. VERGİNİN MÜKELLEF TARAF! ........................................................... 129
2.1.1. Mükellef ve Vergi Sorumlusu .......................................................... 130
2.1.1.1. Mükellef ............................................................................ 130
2.1.1.2. Vergi Sorumlusu................................................................13 l
2.1.1.3. Vergi Sorumlusu ve Kanuni Temsilcilerin
Sorumluluğu ......................................................................132
2.1.1.3.1. Vergi Sorumlularının Sorumluluğu ................132
2.1.1.3.2. Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu ................133
2.1.1.3.2.1. Küçük ve Kısıtlıların
Temsilinde Sorumluluk ............. 134
12
2.1.1.3.2.2. TUzcl Kişilerin Temsilinde
Sonımluluk ................................ 135
2.1.1.4. Vergi Hukukunda iradi Temsil ve Vcknlct ..................... 136
2.ı.ı.5. Vergi Hukukunda Mlllcsclsil Sorumluluk....................... 137
2.1.1.6. Vergi Borcunun Nakli .....................................................139
2.l.2. Mükellefin Ödevleri ...................................................................... 140
2.1.2.l. Bildiriın Ödevi ................................................................ l41
2.1.2.2. Defter Tutma YükümlUlüğ0 ............................................142
2. ı.2.2.1. Defter Tutma YükilmlülüğUnde Olanlar ....... 142
2. ı.2.2.2. Tüccar Sınıfları ............................................ 143
2. l.2.2.3. Tutulacak Defterler ...................................... 144
2. l.2.2.4. Defterlerin Tasdiki ....................................... 145
2.1.2.2.5. Hesap Dönemi.............................................. 145
2.l.2.2.6. Muhasebe Usulü ........................................... 145
2.1.2.2.7. KayıtDüzeni ................................................. 146
2.1.2.3. Envanter Çıkarına -Değerleme Yapma ve Bilanço
Düzenleme Görevi .......................................................... 146
2.1.2.4. Belge Düzenleme Görevi ............................................... 146
2.1.2.5. Muhafaza ve İbraz Görevi .............................................. 149
2.1.2.5.1 Muhafaza Görevi .......................................... 149
2.1.2.5.2. Defter ve Belgelerle Diğer Kayıtları İbraz
Görevi ..........................................................149
2. 1.2.6. Vergi Levhası Asma ve Bulundurma Görevi................. 150
2.1.2.7. Beyannameleri Tasdik Ettinne Görevi .......................... 150
2.2. VERGİ ALACAKLISl ............................................................................. 150
2.2.1. Maliye Bakanlığı ......................................................................... 15ı
2.2.1.1. Merkez Teşkilatı ............................................................ 153
2.2.1.1.l. Vergi Denetim Kurulu ................................. 153
2.2.1.1.2. Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü ............. 153
2.2.1.2. Taşra Teşkilatı ................................................................ 153
2.2.2. Gelir İdaresi Başkanlığı ............................................................... 153
2.2.3. Yerel Yönetimler ......................................................................... 155
2.2.4. Vergi Alacaklısının Denetim Görevi ........................................... 155
2.2.4.1. Genel Olarak Denetim ...................................................155
2.2.4.2. Vergi Denetimi...............................................................156
2.2.4.2.1. Arama ......................................................... 156
2.2.4.2.2. Yoklama ..................................................... 157
2.2.4.2.3. Vergi İncelemesi ......................................... 158
2.2 4.2.4. Bilgi Toplama ............................................. 159
13
2.3. VERGİ BORÇLUSU İLE VERGİ ALACAKLISfNA YARDJMCI
KURULUŞLAR .............................................................................................. 160
2.3.1. Takdir Komisyonları....................................................................... 60
2.3.1.1. Takdir Komisyonlarının Kuruluşu .................................. 160
2.3.1.2. Üyelerin Seçimi ............................................................... 160
2.3.1.3. Takdir Komisyonların Görev ve Yetkileri ....................... 161
2.3.1.3.1. Görevleri ........................................................ 161
2.3.1.3.2. Yetkileri ......................................................... 161
Zirai Kazançlar İl ve Merkez Komisyonları .................................. 161
Komisyonlarla İlgili Diğer Hususlar ............................................. 162
ÜÇÜNCÜ KISIM
VERGİLENDİRME HUKUKU II
3.1. VERGİYİ DOĞURAN OLAY .................................................................. 165
3.1.1. Verginin Konusu ........................................................................... 165
3. 1.2. Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi ................................. 165
3.1.3. Yasaklanmış Faaliyetler ve Vergiyi Doğuran Olay ...................... 167
3.1.4. Vergiyi Doğuran Olayın Öneıni .................................................... 167
3.1.5. Vergiyi Doğuran Olay ve Muafiyet ve İstisnalar .......................... 167
3.2. VERGİNİN TARHI ................................................................................... 168
3.2.1.
.., ? ?
.J·-·-·
3.2.4.
Matrah .................................................................................... 168
Vergi Tarife ve Oranları .................................................................. 169
Vergi Tarh Yetkisi ........................................................................... 170
Tarh Şekilleri ................................................................................... 170
3.2.4.1. Beyana Dayalı Tarh ........................................................... 170
3.2.4.2. İkrnalen Vergi Tarhı .......................................................... 170
3.2.4.3. Re'sen Vergi Tarhı .......................................................... 17 l
3.2.4.4. Verginin İdarece Tarhı. ..................................................... 172
3.3. VERGİN'İN TEBLİĞİ ····························································· 173
3.3.1. Tebliğin Konusu .............................................................................. 173
3.3.2. Tebliğ Yapılacak Kişiler ................................................................. 173
3.3.3. Tebliğ Usulleri ................................................................................. 174
3.3.4. Tebliğin İçeriği Ve Şekli ................................................................. 175
3.4. VERGİNİN TAHAKKUKU ......................................................................... 175
3.4. l. Genel Olarak Tahakkuk .................................................................... 175
3.4.2. Tahakkuk Şekilleri .............................................................................. 177
3.4.2.1. Beyan Üzerine Tarh Edilen Vergilerin Tahakkuku.......... l 77
14
7
3.4.2.2. lkmulcn ve Rc'scn Tıırh Euilcn Yergilerin
Tııhnkkuku ............................................................... 177
3.4.2.3. Tuhakkuku Tuhsllc Bağlı Yergilerin Tohokkuku .......... 178
3.5. VERGi ALACAÔJNIN ORTADAN KALMASI ................................. 178
3.5.1. Ôdeınc ................................................................................... 178
3.5.1.1. Ôdcınc Yeri ............................................................... 179
3.5.1.2. Genci Ödeme Znmmıları ............................................ 179
3.5.1.3. Özel Ödeme Zaınanları. .............................................. 179
3.5. 1.4. Gccikıne Faizi ............................................................ 180
3.5. I.5. İnde Faizi ................................................................... 18 l
3.5.2. Zaınaııaşıını ........................................................................... l 82
3.5.2.1. Genel Olarak Zamanaşıını ile İlgili Bilgiler ................... 82
3.5.2.2. Tarh Zaınanaşıını ....................................................... 183
3.5.2.3. Tarh Zaınanaşımında Süreler ve Sürelerin Durması ile
Kesilınesi .................................................................. 184
3.5.2.3.1. Tarh Zamanaşımı Süreleri........................... 84
3.5.2.3.2. Tarh Zamanaşımı Sürelerinin Durması. ...... 185
3.5.2.3.2. 1. Tarh Zamanaşımı Sürelerinin
Durması ................................185
3.5.2.3.2.2. Mücbir Sebep .........................186
3.5.2.3.3. Tarh Zamanaşımı Süresinin Kesilmesi ........187
3.5.3. Terkin ................................................................................... 187
3.5.4. Vergi Hatalarının Düzeltilmesi ................................................ 188
3.5.4.l. Vergi Hatası Kavramı. ............................................... 188
3.5.4.1.1. Hesap Hataları ......................................... 188
3.5.4.1.2. Vergilendirme Hataları ............................. 189
3.5.4.2. Vergi Hatalarının Ortaya Çıkarılması. ......................... 190
3.5.4.3. Düzeltme Talebi ve Re'sen Düzeltme ......................... 191
3.5.4.4. Düzeltme Taleplerinin İncelenmesi ve Düzeltme ......... 191
3.5.4.5. Şikayet Yolu ile Başvuru............................................ 191
DÖRDÜNCÜ KISIM
VERGİLENDİRME İLE
İLGİLİ DİĞER DÜZENLEMELER
4.1. SÜRELER ........................................................................................ 195
4.1.1. Sürelerin Sınıflandırılması ...................................................... 195
4.1.1.1. Süreyi Koyan Kuruluşlar Bakımından Süreler .............. 195
4.1.1.1.1. Kanuni Süreler ......................................... 195
4.1.1.1.2. İdari Süreler............................................. 196
4.1.1.1.3. Yargısal Süreler ....................................... 197
15
4.1. .12. Hukuki Nitelikleri Bn. kıı11ıııc.Ion SUre1e•r ...................... 197
4.1.1.2.1. Hıık DUşilıilcll SUreler.................................. 197
4.1.1. :2.2. Dllzenlcyici Sureler ...................................... 197
4.1.1.2.3. Vergi Ödevlerine İlişkin SUrclcr .................. 198
4.1.1.2.4. Diğer Süreler ................................................ 198
4.1.2. Surelerin Hesaplanması. .............................................................. 198
4.1.3. Sürelerin Uzaması ....................................................................... 199
4.1.3.1. Mücbir Sebep Hallerinde Sürelerin Uzaması ................. 199
4.1.3.2. Ölüm Halinde Sürelerin Uzaması ..................................... 99
4. 1.3.3. Zor Durumda Olma Halinde Sürelerin Uzaması............. 200
4.2. DEĞERLEME ......................................................................................... 200
4.2. I. Değerleme Ölçüleri ...................................................................... 201
4.2.2. İktisadi İşletmelere Dahil Kıymetleri Değerleme ......................... 203
4.3. AMORTİSMANLAR .............................................................................. 208
4.3.1. Mevcutlarda Amortisman ............................................................ 208
4.3.1.1. Amortisman Şartları ........................................................ 208
4.3.1.2. Amortisman Ayırma Yöntemleri ..................................... 208
4.3.1.2.1. Normal Amortisman Yöntemi ...................... 208
4.3.1.2.2. Azalan Bakiyeler Yöntemi ............................ 209
4.3.1.2.3. Fevkalade Amortisman .................................. 210
4.3. l.2.4. Madenlerde Amortisman ............................... 21O
4.3.1.3. Amortisman Uygulama Esasları ...................................... 210
4.3.2. Alacaklarda ve Sermayede Amortisman (Karşılıklar) ................... 211
4.3.2. l. Alacaklarda Amortisman ................................................. 21l
4.3.2.1.1. Karşılık Ayırmada Genel Esaslar .................. 211
4.3.2.1.2. Değersiz Alacaklar ........................................ 211
4.3.2.1.3. Şüpheli Alacaklar .......................................... 212
4.3.2.2. Sermayede Amortisman .................................................. 213
4.3.3. Aktifleştirilen Giderlerde Amortisman ......................................... 213
BEŞİNCİ BÖLÜM
VERGİ CEZA HUKUKU
5.1. TÜRKİYE'DE VERGİ SUÇ VE CEZALARININ TARİHİ GELİŞİMİ .... 217
5.2. VERGİ SUÇLARININ TÜRLERİ ............................................................ 218
5.2.1. İdari Vergi Suçları......................................................................... 218
5.2.1.1. Vergi Ziyaı (Kaybı) Suçu ................................................ 218
5.2.1.1.l. Vergi Kaybı Suçunun Maddi Unsuru ............ 218
5.2.1.1.2. Vergi Kaybı Suçunun Manevi Unsuru ...........219
5.2. I.1.3. Vergi Kaybı Suçunun Cezası. ......................... 221
16
5.2. l.2. UsulsllzlOk uçlnrı ................................................... 222
5.2.1.2.1. UsulsllzlUk Suçlarının Maddi Unsuru ......... 222
5.2.1.2.2. UsulsUzlUk Suçunun Mnncvi Unsuru .......... 224
5.2. ı.2.3. UsulsUzlUk Suçlarının Cc:wlnrı .................. 225
5.2.2. Kunnısnl Vergi Suçları ............................................................ 226
5.2.2. l. Knçnkçılık suçu ........................................................ 226
5.2.2. l. l. Kaçakçılık Suçunun Mnddi Unsuru ............. 227
5.2.2.l.2. Kaçakçılık Suçunun Manevi Unsuru ......... 229
5.2.2. l.3. Kaçakçılık Suçunun Cezası ....................... 232
5.2.3. Görevden Doğan Suçlar ......................................................... 233
5.2.3. l. Vergi Gizliliğine Uymama Suçu................................. 233
5.2.3.2. Mükelleflerin Özel İşlerini Yapma Suçu ..................... 233
5.2.4. Diğer Vergi Kanunlarında Yer Alan Suçlar ............................. 233
5.3. CEZA SORUMLUSU OLANLAR ..................................................... 234
5.3. l. İdari Vergi Suçlarında Sorumlu Olanlar ................................... 234
5.3.1.1. Gerçek Kişilerde ...................................................... 234
5.3.1.2. Tüzel Kişilerin Ceza Sorumluluğu .............................. 234
5.3.2. Kamusal Vergi Suçlarında Sorumluluk .................................... 236
5.3.3. Görevden Doğan Suçlarda Sorumluluk .................................... 237
5.4. BİRLEŞME (İÇTİMA) TEKRARLANMA (TEKERRÜR) VE
KATILMA (İŞTİRAK)..................................................................... 238
5.4.1. Birleşme Konusunda Genel Bilgi ............................................ 238
5.4.2. Tekrarlanma Konusunda Genel Bilgi ....................................... 239
5.4.3. Katılına Konusunda Genel Bilgi.............................................. 240
5.4.4. Vergi Hukukunda Birleşme ..................................................... 241
5.4.4. l. İdari Vergi Suçlarında Birleşme ..................................... I
5.4.4.1.1. Tek Fiil ile Çeşitli Vergi Suçları
İşlenmesi ................................................ 241
5.4.4.1.2. Ayrı Fiillerle Ayrı Vergi Suçu İşlenmesi .... 243
5.4.4.1.2.1. Ayrı Fiillerle Başka Türden
Vergi Suçları İşlenmesi .......... 243
5.4.4.1.2.2. Ayrı Fiillerle Aynı Türden
Birkaç Vergi Suçu İşlenmesi .. 243
5.4.4.2. Kamusal Vergi Suçlarında Birleşme ........................... 244
5.4.5. Vergi Hukukunda Tekrarlanma (Tekerrür) ............................... 245
5.4.5.1. İdari Vergi Suçlarında Tekrarlanma ............................ 245
5.4.5.2. Kamusal Vergi Suçlarında Tekrarlanma ...................... 247
5.4.6. Birleşmeme ........................................................................ 247
5.4.7. Vergi Hukukunda Katılma (İştirak) ......................................... 248
17
5.5. İDARİ VERGİ CEZALARJNIN KESİLMESİ VE KAÇAKÇILIK
SUÇLARJNIN CEZALANDIRILMASINDA USUL............................... 249
5.5.1. İdari Vergi Cezalarının Kesilmesi .................................................... 249
5.5.2. Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmalarında Usul.........................249
5.6. VERGİ CEZALARININ KALKMASI ......................................................... 250
5.6.1. Ödeme......................................................................................... 250
5.6.2. Yanılma Görüş Değişikliği ve izahata Davet ................................. 251
5.6.3. Pişmanlık ve Islah ............................................................................. 252
5.6.4. Ölürrı ........................................................................................... 255
5.6.5. Mücbir Sebep ............................................................................... 255
5.6.6. Zamanaşımı ................................................................................. 256
5.6.7. Vergi Cezalarmda Yapılan Hatalar............................................... 257
5.6.8. Uzlaşına ....................................................................................... 258
5.6.9. Cezalarda indirin1 ........................................................................ 259
5.6.1O. Vergi Cezalarının Affı .................................................................. 262
ALTINCI KISIM
VERGİYARGI HUKUKU
6.1. TÜRKİYE'DE VERGİ UYUŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜMÜNÜNÜN
GENEL GÖRÜNÜ"MÜ ............................................................................ 267
6.2. VERGİ YARGISINDA ÖRGÜTSEL YAPI ............................................. 268
6.2.1. Vergi Yargısında Görevli İdari Yargı Kuruluşları ........................ 268
6.2.1.1. Vergi Mahkemeleri .......................................................... 268
6.2.1.2. Bölge İdare Mahkemeleri ................................................ 268
6.2. l.3. Danıştay .......................................................................... 269
6.2. I.3. I. Danıştay Konusunda Genel Bilgi ................ 269
6.2.1.3.2. Vergi Yargısı ile İlgili Daire ve Kurullar ..... 270
6.2. I.3.2.1. Daireler .................................... 270
6.2.1.3.2.2. Vergi Dava Daireleri Kurulu ... 270
6.2.1.3.2.3. İçtihatları Birleştirme Kurulu .. 271
6.2.2. Vergi Yargısı ile İlgili Diğer Yargı Kuruluşları ........................... 27 l
6.2.3. Yargı Kuruluşlarında Görev Alanlar ............................................ 272
6.2.3.1. Vergi Yargı Kuruluşlarında Görev Yapanlar
Konusunda Genel Bilgiler ............................................... 272
6.2.3.2. Vergi Yargı Kuruluşlarında Görev Yapan Kişilerin
Görevlerinin Engellenmesi.............................................. 272
6.2.3.2.1. Hakimlerin Davaya Bakmaktan
Yasaklılığı ve Reddi ...................................... 272
6.2.3.2.2. Davadan Yasaklılık ve Reddin Sonuçlan ..... 273
18
6.2.3.2.3 Vergi Yargılamasında Çekinme ve Ret ........273
6.3. YERGİ YARGILAMA USULÜ .............................................................274
6.3.1. Yergi Yargısında Hakim Olan İlkeler Ve Yergi Yargısının
Dayanağını Oluştman Mevzuat. ...............................................274
6.3.1.1. Yergi Yargısında Hakim Olan İlkeler ............................274
6.3.1.2. Vergi Yargısının Dayanağını Oluşturan Mevzuat ..........275
6.3.2. Yergi Davalarının Hukuki Niteliği............................................. 275
6.3.3. Yergi Davasının Konusu............................................................ 277
6.3.4. Vergi Davasının Tarafları .......................................................... 278
6.3.4.l. Davacı .......................................................................... 278
6.3.4.2. Davalı.......................................................................... 278
6.3.4.3. Tarafların Değişmesi .................................................... 278
6.3.4.4. Üçüncü Kişilerin Taraflar Arasında Yer Alması ........... 279
6.3.4.4.l. Davaya Katılma ......................................... 279
6.3.4.4.2. Davanın İhbarı (Duyurulması) .................... 280
6.3.5. Davanın Açılması ...................................................................... 280
6.3.5.1. Davanın Görevli ve Yetki Yetkili Mahkemeye
Açılınası ....................................................................... 281
6.3.5.1.1. Görevli Mahkeme ....................................... 281
6.3.5.1.2. Yetkili Mahkeme ........................................ 281
6.3.5.1.3. Görev ve Yetki Uyuşmazlıklarının
Giderilmesi ................................................. 282
6.3.5.1.4. Genel Yetki Kuralından Ayrılmayı
Gerektiren Dununlar .................................. 282
6.3.5.1.4.1. Merci Tayini .......................... 282
6.3.5.1.4.2. Bağlantılı Davalar .................. 283
6.3.6. Dava Açn1a Süreleri ................................................................... 285
6.3.6.1. Dava Açma Sürelerinin Başlaması............................... 285
6.3.6.2. Sürenin Durması ve Uzaması....................................... 286
6.3.6.2.1. Sürenin Durması ........................................ 286
6.3.6.2.2. Sürenin Uzaması........................................ 286
6.3.6.3. Dava Dilekçesinde Yer Alması Gereken Bilgiler. ......... 287
6.3.6.4. Dilekçelerin Verileceği Yerler ..................................... 287
6.3.6.5. Tek Dilekçe ile Dava Açılabilecek Haller ..................... 287
6.3.6.5. l. Birden Çok İşleme Karşı Tek Dilekçe ile
Dava Açılabilecek Haller. ........................... 288
6.3.6.5.2. Birlikte Dava Açılması.............................. 288
6.3.6.6. Dava Dilekçeleri Üzerine Yapılacak İşlem................... 288
6.3.7. Dava Açmanın Sonuçları ......................................................... 288
6.3.7.1. Yürütmenin Durdurulması. ........................................ 289
19
6.3.7.1.1. Vergi Mahkemelerinde Vergi Davası
Açılmasının Yürütmeyi Durdurması ............ 289
6.3.7.1.2. Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay'a
Açılan Vergi Davalarında Yürütmenin
Durması ......................................................... 290
6.3.7.1.3. Yürütmeyi Durdurmada Usu! ....................... 290
6.3.7.2. Zamanaşımı Süresinin Kesilmesi .................................... 291
6.3.7.3. Derdestlik ......................................................................... 291
6.3.7.4. Hüküm Verme.................................................................. 292
6.3.8. Davanın Görüşülmesi ve Karar ..................................................... 292
6.3.8. l. Davanın Görüşülmesi ....................................................... 292
6.3.8. l. 1. Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme ................... 292
6.3.8. l .2. İlk İnceleme Üzerine Verilecek Karar ......... 293
6.3.8.1.3. Tebligat ve Cevap ......................................... 294
6.3.8.l .4. Duruşma ........................................................ 294
6.3.8.l.5. Dosyaların İncelenmesi ................................. 295
6.3.8.2. Karar ................................................................................. 296
6.3.8.2.l. Davaların Karara Bağlanması ....................... 296
6.3.8.2.2. Kararların Uygulanması................................. 297
6.3.8.2.3. Açıklama ve Yanlışlıkların Düzeltilınesi ...... 298
6.3.8.2.3.1. Açıklama .................................. 298
6.3.8.2.3.2. YanlışlıkJarın Düzeltilmesi ...... 298
6.3.9. Kanun Yolları. ................................................................................ 299
6.3.9.1. Olağan Kanun Yolları. ..................................................... 299
6.3.9.1.1. İstinaf ve Temyiz ........................................... 299
6.3.9.1.1.1. İstinaf ........................................ 300
6.3.9.1.1.2. Temyiz ...................................... 301
6.3.9.1.1.3. Kanun Yolları. .......................... 305
6.3.9.1.1.4. Kanun Yararına Temyiz .......... 305
6.3.9.1.1.5. Yargılamanın Yenilenmesi ...... 305
6.4. VERGİ YARGILAMASINDA DELİL VE İSPAT .................................. 307
6.4.1. Delil ................................................................................................. 307
6.4.1.1. Vergi Yargılama Hukukunda Delillerin Re'sen
Tespit Edilebilmesi ........................................................... 308
6.4.1.2. VUK'nın Delil ile İlgili Düzenlemeleri .......................... 308
6.4.1.3. Delillerin Toplanması ve Tespit Edilmesi ...................... 309
6.4.2. İspat ................................................................................................. 309
YEDİNCİ KISIM
VERGİ İCRA HUKUKU
7.1. VERGİ İCRA HUKUKU KONUSUNDA GENEL BİLGİLER .............. 313
20
7.1.1. Vergi İcra Hukukunun Kısaca Tarihi Gelişimi ............................ 313
7.1.2. Vergi Alacaklarının Zorla Tahsili Konusunda Ayrı Bir İcra
Hukukunun Gerekliliği ................................................................ 314
7. l .3. Vergi icra Hukukunun Niteliği .................................................... 315
7.2. VERGİ ALACAĞININ GÜVENCE ALTINA ALINMASI. .................. 316
7.2.1. Mükelleften Teminat ve Kefil Gösterilmesinin İstenilmesi ......... 317
7.2.l. 1. Teminat İsteme .............................................................. 317
7.2.1.2. Kefil Gösterilmesinin İstenilmesi .................................. 318
7.2.2. İhtiyati Tahakkuk ve İhtiyati Haciz Yoluna Başvurma ............... 319
7.2.2.1. İhtiyati Tahak.kuk .......................................................... 3 I9
7.2.2.2. İhtiyati Haciz ................................................................. 320
7.2.3. Diğer Güvenlik Önlemleri ........................................................... 32l
7.2.3.1. Vergi Alacaklarında Rüçhan Hakkı. .................................. I
7.2.3.2. Vergi Sorumlularının ve Kanuni Temsilcilerin
Sorumluluğu ....................................................................... I
7.2.3.3. Vergi Alacağının İadesinde Yapılacak Mahsuplar
(Takas) .......................................................................... 322
7.2.3.4. Bazı Tasarruflar Hakkında İptal Davası Açılması ......... 323
7.2.3.5. Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu ............................... 324
7.2.3.6. Sermayesi Paylara Bölünmemiş Şirketlerin Tasfiyesini
Talep Etme .................................................................... 325
7.2.3.7. Limited Şirket Ortaklarının Sorumluluklarının
Genişletilmesi ................................................................ 325
7.2.3.8. Anonim Şirketlerde Ortakların Sorumlulukları .............. 325
7.2.3.9. Şirketlerin Birleşmesi, Bölünmesi, Devri ve Şekil
Değiştirmesi Halinde Sorumluluk .................................. 326
7.2.3.10. Mirasçıların Sorumluluğu ............................................ 326
7.3. VERGİ BORÇLUSUNA TANINAN KOLAYLIKLAR ......................... 326
7.3.1. Tecil ........................................................................................... 327
7.3.2. Yürütmenin Yargı Kuruluşlarınca Durdurulması. ....................... 327
7.3.3. Ölüm Halinde Takibin Geri Bırakılması ..................................... 328
7.3.4. Terkin ........................................................................................ 328
7.3.4.1. Doğal Afetler Nedeniyle Terkin .................................... 328
7.3.4.2. Tahsil İmkansızlığı Nedeniyle Terkin ........................... 329
7.3.5. Zamanaşırnı ................................................................................ 329
7 .4. GECİKME ZAMMI .............................................................................. 330
7.5. VERGİ ALACAĞININ CEBREN TAHSİLİ. ......................................... 332
7.5.1. Cebren Tahsil Konusunda Genel Bilgiler ................................... 332
7.5.2. Ödeme Emri ............................................................................... 332
21
7
•.
-
:ı.
-
_
,
.l.
Ö
deme Emri Uygulaması .................................................. 332
7.5.3.
7.5.4.
.:
7
>
-
·-
?
·-
-,
·
Ö
deme Emrı
.
ne l
•
tı
·
raz ..............--.,..../' ............................... 333
Mal Bildiriıni ................................................................................... 334
Cebren Tahsil Yolları ...................................................................... 335
7.5.4.l. Teminatm Paraya Çevrilmesi ve Kefilin Takibi .............. 335
7.5.4.1.1. Teminatın Paraya Çevrilmesi ......................... 335
7.5.4.1.2. Kefilin Takibi.................................................. 335
7.5.4.2. Haciz ................................................................................... 335
7.5.4.2.I. Haciz Konusunda Genel Bilgi ....................... 335
7.5.4.2.2. İstihkak İddiaları. ............................................ 336
7.5.4.2.2.1. Borçlunun Elindeki
Haczedilen Mallara Karşı
İstihkak İddiaları ....................... 336
7.5.4.2.2.2. Üçüncü Şahıs Elindeki
Haczedilen Mallara Karşı
İstihkak İddiaları ....................... 337
7.5.4.2.2.3. İstihkak İddialarına Karşı
Dava Açılması ........................... 337
7.5.4.2.3. Kamu İdareleri Arasında Hacze İştirak ......... 337
7.5.4.2.4. Haczedilemeyecek Mallar ............................. 338
7.5.4.2.5. Haczin Sonuçları ............................................. 338
7.5.4.2.6. Aciz Hali ......................................................... 339
7.5.4.2.7. Menkul Malların Haczi ve Satışı ................... 340
7.5.4.2.7.1. Menkul ve Gayrimenkul
Kavramı ..................................... 340
7.5.4.2.7.2. Menkul Malların Haczi ............ 340
7.5.4.2.7.3. Menkul Malların Satışı. ............ 342
7.5.4.2.8. Gayrimenkul Malların Haczi ve Satışı ......... 343
7.5.4.2.8.1. Gayrimenkul Malların Haczi ....343
7.5.4.2.8.2. Haciz Edilen Gayrimenkul
Malların Satışı ...........................343
7.5.4.3. İflas Yolu ile Takip ve Konkordato ................................... 345
7.5.4.3.1. İflas Yolu ile Takip ......................................... 345
7.5.4.3.2. Konkordato ...................................................... 346
22
ÜÇÜNCÜ KITAP
VERGİÖZELHUKUKU(ÖZELHÜKÜMLE �
BİIUNCİ KISIM
GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER - I
GELİR VERGİSİ
1.1. VERGİSİNİN TEORİK ESASLARl ....................................................... 353
1.1.1. Gelir Vergisinin Tarihi Gelişimi ................................................. 353
1.1.2. Gelir Vergisinin Teorik Yapısı. ................................................... 354
1.1.3. Gelir Vergisinin Uygulama Türleri ............................................. 354
1.1.4. Gelir Kavramı ............................................................................. 355
1.2. GELİR VERGİSİNDE MÜKELLEFİYET .............................................. 356
1.2.1. Gelir Vergisinin Konusu ............................................................. 356
1.2.1.1. Gelir Vergisi Kanunu'nun Geliri Kabul Ediş Şekli ....... 356
1.2.1.2. Gelir Vergisi Kanunu'na Göre Gelirin Özellikleri ........ 357
1.2.1.3. Geliri Oluşturan Unsurlar ............................................... 358
1.2.2. Gelir Vergisinin Mükellefi .......................................................... 359
1.2.2.1. Mükellef Kavramı .......................................................... 359
1.2.2.2. Mükellef Türleri ............................................................. 359
1.2.2.2.1. Tam Mükellefler .......................................... 359
1.2.2.2.2. Dar Mükellefler ........................................... 360
1.2.2.2.3. Tam ve Dar Mükellef Olmanın Sonuçları ... 361
1.2.2.2.3.1. Tam ve Dar Mükellef Olmanın
Getirdiği Esas Sonuç ............... 362
1.2.2.2.3.2. Diğer Sonuçlar ........................ 362
1.2.3. Gelir Vergisinde Vergiyi Doğuran Olay ...................................... 362
1.2.3.1. Genel Olarak Vergiyi Doğuran Olay ..............................362
1.2.3.2. Gelir Vergisinde Vergiyi Doğuran Olayın
Gerçekleşmesi. ............................................................. 363
1.3. TİCAR.İ KAZANÇ ................................................................................. 364
1.3.1. Ticari Kazanç Sayılan Gelirler .................................................... 364
1.3.1.1. Genel Olarak Ticari Kazanç .......................................... 364
1.3.1.2. Özel Olarak Ticari Kazanç Sayılan Gelirler .................. 366
1.3.1.3. Şirket Ortaklarının Ticari Kazanç Sayılan Gelirleri ....... 367
1.3.2. Ticari Kazancın Tespit Usulleri .................................................. 369
1.3.2.1. Bilanço Esasına Göre Ticari Kazancın Tespiti .............. 369
1.3.2.1.1. Geliri Bilanço Esasına Göre
Tespit Edilenler ........................................... 369
23
l.3.2.1.2. Ticari Bilanço ve Vergi Bilançosu
(Mali Bilanço) Ayırımı ................................. 369
1.3.2.1.3. Öz Sermaye Kavraını ................................... 370
1.3.2.2. İşletme Hesabı Esasma Göre Ticari Kazancın Tespiti .... 373
1.3.2.3. Birden Fazla Yıl Süren İnşaat ve Onarma İşlerinde
Ticari Kazancın Tespiti .................................................. 374
1.3.2.3.1. İşinNiteliği ................................................... 374
1.3.2.3.2. Tespit Usulü .................................................. 374
1.3.2.4. Ticari Kazancın Tespitinde İndirilebilecek ve
İndirilemeyecek Giderler ................................................ 375
1.3.2.4.1. İndirilebilecek Giderler. ................................ 376
l.3.2.4.2. İndirilemeyecek Giderler .............................. 377
1.3.2.5. Ticari Kazancın Basit Usulde Tespiti ............................. 378
1.3.2.5.1. Basit Usule Tabi Olmanın Şartları ................ 379
1.3.2.5.1.1. Basit Usule Tabi Olmanın
Genel Şartları ........................... 379
1.3.2.5.1.2. Basit Usule Tabi Olmanın
Özel Şartları ............................. 380
1.3.2.5.2. Basit Usulde Ticari Kazancın Tespit Şekli ... 381
1.3.2.5.3. Basit Usule Tabi Olma Şartlarının
Kalkınası ....................................................... 381
1.3.2.6. Ticari Kazancın Yarı Götürü Usulle Tespiti
(Dar Mükellefiyete Tabi Ulaştırma İşlerinde Ticari
Kazancın Tespiti) ............................................................ 382
1.3.3. Ticari Kazançlarda Muafiyet ve İstisnalar .................................... 382
1.3.3.1. Esnaf Muaflığı ................................................................. 383
1.3.3.2. Dar Mükellefiyette İhracat İstisnası. ............................... 384
1.3.3.3. Ticari Kazançla İlgili Diğer İstisnalar ............................. 384
İKİNCİ KISIM
GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER - il
GELİR VERGİSİ
2.1. ZİRAİ KAZANÇ ....................................................................................... 389
2.1.1. ZİRAİ KAZANÇ KAVRAMI ...................................................... 389
2.1.1.1. Zirai Faaliyet ................................................................... 389
2.1.1.2. Zirai İşletme Çiftçi ve Ürün ............................................ 390
2.1.2. Zirai Kazancın Vergilendirilmesi .................................................... 391
2.1.2.1. Zirai Kazancın Gerçek Usulde Vergilendirilınesi ........... 392
2.1.2.1.1. Zirai Kazancını Gerçek Usulde
Tespit Edenler ............................................... 392
2.1.2.1.2. Zirai Kazancın Gerçek Usulde Tespiti ......... 392
24
2.I.2.1.2. I. Bilanço Esasına Göre Zirai
Kazancın Tespiti ...................... 392
2.I.2.I.2.2. Zirai Kazancın Zirai işletme
Hesabı Esasına Göre Tespiti ... 393
2.1.2.1.2.3. Hasılat ve Giderler .................. 393
2. I .2.I .2.4. Gerçek Usulde Zirai Kazancın
Tespitinde İşletme Büyüklüğü
Ölçüsü..................................... 394
2. 1.2.2. Zirai Kazancın Stopaj Yolu ile Vergilendirilmesi ......... 395
2.1.3. Zirai Kazançlarda İstisnalar (Teşvik İkramiyesi İstisnası)........... 395
2.2. SERBEST MESLEK KAZANCI ............................................................ 396
2.2.1. Serbest Meslek Kazancı Kavramı ............................................... 396
2.2.2. Serbest Meslek Kazancının Tespiti ............................................. 399
2.2.2.1. Serbest Meslek Kazancının Gerçek Usulde Tespiti ....... 400
2.2.2.2. Hasılat ve Giderler ........................................................ 400
2.2.2.2.1. Hasılat ......................................................... 400
2.2.2.2.2. Giderler ....................................................... 402
2.2.2.2.2.1. İndirilebilecek Giderler ........... 402
2.2.2.2.2.2. İndirilemeyecek Giderler. ........ 403
2.2.2.3. Gerçek Usulde Vergilendirilenlerin Ödev ve
Sorumlulukları .............................................................. 403
2.2.3. Serbest Meslek Kazançlarında Muaflık ve İstisnalar .................. 404
2.2.3.1. Telif Kazançları İstisnası ............................................... 404
2.2.3.1.1. İstisnadan Yararlanacak Olanlar .................. 404
2.2.3.1.2. İstisnaya Konu Olan Eserler ....................... 404
2.2.3.1.3. İstisnanın Uygulanması ............................... 405
2.2.3.2. Sergi ve Panayır İstisnası. ............................................. 405
2.2.3.3. Ebe, Sünnetçi, Sağlık Memuru, Arzuhalci ve
Rehberlerin Vergiden Muaf Tutulmaları ....................... 405
2.3. ÜCRET ................................................................................................... 406
2.3.1. Ücret Kavramı ............................................................................ 406
2.3.1.1. Genel Olarak Ücret Kavramı. ....................................... 406
2.3.1.2. Özel Olarak Ücret Sayılan Gelirler. ............................... 407
2.3.2. Ücretin Tespiti ........................................................................... 408
2.3.2.1. Ücretin Gerçek Usulde Tespiti ...................................... 409
2.3.2.1.1. Ücretleri Gerçek Usulde Tespit Edilecekler. 409
2.3.2.1.2. Ücretin Gerçek Usulde Tespit Şekli............. 409
2.3.2.1.2.1. Gayri Safi Ücret ...................... 409
2.3.2.1.2.2. İndirimler. ............................... 410
2.3.2.1.2.3. Asgari Geçim İndirimi .............41ı
2.3.2.2. Diğer Bazı Ücretlilerde Ücretin Tespiti .........................412
25
2.3.2.2.1. Ücretleri Asgari Ücrete Bağlı Olarak Tespit
Edilecekler ................................................... 413
2.3.2.2.2. Diğer Ücretlerde Ücretin Tespit Şekli .......... 413
Muafiyet Ve İstisnalar ................................................................... 413
2.3.3. l. Diplomat Muaflığı .......................................................... 414
-
"
·
3
·
"
-'·
'
-
')
·
.
U
.
cret i
•
stisnası ................................................................
41
4
2.3.3.3. Diğer İstisnalar ............................................................... 415
2.4. GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI ................................................... 416
2.4. I. Gayrimenkul Kavramı. ................................................................ 416
2.4.1.1. Türk Medeni Kanunu'nda Gayrimenkul Kavramı ......... 416
2.4.1.2. Gelir Vergisi Kanunu'nda Gayrimenkul Kavramı .......... 416
2.4.2. Gayrimenkul Sermaye İradının Mükellefi ................................... 416
2.4.3. Gayrimenkul Sermaye İradının Konusu ...................................... 417
2.4.4. Gayrimenkul Sermaye İradının Tespiti........................................ 418
2.4.4.1. Hasılat. .......................................................................... 418
2.4.4.1.1. Hasılatın Tahsil Zamanı .............................. 418
2.4.4.1.2. Hasılatın Tahsil Şekli .................................. 418
2.4.4.1.3. Emsal Kira Bedeli ....................................... 419
2.4.4.1.3.1. Emsal Kira Bedelinin
Uygulanacağı Durumlar ........... 419
2.4.4.1.3.2. Emsal Kira Bedelinin Tespiti .. 419
2.4.4.1.3.3. Emsal Kira Bedeli Esasının
Uygulanmayacağı Durumlar ... 420
2.4.4.2. Giderler .......................................................................... 420
2.4.4.2.1. Gerçek Giderlerin İndirilmesi...................... 420
2.4.4.2.2. Götürü Gider İndirimi ................................. 421
2.4.5. Gayrimenkul Sermaye İratlarında İstisna .................................... 422
2.5. MENKUL SERMAYE İRADI .................................................................. 422
2.5.1. Menkul Sermaye İradı Kavramı .................................................. 422
2.5.1.I. Menkul Kavramı. ........................................................... 423
2.5.1.2. Genel Olarak Menkul Sermaye İradı ............................. 423
2.5.1.3. Özel Olarak Menkul Sermaye İradı Sayılan Gelirler ..... 423
2.5.1.4. Menkul Sermaye İradi Kabul Edilmeyen Gelirler ......... 426
2.5.2. Menkul Sermaye İradının Tespiti ................................................ 427
2.5.2.1. Elde Etme ....................................................................... 427
2.5.2.2. Safi İrat ........................................................................... 428
2.5.3. Menkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi ............................ 428
2.5.4. Menkul Sermaye İratlarında İstisna ............................................. 429
2.6. DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR............................................................ 430
2.6.l. Diğer Kazanç ve İratlar Konusunda Genel Bn_giler ................... 430
26
2.6-. I>eğe_r Anışı Kazançları ..................................................................430
2.6_.ı. ergilendirilecek Değer Artışı Kazançları.................... 430
-.6.1.1. Vergilendirilmeye�k Değer Artışı Kazançları ...............432
2.63. .� Kazançlar .............................................................................434
ÜÇÜNCÜ KISIM
GELİR ÜZERTh1DEN ALINAı� VERGİLER - III
GELİR VERGİSİ
3.1. GELİRİN BEYA..Nl ····························································· 439
3. l. l. Be)a.Il Esası .................................................................................. 439
3.1.2. Beyanname Türleri ....................................................................... 439
3.1.2.I. Yıllık Beyanname............................................................ 439
3.1.2.1.1. Gelirin Toplanması ........................................ 439
3.1.2.1.2. Toplama Yapılmayan Haller ......................... 440
3.1.2.1.2.1. Tam Mükellefiyette Toplama
Yapılmayan Haller....................440
3.1.2.1.2.2. Dar Mükellefiyette Toplama
Yapılmayan Haller ................... 441
3.1.2.1.3. Gelirden Yapılacak Mahsup ve İndirimler ... 441
3.1.2.1.3.1. Zararların Mahsubu .................. 442
.
-
..
'·
1
·
?
-·
1
·
.
-
..
'·
?
-·
D
ı
·
g
-
er
1n· d.iriml.
er ........................
44"
.
"
,
3.1.2.1.4. Verginin Hesap Edilmesi ............................. 446
3.1.2.1.5. Yıllık Beyannamenin Verilmesi ................... 446
3.1.2.1.5.1. Yıllık Beyannamenin Verilme
Zamanı ................................ 446
3.1.2.1.5.2. Yıllık Beyannamenin Verileceği
Vergi Dairesi ........................... 446
3.1.22. Muhtasar Beyanname .................................................... 447
3.1.22.1. Verginin Kaynakta Kesilmesi ....................... 447
3.1.2.2.2. Kaynakta Vergi Kesintisi Yapma
Zorunluluğu ................................................448
3.1.2.2.2.1. Kaynakta Kesinti Yapmak
Zorunda Olanlar ...................... 448
3.1.2.2.2.2. Kaynakta Kesinti Yapma
Zorunda Olanların
Sorumluluğu ........................... 448
3.1.2.2.3. Kaynakta Kesintiye Tabi Ödemeler ve
Kesinti Oranları ........................................... 448
3.1.2.2.4. Vergi Kesintisine Tabi Olmayan Gelirler ..... 450
3.1.2.2.5. Muhtasar Beyannamenin Verilmesi .............45ı
3.1.2.3. Münferit Beyanname .................................................... 452
27
.. ?
-'·-·
3.1.2.3.I. Münferit Beyanname Verecek Olanlar ........ 452
3.1.2.3.2. Münferit Beyanname ile Bildirilecek
Kazanç ve İratlar ........................................... 453
3.1.2.3.3. Münferit Beyannamenin Verilmesi .............. 453
VERGİNİN TARH TAHAKKUK VE TAHSİLİ. .................................... 454
3.2.1. Verginin Tarhı .............................................................................. 454
3.2.1.l. Tarh Yeri ......................................................................... 455
3.2.I.2. Tarhiyatın Muhatabı ........................................................ 456
3?
•-·
I
.
3
.
V
erg
·
ı
1
en
d.
ırme Do
••
nemı
• .................................................
456
3.2.1.4. Tarh Zamanı .................................................................... 457
3.2.I.5. Vergi Tarifesi ................................................................... 457
3.2.1.6. Mahsuplar ........................................................................ 458
3.2.1.6.1. Vergi Kesintisinin ve Diğer Ücretlerin
Vergisinin Mahsubu ...................................... 458
3.2.1.6.2. Yabancı Memleketlerde Ödenen
Vergilerin Mahsubu ...................................... 459
3.2.1.6.3. Peşin (Geçici) Verginin Mahsubu ................. 459
3.2.I.6.4. Asgari Geçim İndirimi................................... 461
3.2.1.6.5. Kontrol Edilen Yabancı Kurumlara Yapılan
Ödemeler Üzerinden Geçekleştirilen
Kesintilerin Mahsubu .................................... 461
3.2.2. Verginin Tahakkuku ...................................................................... 462
3.2.3. Verginin Ödenmesi ve Taksitler .................................................... 462
DÖRDÜNCÜ KISIM
KURUMLAR VERGİSİ
4.1. KURUMLAR VERGİSİ KONUSUNDA GENEL BİLGİLER ................ 467
4.1.1. Kurumlar Vergisinin Tarihi Gelişimi ............................................ 467
4.1.2. Kurumlar Vergisnin Niteliği .......................................................... 468
4.1.3. Gelir Vergisinden Ayrı Bir Kurumlar Vergisinin Gerekli Olup
Olmadığı Konusunda İleri Sürülen Görüşler ................................. 469
4.1.3.1. Kurumlar Vergisine Gerek Olmadığını Savunan
Görüş ................................................................................ 469
4.1.3.2. Kurumlar Vergisinin Gerekliliğini Savunan Görüşler .... 469
4.1.4. Türk Kurumlar Vergisinde Benimsenen Görüş ............................ 471
4. I.4. Kurumlar Vergisi Uygulamalarında Karşılaşılan Sistemler ......... 473
4.2. TÜRK KURUMLAR VERGİSİ ................................................................. 474
4.2.1. Kurumlar Vergisinin Mükellefleri ve Kurumlar Vergisinde
Mükellef Türleri ............................................................................. 474
4.2.1.1. Kurumlar Vergisi Mükellefleri ......................................... 474
28
•
r
4.2.1.2. Mükellef Türleri .............................................................. 478
4.2.ı.2. l Tam Mükellefler ........................................... 478
4.2.1.2.2. Dar Milkellefler ............................................ 478
4.2.2. Verginin Konusu .......................................................................... 479
4.2.3. Vergiyi Doğuran Olay .................................................................. 480
4.2.4. Muafiyet ve İstisnalar ................................................................... 480
4.2.4.1. Muafiyetler ..................................................................... 480
4.2.42. İstisnalar......................................................................... 481
4.3. TA.ı1 MÜKELLEFİYETTE VERGİLENDİRME SÜRECİ ..................... 487
4.3. l. Tam Mükellefiyette Matrahın Tespiti .......................................... 487
4.3.1.1. Genel Olarak Matrahın (Kurum Kazancının) Tespiti ..... 487
4.3.1.2. Kurum Kazancının Tespitinde Kontrol Edilen Yabancı
Kurum Kazancı .............................................................. 488
4.3.1.3. İndirilecek Giderler ve İndirimler ................................. 490
4.3.1.3.1. GVK'da Yer Alan İndirilecek Giderler ....... 490
4.3.1.3.2. KVK'da Yer Alan İndirilecek Giderler ...... 491
4.3.1.3.3. Zarar Mahsubu ............................................ 492
4.3.1.3.4. Diğer İndirimler........................................... 493
4.3.1.4. Kabul Edilmeyen İndirimler. ......................................... 496
4.3.1.4.1. Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler. ........... 496
4.3.1.4.2. Örtülü Sermaye ........................................... 498
4.3.1.4.2.1. Örtülü Sermaye Sayılmanın
Koşulları ................................. 498
4.3.l .4.2.2. Örtülü Sermaye Kapsamına
Girmeyen Borçlanmalar ........... 499
4.3.1.4.2.3. Örtülü Sermaye Sayılmanın
Sonuçları ................................. 499
4.3.1.4.3. Transfer Fiyatlandırması Yolu ile Örtülü
Kazanç Dağıtımı ......................................... 500
4.3.2. Tam Mükellefiyette Verginin Beyanı .......................................... 501
4.3.2.1. Yıllık Beyanname...........................................................502
4.3.2.2. Muhtasar Beyanname .................................................... 502
4.3.3. Özellik Gösteren Durumlar
(Tasfiye - Birleşme- Devir- Bölünme ve Hisse Değişimi) ......... 505
4.3.3.1. Tasfiye ......................................................................... 505
4.3.3.2. Birleşme ....................................................................... 507
4.3.3.3.
Devı•r, B·o·ıu··nme ve Hı.sse Değ.ışı•mı•................................. 507
4.3.3.4. Devir, Bölünme ve Hisse Değişimi Hallerinde
Vergilendirme ............................................................... 509
4.3.4. Verginin Tarhı ........................................................................... 509
4.3.5. Verginin Ödenmesi .................................................................... 510
29
4.4. DAR MÜKELLEFİYET ESASINDA VERGİLENDİRME SÜRECİ...... 511
4.4.1. Dar Mükellefiyette Matrahın Tespiti.....................................• ······· 51 !
4.4.2. Dar Mükellef Yabancı Ulaştınna Kuıumlarında Kurum
Kazancının Tespiti....................................................................... 513
4.4.3. Dar Mükellefiyette Verginin Beyanı ............................................ 513
4.4.3.1. Yıllık Beyanname ........................................................... 514
4.4.3.2. Muhtasar Beyanname ..................................................... 514
4.4.3.3. Özel Beyanname ............................................................. 515
4.4.4. Verginin Tarh ve Tahakkuku........................................................ 515
4.4.5. Verginin Ödenmesi ...................................................................... 516
4.5. ORTAK HÜKÜMLER ............................................................................. 516
4.5.l. Kurumlar Vergisi Ve Geçici Vergi Oranı ..................................... 516
4.5.2. Yurt Dışında Ödenen Vergilerin Mahsubu ................................... 517
4.5.3. Yurt İçinde Kesilen Vergilerin Mahsubu ...................................... 518
BEŞİNCİ KISIM
HARCAMALAR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER
5. I. HARCAMA VERGİLERİNİN TEORİK ESASLARI ............................... 523
5.1 .1. Harcama Vergilerinin Tarihi Gelişimi ........................................... 523
5.1.2. Harcama Vergilerinin Niteliği .......................................................524
5.1.3. Harcama Vergilerinin Uygulama Biçin1leri .................................. 525
5.1.3.1. Tek Aşamada Alınan Harcama Vergileri .........................526
5.1.3.1.1. Üretim Vergileri ............................................. 526
5.1.3.1.2. Toptan Ticaret Vergileri ................................527
5.1.3.1.3. Perakende Ticaret Vergileri .......................... 527
5.1.3.2. Çok Aşamada Alınan Harcama Vergileri ......................... 528
5.1.3.2.1. Çok Aşamalı Gayri Safi Harcama
Vergileri ........................................................ 528
5.1.3.2.2. Çok Aşamalı Safi Harcama Vergileri
(Katma Değer Vergisi) .................................. 530
5.1.3.2.2.1. Katma Değer Vergisinin
Niteliği ...................................... 530
5.1.3.2.2.2. Katma Değer Vergisinin
Matrah Tespit Yöntemleri ......... 530
5.1.3.2.2.3. Katma Değer Vergisinin
Hesaplanma Yöntemleri ............ 532
5.1.3.2.2.4. Katma Değer Vergisinin
Yararlan ve Sakıncaları. ............ 532
5.1.3.3. Özel Tüketim Vergisi ....................................................... 534
5.1.3.3.1. Özel Tüketim Vergisinin Varlık Nedenleri .534
30
5.ı.3.3.2. Özel TUkctlın Vergilerinin Uygulunış
Şcki]lcri .............,,...,..,....,.,.,,, ...... ,,.,,..,.,,..534
5.2. TÜRK KATMA DEÔER VEROISi....................""""' ............................. 535
5,2,1. Mtlkcllcfiyct ...........,...,.....................,,....•·....,...,... •··• ·············· 535
5.2.1. l. VergininKonustı .......................,,,,,,,,,,,,,,,,.,.,.,,,,,,,,..,.,,,535
5.2, l .1,1. Vergiye Tabi işlemler ............................... 535
5.2.1.1.2. Vergiye Tabi işlemlerin TUrkiye'dc
Ynpılması ................................................ 536
5.2.1.1.3. Teslim ve Hizmet ..................................... 537
5.2.1.1.3.1. Tesliın .................................. 537
5.2.1.1.3.2. Hizmet. .................................538
5.2.1.2. Verginin MUkellefi ...................................................538
5.2.1.3. Vergiyi Doğuran Olay................................................539
5.2.1.4. Katma Değer Vergisinde İstisnalar ............................. 540
5.2.1.4.1. İhracat İstisnası ............................................. I
5.2.1.4.2. Araçlar, Petrol Aramaları ve
Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna ............ 541
5.2.1.4.3. Taşımacılık İstisnası ................................ 542
5.2.1.4.4. Diplomatik İstisnalar ............................... 542
5.2.1.4.5. İthalat İstisnası ........................................ 543
5.2.1.4.6. Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalar ............. 543
5.2.1.4.6.1. Kültür ve Eğitim Amacı
Taşıyan İstisnalar. ................. 543
5.2.1.4.6.2. Sosyal Amaç Taşıyan
İstisnalar .............................. 544
5.2.1.4.6.3. Askeri Amaç Taşıyan
İstisnalar .............................. 544
5.2.1.4.7. Diğer İstisnalar ........................................ 544
5.2.1.5. İstisnadan Vazgeçme ................................................545
5.2.2. Matrah .............................................................................. 546
5.2.2.1. Teslim ve Hizmet İşlemlerinde Matrah ....................... 546
5.2.2.2. İthalatta Matrah ....................................................... 546
5.2.2.3. Uluslararası Yük ve Yolcu Taşımalarında Matrah ........ 547
5.2.2.4. Özel Durumlarda Matrah ........................................... 547
5.2.2.5. Matraha Dahil Olan ve Olmayan Unsurlar................... 547
5.2.2.6. Emsal Bedel ve Emsal Ücret ...................................... 548
5.2.3. Oran ................................................................................... 548
5.2.4. İndirim ............................................................................... 549
5.2.4.1. Vergi İndiriıni ......................................................... 549
5.2.4.2. İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim .............................. 550
5.2.4.3. Kısmi Vergi İndirimi ................................................. 550
31
5..2.4.4. indirilemeyecek Kotınn Değer Vergisi .............................. 55 ı
5 ..2.5. Verginin Tarhı ve Ödenmesi .............................................................. 55)
5. .2.5.1. /erginin Turlu ...................................................................... 55ı
5.2.5.1.1. Vcrgilendinı1e Dönemi ve Beyan ................... 55 ı
5.2.5.1.1.1. Vergilendirme Dönemi .............. 55ı
5.2.5.1.1.2. Beyan ........................................... 552
5.2.5.1.2. Tarh İşlemleri ................................................ 552
5.2.5.1.3. Tarhiyatın Muhatabı ...................................... 553
5·
?
-·=
-
>·
?
-·
V
ergı
•
n
•
ın
Öd
enmesı
• .................................................................
553
5.3. ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ...................................................................... 554
5.3. I. Mükellefiyet ........................................................................................... 554
5.3. I.1. Verginin Konusu .............................................................. 554
5.3. I.2. Mükellef ve Vergi Sorumlusu .......................................... 555
5.3. I .3. Vergiyi Doğuran Olay ...................................................... 556
5.3.1.4. İstisnalar ........................................................................... 556
5.3.1.4.1. İhracat İstisnası............................................... 556
5.3.I .4.2. Diplomatik İstisna .......................................... 557
5.3.1.4.2. Diğer İstisnalar ............................................... 557
5.3.1.5. Verginin Tecili, Vergi İndirim ve İstisnalarının Sınırı ...558
5.3.2. Verginin Matrahı, Oranı veya Tutarı. ............................................558
5.3.2.1. Verginin Matrahı ...............................................................558
5.3.2.2. Verginin Oranı veya Tutarı. ..............................................559
5.3.3. Verginin Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi .............................................559
ALTINCI KISIM
SERVET VE SERVET TRANSFERLERİ
ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER
6.1. SERVET VE SERVET TRANSFERLERİ ÜZERİNDEN ALINAN
VERGİLERİN TEORİK ESASLARI .......................................................... 563
6.1.1. Servet Vergilerinin Tarihi Gelişimi ................................................. 563
6.1.1.1. Yabancı Ülkelerde .............................................................. 563
6.1.1.2. Türkiye'de .......................................................................... 564
6.1.2. Servet Vergilerinin Varlık Nedenleri .............................................. 565
6.1.2.1. Ödeme Gücü Görüşü .......................................................... 566
6.1.2.2. Fayda Teorisi ...................................................................... 567
6.1.2.3. Ayırma İlkesi Görüşü......................................................... 567
6.1.2.4. Servet Vergilerinin Denetim İşlevi ................................... 567
6.1.2.5. Servet Vergilerinin Tamamlama İşlevi. ........................... 568
6.1.3. Servet Vergilerinin Sınıflandırılması ................................................ 568
32
6. l.3. l. Servetlerden Alımın Vcrgilcr .......................................... 569
6.1.3.1.1. Genci Servet Vergileri .................................. 569
6.1.3.1.2. Kısmi Servet Vcrgileri .................................. 570
6.1.3.1.2.1. Emlak Vergisi. ......................... 570
6.2. l. Binn Vergisi ................................................................................ 574
6.2.l. l. Bina Vergisinde MUkellefıyct. ....................................... 574
6.2.l. 1.1. Verginin Konusu .......................................... 574
6.2. l. l.2. Verginin Mükellefi ....................................... 574
6.2.1.l.3. Muaflık ve İstisnalar ..................................... 574
6.2.1.1.3.l. Sürekli Muaflıklar .................... 575
6.2.1.1.3.2. Geçici Muaflıklar ..................... 575
6.2.1.2. Verginin Matrahı ve Oranı ............................................. 576
6.2.1.2.1. Matrahı ......................................................... 576
6.2.1.2.2. Oranı ............................................................ 576
6.2.1.3. Mükellefiyetin Başlaması ve Sona Ermesi ..................... 577
6.2.1.4. Verginin Tarh ve Tahakkuku .......................................... 577
6.2.2. Arazi Vergisi ............................................................................... 578
6.2.2.1. Arazi Vergisinde Mükellefiyet ....................................... 578
6.2.2.1.1. Verginin Konusu .......................................... 578
6.2.2.1.2. Verginin Mükellefi ....................................... 578
6.2.2.l .3. Muafiyet ve İstisnalar ................................... 578
6.2.2.1.3.1. Sürekli Muaflıklar .................... 578
6.2.2.1.3.2. Geçici Muaflıklar ..................... 579
6.2.4.1.4. Arazi Vergisinden İstisna ............................. 579
6.2.2.2. Verginin Matrah ve Oram .............................................. 579
6.2.2.2.1. Matrahı ......................................................... 579
6.2.2.2.2. Oran ............................................................. 580
6.2.2.3. Mükellefiyetin Başlaması ve Sona Ermesi ..................... 580
6.2.2.4. Verginin Tarh ve Tahakkuku .......................................... 580
6.2.3. Bina ve Arsa Vergisine İlişkin Ortak Hükümler .......................... 581
6.2.3.1. Bildirim .......................................................................... 581
6.2.3.2. Vergi Değeri................................................................... 582
6.2.3.3. Vergi Değerini Değiştiren Nedenler ............................... 582
6.2.3.4. Verginin Ödenmesi ........................................................583
6.2.2. Motorlu Taşıtlar Vergisi ..............................................................583
6.2.2.1 Motorlu Taşıtlar Vergisinin Konusu ve Mükellefi ..........583
6.2.2.2. Motorlu Taşıtlar Vergisinin Tarifesi .............................. 584
6.2.2.3. Motorlu Taşıtlar Vergisnde Mükellefiyetin
Başlaması ve Sona Ermesi............................................. 584
6.2.2.4. Tarh Tahakkuk ve Verginin Ödenmesi .......................... 585
6.1.3.2. Servet Transferlerinden Alınan Vergiler ....................... 585
33
6.1.3.2.1. Karşılıksız Servet Transferleri Üzerinden
Alınan Vergiler ............................................ 585
6.1.3.2.2. Karşılıklı Servet Transferleri Üzerinden
Alman Vergiler ............................................. 587
6.1.3.3. Servet Artışı Vergileri .................................................... 588
6.1.3.3.1. Genel Servet Artışı Vergileri ........................ 588
6.1.3.3.2. Özel Servet Artışı Vergileri .......................... 588
6.4. VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ ........................................................ 591
6.4.1. Mükellefiyet ................................................................................. 591
6.4.1.1. Verginin Konusu ............................................................. 591
6.4.1.2. Verginin Mükellefi .......................................................... 592
6.4.1.3. Muafiyet ve İstisnalar ......................................................592
6.4.1.3.1. Muafiyetler ....................................................592
6.4.1.3.2. İstisnalar ....................................................... 592
6.4.2. Matrahın Tespiti ........................................................................... 593
6.4.2.1. İlk Tarhiyata Esas Olmak Üzere Malları Değerleme ..... 593
6.4.2.2. İndirilebilecek Borçlar ve Giderler ................................. 595
6.4.3. Verginin Beyanı ........................................................................... 595
6.4.4. Verginin Tarhı .............................................................................. 596
6.4.5. Vergi Tarifesi ................................................................................ 596
6.4.6. Verginin Ödenmesi ....................................................................... 597
6.4.7. Güvenlik Önlemleri ...................................................................... 597
6.4.7.1. Tereke Defteri Yapılması................................................ 597
6.4.7.2. Teminat Alınması ........................................................... 597
YEDİNCİ KISIM
DİĞER DÜZENLEMELER
7.1 BANKA VE SİGORTA MUAMELERİ VERGİSİ. .................................. 601
7.1.1. Banka ve Sigorta Muameleri Vergisinin Konusu ve
Mükellefı ...................................................................................... 601
7.1.2. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin Matrahı ve Oranı ....... 602
7.1.3. Banka ve Sigorta Muameleri Vergisinin Tarhı, Tahakkuku ve
Ödenmesi ...................................................................................... 603
7.2. DAMGA VERGİSİ .................................................................................... 603
7.2.1. Damga Vergisinin Konusu ve Mükellefi ...................................... 603
7.2.2. Damga Vergisinin Hesaplanması ve Ödenmesi ............................ 605
7.2.2.l. Damga Vergisinin Hesaplanması .................................... 605
7.2.2.2. Damga Vergisinin Ödenmesi........................................... 606
7.2.2.2.1. Damga Vergisini Ödeme Şekilleri ................ 606
34
7.2.2.2. 1.l. Makbuz Karşılığında Ödeme ..... 606
7.2.2.2.1 .2. istihkaktan Kesinti Suretiyle
Ôdeme ...................................... 606
7.2.2.2.1.3. Basılı Damga Konulması
Suretiyle Ödeme ....................... 606
7.3. BELEDİYELERE ÖDENEN VERGİ, RESİM VE HARÇLAR .............. 607
7.3.1. Belediyelerce Doğrudan Tahsil Edilen Belediye Vergileri ............607
7.3.1.1. ilan ve Reklam Vergisi ................................................. 607
7.3.1.2. Eğlence Vergisi ............................................................. 607
7.3.l .3. Çevre Temizlik Vergisi ..................................................608
7.3.2. Başka İdareler Tarafından Tahsil Edilen Belediye Vergileri ........608
7.3.2.l. Haberleşme Vergisi ....................................................... 608
7.3.2.2. Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi .......................... 609
7.3.2.3. Yangın Sigortası Vergisi ............................................... 609
7.4. BELEDİYE HARÇLARI ······················································· 609
7.5. GÜ"MRÜK VERGİLERİ········································································ I
7.5.1. Gümrük Vergisinin Konusu ve Yükümlüsü ................................ 6ı ı
7.5.2. Gümrük Vergilerinin Hesaplanması, Matrah ve Oranlar............. 6ı2
35
7
GİRİŞ:
1215 tarihini sosyal alanda öğrenim yapan hemen hemen herkes bu tarihi
hatırlar. Yerilen tarih, İngiltere'de Magna Carta denilen belgenin ilan tarihidir.
O tarihte İngilere halkı zamanın Kralına karşı hürriyetlerini elde etmek için
ayaklanmış ve sonunda da Magna-Carta denilen belgeyi Kral Jonh"a imzalat-
mayı başarmışlardır.
Bu belge ile İngiltere, Dünya'da ilk kez hürriyetlerini elde eden ülke ol-
muştur. Doğal olarak burada hüıTiyetlerden söz edilmesine rağmen, kanımızca
ve bizi ilgilendirmesi dolayısıyla, sözü edilen belge ile aynı zamanda ilk kez
kanunsuz vergi alınmamasının belgeye bağlanmış olduğunu söyleyebiliriz.
Kanımızca, hüıTiyetler, esas olarak ekonomik güç ile sağlanır. Ekonomik
gücü sağlayan ilk unsur ise, halkın keyfi vergi ile karşı karşıya kalmaması
yoludur. Bu bakımdan, Magna-Carta denilen belgenin imzalanmasında, ilk
önce halkın cebinden keyfi şekilde vergi alınmamasının yattığını söyleyebili-
rız.
Doğal olarak vergi ile harcamayı sürekli şekilde dengede tutmak gerekir,
Eğer, bir ülkede harcamalar keyfi şekilde yapılırsa, sonunda, bir düzene bağlı
olmaksızın vergi alınması gerekliliği de ortaya çıkabilir. Ancak, Dünya'da
halkın harcamalara önem vermesi gerekliği bilincine. vergi bilincine ulaşma-
dan dört yüz yıl kadar sonra olmuştur, denilebilir.
Bu bakımdan hemen hemen her devirde vergi, gerek mükelleflerin gerek
idare edenlerin üzerinde önemle ve öncelikle durdukları konu olmuştur.
Burada şunu kesinlikle söylemek gerekirse, denilebilir ki, halkın böyle bir
bilince sahip olması yönetenlerce sağlanamaz, Bu bilince sahip olunmasının
tabandan gelmesi gerekir. Bu da önce yönetilenlerin eğitilmesine bağlıdır.
Yukarıda On Üçüncü Yüzyıldan sonraki kısa tarihi gelişmeyi anlatım ko-
nusu yapmamızın esas nedeni de budur.
Bir çalışma yaparken üç hususa değinmek gerekir. Bunları kısaca ifade
etmek gerektiğninda şunları söyleyebiliriz:
-Teorik çalışmaların dikkate alınması: Eğer, yapılan konu hakkında daha
önce yapılmış teorik çalışmalar varsa önce onların dikkate alınması gerekir.
Çünkü teoriler, uzun çalışmaları yansıtır.
-Dünya 'da uygulamalarından gereği kadar örnekler almak: Bilimsel ça-
lışmaların dünyadaki uygulamalardan yararlanmaları kaçınılmazdır. Örneğin,
vergi yargı sistemleri üzerinden çalışırken, Fransız idari yargı sistemini mi,
ABD'de uygulanan adli yargı sistemini mi, yoksa Almanya'daki bağımsız
yargı sistemini mi, dikkate alacağız, gibi.
-Ülke için yararlı olabilecek sistemleri kabullenmek: Esasında yukarıda
başlıkları verilen hususların dikkate alınması ve bunların en yararlı olanının
37
illke uygulmnasında ön planda tutulması da, Uzerinde durulması gereken diğer
bir konudur.
Konuyu çalışma alanımız olan vergi konusuna kaydırdığımızda, vergilerin
üzerinde çalışmış olan teorik esuslurının var olduğunu görmekteyiz. Bunları
yabana atmak mümkün değildir. Bu nedenle, vergilerin teorik çalışmalarından
vergi çalışanları oluruk çok büyük yararlar sağlanabilecektir. Aynı düşünceyi
dünya Ulkelerindeki sistemlerden yararlanılması hakkında da söyleyebiliriz.
Ne yazıktır ki, ülkemizde vergi düzenlemeleri yapılırken ve konu ile ilgili
kitap ve makale gibi çalışmalar yapılırken değinilen hususlar tamamıyla göz
ardı edilmektedir. Yapılan çalışmalar hemen hemen sadece mevzuatı yansıt-
maktadır. Ülkemizdeki vergileme konusunda üzerinde durulması gerekirken
durulmayan başlıca konuları şu şekilde özetleyebiliriz:
Bunlardan bazılarını; Türk vergi sisteminin yapılandırılmasında mükellef
psikolojisine yer verilmemesi; plan, program ile vergi politikaları arasında
ilişki bulunmaması; vergi kanunlarının değişiminde kanun yapma tekniğine
uyulmamış olması; vergi kanunlarının çok sık değişmesi, muafiyet ve istisna-
ların fazlalığı ve dolaylı vergilerin çokluğu;
meydana getirmektedir. Bütün bunlardan sonra, vergi sisteminin yeni baş-
tan ele alınması gerektiği söylenebilir. Ancak, geçmiş tecrübeler bunun da ke-
sin bir çözüm yolu olmadığını göstermektedir. Bu bakımdan gene en iyi yolun,
mevcut vergi sistemini, mümkün olduğu kadar verginin teorik temelleri ile
ilişkilendirilerek, revize etmekten geçtiği, söylenebilir.
Değinilen doğrultuda yapılan bu çalışma, üç kitaptan meydana gelmiştir.
-Birinci kitap, kanun yapma tekniğinde mümkün olduğunca uyulması ge-
reken vergi teorisi konularını kapsamıştır. Vergi teorisi ile ilgili esas bilgiler
bu bölümde ele alınmıştır. Ancak konularla ilgili bazı teorik bilgileri ise, ilgili
konunun bütünlüğünü bozmamak için, ilgili kısımda aktarılmaya çalışılmıştır.
Katma değer vergisinin teorik esasları gibi.
-İkinci kitap, vergi genel hukukuna ayrılmıştır. Bu kitap da kendi içinde
yedi kısımdan oluşmuştur. Sözü edilen yedi kısım hakkında şu başlıkları sıra-
layabiliriz
İkinci kitabın birinci kısımda; vergi genel hukuku konusunda genel bilgi
verilmiştir.
İkinci kısımda; vergilendirme hukuku konu edilmiştir. Vergilendirme hu-
kukunun bir parçasını meydana getiren verginin tarafları, diğer bir ifadeyle
verginin borçlu tarafı ile vergi alacaklısı kapsamlı bir şekilde bu kısımda an-
latılmaya çalışılmıştır.
Üçüncü kısımda; vergilendirme süreci anlatım konusu yapılmıştır. Yani
bu kısımda; vergiyi doğuran olay, verginin tarhı, verginin tebliği, verginin ta-
hakkuku, vergi alacağının ortadan kalkması, konularına oldukça ayrıntılı ola-
rak değinilmiştir.
38
Dördüncü kısımda; vergi hukuku ile ilgili diğer düzenlemelere yer veril-
miştir. Yani bu kısımda; süreler, değerleme, amortismanlar, gereği şekilde ele
alınarak anlatılmaya çalışılmıştır.
Vergi genel hukuku ile ilgili kitabın beşinci kısmında da, vergi suç vece-
zalarına, diğer bir ifadeyle vergi ceza hukukuna yer ayrılmıştır.
Üzerinde durulan kitabın altıncı kısmında, vergi yargısı yeterince anlatım
konusu yapılmıştır.
Yedinci ve son kısımda da vergi icra hukukuna yer ayrılmıştır.
-Üçüncü kitap, vergi özel hukukunu kapsamıştır
Bu kitap da kendi içinde yedi kısma ayrılmıştır:
Birinci kısımda; gelirler üzerinden alınan vergilerin en önemlilerinden
olan gelir vergisinin; teorik esasları, gelir vergisinde mükellefiyet, gelir vergi-
sinde vergiyi doğuran olay, ticari kazanç, konularına yer verilmiştir.
Vergi özel hukukunda ilişkin kitabın ikinci kısmı; zirai kazanç, serbest
meslek kazancı, ücret, gayrimenkul sennaye iradı, menkul sennaye iradı ve
diğer kazanç ve iratlar konularına ayrılmıştır.
Söz konusu kitabın üçüncü kısmında; gelir vergisinde beyan esası, vergi-
nin tarh, tahakkuk ve tahsili konuları anlatılmıştır.
Dördüncü kısımda, gelirler üzerinden alınan ve vergi sistemimizde yer
alan kurumlar vergisine yer ayrılmıştır. Bu kısımda; kurumlar vergisinin genel
esaslarına, Türk Kurumlar Vergisi ile ilgili (tam mükellefiyette ve dar mükel-
lefiyete vergilendinne ) konularına gereği şekilde yer yerilmiştir.
Kitabın beşinci kısmı, harcamalar üzerinden alınan katma değer vergisi ile
özel tüketim vergisine ayrılmıştır.
Altıncı kısımda; servet ve servet transferleri vergisine ayrılmıştır.
Yedinci ve son kısımda da, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile
Gümrük Vergisi gibi diğer harcama vergileri ile Belediyeler tarafından tahsil
edilen vergi resim ve harçlar, sınırlı bir şekilde anlatım konusu yapılmıştır.
Burada özellikle şuna da değinmek gerekir ki, anlatımlarımız sırasında ge-
rek genel gerek özel vergi hukukuna ilişkin bilgilerin sunumunda kitabın hac-
mini olmasından daha fazla genişletmemek ve mevzatın çok sık değişmesinin
sakıncalarından hiç olmazsa biraz kaçınmak düşüncesiyle, rakamsal bilgiler-
den kaçınılmaya çalışılmıştır. Değinilen eksikliği giderebilmek için de değerli
hocamız Prof.Dr. Erdoğan Öner'in, ülkemizdeki vergilerin tüm ayrıntılarını
rakamlar olarak da içeren son yazmış olduğu "Vergi Hukuku" ve "Türk Vergi
Sistemi"adlı çalışmalarından çok yararlandık. Bu bakımdan kendilerinde bu-
rada teşekkür etmeden geçemeyeceğiz.
Doğal olarak her çalışmada, bazı eksiklikler ve eleştirilecek taraflar bulu-
nabilir. Özellikle vergi mevzuatının çok sık değiştiği günümüzde, değinildiği
39
ilzere böyle durumlarla çok sık karşılaşılmaktadır. Kitaba son noktayı koydu.
ğ.un�uz �n�a dahi, çalışma konusu yapılan mevzuata ilişkili olara� bazı deği-
şıklıklerının yapıldığına şahit olmaktayız. Bu olumsuz tabloyu ıfade etmek
için, şu anda bir öğrencinin, "hocam bunları bize niye öğretiyorsunuz, nasıl
olsa sınıftan çıkarken mevzuat değişecek" dediğini hatırlar gibiyim.
Ama bizim görevimiz, hangi şartlar altında olursa olsun, öğrencilerimizi
kaynaksız bırakmamaktır.
Bu olumsuz şartlara rağmen kitabımızı basan Yetkin Yaınevi'ne ve özel-
likle basımda büyük özveri gösteren Muharrem Başer'e burada sonsuz teşek-
kürlerimizi iletmeyi bir borç bilmekteyiz.
40
KISALTMALAR
AATllHK : Amme Alncnklarının Tnhsil UsuHl Hakkındn Kanun
AB
B�IK
: Avrupa Birliği
: Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi
Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
BK : Bakanlar Kurulu
BKK : Bakanlar Kw·ulu Kararı
DK : Danıştay Kanunu
DKK : De.ğ...erli Ka.ğ...ıtlar Kanunu
DVK : Damga Vergisi Kanunu
EVK : Emlak Vergisi Kanunu
Gid. VK. : Gider Vergileri Kanunu
GK. : Gümrük Kanunu
GVK : Gelir Vergisi Kanunu
HMK : Hukuk Muhakemeleri Kanunu
HK : Harçlar Kanunu
iiK : İcra İflas Kanunu
İYlJK : İdari Yargılama Usulü Kanunu
TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi
KDV : Katma Değer Vergisi
KDVK : Katma Değer Vergisi Kanunu
KHK : Kanun Hükmünde Kararname
KK : Kooperatifler Kanunu
KVK : Kurumlar Vergisi Kanunu
Mad. : Madde
Mük. : Mükerrer
41
ITVK
ÖT'K
TİSK
TBK
TCA
TCDD
TCK
TEK
TMK
TTK
VUK
viVK
lol('ırhı Taşıtlar Vergisi Konunu
: Özel Tüketim ergisi Kanunu
endiknlnr ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
Tilrk Borçlar Kanunu
: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları
: Türk Ceza Kanunu
: Tahsili Emval Kanunu
: Türk Medeni Kanunu
: Türk Ticaret Kanunu
: Vergi Usul Kanunu
: Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu
42
BİRİNCİ KİTAP
VERGİLERİN TEORİK ESASLARI
Borçlar diJşüncelerle ödenmez.
Balzac
Son yıllarda kamu kesiminin küçültülmesi düşüncesinin hakim olmasına
ve bu yolda uygulamalara başlanılmasına rağmen, devletlerin ekonomik ve
sosyal yaşama müdahale etme zorunluluklarının ortaya çıkmasıyla kamunun
üzerine düşen görevlerde artmalar meydana gelmiştir. Kamu hizmetlerinin ve
bunun sonucunda da harcamalarının artması ise, kamu gelirlerine olan ihtiyaç-
ları fazlalaştınnıştır. Devletler, ihtiyaçları olan gelirleri başta vergiler olmak
üzere diğer bazı kaynaklardan elde etmeye çalışmıştır.
Özellikle son zan1anlarda kamu gelirlerinin hem miktarında ve hem de
türlerinde birçok değişiklikler meydana gelmiştir. Konuyu daha belirgin hale
getirebilmek için kamu gelirlerinin kapsamını, zora (cebre) dayanan, yani dev-
letin egemenlik gücüne dayanarak sağladığı gelirler ve egemenlik hakkına da-
yanmaksızın elde etmiş oldukları gelirler olarak iki başlık altında ele almak
gerekir.
Daha sonra da verginin teorik esaslarının ele alınması gerekmektedir.
1.1. DEVLETİN EGEMENLİK HAKKINA DAYANARAK ELDE
ETTİĞİ GELİRLER
Bu tür gelirlerin elde edilmesinde devletin egemenlik hakkının kullanıl-
ması esastır. Son yıllarda devletlerin dışa açılma ve dünya ile bütünleşme po-
litikaları gereği, bazı alanlarda egemenlik haklarının bir kısmından feragat
etme zorunlulukları doğmaktadır. Buna, Avrupa Birliği 'ne uyum sürecinde
vergi kanunlarında dış istekler doğrultusunda bazı değişikliklere gidilmesi ör-
nek olarak gösterilebilir. Ancak bunlar istisnai durumlardır. Yani, özellikle
vergiler gibi birçok alanda devletin egemenlik gücünü kullanmaları, onların
devlet olmalarının bir gereğidir. Devletin bu tür gelirlerini şöylece sıralamak
mümkündür:
1.1.1. Vergiler
Bugüne kadar vergi konusunda birçok tanım yapılmıştır. Yapılan tanım-
ların ortak yanları dikkate alınarak bir tanım yapılması gerektiğinde vergi,
kamu harcamalarını karşılamak üzere devletin egemenlik gücüne dayanarak
bireylerden aldığı paradır, biçiminde tanımlanabilir. Bu tanıma göre verginin
özelliklerini kısaca şu şekilde belirtebiliriz:
45
- Verginin temelinde devletin egemenlik gUcU yatar. Bu bakımdan vergi.
nin esas niteliğini belirtebilmek için, vergi eşittir egemenlik ifadesini dahi kul-
lanmak ınilmkilndür. Verginin egemenlik gi.icüne göre alınmasının doğal so.
nucu ise. onun kanuna ve zora dayanarak alınmasındandır.
- Önceki zamanlarda veroi oenelde a)'lli olarak alınmaktaydı. Ancak gü.
eı ' ::,
nümüzde vergi, sadece para ile alınmaktadır. Bu bakımdan vergi, parasal bir
edimdir.
- Vergi, kamunun yerine getirdiği belirli bir hizmetin karşılığı olarak alın-
mamak.'tadır. Yani kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığı alınan algı ile
vergi arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. Bu bakımdan vergi kar-
şılıksızdır denilmektedir. Ancak, verginin söz konusu karşılıksız olma niteli-
ğini, verginin hiç karşılığı olmadığı şeklinde anlamak da doğru değildir.
Vergi, teorik olarak faydası bölünemeyen, yani tüm topluma ait olan toplum-
sal mal ve hizmetlerin gerektirmiş olduğu ihtiyaçların karşılanması amacıyla
alınır. Yani vergide, kuşkusuz dolaylı bir karşılık bulunur.
- İlke olarak verginin geri ödenmesi söz konusu değildir. Bu niteliği ile
vergi ise, kamu borçlarından ayrılır.
1.1.2. Harçlar
Harçlar, bazı kamu kuruluşlarının bireylere sunmuş oldukları kamu hiz-
metleri nedeniyle, devletin egemenlik gücüne dayanılarak ve hizmetlerden ya-
rarlananlardan yararlanma karşılığı alınan paralardır. Tanıma göre harçlann
nitelikleri de şu şekilde özetlenebilir:
- Harçlar, kamu kuruluşlarının vermiş olduğu kamu hizmeti dolayısıyla
alınır. Yargı harçları, noter harçları, tapu ve kadastro harçları gibi. Harcı ver-
giden ayıran en önemli özellik, verginin karşılıksız olarak alınmasına karşılık,
harcın belirli bir karrıu hizmeti karşılığında alınmasıdır. Ancak burada harç
olarak alınan tutar, hizmetin gerçek anlamda maliyeti değildir. Çünkü, kamu
kesiminde bu tür hizmetlerin gerçek maliyetini tespit etmek mümkün değildir.
Diğer yandan harcın tutarının tespitinde siyasi, sosyal ve mali amaç da bulu-
nabilir. Yani tespit edilen tutar, bir kamu fiyatıdır. Bu tutar, maliyetin altında
olabildiği gibi, maliyetin üstünde de olabilir. Bazı maliyeciler, maliyetin üze-
rindeki miktarın harç değil, vergi olması gerektiğini savunmuşlardır.
- Verilmiş olan hizmet karşılığında harç alınabilmesi için, hizmetin ka-
musal bir hizmet olması gerekir. Ticari ve sınai hizmetin karşılığı olarak alı-
nan bedeller, harç olmayıp ücrettir.
- Harçlar da vergiler gibi zora dayanır. Bu özelliği nedeniyle harçlar ver-
gilere benzer. Yani kanunla alınır.
46
t. 1.3. Resim
Kamu gelirleri içinde yer nlnıı resim ise, bir iş veya faaliyetin yapılmasına
kamu kunıluşlnrınca izin verilmesi nedeniyle, yine egemenlik gücüne dayanı-
lnrnk talep edilen bir bedeldir. Bu algının dn özellikleri şöylece belirtilebilir:
- Resim de hnrç gibi yerine getirilen kamusal bir hizmetin karşılığıdır. Bu
yönüyle harçlar ile resimler birbirine benzer.
- Resimlerin alınmasının arkasında da kamusal gUç yatmaktadır. Bu yö-
nüyle resimler, vergi ve harçlara benzer. Kamusal gUç, bu üç algının ortak
paydasını meydana getirir.
- Bir iş veya faaliyetin yapılmasına izin verilmesinde, işlemin kamusal
nitelikte bir işlem olması gerekir. Bu yönüyle resimler ile harçlar arasında
benzerlik vardır. Hatta uygulamada harçlar ile resimler birbirleri ile karışmak-
tadır. Bu bakımdan son zamanlarda, resim kavramı yerine harç kelimesinin
kullanılması yaygın bir hale gelmiştir. Yani, resimlerin kamu gelirleri arasın-
daki önemi oldukça azalmıştır.
1.1.4. Şerefıyeler
Başta devlet olmak üzere diğer bazı kamu kuruluşları, bayındırlık hizmeti
niteliğinde birçok kamu hizmeti yapar. Her şeyden önce, yapılan bu tür hizmet
sonucun da topluma hizmet götürülmüş olur. Diğer yandan, devletin ve özel-
likle belediyelerin yapmış oldukları söz konusu kamu hizmetleri sonucunda,
hizmet yapılan bölgede bulunan bazı emlakin değerlerirıde önemli artışlar or-
taya çıkar. Park yapılması sonucunda o civarda bulunan emlakin değerleıinde
artma olması veya bir kişinin evinin önündeki yolun genişletilmesi sonucunda
evin rayiç bedelinin artması gibi. Bu değer artışlarında mal sahiplerinin her-
hangi bir rolü bulunmamaktadır. Artışlar, yapılan bayındırlık hizmetleri sonu-
cunda meydana gelmiştir. Söz konusu artışların karşılığının belirli bir kısmı,
artışlardan yararlananlardan şerefiye adı altında alınır.
1.1.5. Parafıskal Gelirler
Daha önceki anlatımlarımız sırasında, ekonomik görüşlerin devletlerin
mali ve ekonomik yapılandırılmalarında etkili olduğunu belirtmiştik. Klasik
görüşlerin hakim olduğu devirlerde devletin sadece koruyucu devlet olması
düşüncesinin savunulması nedeniyle, yapılan devlet hizmetleri sınırlı bir
alanda kalıyordu. Bu durumda da kamu gelirleri kamu ihtiyaçları için yeterli
oluyordu. Ancak müdahaleci devlet anlayışının gelişmesi sonucunda devletin
fonksiyonları genişlemiş ve klasik devirlerdekinin aksine kamu gelirleri kamu
harcamalarını karşılayamaz bir hale gelmiştir. Bu durum üzerine müdahaleci
politikalar uygulayan devletler, yapılan bazı kamu hizmetlerinin karşılığını
çeşitli yollarla sağlamanın yollarını aramıştır. Sosyal güvenlik kurumlarına
47
kurum iştirakçilerinden katılım payları alınması. kamu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının üyelerinden nidat adı atında bazı paralar toplamaları örnek ola-
rak Yerilebilir.
Bu tür algılar üzerinde bazı tartışmalar yapılmasına rağmen genel olarak
teoride bunlar. parafiskal gelirler olarak adlandırılmıştır. Burada ifade edilen
..para'' kelimesi, esasında Latinceden gelen ve "gibi" anlamını belirtmek için
kullanılan bir kelimedir. Dilimizde "fıskal" olarak kullanılan ve esas geliş yeri
olan Fransa'da ..fiscalite" olarak ifade edilen kelime ise, vergi anlamına gel-
mektedir. Böylece bu iki kelimenin birleşmesiyle ortaya çıkmış olan parafis-
kal kelimesinin anlamı, vergi benzeri olarak kullanılmaktadır.
Ülkemizde de artık parafiskal olarak adlandırılan bu gelirlerin özellikle-
rini şu şekilde tespit etmek mümkündür:
- Parafiskal gelirler, özellikle sosyal alanda hizmet üstlenmiş olan bazı
kamu kuruluşlarının finansmanını sağlamak için, o kuruluşların hizmetlerin-
den yararlanan ve onlara üye olan kişilerden alınır. Bu yönüyle söz konusu
gelirler, vergilerden ayrılır ve harçlara benzer.
- Parafiskal yükümlülükleri yerine getinnek, vergilerdeki gibi kanuni bir
zorunluluk.'11.lr. Bu yönüyle parafiskal algılar, harçlardan ayrılır. Çünkü harç-
larda hizmetin istenmemesi halinde herhangi bir ödeme yapılması gerekme-
diği halde, parafiskal algılarda o kuruluşa üye olmak zorunluluğu ortaya çık-
makta ve karşılığı bedel olarak alınmaktadır.
- Parafiskal gelirler, devlet bütçesi içinde yer almayıp, o gelirleri tahsil
eden kamu kurum ve kuruluşlarının gelirleri arasında gösterilir.
- Bazen de bu gelirler, o kuruluşlara üye olmayan ve kuruluşların hizmet-
lerinden yararlanmayan kişilerden de tahsil edilmektedir. İşverenlerin, sosyal
güvenlik kurumlarına ödemiş oldukları işveren payları gibi. Tabii ki böyle bir
durumda bu algı, bir bakıma vergi kimliğine bürünmektedir.
Bu kısa alternatif sunumlardan da anlaşılacağı gibi parafiskal gelirler, ken-
dine özel bir algı türüdür. Bu nedenle de bunlara vergi benzeri denilmiştir
1.1.6. Egemenlik Hakkına Dayanarak Elde Edilen Diğer Gelirler
Yukarıda belirtilenler dışında devletin egemenlik hakkına dayanarak elde
etmiş olduğu diğer gelirler; para ve vergi cezaları, zorunlu borçlar (cebrı istik-
razlar), para basma, fonlar ve mali tekellerden sağlanan gelirler olarak sırala-
nabilir.
- Para ve Vergi Cezaları: Para ve vergi cezalarının esas amacı, herhangi
bir şekilde kamu düzenine uymayanlar ile kanuni biF-Yti!fimlülük olan vergi-
leri zamanında veya tam olarak ödemeyenleri, daha sonraki davranışlarında
48
'
düzene uyumlarını snğlmnaktır. Diğer bir deyimle bunlurın esas amacı, ka-
muyu gelir sağlama değildir. Bu bakımdan söz konusu bu tllr gelirler kamu
gelirleri arasında önemli bir yer tutmamaktadır,
- Zorunlu Borçlanmalar: Zorunlu borçlanmalara, ancak olağanüstü za-
manlarda başvurulabilir. Bu tUr borçlanmalarda vergi gibi devletin egemenlik
gUcU kullanılır. Ancak zorunlu borçlanmaları vergiden ayıran özellik, verginin
geri ödemesinin olmamasına karsılık borçların geri ödenmelerinin zorunlu ol-
� '
masıdır.
- Para Basma: Devlet egemenlik hakkını kullanarak para basar. Para
basma, toplumları devlet şekline dönüştüren özelliklerden biridir. Günümüzde
devletler ihtiyaçları olan harcamaları yapabilmek için; vergi, borçlanma veya
para basma gibi yollara başvurabilir. Ancak, para basma yöntemi kullanılarak
kanm harcamaları finanse edilirken, onun meydana getirebileceği olumsuz-
lukların çok dikkatli bir şekilde hesap edilmesi gerekir.
-Fonlar: Fonlar, bir bakıma vergiye benzerler. Fonların kullanımları diğer
kanm gelirlerine göre daha kolay olduğu için, ülkemizde son yirmi beş yıl
içinde bu yolla gelir elde edilmesi yoluna çok sık başvurulmuştur. Bütçe ilke-
leri gereği kamu harcaması yapabilmek için bazı prosedürün gerçekleşmesi
gerekir. Fonların kullanımı ise, daha esnektir. Bu bakımdan, değinildiği üzere
Türk kamu yönetimi, fon müessesesini olması gerekenin üzerinde kullanmış-
tır. Fonların bu tür kullanılışı ise, birçok dar boğazı beraberinde getirmiştir.
Bu nedenle, son birkaç yıllarda fonların bütçe içine dahil edilmesi yoluna gi-
dilmektedir.
- Mali Tekeller: Mali tekeller yoluyla gelir sağlama, devlet tekelinde olan
bazı işletmelerin üretimlerini aşırı fiyatla tespit ederek kamunun hizmetine su-
nulması şeklinde ortaya çıkar. Kamu tarafından tekel şeklinde üretilen malla-
rın fiyatlarının maliyetinin çok üzerinde tespit edilmesi sonucu, yüksek tespit
edilen kısım kadar devlete bir gelir sağlanır. Esasında bu, bir yönüyle dolaylı
vergilerden başka bir şey değildir.
Bazen de mali tekellerde fiyatları gereğinin üzerinde tutma, sağlık amaçlı
olarak da kullanılabilir. Yani böylece, o mala karşı olan talebi azaltarak sağ-
lıklı bir toplum yaratma düşünülebilir.
Özelleştirme politikaları sonunda mali tekeller günümüzde önemlerini
kaybetmekte ve sayı olarak da son derece azalmış bulunmaktadır.
1.2. DEVLETİN EGEMENLİK HAKKINI KULLANMAKSIZIN
ELDE ETTİĞİ GELİRLER
Yukarıdaki gelirler dışında devlet, egemenlik hakkını kullanmaksızın da
bazı gelirler elde eder. Bunlardan başlıca olanları, emlak ve teşebbüs gelirleri,
zorunlu olmayan borçlar ile uluslararası yardımlardır.
49
11
1.2.l.Emhık Ye Teşebbiis Gelirleri
- Emlak Gelirleri: Eski zamanlarda vergi alına düşüncesinin ge!işmemiş
olması ve ülkenin kralı veya derebeyinin ülke emlakinin tümüne sahıp olması
dolayısıyla, o zamanki kamu harcamalarının çok büyük bir kısmını, hatta ta-
mamını. emlak gelirleri meydana oetirmiştir. Yani o devirlerde kralın sahip
olduktan toprakların kiralanması v:ya satışından elde edilen gelirler, ülkenin
ana gelir kaynağı olmuştur.
Ancak, 19. yüzyıldan itibaren kamu gelirleri arasında vergi gelirlerinin
artması ve kralın sahip olduğu arazi ve diğer emlakin azalmasına karşılık özel
mülkiyetin genişlemesi, kamu gelirleri arasında yer alan emlak gelirlerinin ye-
rini önemsiz sayılacak hale getirdi. Bu bakımdan günümüzde artık emlak ge-
lirleri, kamu harcamalarını karşılamakta önemli bir fonksiyona sahip değildir.
- Teşebbüs Gelirleri: Önceleri ekonomiye liberal ekonomi görüşünün ha-
kim olması nedeniyle devletin ekonomik yaşama girerek üretim yapmaları so-
nucu gelir elde etmelerinin, kamu kesiminde önemli bir yeri bulunmamak-
taydı. Ancak, 1930'lu yıllardan sonra, yani müdahaleci görüşün klasik görü-
şün yerini almasından sonra teşebbüs gelirlerinin kamu gelirleri içindeki yeri
oldukça önemli hale geldi.
Ancak, geçen yüzyılın sonlarına doğru tekrar 1930'lu yıllar öncesine dö-
nülmüştür, denilebilir. Diğer bir ifadeyle özelleştirmeler sonucunda devletin
bu alandaki faaliyet alanlarında daralmalar baş göstermiştir. Bugün teşebbüs
gelirlerinin kamu gelirleri içindeki payı, artık önemini yitinniştir. Devlet bu
alana, gelir elde etmekten daha çok ülke sanayiine destek olma ve diğer bazı
sosyal düşünceleri gerçekleştirmek için girmektedir, diyebiliriz.
1.2.2. Zorunlu Olmayan Borçlanmalar
Son yıllarda kamu gelirlerinin kamu harcamalarını karşılamada yetersiz
kalması sonucunda, zorunlu olmayan borçlanmaların önemi artmıştır. Özel-
likle ülkemizde, son yirmi yıl içinde bu tür iç ve dış borçların tutarlarının gerek
bütçe ve gerek gayri safi milli hasıla içindeki yeri çok önemli tutarlara ulaş-
mıştır. Borçlanma sonucu elde edilen kaynakların, genellikle bir plan program
sonucu harcanmaması ve günlük kamu hizmetleri için sarf edilmesi, günü-
müzde kamu kesiminin çok önemli sorunlarından birini meydana getirmekte-
dir. Bu bakımdan borçlanmalara ve borçlanma sonucunda elde edilen kaynak-
ların verimli bir şekilde kullanılmasına, özellikle dikkat etmek gerekmektedir.
1.2.3. Uluslararası Yardımlar
Genellikle uluslararası yardımlar, sosyal, ekonomik ve siyasi nedenler do-
layısıyla uluslararası kuruluşlar ile yabancı devletler tarafından verilir. Bu tür
50
�nrdımlnrın gUmkmc ı.ı.dmcsi ôıclliklc ikin ·i Dllnyıı Suvnşı'nduıı snıırn bu�-
lmnıştır. ABD tnmt'ındun Mıırshnll Plıinı ndı nllındo bnşluıılmış olnıı ulusluru-
rast � nrdımlnr, dnhnsonrnki. ıllmdn çeşitli kunıluşlnrcu dcvuın ettirilmiştir.
İlk l :1kıştn cmcksil bir gelir gibi gfüllıncsinc rn�ıncn bu tllr ynrdımlaru,
dOşUnınt:tkn yaklnşmnk ve onlnrı kubul etmek doğru dcgildir. ÇllnkO, yurir ğurum ortaya çıkar.
- Esasında tersine artanoranlı tarifeler de, gerçek anlfünda bir tarife değil-
dir. Bu, hesaplanan vergi miktarı ile gelir miktarının karşılaştırılması sonucu
ortaya çıkan görüntüdür. Tersine artanoranlılık, daha çok dolaylı vergilerde
ortaya çıkar. Örneğin, ödenen Katma Değer Vergisi, vergi oranlarının gelir
düzeyine göre tespit edilmemesi nedeniyle, yüksek düzeyde gelirliler üzerinde
oransal olarak düşük etki yaparken, buna karşılık düşük düzeyde gelirliler için
aksi etki yapar. Böyle uygulama, oransal olarak, yüksek gelirlilerin daha az ve
70
l
7
düşük gelirlilerin dahn fazla vergi ödemesi sonucunu ortayn çıknrır. Yani ter-
sine artanoranlı tnrifc görUntUsll verir.
- Azalanoranlt vergi tarifeleri, iki tlrde ortaya çıkar. Bunlardan birisi,
matrah ve vergi oranlnnnın aynı doğrultuda azalması halidir. Esasında bu tür
bir tarife. artanoranlı tarifenin ters çevrilmiş şeklinden başka bir şey değildir.
Diğeri ise, matrahın artmasına karşılık vergi oranlarının azalması halidir. Bu
tür uygulamaya ise, çok ender rastlanır.
Daha çok uygulamada artanoranlı tarifelerden, sınıf usulü ve dilim usulü
aıtanoranlı tarifeler uygulanır.
2.2.4.1.4. Sınıf Usulü Artanoranlı Tarifeler ve Dilim Usulü Artanoranlı
Tarifeler
Yukarıda değinildiği üzere teoride ve uygulamada değişik artanoranlı ta-
rife türleri bulunur. Bunlardan; gizli artanoranlı, tersine artanoranlı ve azalan
artanoranlı tarifelere, esasından bunlardan bazılarının gerçek anlamda tarife
olmamaları ve bazılarının da uygulamada ender görülmesi nedeniyle, yuka-
rıda kısaca değindik. Burada ise, uygulamada daha çok görünen sınıf usulü ve
dilim usulü artanoranlı tarifeler ele alınarak aktarılmaya çalışılacaktır.
2.2.4.1.4.1. Sınıf Usulü Artanoranh Tarifeler
Sınıf usulü artanoranlı tarifelerde matrah dilimleri karşısında yer oranlar,
sadece o matrah dilimine uygulanmayıp, tüm matrah için geçerlidir. Diğer bir
ifadeyle vergiye tabi matrahın yükselmesi halinde, tüm matraha uygulanacak
oran da yükselir.
Bunu bir tabloda şöylece gösterebiliriz:
TARİFE
MATRAH
10.000 liraya
kadar
ORAN¾
1o,
25.000 " 15
50.000 " 20
75.000 " 25
100.000 " 30
200.000 " 35
Bu tablodan görüldüğü üzere, 10.000 TL matrahı olan bir mükellef, %10
üzerinden 1.000 TL vergi ödeyecektir. Mükellefin matrahının 10.100 TL'ye
çıkması halinde ise, matrahın tümüne %15 oranının uygulanması nedeniyle,
bu kişinin 1.515 TL vergi ödeme yükümlülüğü ortaya çıkacaktır. Yani mat-
71
1
ı
!
rahtaki 100 TL artış, vergide 515 TL'I ik artış meydana getirecektir. Bunu di.
ger gelir dilimleri için de aynı hesaplama şekline göre uygulamak nıllnıkun.
dür. Tabii ki böyle bir durum, vergi adaleti yönünden hiçbir zaman kabul cdi.
lecek bir şekil değildir.
2.2.4.1.4.2. Dilim Usulü Artanoranlı Tarifeler
Yukarıda sözü edilen sınıf usulü artanoranlılığın vergi adaleti üzerinde
meydana getirmiş olduğu sakıncayı ortadan kaldırmak için, dilim usulü arta.
noranlı tarifeler getirilmiştir. Dilim usulü aı1anoranlı tarifelerde, artan vergi
oranı tüm matraha uygulanmayıp sadece tarifede yer almış olan dilime uygu.
!anır. Böylece vergilerin ani sıçramalar yapması ve bazı durumlarda vergide
matrahtan fazla artışın meydana gelmesi önlenmiş olur. Yukarıda verilmiş
olan sınıf usulü artan oranlı tarifeyi, şu şekilde dilim usulü artan oranlı tarife
haline çevirebiliriz:
MATRAH
10.0000 TL için
TARİFE
ORAN%
10
11.000 -25.000 TL ye kadar 15
25.001-50.000 " 20
50.001- 75.000 " 25
75.001-100.000 " 30
100.001-200.000 " 35
Görüldüğü üzere dilim usulü artanoranlı tarifelerde, sınıf usulü artanoranlı
tarifelerde sözü edilen sakınca ortadan kalkmış bulunmaktadır. Örneğin, mat-
rah 10.000 TL olduğunda%1O üzerinden alınacak vergi 1.000 TL olmakta ve
matrahın 10.100 TL olması halinde ise, vergi sadece 1.015 TL tutmaktadır.
Çünkü bu son örnekte ikinci dilim için öngörülmüş olan %15 oranı, sadece
ikinci dilimde yer alan 100 TL için uygulanmaktadır.
2.2.4.1.5. Artanoranlı Tarifelerde Uygulanan Teknikler
Artanoranlı tarifelerin hazırlanmasında bazı teknikler göz önünde tutulur.
Teoride bunlar; yükseklik farkı, uzunluk farkı ve dilimler ile oranlardaki artma
şeklinde ifade edilir.
- Yükseklik Farkı: Tarifede yer almış olan en küçük oran ile en büyük
oran arasındaki fark, yükseklik farkını meydana getirir. Yukarıdaki tarifede en
büyük oran %35 ve en küçük oran %10 olduğuna göre, tarifenin yükseklik
farkı (%35- %10) %25'dir.
- Uzunluk Farkı: Buna karşılık uzunluk farkı ise, tarifede yer almış olan
en büyük matrah ile en düşük matrah arasındaki farktır. Yine örneğimizde
72
döndüğümüzde uzunluk farkının, 190.000 TL (200.000 TL-10.000 TL) oldu-
.ğ..unu
.g
. .. ötilrüz.
- Tarife Dilimleri ile Oranları Arasındaki Artına: Tarife dilimlerinde
artına. her dilimin kendi içindeki artış tutarlarını gösterir. Örneğimizdeki tari-
fede dilimler arasındaki aıtma; birinci basamakta 10.000; ikinci basamakta
15.000 (25.000-10.000); üçüncü basamakta 25.000; dördüncü basamakta
25.000· beşinci basamakta 25.000; altıncı basamakta 100.000 TL dir. Görül-
düğü üzere burada basamaklar arasındaki artışlar düzenli bir artış seyri gös-
tennemektedir.
Oranlar arasındaki aıtma ise, tarife dilimleri arasındaki artış oranlarını
ifade eder. Yine ömeğe dönüldüğünde, oran artış oranlarının; l O; 5 ( l 0-5) ol-
duğu ve artışların 5 şeklinde devam ettiği görülmektedir. Yani tarife artış oran-
lan ilk% l 0'dan sonra her bir basamakta %5'lik aıtış göstermektedir.
Doğal olarak tarifenin yükseklik ve uzunluk farkı ile tarife basamakları ve
orarıları arasındaki artma şekilleri, tarifenin yapısı üzerine ve dolayısıyla arta-
noranlılığın derecesi üzerine büyük çapta etki yapar.
2.2.4.2. Eıı Az Geçim İııdiriıni
Vergi adaletine ulaşabilmek için başvurulacak yollardan bir diğeri de, en
az geçim indirimi denilen müessesedir. En basit ifadeyle en az geçim indiri-
mini, bir kişinin kendisini geçindirebilecek miktardaki gelirinin vergiye tabi
tutulmamasıdır, şeklinde tanımlamak mümkündür.
En az geçim indirimi müessesesi, önceleri maliyeciler tarafından teorik
olarak tartışılmış ve daha sonra da birçok ülkenin vergi düzenlemeleri içinde
yer almıştır. Ancak, vergi adaletine ulaşabilmek için oldukça geniş uygulama
alanı bulan en az geçim indirimi hakkında çok şey söylenmektedir
2.2.4.2.1. En Az Geçim İndirimi ile İlgili Görüşler
Bugüne kadar en az geçim indiriminin lehinde ve aleyhinde bazı görüşle-
rin ileri sürülmüş olduğu görülmektedir.
2.2.4.2.1.1. En Az Geçim İndiriminin Lehinde İleri Sürülmüş
Olan Görüşler
Vergi adaletine ulaşabilmek için en az geçim indirimi uygulamasını ge-
rekli görenlerin ortaya koymuş oldukları görüşleri şöylece özetlemek müm-
kündür:
- Günümüz devletlerinin asli görevlerinden biri de, sosyal devlet olmaya
yönelik önlemlerdir. Sosyal devlet olmaya yönelik önlemler alınırken, vergi
politikalarından yararlanılır. Bu tür iyileştirmelere gidildiğinde alınacak ön-
lemlerin en önemlilerinden biri ise, bir kişinin kendisini geçindirecek kadar
olan gelirinin vergiye tabi tutulmamasıdır.
73
- Gclirkrden belirli düzey Uzerinden vergi nlınnıası halinde nıükcllcOcr
kendilerini dahn gilvencede hissederler ve çeşitli yollardan gelirlerinin belirli
kısmmı vergi dışında bırakımı çnbası içinde bulunmazlar. Böylece vergi kay.
bındn da aznlma önlenmiş olabilir.
- Enazgeçim indirimi uygulanmasında gelirin belirli bir kısmının vergiye
t3bi olmam3sı, geliri sınırlı olan kişileri vergi kapsamı dışına çıkarır. Böylece
vergi idaresi, düşük gelirli kişilerle uğraşmak yerine, gelir düzeyleri yUksck
olan az sayıda mükellef ile daha yakından ilgilenme olanağı bulur. Böylece
de, en az geçim indirimi uygulamasından kaybettiği gelir kaybını bu yoldan
gideııne olanağına kavuşabilir.
- Geliri düşük olan kişilerden vergi alınması, vergi toplama maliyetini ar.
tırır. Yani, en az geçim indirimi uygulanmaması halinde elde edilecek gelir
fazlası, belki de vergi toplama maliyetinden fazla olabilecektir. Bu da, vergi.
!erin iktisadilik ilkesi ile bağdaşmaz.
2.2.4.2.1.2. En Az Geçim İndiriminin Aleyhinde İleri Sürülmüş
Olan Görüşler
En az geçim indiriminin lehinde ileri sürülmüş olan yukarıdaki görüşlere
karşılık, bu müessese aleyhinde görüş ileri sürenler de mevcuttur. Bu doğrul•
tuda görüş ortaya koyanların düşüncelerini şöylece sıralayabiliriz:
- En az geçim indirimi uygulaması çok sayıda vergi mükellefini ilgilen-
dirmesi nedeniyle, uygulanacak tutarın düşük tespit edilmesi halinde bile, uy-
gulama vergi idaresine için çok büyük tutarlarda vergi kaybına neden olacak-
tır. Bu da, vergi gelirlerine ihtiyacı olan günümüz devletlerinin kabul edeme-
yeceği bir durumdur.
- Yukarıda ileri sürülmüş olan nedenler dolayısıyla günümüzde en az ge-
çim indirimi tutarları, ancak sembolik miktarlarda tespit edilebilmektedir.Bu
nedenle, en az geçim indiriminden beklentisi olanlar için umdukları yararı
elde edememe sonucunu ortaya çıkaracaktır.
- En az geçim indiriminin lehinde ve aleyhinde ileri sürülmüş olan görüşler
birlikte göz önüne alındığında, vergi adaletine ulaşabilmek için bu yolun gerekli
olduğu; ancak mükelleflerin istediği miktarlarda uygulandığı takdirde devlet
için çok büyük boyutlara ulaşan gelir kaybı doğurduğu ve bunun için de bu mü-
essesenin pek uygulanmak istenmediği gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır.
2.2.4.2.2. En Az Geçim İndirimi Tutarlarının Tespit Edilmesinde
Göz Önüne Alınacak Ölçüler
En az geçim indirimi tutarlarının tespiti, yani en az geçim indirimi tutar-
larının neyi karşılayacak tutarda olması gerektiği teoride tartışma konusu ya-
pılmıştır. Bu konuda ileri sürülen görüşleri; fizyolojik asgari görüşü, kültürel
asgari görüşü ve medeni asgari görüşü, şeklinde üç kısma ayırabiliriz.
74
i.
- Fi=_,
1
0/ojik gari Gört'işiı
En az geçim indirimini nvunanların bUyllk kısmı, saptanucak tutarın hiç
olmazsa insanların fizyolojik varlıkku-ını sürdürecek kısınmın vergiye tabi ol-
manrnsı düşünce-ini ileri sürmi.lştilr. Yani en az geçim indirimi tutarının, in-
sanlaıın yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan ihtiyaç maddelerini
karşılayacak miktardan az olmaması gerektiği savunulmuştur. Ancak, insan-
ların yaşamlarını sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları miktarın tespiti, bu-
lundukları topluma, coğrafi bölgeye ve diğer faktörlere göre değişmektedir.
Bu bakımdan fizyolojik asgari görüşü eleştiri konusu yapılmış ve kesin bir
şekilde uygulamaya yansıtılamamıştır.
-Kültürel Asgari Görüşü
Kültürel asgari görüşü en az geçim indirimine fizyolojik asgari görüşüne
göre daha geniş açıdan bakmakta ve insanların sadece geçimlerini sürdürecek
bir miktarın değil, bununla birlikte kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak tutardaki
harcamalarının da vergi kapsamına alınmaması gerektiğini benimsemektedir.
Ancak burada söz konusu kültürel ihtiyaçları tam anlamıyla tespit etmek, ka-
bul edilebileceği gibi fizyolojik ihtiyaçları tespit etmekten çok daha zordur.
Çünkü bu konuda tespite gidildiğinde, insanların sosyal sınıflarına göre çeşitli
en az geçim indirimi tutarlarının tespiti zorunluluğu ile karşılaşılacaktır. Bu-
nun tespiti mümkün olmadığı gibi, uygulanması durumunda da mükellefler
arasında eşitliği sağlamak mümkün olmayacaktır. Bu nedenlerle bu görüşü de
uygulamaya geçirmek mümkün bulunmamaktadır.
- Medeni Asgari Görüşü
Medeni asgari görüşü, medeni bir insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak
gelirlerinin vergiye tabi olmaması gerektiğini savunmaktadır. Yukarıda ifade
edilen zorluklar, bu görüşün uygulanması halinde daha çok ortaya çıkacaktır.
Bunun için bu görüşü de uygulamaya intikal ettirmek mümkün olamamıştır.
Yukarıda kısaca değinilen görüşler dikkate alındığında, gerek maliyenin
gelir kaybı ve gerek tespit güçlükleri dolayısıyla, sadece fizyolojik asgari gö-
rüşünün uygulama alanına intikal ettirildiği görülmüştür. 1950 yılında Tür-
kiye'de gelirlerin vergilendirilmesinde köklü bir değişikliğe gidilmesi sıra-
sında, çok düşük oranlarda en az geçim indirimi uygulamasına geçilmiş, daha
sonra da uygulama şekilleri anlatılırken değinileceği üzere en az geçim indi-
riminin uygulama tarzlarında bazı değişiklikler yapılmış ve uygulama 1986
yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu'nda 2007 yı-
lında yapılan değişiklikle bu müessese sadece ücretliler için" asgari geçim in-
dirimi" adıyla tekrar vergi sistemimize dahil edilmiştir.
75
2.2.4.2.3. En Az Geçim indiriminin Uygulanma Biçimleri
Esas olarak en az geçim indirimi; matrahtan indirim sistemi ve vergiden
verginin indirimi (dekot) sistemişeklinde uygulanır. Ayrıca bölme sistemi uy.
gulanmak suretiyle de aynı amaca ulaşılmaya çalışılır.
- /ıfatrahtan İndirim Sistemi
Matrahtan indirim sisteminde; vergiye esas olacak m_�trahtan en az geçim
indirimi tutarları indirilerek vergi ona göre hesap edilir. Omeğin; en az geçim
indirimi tutarlarının gi.inde 1O ve ayda 300 ve yıllık 3.600 TL olarak tespit
edilmiş olduğunu ve bir mükellefin yıllık gelirinin de 36.000 TL olduğunu
varsayalım. Bu örneğe göre bekar bir mükellefin yıllık en az geçim indirimi
tutarı olan 3.600 TL mükellefin matrahı olan 36.000 TL'den indirilecek ve
vergiye tabi tutar 32.400 (36.000-3.600=32.400) TL olarak tespit edilecektir.
Daha sonra da, ilk 15.000 TL üzerinden %10 ve kalan 17.400 TL den de %20
olmak üzere tespit edildiği düşünülen tarife üzerinden vergi, 4.980 TL (15.000
x %1O=1.500+ l 7.400x %20=3.480 = 4.980 TL) olarak hesap edilecektir.
Mali bakımdan çok sıkıntıda olmayan ve en az geçim indirimi uygulamasını
kabul eden ülkelerde, genellikle matrahtan indirim sisteminin uygulandığı gö-
rülmüştür. Nitekim 1950 yılında ülkemizde ilk olarak, matrahtan indirim şek-
linde en az geçim indirimi uygulaması başlatılmıştır.
- Vergiden İndirim Sistemi (Dekot Sistemi)
En az geçim indirimi uygulamasında vergiden indirim sisteminin kabul
edilmesi halinde ise, önce matraha göre indirimsiz vergi hesap edilir ve daha
sonra da tespit edilmiş tutarlardaki en az geçim indiriminin vergisi hesaplanır.
En sonra da, hesaplanan en az geçim indiriminin vergisi, daha önce indir�_msiz
olarak hesap edilen vergiden indirilerek ödenecek vergi ortaya çıkarılır. Orne-
ğin; yine aynı mükellefin matrahının 36.000 TL olduğunu ve bunun da 15.000
TL'sinin %10'dan, kalan 21.000 TL'sinin de %20'den vergisi hesap edilerek
indirimsiz vergisinin 1.500 + 4.200 = 5.700 TL tuttuğu varsayalım. Böylece
mükellefin en az geçim indirimsiz vergisinin sözü edilen bu tutarda olduğu
ortaya çıkacaktır. Daha sonra da, yukarıda verilmiş bulunan yıllık 3.600 TL
tutarındaki en az geçim indiriminin %10'dan vergisi olan 360 TL olarak hesap
edildiği ve bu tutarın da daha önce bulunmuş olan 5.700 TL'den indirildiği
kabul edildiğinde, ödenecek verginin 5.340 TL (5.700- 360) olarak ortaya
çıktığı görülecektir.
Aynı geliri içeren iki örnek incelendiğinde; matrahtan indirim sistemi uy-
gulandığında, ödenecek verginin 4.980 TL ve vergiden indirim yönteminin
uygulanması halinde ödenmesi gereken verginin 5.340 TL olacağı ortaya çık-
maktadır. Görüldüğü üzere, vergi idaresi için ikinci yöntem daha avantajlıdır.
Nitekim ülkemizde, 1968 yılından 1980 yılında kadar olan dönemde bu usul
76
uygulanmış ve l 98 l yılından itibaren tekrar mutrnhtnn indirim usulüne dönl1-
müştür. Ancak yukarıda değinildiği üzere, sudccc Ucrct gelirlerine uygulun-
ınak üzere 2007 yılında tekrar vergiden indirim usulUuygulanıusına geçilmiş-
tir.
- Bölme Sistemi (Katsayı Sistemi)
Gelir Vergisi'nde ilke olarak gelirlerin toplanması kuralı uygulanır. Yani
bir kişinin kendisine ve hatta ailesine ait gelirlerin tümU toplanır ve buna göre
bulunan miktar vergi matrahını meydana getirir. Bu tlir uygulama, genellikle
Gelir Vergisi'nde aıtanoranlı tarifelerin uygulanması nedeniyle, ödenecek
verginin artması sonucunu doğurur. İşte ağırlaşmış olan vergi yükünü biraz
hafifletmek düşüncesiyle, katsayı sistemi denilen bir sistem getirilebilir. Bu
sistem, tam anlamıyla en az geçim indirimi ile doğrudan ilişkili değildir. An-
cak mükellefin vergi yükünü hafifletmesi sonucunu doğurması nedeniyle, bu
uygulama şekline en az geçim indirimi konusu içinde yer vermek usul haline
gelmiştir.
Uygulamada bölme sisteminin iki türde uygulandığı görülmektedir:
- Bu sistemlerden birincisi, aile gelirlerinin sadece kocanın geliri olma-
dığı, bu gelirlerin elde edilmesinde eşin de rolünün bulunduğu ve bu bakımdan
gelirin koca ve eş arasında ikiye bölünerek bunların vergilerinin ayrı şekilde
hesap edilmesi gerektiği ve daha sonra da bulunan vergilerin toplanmasının
doğru olacağı, düşüncesine dayanmaktadır. Böylece, artanoranlılığın yükünün
bir miktar azaltılabileceği ileri sürülmektedir. Tabii ki bu sistemin uygulan-
masında eşlere düşen payların vergileri hesap edilirken, matrahtan indirim
usulü şeklinde uygulanan en az geçim indirimi her eş için ayrı şekilde uygu-
lanmaktadır.
- İkinci uygulama şeklinde ise, her aile bireyine bir kat sayı verilmekte,
önce bulunan kat sayılar toplamına göre matrahlar bölünerek vergileri hesap
edilmekte ve daha sonra da bulunan verginin kat sayılar ile çarpılması yoluna
gidilmektedir. Örneğin, eşler için "bir" ve çocuklar için "yarım" kat sayısının
kabul edilmiş olduğunu ve evli iki çocuklu bir aile düşünüldüğünü, ailenin
yıllık gelirinin de 36.000 TL olduğunu var saydığımızda, buna göre önce gelir
üçe (1+1+0,5 +0,5) bölünecek ve daha sonra da üç 12.000 TL ayrı şekilde
vergilendirilerek bulunan tutar üç ile çarpılmak suretiyle ödenecek vergi or-
taya çıkarılacaktır. Görüldüğü üzere bu sistemin uygulanmasındaki esas amaç,
aile büyüklüklerine göre verginin artanoranlılığını biraz yumuşatmaktır.
2.2.4.3. Ayırma İlkesi
Yukarıda değinilen artanoranlılık ve en az geçim indirimi uygulaması,
vergi adaletine kantitatif yönden ulaşmayı sağlamaya çalışan yöntemlerdir.
Oysa ki burada ele alınacak ayırma ilkesi, vergi adaletine verginin kaynağını
77
�
1
dikkate alarak ulaşmaya çulışır. Yani ayırma ilkesi, emek gelirlerinin, sermaye
Ye emekten meydana gelen kazançlara ve sadece sermayenin getirisi olan iraı.
lanı oranla dnha hutif vergi yüküne tabi tutulması gerektiğini savunur. ileride
görüleceği üzere Gelir Vergisi'nde gelir unsurları; emeğin karşılığı ücret, ser.
m3ye Ye emeğin karşılığında meydana gelen kazanç ve sermaye gelirleri nitc.
liğinde olan irntlnrdan meydana gelir. Ayırma ilkesine göre burada, emek gc.
lirlerinin vergi politikası yolu ile korunması gerektiği savunulur.
2.2.4.3.1. Ayırma İlkesi Lehinde ve Aleyhinde İleri Sürülen Görüşler
Artanoranlı tarifeler ve en az geçim indiriminde olduğu gibi ayırma ilke-
sinin de lehinde ve aleyhinde ileri sürülmüş görüşler mevcuttur.
2.2.4.3.1.1. Ayırma İlkesinin Lehinde İleri Sürülmüş Olan
Görüşler
Ayırma ilkesinin lehinde ileri sürülmüş olan görüşler şu şekilde özetlene-
bilir:
- Emek gelirleri sermaye gelirleri gibi düzenli gelir türü değildir. Emek
sahibinin hastalığında, kişi kendine gerekli olan ücreti sağlayamaz ve yaşamı
sırasında birçok zorluklarla karşı karşıya kalabilir.
- Emek gelirleri konjonktürü çok yakından izler. Piyasanın en küçük dur-
gunluğunda işsiz kalma ihtimali ile karşı karşıya kalınabilir.
- Sermaye gelirlerinin vergilendirilmesi, süre açısından emek gelirlerine
oranla daha uzun süre alır. Yani, ücretler her ayın sonunda ödenirken vergileri
de kesildiği halde; sermaye gelirlerinin vergilendirilmesi genellikle vergilen-
dirme döneminin sonunda olur. Bu da sermaye geliri sahipleri için büyük
avantaj sağlar.
- Sermaye gelirlerinde vergiden kaçınma ve vergi kaybına neden olma,
uygulamada genellikle karşılaşılan olaylardır. Oysa ki, emek gelirleri için
böyle bir durum söz konusu değildir.
- Sermaye geliri sahiplerinin emek geliri elde edenlere göre daha çok boş
zamana sahip olmaları nedeniyle, onlar kendileri için başka işler organize ede-
rek bu alanlardan da kazanç ve hatta ücret elde etme olanaklarına sahiptir.
- Sosyal sınıflar arasında denge sağlamak çağdaş kamu maliyesi ilkelerin-
den biridir. Bu da emek gelirlerinin korunması ile sağlanır.
- Emek gelirlerinin marjinal birimlerinin değeri, sermaye sahiplerinin bu
tür değerlerine göre çok daha fazladır.
Yukarıda sıralanan nedenlerle emek geliri elde edenler için, vergilendirme
sırasında bazı olanakların tanınması gerektiği ifade edilmiştir.
78
►
2.2.4.3. t.2. Ayırnrn ilkesinin Aleyhinde ileri SUrUJmtlş Olnıı
GUriişlcr
ymna ilkesi konusunda yukarıda kısa bir şekilde değinilen görllşlcrc kur-
�1hk. 3eyhinde de bazı göıilşler ileri silrUlınUştUr.
- Günümüzde ücretlilerle ilgili olarak alınun çeşitli sosyal önlemler ve
- -ndik3lann çalışanların haklarının savunulmasında çok kuvvetli hale gel-
mesi. aıtık bugün emek sahibi kişilerin gelirlerini de istikrarlı hale getirmiştir.
Hatta emek sahibi kişilerin gelirlerinin sermaye gelirlerine oranla daha istik-
rarlı olduğu dahi söylenebilir.
-Ekonomik kalkınmayı sağlamak ve bunu sürdürmek için sermayenin ko-
runması gerekir. Sem1ayesiz işgücü hiçbir anlam ifade etmez.
- Artanoranlı tarifelerin uygulanması sonucunda sennaye gelirleri elde
edenlere yeterince vergi yükü yüklenmiştir. Bu bakımdan, ayrıca ayırma ilkesi
uygulanmak suretiyle, sennaye geliri sahiplerinin ücretlilere göre daha ağır
vergi yüküyle vergilendirilmesi, vergi adaleti bakımından savunulamaz.
Sermaye çeşitli vergilere muhatap tutulmakta ve yeterince vergilendiril-
mektedir. Ayınna ilkesi uygulamak yolu ile gelir elde edenler arasından sa-
dece emek gelir sahiplerini himaye etmek, herhalde doğru olmayacaktır.
Günümüzde aı1an oranlı tarifeler geniş uygulama alanı bulmakta ve bazı
ülkelerde de en az geçim indiriminin uygulandığı görülmektedir. Ayınna il-
kesi ise, diğer ilkeler kadar uygulanamamaktadır. Bunda, yukarıda sözü edilen
aleyhteki görüşler bir derece etkili olmuştur. Ancak bu konudaki esas nedenin,
vergi gelirlerindeki azalmayı önleme ile birlikte sermayenin dünya ülkele-
rinde kamu yönetimine hakim hale gelmesidir, denilebilir.
2.2.4.3.2. Ayırma İlkesinin Uygulama Şekilleri
Vergi ödeme gücüne ulaşmak için uygulanan ayırma ilkesi, çeşitli yön-
temler kullanılarak gerçekleştirilebilir:
2.2.4.3.2.1. Gelir Kaynaklarının Sınıflandırılması ve
Emek Gelirlerinin Değişik Yöntemlerle Korunması
Gelir Vergisi'nde gelirler; emek gelirlerinin meydana getirmiş olduğu üc-
retler, emek ve sermayenin ortaklaşa gelirleri olan kazançlar ve sadece serma-
yenin getirmiş olduğu iratlar, şeklinde üçlü bir ayırıma tabi tutulur.
- - Gelirler böyle bir ayırıma tabi tutulduktan sonra, emek gelirleri, kazanç
ve iratlara göre daha düşük oranlarda vergiye tabi tutulabilir.
- Sözü edilen ayırım sonucunda emek gelirleri sahiplerine ve ücretlere,
bazı muafiyet ve istisnalar veya indirimler getirilebilir.
79
►
2.2.4.3.2.2. Sermuye Gelirlerinden Ek Vergi Alın ınası
Elde edilmiş olan gelirler. emek, kazanç ve irat ayrımı yapılmadan önce
genel olarak Vt:rgilendirilir. Bu vergilendirme işlemi yapıldıktan sonra da, ser.
maye gelirlerinin ayrıca vergilendirilmesi yoluna gidilebilir.
Yukarıda sözü edilen yöntemler, bazı küçük farklarla dünya ülkelerinde
uyeulama alanı bulmuştur. Ancak daha önce de beliı1ildiği üzere günümüzde
aymna ilkesi, vergi ödeme gücüne ulaşmada çok fazla kullanılan bir ilke olma
niteliğini kaybetmiştir.
2.2.5. Vergi ile İlgili Temel Kavramlar
Kamu maliyesi kitaplarında vergi ile ilgili temel kavramları belirtmek öğ-
retinin vazgeçemediği yöntemlerden biridir. Kamu maliyesine ilişkin yayın.
!arda, genellikle vergi ile ilgili kavramların alt alta sıralanarak açıklandıkları
görülür. Bu açıklama şeklinin, okuyucular bakımından karışıklığa neden ol-
duğu düşünülebilir. Bu bakımdan vergi ile ilgili kavramları açıklarken, açık-
lanması gerekli görülen kavramları, vergilendirme süreci içinde yer alan kav-
ramlar ve diğer kavramlar şeklinde sistematikleştirerek anlatmak daha aydın-
latıcı olabilir. Böylece bu anlatım şekli, hem öğreti bakımından daha uygun
olacak, hem de kavramlarla birlikte söz konusu süreçlerin ana hatları belirlen-
miş olacaktır.
2.2.5.1. Vergilendirme Sürecinde Karşılaşılan Kavramlar
Vergilendiıme olayı bir süreçtir. Bu süreç, verginin doğumundan başlaya-
rak ortadan kalkmasına kadar devam eder. Hatta vergilendirme süreci geniş
açıdan ele alındığında, vergi suç ve cezaları, vergi yargısı ve verginin zorla
tahsili devrelerini de kapsar, denilebilir. Doğal olarak bu geniş süreç içinde
vergiye ilişkin birçok kavram ile karşı karşıya kalınır. Bunlardan önemli olan-
larını ve çalışmalarımız sırasında sıkça karşılaşabileceklerimizi kısaca şu şe-
kilde açıklayabiliriz:
2.2.5.1.1. Vergiyi Doğuran Olay
Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi vergi mükellefi ve verginin ko-
nusu ile çok yakından ilgilidir. Bu nedenle vergiyi doğuran olaya değinmeden
önce, vergi mükellefi ve vergi sorumlusu ile verginin konusunu kısaca belir-
lemekte yarar vardır. Hatta bu arada, verginin mükellefi ve konusunu yakın-
dan ilgilendiren muafiyet ve istisna konularını da ele almak gerekir.
- Mükellef ve Vergi Sorumlusu
Mükellef, verginin odak noktasında bulunan kişidir. Yani, mükellef olma-
dan vergiyi yaşama geçirmek mümkün değildir. Her vergi kanunu verginin
80
,..
mükellefinin kim olduğunu belirlediği gibi. vergi usul kanunları da mUkellcfi
genel )arak ele alıp, mükellef ile ilgili genel hUkUmler getinniştir. Nitekim
Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde "mükellef, vergi kanunlarına göre
kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tUzel kişidir", şeklinde tanım-
lanmıştır.
Vergi hukukuna göre mükellef olabilmek için hak ehliyetine, diğer bir
öyleyişle medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmak yeterlidir. Bu
konuda ayrıca fiil ehliyeti denilen medeni hakları kullanma ehliyetine sahip
olmaya gerek yoktur. Ancak, fiil ehliyetine sahip olmayanlar ile tüzel kişiliğe
sahip mükelleflerin yasal hak ve ödevleri, bunların kanuni temsilcileri tarafın-
dan yerine getirilir.
Vergi kanunlarında; vergi alacağını güvence altına almak, vergi idaresinin
daha az harcama ile vergi toplayabilmesine imkan sağlamak ve idareye başka
kolaylık olanakları tanımak gibi nedenlerle, vergi mükelleflerinin yanında
vergi sorun11uluğu müessesesine de yer verilmiştir. Vergi sorumluluğu da
vergi mükellefi gibi vergi kanunlarında düzenlenmiştir. Vergi Usul Ka-
nunu'nun sözü edilen 8. maddesinde vergi sorumlusu tanımlanmıştır. Bu
hükme göre vergi sorumlusu, "verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi
dairesine karşı muhatap olan kişidir". Örneğin; işveren, ücretliye ödemenin
yapılması sırasında ücretin vergisini kesip vergi dairesine yatırmak zorunda-
dır. Bu örnekte, vergi mükellefi ücretli ve vergi sorumlusu da işverendir. Bu
örneği, faiz ve diğer bazı gelir türlerinin ödenmeleri sırasında yapılan vergi
kesintilerin, vergi sorumlusu olarak vergi dairelerine yatıranları kapsayacak
şeklinde çoğaltmak mümkündür.
Vergi sorumlusu kavramı bir bakıma kanuni temsilciye benzemekle bera-
ber, bu kavram, kanuni temsilci kavramından farklıdır. Çünkü fiil ehliyetine
sahip olmayanlar da vergi sorumlusu olabildikleri halde, kanuni temsilcilerin
fiil ehliyetine sahip olmaları, temsilci olabilmenin bir gereğidir.
-Verginin Konusu
Vergi ne üzerinden alınıyorsa, o verginin konusunu meydana getirir.
Maddi veya maddi olmayan unsurlar ve işlemler, verginin konusunu oluşturur.
Gelir, servet, harcama, hizmet, üretim veya hukuki işlemler verginin konu-
sunu oluşturabilir. Her vergi kanunu, verginin konusunu açıklar. Hatta, ge-
nelde vergi kanunları adlarını vergi konularından alırlar demek bile yanlış ol-
maz. Örneğin; Gelir Vergisi'nin konusu gelir, Kurumlar Vergisi'nin konusu
kurum kazancı, Bina Vergisi'nin konusu binalar ve Veraset ve İntikal Ver-
gisi'nin konusu karşılıksız intikallerdir.
81
-.fııaA,w ı't' İstisııalar
osyal. drnnomik, kUltün�ı. mnli, idari ve siyasal nedenlerle, vergi kanun.
l:ırın:ı ınu:ıtiyet ve istisna hiJkUmleri konulur. Genelde vergi uygulamalarında
muafiyet Ye istisna kavram lan aynı anlamda görlilmekte, sanki bu iki kavra.
mın birbirlerini cümle içinde tamamlar nitelikte olduğu kabul edilmekte ve bu
nedenle de birçok vergi kanunlarında muafiyet ve istisna kavramlarının ayın.
ınına dikkat edilmemektedir. Oysa ki bu iki kavram birbirlerinden ayrı anlam
taşımaktı ve hükümlerin yorumlanmasında da bunların önemi açık bir şekilde
ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda sıralanan nedenlerin bir veya birkaçıyla vergi kanunlarına göre
Yergilendirilmesi gereken kişiler, yine vergi kanununun bir başka maddesiyle
Yergi dışında bırakılabilir. Vergi mükelleflerinin böyle bir şekilde vergi kap-
samı dışında tutulmasına, muafiyet denilir. İstisna ise, vergi konularının vergi
kapsamı dışına taşınmasını ifade eder. Yani, muafiyet, mükellefin; istisna,
vergi konusunun vergi dışında tutulmasıdır. Muafiyet ve istisnalar, tam veya
kısmi, süreli veya süresiz ya da şartlı veya şartsız olabilir.
-Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi
Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi, vergilendirme sürecinin ilk ba-
samağını meydana getirir. Vergilendirmede her şey, vergiyi doğuran olay ile
başlar. Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde vergiyi doğuran olay, "Vergi
alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki du-
rumun tekemmülü ile doğar" şeklinde tanımlanmıştır. Bu genel hüküm, ayrın-
tılı açıklamalarını ilgili vergi kanunlarında bulur. Gelir Vergisi 'nde gelirin
elde edilmesi; Kurumlar Vergisi'nde kurum kazancının elde edilmesi; Emlak
Vergisi'nde ilke olarak binanın mülkiyetine sahip olma; Katma Değer Ver-
gisi'nde de bir malın veya hizmetin teslimi, vergiyi doğuran olayın doğumuna
örnek olarak gösterilebilir.
Kanun vergiyi doğuran olayı sadece vergi kanunlarının vergiyi bağladık-
ları olayın vukuuna bağlamamış, konuyu daha geniş açıdan ifade edebilme
bakımından hukuki durumun tekemmülünü de bu kavram içine sokmuştur.
Yani kanun, mükellefin bir şeyi fiilen elde etmeden hukuken elde etmesini
veya hukuken elde etmeksizin fiilen elde etmiş olmasını, vergiyi doğuran olay
kavramının kapsamı içine sokmuştur.
Vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesiyle vergi alacaklısı ile vergi borç-
lusu arasında, mükellef bakımından vergi borcu ve alacaklı idare bakımından
vergi alacağı ilişkisi kendiliğinden doğmuş olur. Ancak vergiyi doğuran ola-
yın meydana gelmesiyle, vergi alacağı kendiliğinden ödenmesi gereken hale
gelmiş olmaz. Verginin ödenebilecek hale gelmesi için, bundan sonra onun
tarh, tebliğ ve tahakkuk gibi aşamalardan geçmesi gerekir.
82
Burada nyrıcn iki konuya değinmek gerekir. Bunlardan birincisi, vergiyi
d ğuran olayın knnunen yasak edilmiş faaliyetlerden doğmasının vergiyi do-
iıuran olnyı ortadan kaldırınayncağıdır. Yani kumarhanelerden ve uyuşturucu
ticaretinden elde edilen kazançlar için de, vergiyi doğuran olay meydana gelir.
Değinilmesi gereken diğer husus da, mllkellefın vergiden muaf olması veya
vergi konusunun isti naya tabi tutulmasının, yine vergiyi doğuran olayı orta-
dan kaldırmayacağıdır. Yani muafiyet veya istisna, vergiyi doğuran olayın
doğmasını engellememekte, sadece verginin ödenmemesi olanağını mükellefe
em1ektedir.
2.2.5.1.2. Verginin Tarhı
Vergiyi doğuran olaydan sonra vergilendirme sürecinin ikinci ayağını,
verginin tarhı meydana getirir. Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarda be-
lirlenıniş matrah ve oranlar üzerinden hesaplanmasıdır. Verginin belirtilen şe-
kilde hesap edilmesi, idari bir işlemdir. Bu işlem, esas olarak vergi daireleri
tarafından yapılır. Yani vergi tarh yetkisi, vergi dairelerine aittir. Bunun tek
istisnası ise, posta ile gönderilen beyannamelerdir. Posta ile gönderilen beyan-
namelerde, mükellefin göstermiş olduğu matraha kanundaki oranları uygula-
yarak ödenecek vergi, mükellef tarafından hesap edilir. Ancak bu kesin he-
saplama değildir. Çünkü vergi, mükellefin hesaplamasına rağmen, vergi ida-
resi tarafından tekrar kontrol edilerek tarh edilir. Hesaplamalarda yapılan yan-
lışlıklar, bu arada vergi daireleri tarafından düzeltilir.
Günümüz vergi sistemlerinde değişik tarh usullerinin uygulandığı görülür.
Vergi Usul Kanunu'nda da değişik tarh türleri kabul edilmiştir. Bunları şu şe-
kilde özetlemek mümkündür:
• Beyana Dayanan Tarh
Yukarıda kısaca değinildiği gibi, beyana dayalı vergilerde matrah mükel-
lef tarafından tespit edilir ve tespit edilen matrah beyanname ile vergi daire-
sine bildirilir. Bu tür beyan usulü ile alınan vergilerde tarh işlemi, vergi dairesi
tarafından yapılır. Bu işlem tahakkuk fişinin kesilmesiyle gerçekleştirilir.
• İkmalen Vergi Tarhı
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten
sonra, bu vergiye ilişkin olarak daha sonra meydana çıkarılan defter ve belge-
ler ile yanlış uygulanmış olan kanuni ölçülerin yeniden uygulanması sonu-
cunda, bulunan matrah farkına göre alınacak verginin tekrar hesap edilmesi-
dir. Bu açıklamaya dayanarak idarenin ikmalen vergi tarhına gidebilmesi için,
iki unsur gerekir. Bunlardan birincisi, daha önce verginin tarh edilmiş olma-
sıdır. İkincisi ise, ortada ek vergi salınmasını gerektiren matrah farkının ortaya
çıkarılmasıdır.
83
• Re·. cıı J"ergi Tnrlıı
Re' ·en vergi tarhı. mntrnhın tamamen veya kısmen defter ve belgelere
Yeya kanuni ölçilkrc göre tespit edilememesi halinde yapılır. Bu durumda tarh
işlemi. takdir komisyonlarınca belirlenmiş olan matrahlar üzerinden gerçek-
leştirilir. Vergi Usul K:mumı'ırnn 30. maddesinde nelerin takdir nedeni olabi-
leceği ayrıntılı olarak belirlenmiştir. Vergi beyannamelerinin kanuni sürelerin
geçmesine rağmen verilmemiş olması gibi.
• İdarece Vergi Tarhı
Verginin idarece tarhı, ikmalen ve re'sen vergi tarhiyatı kapsamına ginne-
yen hallerde ve zamanında, normal şekilde tarh edilmeyen vergilerin idarece
belirli matrahlar üzerinden tarh edilmesidir. Bu tarh usulünün uygulama alanı
oldukça sınırlıdır. Örneğin, Emlak Vergisi bildiriminin süresinde verilmemesi
halinde vergi idarece tarh edilir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere verginin tarhında iki şe-
yin açık olarak bilinmesi gerekir. Bunlar; verginin matrahı ile matraha uygu-
lanacak olan oran ve tarifelerdir.
- Matrah
Verginin konusu ile verginin matrahının birbirleriyle karıştırılmaması ge-
rekir. Yukarıda da ifade edildiği gibi vergi ne üzerinden alınıyorsa, o nesne
verginirıkonusunu oluşturur. Oysa ki matrah, verginin üzerinden hesaplandığı
değer veya miktardır. Diğer bir ifadeyle matrah, mükellefin ödemesi gereken
verginin hesaplanmasına esas alınan teknik, fiziki ya da ekonomik büyüklük-
tür. Vergiyi doğuran olayın ortaya çıkmasından sorıra verginin konusunu mey-
dana getiren nesnelere, muafiyet ve istisnalar ile kanunen indirilmesi gereken
giderler uygulanarak matrahlar tespit edilir.
Matrah, fiziki bir miktar olabildiği gibi iktisadi bir değer de olabilir. Ör-
neğirı matrah, benzinin litresi, havagazının metreküpü olabileceği gibi, gelirin
tutarı da olabilir. Matrahın tespitinde miktarın esas alındığı vergilere "spesi-
fik" vergiler ve değerin esas alındığı vergilere de "advolerem" vergiler dee-
nilir.
Vergilerin hesaplanacağı değer veya miktarın belirlenmesiyle ilgili olarak
çeşitli yöntemler kullanılabilir. Bunlar; yukarıda belirtilmiş olan beyan usulü,
karine ve dış göstergeler usulü, götürü usul ve idarece takdir usulüdür. Beyan
usulüne yukarıda değinildiği için burada sadece bunun dışında kalan usullere
çok kısa değinilecektir. Karine ve dış göstergeler usulüne göre matrahın tespit
edilmesinde, kiralar, çalıştırılan eleman sayısı ve işletmenin bulunduğu şehrin
nüfusu gibi göstergelerden yararlanılır. Götürü usulde vergilemeye esas ola-
cak değer veya miktarlar tek tek belirlenmeyip, aynı durumdaki tüm konu ve
84
milkellefler için genel olarak belirlenir. ld::ırccc takdir usulUndc ise, ınutrahlar
idaı �e takdir edilir. Doğal olarak burada matrahları tespit ederken idare, bnzı
karinekrden yararlanabilir. Burada sözU edilen beyan usulll dışındaki yöntem-
ler attık günümüzde pek uygulanmamaktadır.
-r·ergi Tar((e ,·e Oranları
Konusu, mükellefi ve matrahı belli olan verginin tarh edilebilmesi için,
matraha uygulanacak olan vergi tarife ve oranlarının bilinmesi gerekir. Yuka-
rıda vergi tarife ve oranlarıyla ilgili olarak gerekli açıklamalar yapıldığı için,
burada bu konuya kısaca değinilecektir.
Matraha uygulanacak ölçüleri iki kısma ayırmak mümkündür. Bunlardan
birincisi, matrah birimlerinden alınacak verginin mutlak rakam olarak tespit
edilmesi� diğeri de matraha belirli oranların uygulanmasıdır. Bilindiği üzere
birinci tür tarifelere spesifik tarifeler ve diğerine de advolerem tarifeler denilir.
Advolerem tarifeler de, değişik şekillerde uygulanabilir. Günümüzde daha
çok artanoranlı tarifelerin uygulandığını görmekteyiz. Bazı vergilerde de, ta-
rife yerine tek oranın uygulandığı görülür.
- Peşin Vergi
Vergilemede asıl olan ilkelerden biri de, vergiyi doğuran olay ile verginin
tahsili arasında geçen sürenin mümkün olduğunca kısa olmasıdır. Bu sürenin
uzaması, genelde, vergi mükellefi lehine ve vergi alacaklısı aleyhine bazı so-
nuçlar doğurur. Çünkü, enflasyonun var olduğu ülkelerde alacağını belirli bir
süre sonra alabilen vergi alacaklısı, bundan zarar görür. Yani alacağını, değeri
daha düşük bir para ile tahsil etmiş olur. Özellikle bu durum, gelir ve kurumlar
vergisi gibi gelir üzerinden alınan vergilerde kendisini daha çok gösterir.
Çünkü bu vergilerde vergi alacağının doğumu ile vergi taksitlerinin tahsili ara-
sında geçen süre, oldukça uzundur.
Verginin geç ödenmesinin mükellefe sağlamış olduğu başka bir avantaj
ise, mükellefin aradan geçen süre içerisinde kamunun alacağını faizsiz bir bi-
çimde kullanmış olmasıdır.
Verginin geç ödenmesi, gelir vergisi mükellefleri arasında bazı adaletsiz-
liklerin doğmasına da neden olmaktadır. Bilindiği üzere, verginin kaynakta
kesilerek ödenmesi halinde vergiyi doğuran olay ile verginin tahsili arasında
geçen süre oldukça kısa olmasına karşın, beyan esasına dayanan vergilendir-
melerde bu süre çok uzundur. Bu tür uygulama da, sözü edilen mükellef grup-
ları arasında eşitsizliğin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Böyle bir sakınca
kendisini daha çok ücretlerin vergilendirilmesinde gösterir.
Sözü edilen sakıncalar teori ve uygulamada tartışma konusu yapılmış ve
bu sakıncaları ortadan kaldırabilmek için çareler aranmıştır. Buna çare olarak
da yabancı ülkelerin bazıları, "pay as you eam" veya "pay as you go" diye
85
adlandırılan birtakım uygulamalara vergi mevzuatları içinde yer vermişlerdir.
Bu) önıemlerde. bir önceki yılın kazancı ya da bazı ölçüler içinde bulunulan
) ılın kazancı geçici kazanç olarak kabul edilir ve ona göre de içinde bulunulan
�ılın geliri belirlenir. Daha onra da mükelleften o yıl için bir veya iki beyan.
name alınarak, Yerginin tahsil edilmesi yoluna gidilir. Yıl sonunda da, yıl
içinde alınmış ohm geçici vergiler hesaba alınmak suretiyle mükellefin bey3.
nına göre kesin vergilendirme yoluna gidilir. Bütün bu işlemlerin yapılması.
nın amacı. yukarıda sıralanan sakıncaları ortadan kaldırabilmek ve verginin
bir ruı önce tahsilini sağlayabilmektir.
İlk kez ülkemizde de geçici vergi uygulamasına 1981 yılında başlanılmış..
tır. Geçici vergiyi gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile
serbest meslek erbabı öderler. Geçici vergi, içinde bulunulan yıla ait gelir ver-
gisine mahsup edilmek üzere, bu Kanun'un ticari ve mesleki kazancın tespi-
tine ilişkin hükümlerine göre (indirim, istisnalar ve değerlemeler dikkate alı-
narak) belirlenen ilgili hesap döneminin altışar aylık kazançları üzerinden,
GVK'nın 103. maddesinin ilk gelir dilimine uygulanan orana göre hesaplanır.
Hesaplanan geçici vergi, altı aylık dönemi izleyen ayın on üçüncü günü akşa-
mına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve on yedinci günü akşa-
mına kadar ödenir. Bak, Cumhurbaşkanı geçici vergi dönemlerini üç aya ka-
dar indirmeye yetkilidir (GVK mük. mad.120). Cumhurbaşkanı buradaki tak-
dir hakkını kullanmış ve altışar aylık dönemi üçer ay olarak belirlemiştir.
GVK'nın sözü edilen maddesine göre geçici olarak tahsil edilen vergiler,
yine aynı maddeye göre yıl sonu itibariyle hesaplanan gelir vergisinden mah-
sup edilir.
2.2.5.1.3. Verginin Tebliği
Vergilemede genel ilkelerden biri de, vergilendirmeye ilişkin ve hukuki
sonuç doğurabilecek tüm konuların mükellef veya ceza sorumlusuna bildiril-
mesidir. Bu bakımdan, vergi genel hukukuna ilişkin kanunlarda verginin teb-
liği konusu ayrıntılı olarak düzenlenmiştir Bizim Vergi Usul Kanunu'nun 21.
maddesi tebliği, "Vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususla-
rın yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bil-
dirilmesidir" şeklinde genel bir hüküm altına almıştır. Daha sonra da kanunun
ayrı bir bölümünde tebliğe ilişkin olarak ayrıntılı hükümlere yer verilmiştir.
Bu kısımda; tebliğin konusu, tebliğ yapılacak kişiler, tebliğ usulleri ve tebliğin
içeriği ile şekli hükme bağlanmıştır.
Bu duruma göre, tarh edilen vergilerin tahakkuk edebilmesi için gerekli
bildirimin mükellef veya ceza sorumlusuna sözü edilen hükümler çerçeve-
sinde yapılması gerekir.
86
1
2.2.5.1.4. Verginin Tahakkuku
crgiyi doğuran ort:.ıya çıktıktan ve buna bağlı olarak tarh işlemi yapılarak
işlem tebliğ edildikten sonra. tahakkuk aşaması ile ilgili işlemler başlamış
olur. Tahakkuka ilişkin düzenlemeler de ilgili vergi kanunlarında yer alır.
ergi Usul K:ınunu'nun 22. maddesi tahakkuku, "Tarh ve tebliğ edilen vergi-
nin. ödenmesi gereken bir saflıaya gelmesidir" şeklinde ta111111lamıştır.
Verginin sadece tebliğ edilmesiyle vergi borcunun ödenmesi zorunlu hale
gelmemektedir. Verginin ödenmesinin zorunlu hale gelebilmesi için, başka
bazı hususların da gerçekleşmiş olması gerekir. Burada bunları şu şekilde
özetlemek mümkündür.
Kendisine tebligat yapılan mükellef, ya tebliği kabullenerek ödeme yo-
lunu tercih eder ya da bunu dava konusu yapmayı düşünür.
Durumu kabullenmesi halinde vergi, doğal olarak tahakkuk eder. Yani
dava yolunu düşümneyen mükellef süresi içinde dava açmadığı takdirde, sü-
renin bitiminde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın vergi kendiliğinden ta-
hakkuk eder.
Mükellef süresi içinde vergi mahkemesine dava açtığı takdirde, tahakkuk,
vergi mahkemesinin kararına kadar ertelenir. Vergi mahkemesinin kararını iki
şekilde düşünmek gerekir. Birincisi, kararın mükellef lehine olması halidir.
Bu halde, yapılmış olan tarhiyat ortadan kalkar. İkincisi ise, kararın mükelle-
fin aleyhine olması durumudur. Bu durumda mükellef, ya kararı benimser ya
da itirazını bir üst mahkemeye götürür. Mükellefin vergi mahkemesinin kara-
rını benimsemesi ile vergi tahakkuk etmiş olur. Verginin itiraz ve temyiz yolu
ile üst mahkemeye götürülmesi de, verginin tahakkuk etmesini ve ödenmesini
engellemez. Ancak ilgili mahkemelerden yürütmeyi durdurma kararı alın-
mışsa, mahkeme sonuna kadar verginin ödenmesi ertelenir. Üst mahkemenin
kararı mükellefin lehine ve vergi daha önce ödenmiş bulunuyorsa, verginin
iadesi yoluna gidilir. Ak.si halde, vergi alacağı tahsil edilir.
Yalnız beyan üzerine tarh edilen vergilerde, verginin idare tarafından tarh
edilmesiyle vergi tahakkuk etmiş olur.
2.2.5.1.5. Verginin Ortadan Kalkması
Verginin ortadan kalkmasının en doğal yolu onun ödenmesidir. Ödeme
zamanları, ilgili kanunlarında belirtilmiştir. Ödeme dışında da diğer bazı yol-
larla vergi ortadan kalkabilir. Bunlar; verginin zamanaşımına uğraması, terkin
(vergi borcunun silinmesi) ve mevcut olan vergi hatalarının düzeltilmesi yo-
ludur.
87
2.2.5.2. ı'ergi Suçları ı1e Ce:aları
Vergiyi ödemeyen. eksik ödeyen, usulüne göre gereken işlemleri geçck-
ştinneyen ya da brızı hilelerle vergi kaybına sebep olan kişiler, vergi suçu
iJemiş hır. Vergi suçu işleyen kişilere vergi cezası kesilir. Vergi suçlarının
neler olduğu esas olarak Vergi Usul Kanunu'nda belirtilmiştir. Vergi suçları,
idari Yergi suçları Ye kamusal vergi suçları şeklinde kendi içerisinde iki kısma
3�Tılır. İdari 'ergi suçları da, vergi kaybı suçu ve usulsüzlük suçları şeklinde
)ine kendi içinde ikiye ayrılır. Kamusal nitelik gösteren vergi suçu ise, kaçak-
çılık suçudur. Vergi suçlan; ödeme ve sözü edilen kanunda belirtilen hallerin
gerçekleşmesi durumunda ortadan kalkar.
Vergi suçlarından söz edildiğinde vergiden kaçınma konusuna da değin-
mek gerekir. Vergi suçları, kanuna aykırı hareketlerle ya da şekli yükümlü-
lüklere U)ınama sonucu oı1aya çıkmasına karşılık; vergiden kaçınma, mükel-
leflerin kanw1 boşluklarından da yararlanarak çeşitli yollarla vergiyi doğuran
olayların dışında kalma ve kazanç elde etme çabalarını ifade eder. Bu bakım-
dan. vergi suçları kanuna aykırı fiillerden doğduğu halde, vergiden kaçınma-
nın kanuna aykırı bir yanı bulunmamaktadır.
2.2.5.3. Vergi Yargısı
Vergi uyuşmazlıkları, her ülkenin kabul etmiş olduğu sisteme göre vergi
uyuşmazlıklarına bakan yargı kuruluşları tarafından çözümlenir. Örneğin, bu
tür uyuşmazlıklar, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde adli yargı içinde, Fransa
ve Türkiye'de idari yargıda ve Alınanya'da da bağımsız vergi yargı kuruluş-
larında çözümlenir.
Türkiye'de vergi uyuşmazlıklarına ilk derecede, vergi mahkemeleri bakar.
Daha sonra davanın büyüklüğü ve önemine göre vergi davalarına, Bölge İdare
Mahkemeleri ile Danıştay'da bakılır.
2.2.5.4. Vergi İcrası
Ödemesi gereken, diğer bir ifadeyle kesinleşen kamu borçlarını zama-
nında ve tam olarak ödemeyen kişilerin borçları, zora dayanarak (cebri yol-
larla) Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
tahsil edilir. İcra ve İflas Kanunu dışında kamu alacaklarının zora dayanarak
tahsilinin başka bir kanuna dayanarak tahsili yoluna gidilmesi, kamu alacak-
larının ve daha çok vergilerin özelliğinden kaynaklanmaktadır. Vergilerin tah-
sil aşamasında doğan bu uyuşmazlıkların çözümü de, ilke olarak vergi dava-
larına bakan yargı kuruluşları tarafından yerine getirilir.
88
2.2.5.5. Diğer Kavramlar
2.2.5.5.1. Vergi Yükü
Vergi yükü, gerek uluslararası gerek ulusal vergi analizlerinin yapılma-
sında kullanılan önemli bir kavramdır. Genel anlamada vergi yükü, ödenen
vergilerin toplamının toplam gelire oranı olarak tarif edilir. Ancak vergi yükü,
değişik şekillerinde ifade edilebilir. Bunlar; biraz önce kısaca değinilen top-
lam vergi yükü, kişisel vergi yükü, net vergi yükü, gerçek vergi yükü ile gelir
grupları, bölgesel ve sektörel vergi yüküdür.
- Toplam vergi yükü, bir ülkede ödenen vergilerin toplamının gayri safi
milli hasıla ya da milli gelire oranlanmasıyla bulunur.
- Kişisel vergi yükü, iki türde ifade edilebilir. Birincisi, kişilerin belirli bir
dönemde ödedikleri vergilerin kendi gelirlerine oranıdır. İkincisi ise, kişilerin
vergi ödemeleri sonucunda katlanmış oldukları fedakarlık, yani onlar üzerinde
doğunnuş oldukları psikolojik yüktür. Birincisi, objektif vergi yükü olup, bu-
nun hesaplanması mümkündür. İkincisi ise, sübjektif vergi yükü olarak adlan-
dırılabilir. Tabii ki, bu tür vergi yükü, kişiden kişiye değişir ve bunun hesap-
lanması mümkün değildir.
- Net vergi yükü, ödenen toplam vergilerden toplumu oluşturan kişilerin
gerçekleştirilen kamu hizmetlerinden elde etmiş oldukları faydaların çıkarıl-
masından sonra kalan miktarın, gelire oranlanmasıyla elde edilir. Doğal olarak
devlet hizmetlerinden yararlanma derecesini ölçmek mümkün olamadığı için,
net vergi yükünü hesaplamak da mümkün değildir.
- Gerçek vergi yükü, ödenen vergiler ile kişilere yansıyan vergilerin top-
lamından, kamu hizmetlerinden sağlanan miktar ile yansıtılan vergiler topla-
mının çıkarılmasıyla bulunan miktarın, gelire oranlanmasıyla bulunur. Burada
da, yansıyan ve yansıtılan vergiler ile kamu hizmetlerinden sağlanan faydala-
rın hesaplanması çok zordur. Bu bakımdan gerçek vergi yükünün hesaplan-
ması da mümkün değildir.
- Gelir grupları, bölgesel ve sektöre! vergi yükü, gelir gruplarının, bir böl-
genin ve sektörlerin, vergi yüklerinin kendi aralarında toplanmasıyla bulunur.
Vergi analizlerinde daha çok; toplam vergi yükü ile gelir gruplarının, böl-
genin ve sektörlerin hesaplanan vergi yükleri kullanılır.
2.2.5.5.2. Vergi Esnekliği
Vergi esnekliği, vergi gelirlerindeki artış oranının, gayri safi milli gelir ya
da milli gelirlerdeki artış oranına, oranlanmasıyla bulunur. Vergi esnekliği, bu
şekilde toplam vergi gelirlerine göre hesap edilebileceği gibi, her vergiye iliş-
kin olarak da hesap edilebilir. Gelir Vergisi'nin ya da harcama vergilerinin
esneklikleri gibi. Örneğin, bir ülkede dönem başı vergi yükünün %20 ve dö-
nem sonu vergi yükünün de %25 olduğunu varsaydığımızda, o dönem vergi
89
yüklerindeki artış oranı 25120= 1,25 olur. Ülkenin dönem başı gayri safi milli
ha-ıta 1111 600 'e dönem sonu gayri safi milli hasılasını da 700 olarak kabul
ettiğimizde, gayri safi milli gelirlerdeki artış oranları da, l, 16 olarak bulunur.
Bu durumda ülkenin o dönemdeki vergi gelir esnekliği, 1,25/1,16= 1,07 olarak
hesaplanır.
Vergi esneklikleri de vergi yükü gibi, vergi araştırmalarında çok kullan,.
lan önemli bir ölçüdür.
2.2.5.5.3. Vergilerin Yansıması
erginin yansıması, vergi ödeyen kişinin ödemiş olduğu vergiyi çeşitli
yollarla başkalarına aktannasıdır. Yansıma; kanuni yansıma-ekonomik yan-
sıma. ileriye dönük yansıma geriye dönük yansıma, sınırsız yansıma sınırlı
yansıma: gibi şekillerinde oı1aya çıkabilir.
- Kanuni yansımada, vergi yükünün kimin tarafından taşınacağını kanun
belirler. Kanunlarında belirtilmesi halinde vergiyi ödeyen kişi, kanundaki hü-
kümlere dayanarak ödemiş olduğu vergiyi yansıtır. Örneğin, Katma Değer
Vergisi'nde perakendecinin toptancıdan malı alışı sırasında ödemiş olduğu
vergiyi, malın satışında tüketiciye yansıtması gibi. Ekonomik yansımada ise,
verginin yansıtılmasının kanunlarda öngörülmemesine rağmen, ekonomik
şartların varlığına dayanarak ödenen vergiler başkalarına aktarılır.
- İleriye yansıma, ödenen verginin fiyata eklenmesi suretiyle satıcından
alıcıya yansıtılmasıdır. Bu tür yansımanın gerçekleşebilmesi için, yansımanın
ya kanundan ya da arz ve talepten doğmuş olması gerekir. Geriye yansıma ise,
arz ve talebe göre ödenen verginin fiyata eklenerek alıcıya devrinin mümkün
olmaması halinde, satıcıların çeşitli yollarla girdi fiyatlarını düşürerek vergiyi
geriye doğru yansıtılmasını ifade eder. Yani ödenen vergi, girdi fiyatlarının
düşürülmesiyle satıcıya malı satan üretici ya da satıcının yanında çalışanların
üzerinde kalır.
- Sınırsız yansıma, verginin üretim tüketim zincirinin tüm halkalarında
verginin yansıtılabilmesi halini ifade eder. Sınırlı yansıma da, ödenen vergi-
lerin sınırsız şekilde yansıtılamayıp, sözü edilen zincirin belirli halkalarında
yer alan kişilerin üzerinde kalması halinde gerçekleşir.
Tabii ki vergilerin yansıması bazı şartların mevcudiyetine bağlıdır. Bun-
lar; piyasaların yapısı (piyasanın tam rekabet ya da tekelci piyasa halinde olup
olmaması), verginin türü (verginin dolaylı ya da dolaysız vergi olması) veya
vergilendirilen malın çeşidi (vergilendirilen malın arz ve talep esnekliği)'dir.
1
MUTLUER M.Kamil, ÖNER Erdoğan, KESİK Ahmet, Teoride ve Uygulamada Kamu
Maliyesi, Gözden Geçirilmiş 4.Baskı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, s:183-231,
İSTANBUL 2013
90
İKİNCİ KİTAP
VERGİ GENEL HUKUKU
BİRİNCİ KISIM
VERGİ HUKUKUNUN
GENEL ESASLARI
·lergi kanım/arı öyle lw=ırlanmalıdır ki,
,·ergi miikel/f!_fleri vergilerini severek ödesin.
ıı!ONTESQUJEU
1.l. YERGİ HUKUKUNUN KAPSAMI
İçinde bulunduğumuz yüzyılda devletlerin gerçekleştimıeye çalıştığı
amaçların içinde bulunan sosyal amaçlar. toplwnların vazgeçilmez ilkelerin-
den biri haline gelmiştir. En liberal ekonomilere sahip devletlerde dahi bu il-
kenin gerçekleştirilmesine büyük önem verilmektedir. Bu bakımdan devlet
harcamaları büyük rakamlara ulaşmaktadır. Günümüzde bu ve benzeri neden-
lerle yapılan devlet harcamalarının tümüne yakın bir kısmı, vergi, harç, resim
Ye benzeri gelirlerle karşılanmaı...1:adır.
Vergi. harç ve resmin alınmasında kamusal bir güç bulunmaktadır. Bu ba-
kımdan sözü edilen üç algının da ortak paydasını devletin egemenlik gücü
meydana getiımeı...'tedir.
Yukarıda belirtilen vergi, harç ve resimlerin dışında birtakım kamu gelir-
leri daha vardır. Bazı kamu hizmetlerinin yapılabilmesi için yapılan harcama-
lara katıima payları (örneğin, belediyelerce yapılan kanalizasyon harcamala-
rına katılma payı) ile belirli bazı ihtiyaçların finansmanını sağlamak üzere il-
gili kişilerden alınan birtakım paralar (Savunma Sanayini Destekleme Fonu
için alınan paralar gibi) buna örnek olarak gösterilebilir.
Dar anlamıyla ele alındığı takdirde vergi hukukunun kapsamının, sadece
vergiler ile ilgili hukuki düzenlemeleri kapsadığı ileri sürülebilir. Ancak; harç,
resim ve benzeri mali yükümlülükler dar anlamda vergi kavramı dışında kalan
mali yükümlülükler olmasına rağmen, nitelik itibariyle bunların da vergi gibi
düşünülmesi gerekir. Çünkü bunların tümünün temelinde devletin egemenlik
gücüne dayanan zor kullanma yetkisi yatmaktadır. Bu bakımdan, vergi huku-
kunun kapsamını geniş açıdan ele almak ve vergi benzeri gelirler ile bunlara
ilişkin cezaları da bu kavram içinde düşünmek doğru olur.
Öte taraftan, vergi hukukunun kapsamını sadece merkezi hükümetlerin al-
mış oldukları vergi, resim ve harçlarla sınırlandırmamak gerekir. Yerel yöne-
timlerin de merkezi hükümetler gibi almış oldukları paralar, vergi hukukunun
kapsamı içine girmektedir.
Son zamanlarda önemlerini artıran ve vergi, resim, harç ve katılma payları
dışında devletin zor kullanma yetkisine dayanarak aldığı başka paralar da bu-
lunmaktadır. Kamu kuruluşlarına giriş bedelleri ve bazı fonlara katılma pay-
ları gibi. Bu tür algıların vergi hukukunun kapsamı içinde düşünülüp düşünül-
memesi tartışma konusu olmaktadır.
Her ne kadar vergi, resim, harç ve harcamalara katkı payları dışındaki bu
algıların devlet gücü ile alınmış olduğu düşünülerek vergi hukuku kapsaı-nı
95
içinde olması gerekti�i düşilnUlebilirse de, burada bunların kanunla alınıp
ahnmadığına bakmak gerekir.
1.2. VERGi HUKUKU KAVRAMI
Genel bir ifadeyle bir ülkenin mali sistemini; kamu gelirleri, kamu harca.
malan ve kamu gelir ve harcamaların denkleştirilmesi biçiminde Uç ana başlık
altında toplamak mümkündür. Bu bölUmJendirmeyi hukuk alanma kaydırdı-
ğımızda. mali sistemin biltUnUnil meydana getiren hukuk kurallarının tümUnc
mali hukuk adı verilir. Yani mali hukuk, bir üst kavram olup kamu gelir ve
giderleri ile bunların denkleştirilmesine ilişkin hukuki kuralları kapsar. Ülke-
mizde uzun süre vergi ve benzeri gelirlerle ilgili hukuka, mali hukuk adı ve-
rilmiştir. Oysa vergi ve vergi benzeri gelirlerin meydana getirdiği hukuk dalı,
mali hukukw1 sadece bir kısmını meydana getirmektedir. Bu bakımdan vergi
ve vergi benzeri gelirleri düzenleyen hukuk kw·allarının bütününe vergi hu-
kuku demek, sanırız doğru olacaktır.
Vergi hukuku kavramı yerine ülkemizde bir süre, vergi mevzuatı ve vergi
sistemi gibi kavramların kullanıldığı da görülmüştür. Bilindiği üzere hukukun
kaynağını, sadece yasama organlarınca ortaya konan hukuki düzenlemeler
meydan getinnemektedir. İlmi ve yargısal içtihatlar ile örf ve adet de hukukun
kaynakları arasında yer alır. Bu bakımdan burada, hukukun kaynağından sa-
dece biri olan mevzuat yerine hukuk kelimesinin kullanılması ve vergi mev-
zuatı yerine de vergi hukuku kavramına yer verilmesi gerekir.
Vergi hukuku kavramı yerine zaman zaman kullanılan vergi sistemi kav-
ramı da, vergi hukuku kavramını karşılayamamaktadır. Çünkü vergi sistemi
kavramı, bir ülkede uygulanan vergilerin bilimsel kurallar çerçevesinde de-
ğerlendirilmesini ve çeşitli yönlerden analize tabi tutulmasını ifade eder. Yani
vergi hukuku ile vergi sistemi, vergi müessesesine değişik açılardan yaklaşı-
mın ortaya koyduğu ayrı alanlardır.
Üzerinde durulan vergi hukuku kavramı, son zamanlarda tam anlamıyla
berraklaşmaya gitmektedir. Mali hukuk kavramı, kamu gelir ve giderleriyle
bunların denkleştirilmesine ilişkin hukuki kuralların tümünü ifade etmek için
kullanılmaya başlanmıştır. Kamu harcamalarına hukuki yönden yaklaşım ise,
kamu harcamaları ile kamu gelir ve giderlerinin denkleştirilmesinin birlikte
ele alınmasıyla bütçe hukuku olarak ifade edilmektedir. Vergi ve vergi benzeri
gelirlerin hukuku da, vergi hukuku olarak adlandırılmaktadır. Terminolojide
üzerinde uzun zamandır fikir birliği olamayan bu konu, bundan böyle vergi
hukuku olarak hukuk içinde yer alacaktır.
96
►
1.3. VERGi HUKUKUNUN BAĞ iMSiZLiĞi SORUNU
Bir hukuk dalının bağımsızlığı, o hukuk dnlmın kendine özgli kurallarının
bulunması demektir. Bu açıdan bakıldığında, vergi hukukunun bağımsız hu-
ktık dalı olup olmadığı tartışma konusu ynrntmıştır.
1.3.1. Vergi Hukukunun Bağımsız Bir Hukuk Dnh Olmadığı
Görüşiinii Savunanlar
Vergi hukukunun bağımsız bir hukuk dalı olmadığını savunanları iki grup
içinde incelemek gerekir. Bunlardan birinci grup, bu hukuk dalını özel hukuk
dalı içinde görür. Diğer grup ise, vergi hukukunun kamu hukukunun bir par-
çası olduğunu savunur.
Vergi hukukunun özel hukukun içinde yer aldığını savunanlar, özel huku-
kun birçok kavram ve kw·alının vergi hukuku için de geçerli olduğunu, bu
bakımdan da vergi hukukunun özel hukuk içinde yer alması gerektiğini ileri
sünnüştür. Bu düşünceyi ileri sürenlere göre, gerçek ve tüzel kişi, ikametgah,
eş, çocuk ve ticari işletme gibi kavramlar, vergi hukukunda da uygulanmakta-
dır. Yani, vergi hukukunda yer alan kavramların çoğu, özel hukuk dalları
içinde yer alan medeni hukuk, borçlar hukuku ve ticaret hukuku kavramıdır.
Bu derece geniş ve kapsamlı bir şekilde iç içe olma, bu hukuk dalını özel hu-
kukun doğal olarak bir parçası haline getirir, denilmektedir.
Diğer bir kısım hukukçular, vergi hukukunun bağımsız bir hukuk dalı ol-
madığını ve bu hukuk dalının özel hukuk değil kamu hukuku içinde yer alması
gerektiğini savunmuştur. Bunlar, özel hukukta taraflar arasında eşitlik ilkesi-
nin esas olduğunu, oysa kamu hukukunda kişiler arasında bir astlık-üstlük il-
kesini kabul etmenin zorunlu bulunduğunu, vergi hukukunun temelinde de
egemenlik ilkesinin yer aldığını ve bu bakımlardan vergi hukukunun kamu
hukukunun bir parçası olması gerektiğini ileri sürmüştür. Diğer yandan, vergi
hukukunda yer alan tarh, tahakkuk ve tahsil gibi işlemlerin birer idari işlem
olduğu ifade edilmiştir. Bu ve bu gibi nedenlerle vergi hukukunu kamu hu-
kuku içinde görmüşlerdir.
1.3.2. Vergi Hukukunun Bağımsız Bir Hukuk Dalı Olduğu
Görüşünü Savunanlar
Vergi hukukunun diğer bütün hukuk dallarıyla yakın ilişkisi bulunmakta-
dır. Özel hukuk dalı içinde yer alan medeni hukuk, borçlar hukuku ve ticaret
hukuku gibi birçok hukuka ilişkin kavram ve düzenlemeler, vergi hukuku ala-
nında da geçerlidir. Aynı şeyleri kamu hukuku dalı içinde önemli bir yeri olan
idare hukuku için de söylemek mümkündür. Hatta vergi hukuku içinde yer
alan birçok düzenleme, idare hukuku ile çok daha iç içedir.
97
Ancak medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku ve idare hukuku ile
vergi hukuku arnsındaki bu ilişkilerin, vergi hukukunun bağımsızlığına engel
olnwması gerekir. Çünkü vergi hukukunun dn kendine.özgü ilke ve kavramları
bulunmaktadır. Örneğin. vergi hukukunun, verginin konusu, mükellefi, vergi
sorumlusu. 'ergiyi doğuran olay, tarh ve tahakkuk gibi kendine özgü birçok
ka,-ramı bulunmaktadır. Öte yandan vergi hukuku içinde yer alan düzenleme.
krin. genelde vergi teorisi denilen geniş bir disiplinin ilkelerine uyması gere.
kir. Bu örnekleri çoğnltınuk kolaylıkla mümkündür. Vergi hukukunun belirti-
len şekilde kendine özgü kural ve kavramları olduğu gibi, gerek özel hukukun
ve gerek kamu hukukunun birçok kavramı vergi hukukunda değişik bir şekilde
ele alınır.
Bu tezi savunanların yukarıda değinilen düşüncelerini özetlemek gere-
kirse, vergi hukuku özel hukuk ve kamu hukukunun birçok ilke ve kavramla-
rından yararlanmakta, ancak esas olan kaidesini idare hukukuna dayandır-
makta ve kendine özgü ilkeleri ile kuralları olması dolayısıyla da bağımsız bir
hukuk dalı olma niteliğini kazanmış bulunmaktadır, denilebilir.
1.4. VERGİ HUKUKUNUN DİĞER BİLİM DALLARI İLE
İLİŞKİSİ
Vergi hukukunun; özellikle hukuk, kamu maliyesi ve muhasebe ile yakın
ilişkisi bulunur.
1.4.1. Hukuk İle İlişkisi
Vergi hukukunun; kamu hukuk dalları içinde yer alan anayasa hukuku,
idare hukuku, ceza hukuku, uluslararası hukuk, yargılama ve icra hukuku; özel
hukuk dallarından medeni hukuk ticaret hukuku ve uluslararası özel hukuk ile
yakından ilişkisi vardır.
Anayasa Hukuku ile İlişkisi
Hukuk bilimi içerisinde vergi hukukunun en fazla ilişkili olduğu hukuk
dallarından biri, anayasa hukukudur. Çünkü anayasa hukuku, devletin temel
yapısını ve işleyişini meydana getiren hukuk kurallarının bütünüdür. Modem
devlet anlayışında vergilendirme yetkisinin temeli anayasalara dayandırıl-
maktadır. Günümüzde anayasalar, vergilerle ilgili temel ilkeleri de düzenle-
mektedir. Vergilendirme yetkisinin kime ait ve ne kapsamda olacağı, bu yet-
kinin ne ölçüde idareye devredilebileceği, verginin kanunilik ve eşitlik gibi
ilkeleri, modem anayasaların vazgeçilmez esaslarıdır.
Bu nedenle, çıkarılan vergi kanunlarının ve vergi uygulamalarıyla ilgili
getirilen düzenlemelerin, anayasaya uygun olmaları bir zorunluluktur. Söz ko-
nusu düzenlemeler, yürürlükte olan anayasalara aykırı olduğunda anayasa
98
ınahkcmelerincc iptal edilebilmektedir. Bu nçıclnn vergi hukuku ile anayasa
hukuku arnsında hiyerarşik bir ilişki bulunınaktndır.
İdar Hukuku ile İlişkisi
İdare hukuku, knmu hizmetlerini hukuki bakımdan dOzenleyen kuralların
bütünüdür. Yukarıda ifade edildiği üzere özel hukuk eşit hak ve yetkiler üze-
rine kurulduğu halde. idare hukukunda kamu yararı esas tutulur.
Vergi işlemi. idari bir işlemdir. Verginin temel işlemleri olan tarh, tahak-
kuk Ye tahsil gibi işlemler idari işlemler olarak kabul edilir. Bu işlemlerde
taraflar. özel hukukta olduğu gibi eşit değildir. Yani vergiye ilişkin işlemlerde,
idare hukukunun esasları uygulanır. İdari işlemler için geçerli olan sebep,
konu�yetki, şekil ve amaç unsurları, vergi işlemleri için de geçerlidir.
İdari örgütün düzenlenmesine ve denetlenmesine ilişkin kurallar da, idare
hukukunun bir parçasıdır. Vergi yönetimi de, idare hukuku esasları içerisinde
faaliyetini sürdürür. Vergi yargısının kuruluş ve işleyişi için de aynı esaslar
geçerlidir.Yani, ülkelerdeki uygulama şekilleri değişik olmakla birlikte, vergi
uyuşmazlıkları genelde idari yargı kolu içerisinde çözümlenmektedir. Bu ba-
kımdan idare hukuku ile vergi hukuku arasındaki ilişki, vergi hukuku idare
hukukunun bir parçasıdır, denilebilecek derecede birbirlerine yakındır.
Ceza Hukuku ile İlişkisi
Ceza hukuku ile vergi hukuku arasındaki ilişki de birbirine çok yakındır.
Vergi hukukunun bölümlerinden biri olan vergi ceza hukuku, gerek ceza hu-
kukunun ve gerek vergi hukukunun ilkeleri doğrultusunda düzenlenmiştir. Bu
nedenle vergi ceza hukukunun ve bunun doğal bir sonucu olarak da vergi hu-
kukunun, ceza hukuku ile ilişkisi iç içedir.
Uluslararası Hukuk ile İlişkisi
Uluslararası hukuk, diğer bir deyimle devletler hukuku, devletlerarası iliş-
kileri düzenleyen hukuk kurallarından meydana gelir. Bu hukuk dalının kay-
nakları, uluslararası andlaşmalar, örf ve adet ile genel hukuk ilkeleridir.
Bilindiği üzere verginin temel özelliği, bu algının devletin egemenlik gü-
cüne dayanmasıdır. Ancak devletler, çifte vergilendirmeyi önlemek ve ülke-
lerinin ekonomik bakımdan gelişmelerine katkıda bulunmak için, karşılıklı
olarak sahip oldukları söz konusu egemenlik güçlerinden uluslararası andlaş-
malar ile vazgeçmektedir. Uluslararası vergi anlaşmalarının uygulanması ve
uygulamadan doğan uyuşmazlıkların çözümünde, genel hukuk ilkeleri ile yeni
yeni gelişen uluslararası hukuka ilişkin örf ve adet kuralları büyük rol oyna-
maktadır. Böylece ortaya çıkan uluslararası vergi hukuku, vergi hukukunun
bir parçası haline gelmektedir.
99
L....
rargılama ,·c İcra Hukııku ile ilişkisi
'{argıhmmyı düzenleyen hukuk kurallarının tümüne, yargılama hukuku
denir. Kesinleşmiş hUküm ve borçların yerine getirilmemesi durumunda bun.
ların hangi yollarla tahsil edilebileceğini düzenleyen hukuk kuralları ise, icra
hukukunu meydana getirir.
Türkiye'de hukuk yargılama usulü hukukunun en önemli kaynağı, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu (HMK) dır. Ceza yargılama hukukunun ana kaynağı
ise, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) dır.
Özel hukukta borçlunun borcunu yerine getirmemesi halinde, alacaklının
alacağını hangi yollardan talep edebileceğini ve elde edilebileceğini gösteren
hukuk dalı ise, yukarıda değinildiği üzere icra hukuku olarak adl_�ndırılır.TUr-
kiye�de icra hukukunun esas kaynağını İcra ve İflas Kanunu (IIK) meydana
getinnektedir.
Vergi uygulamalarından oıtaya çıkan uyuşmazlıkların hangi yargı kolu
içinde nasıl çözümlenebileceğini gösteren hukuk dalı ise, vergi yargılama hu-
kuku veya vergi yargı hukuku olarak adlandırılmaktadır. Türkiye'de vergi
uyuşmazlıklarının çözümüne idari yargı düzeni içinde yer verilmiştir. Bu ba-
kım i :füşündüğl bir ·uı;u işlemeden önce. soğukkunlılıkla dtışUnUp
, iı t,m s'- nı, ti ili işkmcsi durumundu ise. tasnrlumn kastı bulunur. Genci
��1'.amınun suç saydığı fiilin işlenmesinin istenmiş olmasından mey-
' �lir. ( �ı kast i·c. sorumluluk için daha fozla bir şeyin, yani belirli bir
: i, �, nM 'm ·ya kasta ilişkin bir özelliğin de buluıunasını gerektirir.
• • ',l- ·ıh - .... uçıında Ka ·1111Kabul Ediliş Biçimi
-�"·nka akçıhk ·uçumm manevi unsuru bakımından Kanun, ilgili ınad-
,' .:iı ·ast konuswıa hiç değinmemiştir. Ancak, suçun hareket unsuruna ba-
t ığmda. hüküm ultına alınmış fiillerin işlenmesinde kast unsurunun ağır
� ası gerektiği Ye nitelik itibariyle hareketlerin TCK. bakımından bir suç
mı· ,·abul edilmesinin yerinde olacağı düşünülerek, kaçakçılık suçunun
-ı.. ydana gelmesinde kastı aramak gerekir.
1'anun·un ilgili maddesinde kast konusunda herhangi ifade bulunmadığı
• �- . bu konuda yine ceza hukukunun ilkelerine başvunnak gereği ortaya çık-
, ;tadır. TCK·nın 21.maddesinde kast, "Kast, suçun kanuni tanımındaki un-
·urlann bilerek, e isteyerek gerçekleşmesidir." biçiminde tanımlanmıştır. Bu
mm dikkate alındığında TCK., acaba kastı yukarıda kısaca özetlenen tasav-
,m teorisi paralelinde mi, yoksa irade teorisi yönünde mi kabul etmiştir?
Hatırlanacağı üzere tasavvur teorisi kastın oluşumunda, sonucun tasavvur
edilmesini yeterli görmekte ve sonucun istenmesini aramamaktadır. Oysa
irade teorisi, sonucun istemiş olmasını da aramaktadır. Buna göre kastın mey-
dana gelmesi için, suçun maddi ve manevi unsurlarının birlikte gerçekleşmesi
gerekmektedir. Nitekim TCK'nın yukarıda sözü edilen maddesi, suçun unsur-
larının bilerek ve isteyerek işlenmesi halinde kastın meydana geleceğini açık
olarak ifade etmiştir. Bu bakımdan kaçakçılık suçunda suçun manevi unsuru
olan kastın oluşunda, irade teorisinin kabul edilmesi gerektiğini söylemek
mümkündür.
Diğer yandan, kaçakçılık suçunun meydana gelmesinde hangi tür kastı
aramak gerektiği konusunun da açıklığa kavuşturulması gerekir. Yani bu ko-
nuda genel kastı mı aramak yeterli olacaktır, yoksa kastın oluşumunda ayrıca
belirli bir saik ve amacının olması gerektiği şeklinde ifade edilen özel kastı da
mı dikkate alınanın yerinde olacağını belirlemekte yarar bulunmaktadır. Yu-
karıda suçun hareket unsurlarını çeşitli fiillerin meydan getirdiğini ve bu fil-
lerden bazıların işlenmesinin suçun hareket unsuru için yeterli olduğunu
(sahte belge kullanmak gibi) belirtmiştik. Diğer bazı hareketlerde ise, vergi
kaybına da yola açacak hareketlerin olması gerektiğine (defterlere kaydı gere-
ken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması doğuracak şekilde başka def-
terlere kaydedilmesi gibi), değinmiştik. Maddenin yazılım şeklinin çeşitli şe-
231
kilde) 0rnm yaı ılrıbilmcsine yol açabilecek şcki ide olduğu açıktır. Ancakor.
t �- kesin lir dUşincc de 011ayn konması gerekir. Bu bakımdan bumda; vergi
k ) l mm nrnnmudığı. sadece fiilin meyd::ına gelmesinin harekettin tamamlan.
mnsında yeterli olması hallerinde genel kastla yetinmenin uygun olacağını;
hareketin Yergi kaybına yönelik olmasının da şart olması gerektiği dunun.
lard::ı. özel kastın olması gerektiğini, söylemek sanırız uygun olacaktır.
5.2.2.1.3. Kaçakçılık Suçunun Cezası
KaÇ3kçılık suçu nitelik itibariyle vergi kaybı ve usulsüzlük suçlarından
3)Tı nitelikte olduğundan. bu suça verilecek cezalar da o suçlara göre verilecek
cezalardan değişiktir. Yani kaçakçılık suçlarına esas olarak verilecek cezalar,
hürriyeti bağlayıcı cezalardır. Suç ayrıca vergi kaybına da neden olduğu tak-
dirde. hün·iyeti bağlayıcı cezalar dışında para cezaları da söz konusu olur.
Yukarıda Kanun'un 359. maddesinde yer alınış olan kaçakçılık suçunun
hareket unsurunu belirlerken, hatırlanacağı üzere fiilleri üç başlık altında top-
lamıştık.
Birinci başlık altında sıralanmış olan fiiller hakkında on sekiz aydan üç
yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
İkinci başlık altında yer almış olan fiiller hakkında da, üç yıldan beş yıla
kadar hapis cezası hükmolunur.
Üçüncü başlık altında belirtilmiş olan Maliye Bakanlığı ile anlaşma olma-
dığı halde belge basanlar veya bunları bilerek kullananlar hakkında verilecek
cezalar ise, iki yıldan beş yıla kadardır.
Yukarıda belirtildiği gibi kaçakçılık fiili vergi kaybına da neden olmuşsa,
yukarıdaki cezalardan ayrı olarak, 344. maddeye göre vergi kaybı suçuna ve-
rilen parasal vergi cezası da üç kat olarak uygulanır.
Ancak, VUK'nın 371. maddesindeki pişmanlık şartlarına uygun olarak
durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında 359. maddede belirtilmiş olan
cezaların uygulanması söz konusu değildir.
Burada ayrıca VUK'nın "Cezadan İndirim" başlığını taşıyan 360. madde-
sine de değinmek gerekmektedir. Maddede "359. maddede yazılı suçların iş-
lenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bu-
lunmaması halinde, Türk Ceza Kanunu'nun suça iştirak hükümlerine göre
hakkında verilecek cezanın yarısı indirilir." demiştir. Esasında bu madde ka-
çakçılık suçuna iştiraki düzenleyen bir maddedir. Oysa burada görüldüğü
üzere iştirak ile cezalarda indirim konusu birbiriyle karıştırılmıştır. İştirak ko-
nusuna daha sonra tekrar değinilecektir.
232
-. 2,...t Göt-evden Doinn Suçlar
nuny,l kadar vergi kaybı, usulsUzlilk ile kaçakçılık suçlarını görmüş bu-
ln ,� ruz. UK'dn söz konu, u suçlnrdnn nyrı olarak, görev gereği doğabilc-'
. Nlll ·u 'lam da yer verilmiştir. Bunlar, vergi gizliliğine uymama suçu ile
lktl rin özel işlerini yapma suçudur.
s.ı.3.1. Vergi Gizliliğiııe Uymama Sııçıı
' ftZİ işlemleri, vergi mükelleflerinin gizli kalması gereken işlerinin ba-
� nJ.q.-er alır. Mükellefler ile mükelleflerle işlemde bulunanlar üzerinde ida-
r--�in geniş bir denetim yetkisi vardır. Vergi mükellefleri, denetim için başvu-
• n kimselere kanunun belirlediği şartlar içerisinde iş yaşamının bütün gizlili-
�-ni a-ç1k tutmak zorundadu-. Doğal olarak bu sırları öğrenenlerin de bunları
'ıklamamaları gerekir.
İşte bu sırların gizli kalmasını sağlamak amacıyla VUK'nın 5. maddesi,
,eıgi gizliliğine ilişkin olarak bir hüküm getirmiştir. Adı geçen maddede ad-
lan geçen kimseler, görevleri nedeniyle öğrendikleri sırları açıklayamazlar.
Bu yasaklara karşı gelmek ise, VUK'nın 362. maddesi ile yaptırım altına alın-
mıştır. Bu hükme göre, vergi gizliliğine uymayanlara TCK'nın 239. madde-
sinde yazılı cezalar verilir.
5.2.3.2. Miikel/eflerin Özel İşlerini Yapma Suçu
Vergi uygulamaları ile ilgili bazı görevlilerin, vergi mükelleflerinin işle-
rini görmesinin bazı sakıncaları vardu-. Kendisine bütün idari imkanlar açık
olan kişi, eğer mükelleflerin özel işlerini de yürütürse bundan mükellefler ka-
zançlı, idarenin ise zararlı çıkacağı kuşkusuzdur. Bunu göz önüne alan kanun
l"O)'UCU, VUK'nın 6. maddesinin son fıkrasına, Kanun'un 5. maddesinde yazılı
görevli kişilerin aynı zamanda vergi mükelleflerinin işlerini de görmemesi
için yasaklayıcı hüküm getirmiştir.
VUK'nın 363. maddesi de bu yasaklayıcı hükme uymayanları cezalandır-
mal..1adır. Bu maddeye göre, yukarıda değinilen 6. maddenin son fıkrası gere-
ğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı v.s
özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı hareket
etlenler TCK'nın 257. maddesine göre ceza görürler. Bu hareketlerle vergi
kaybına da sebep olunmuşsa, kişiye aynca bu Kanun'un 344. maddesine göre
vergi kaybı cezası verilir.
5.2.4. Diğer Vergi Kanunlarında Yer Alan Suçlar
Vergi suç ve cezaları, yukarıda belirtildiği şekilde esas olarak VUK'nın
Dördüncü Kitabında yer almıştır. Ancak, diğer bazı vergi kanunlarında da bu
konuda bazı hükümlere rastlanmaktadır. Örneğin, VİVK'nın ''Vergi Matrahı
233
ve İlk TarhiyaC bn, lığını taşıyan t O. maddesinde böyle bir düzenleme bulun.
maktadır. Ancak diğer vergi kanunlarında vergi suç ve cezaları ilgili olan bu
tür düzenlemeler, ayrıntıda kalmaktadır. Bu bakımdan burada verilen açıkla.
maların yeterli olacağını düşünmekteyiz.
5.3. CEZA SORUMLUSU OLANLAR
Kimlerin ceza sorumlusu olabileceklerini idari vergi suçlarında, kamusal
Yergi suçlarında ve görevden doğan suçlarda olmak üzere üç alt başlık altında
ele almak gerekir.
5.3.1. İdari Vergi Suçlarında Sorumlu Olanlar
İdari vergi suçlarında vergi ceza sorumlusu olan gerçek ve tüzel kişilerin
sorumlulukları VUK'nın "Vergi Cezaları" başlığını taşıyan Dördüncü Kitabı-
nın 332. ve 333. maddelerinde düzenlenmiştir.
5.3.1.1. Gerçek Kişilerde
VUK mevcut düzenlemeleri küçük ve kısıtlıların vergi yükümlü ve sorum-
luluğunu kabul etmesine rağmen, vergi ceza sorumluluğu ile ilgili olarak 332.
maddesinde "Velayet ve vesayet altında bulunanlar veya işlerinin idaresi bir
kayyıma tevdi edilmiş olanlar, kendilerine izafeten veli, vasi veya kayyımın
vergi kanunlarına aykırı hareketlerinden dolayı cezaya muhatap tutulamazlar.
Bu hallerde cezanın muhatabı, veli, vasi veya kayyımdır." demiştir.
Bunun böyle olması da çok doğaldır. Çünkü ceza ödemesine neden olan
kişi, cezayı gerektiren fiili işleyen kimsedir. Eğer o kişi bu suçu işlememiş
olsa idi, cezai sorumluluk da meydana gelmeyecekti. Oysa suç işlenmese dahi
vergi doğmuş olacağından, verginin, yükümlünün mal varlığından doğrudan
veya dolaylı olarak alınması çok doğaldır.
Eğer fiil ehliyetine sahip olan vergi mükellefi bizzat vergi suçu işlemiş ise,
o taktirde kendisi vergi sorumlusu olacaktır.
5.3.1.2. Tüzel Kişilerin Ceza Sorumluluğu
Tüzel kişilerin ceza sorumlusu olup olamayacakları son zamanlarda ol-
dukça tartışma konusu yapılmıştır. Burada özellikle tartışma yapılmış iki teo-
riye değinmek gerekir.
-Tüzel kişilerin ceza sorumlusu olamayacakları yolundaki düşünce, varsa-
yım (faraziye) teorisine dayandırılmış ve cezaların şahsiliği ilkesi göz önünde
bulundurulmuştur. Bu teorinin esas olarak vardığı sonuç şu şekilde özetlene-
bilir: Cezai sorumluluk sadece fiili işlemiş olan ya da fiilin işlenmesine karış-
mış olan kişiye aittir. Bu, cezai sorumluluk esasına ve sonuç olarak da cezala-
234
-
11n"ıh�ili i ilkesine.' uygundur. Bunun böyle olmoınnsının en yudırgntıcı ör-
"'·'- i. lir nnonim şirkete suçln ilgisi olmnynnlurın ve huttu konunun turtışılınnsı
�ıl'::-llld ı hulunmnynn yn da bulunup kurşıt oy vermiş oltııılımn da sorumlu
l,lm:,�ı iır. Bu ise. hukuki bnk11ndnn hiçbir znımın istenilen bir şey değildir.
Di�·r y,mdan. tOzd kişilerin cczni sorumluluğun esasının kubul cdilıncıncsi,
su,'Hs Hk ·c tek bir ceza değil suçlu olduğu anlaşılan kişi kndar ecza verilnıe-
::ıin,icı-cktirir.
-T'Uzd kişilerin cczni sorumluluğunu kabul etmeyen görüşe karşı karşıt
dig.cr bir görUş de bulunmaktadır. Bu görUş, gerçeklik teorisine dayanır. Bu
ı.tt1rUş tnrnftarlarının düşünlerini de şöylece özetlemek gerekir: Suça tüzel kişi
;dına tek cezn verilebilir. Cezanın tüzel kişi adına verilmesinin bazı yararları
da vnrdır. Çünkü, tüzel kişi adına suç işleyenlerin cezalandırılması, çoğu za-
man cezayı etkisiz hale getirebilir. Bunun böyle olmasının nedeni, hükmedilen
'C büyük tutarlara ulaşan para cezalarının, suçu işleyenlerden alınmasının ge-
nellikle imkansız olmasıdır.
Tartışmaları bir yana bırakarak son zamanlarda tüzel kişilerin ekonomi ve
maliye alanındaki gelişmeleri dolayısıyla, organlarının işleyecekleri suçlardan
dolayı tüzel kişilerin mali sorumlulukları genelde kabul edilmektedir.
Vergi hukukumuzda daha çok hazinenin alacağını güvence altına alma dü-
şüncesiyle parasal vergi ceza sorumluluğu tüzel kişilere yükletilmiş bulun-
maktadır. Bu bakımdan VUK'nın 333. maddesinin birinci fıkrasına, "Tüzel
kişilerin idare ve tasfiyesinde vergi kanununa aykırı hareketlerden tevellüt
edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir." şeklinde bir hüküm getiril-
miştir.
Ancak burada bu maddenin ikinci fıkrasının da önemle ifade edilmesi ge-
rekir. Bu fıkrada, tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hak-
kında VUK'nın 1O. maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır, de-
nilmiştir.
Özetle söz konusu maddede de, tüzel kişilerin vergi sorumlusu olmaları
halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler tarafından yerine getirile-
ceği, ödevlerin yerine getirilmemeleri yüzünden mükelleflerin veya sorumlu-
ların mal varlığından alınamayan vergilerin kanuni ödevleri yerine getirme-
yenlerden alınacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrı bir fıkrada da, teşekkülü
idare edenlerin ödedikleri vergiler için asıl mükellefe rücu edebilecekleri be-
lirtilmiştir.
Bu iki düzenlemeye göre, tüzel kişilerin vergi yükümlüsü ya da sorumlusu
olduklarında, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler tarafından yerine ge-
tirilmemesi ve cezanın tüzel kişilerin varlıklarından alınamaması halinde, ver-
ginin ve vergi cezasının kanuni temsilciden alınacağı, ödenen vergiler için
mükellefe rücu edileceği anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla 333. maddenin
235
bir Ye ikinci fıkraları ile Kanun ın 1O. maddesinin birlikte dUşOnlilıncsi ha.
lind, . rgi yükihn!Ulilğünün ve vergi cezalarının mevcut şartlar altında ka.
nuni temsilciye intikal ettirileceği ve ödenen vergiler bakımından tüzel kişiye
tilcu edilebileceği anlaşılmaktadır.
Burada, kısaca, adi ortaklık ile şahıs şirketlerinin cezai sorumlulukları
üzerinde de durmak gerekir. Bilindiği üzere adi şirket nitelik olarak ticaret
şirketi değildir. Hatta bunlar şirket olnrak bile sayılmamaktadır. Adi şirketle.
rin tüzel kişilikleri olmadığı için ceza sorumluluğu da bulunmamaktadır. Bu.
tün haklar ve sorumluluklar, ticari işlemleri yürüten ortağındır. Bu ortağın
vergi kanunları karşısındaki cezai sorumluluğu ise, aynen gerçek kişiler gibi-
dir. Kolektif şirketlerin ve adi komandit şirketlerin, direkt vergi yükUmlUlüğU
olmadığı halde, bunların cezai sorumlulukları vardır. Diğer bir deyimle, bu
şirketler vergi yükümlüsü olmamakla beraber, vergi ceza sorumlusudur. An-
cak, kolektif şirketten elde edilen kazancın ortak tarafından bildirilmemesi du-
rumunda ceza, şirket adına değil ortak adına kesilir.
5.3.2. Kamusal Vergi Suçlarında Sorumluluk
Kamusal vergi suçu olan kaçakçılık suçu, hapis ve para cezaları ile ceza.
landırılır. Hapis cezalarında kimlerin ceza sorumlusu olabileceği TCK'nın il-
gili düzenlemeleri göz önüne alınarak belirlenir.
Gerçek kişi olan yükümlü işletmeyi kendisi idare ediyor ve kaçakçılık su-
çunu kendisi işlemiş bulunuyorsa, bu durumda kendisinin ceza sorumlusu ola-
cağı kuşkusuzdur. Çünkü ceza hukukunda genel ilke failin işlediği fiilden so-
rumlu olmasıdır.
İşletmeyi fail bizzat kendisi yönetmiyor ve bir temsilci tarafından idare
ettiriyorsa, o takdirde temsilci kendi fiilinden sorumlu olur. Bu durum gerçek
kişilerin sahip olduğu işletmeler ile tüzel kişiler için aynı şekilde söz konusu-
dur.
Burada açıklanması gereken konulardan biri de, ceza ehliyetine sahip ol-
mayanların kaçakçılık suçu sorumlusu olup olamayacağıdır. Bu konu, ceza
hukukunun ehliyet konusunu ilgilendirir. Bu nedenle burada, ceza hukuku yö-
nünden ehliyet konusuna kısaca değinmek gerekir. Ceza hukukunda bazı süb-
jektif ve objektif nedenler, cezai sorumluluğun tamamıyla veya bir kısmının
kalkmasına neden olabilir. Sübjektif nedenler, yaş küçüklüğü, cinsiyet, akıl
hastalığı, sarhoşluk, sağırlık ve dilsizlik, zorlama ve korku, bilmeme ve yanıl-
madır. Objektif nedenler ise, emre uyma, meşru müdafaa, zorunluluk hali gibi
nedenlerdir.
Kaçakçılık suçunda, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı gibi durumların göz
önüne alınması gerekir. Çünkü bu suçlar, kamusal suçlardır. Bu nedenle de
ceza sorumlusuna ceza verilirken, ceza kanunundaki cezai ehliyet kurallarının
236
�' 10n\nc alınınns1gerekir. Ynni cezai sorumluluğu kaldıran vcyo ozaltun nc-
�icnkrin kamusal vergi suçlarında do dikkate olınmnsı zorunludur.
l iğcr yandan. sözUedilen suçun esus cezası hUrriycti bnğlayıcı ceza oldu..
�unl v bu suç kamusal suç niteliğinde bir suç olduğuna göre TCK'nın 5.
maddesinin burada dikkate nlınmnsı gerekir. ilgili madde, "Bu kanunun genel
hilki.lmleri. özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında
da uygulanır.'' demektedir. Buna göre suçlarda kast aranacağı şeklindeki
TCK'nın 21. maddesi hükmilniln, söz konusu bu suç hakkında da geçerli ol-
ması gerekir. Bu nedenle kaçakçılık suçu, ancak bilerek ve isteyerek işlenebi-
lir. ) ani bu suçun taksirli bir şekilde işlenmesi nıUmkün değildir. Daha doğ-
nısu bu tür fiillerin taksirli bir şekilde işlenmesi durumunda, fiil manevi unsu-
nın yokluğu nedeniyle suç oluştuıınaz. Bunun için vergi kaybına neden olma
failin muhasebe kurallarını bilmediğinden veya dikkatsizliğinden ileri gelmiş
ise, suç meydana gelmez. Ceza yargıcı, fiillerin kasten mi yoksa taksirle mi
meydana geldiğini ayırt etmekte zaman zaman güçlük çekebilir ve bu nedenle
bilirkişiye başvurmak zorunda kalabilir. Örneğin, bir kimse başkasının malını
kırıp dökerken onun defter ve belgelerini de bilmeden yok ederse, kendisi ka-
çakçılık suçu işlemiş olmaz. Fakat defter ve belgeleri bilerek ortadan ise, aynı
zamanda kaçakçılık suçu da işlemiş sayılması gerekir.
Kaçakçılık suçuna verilen parasal cezanın sorumluluğunun kime ait ola-
cağı tartışılabilir. VUK'nın 359. maddesi, "Kaçakçılık suçu işleyenler hak-
kında bu maddedeki cezaların uygulanması 344. maddede yazılı vergi ziyaı
cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez." demektedir. Bu madde-
nin incelenmesi, parasal cezanın da hürriyeti bağlayıcı ceza gibi, fiili işleyen-
lere kesilmesinin gerekliliğini göstermektedir. Çünkü madde, suçu işleyenler
hakkında kelimelerini ve belirtilen para cezalarının, 359. maddede yazılı fiil-
lere sebebiyet verilmesi halinde uygulanacağı ifadesini kullanmaktadır.
5.3.3. Görevden Doğan Suçlarda Sorumluluk
Görevden doğan suçlar ile bunlara verilecek cezalar daha önce anlatım
konusu yapılmıştır. Hatırlanacağı üzere bu suçlar, vergi gizliliğine uymama
ve mükelleflerin özel işlerini yapma suçlarıdır.
Burada da sorumluluğun gerektirdiği ehliyet, ceza hukukundaki ehliyettir.
Sorumluluğun genel çizgileri de, kamusal vergi suçlarındaki gibidir. Yani so-
rumlu, kanunun yapılmasını öngördüğü işleri yapmayan ya da yapılmamasını
öngördüğü işleri yapan kişidir.
Burada ayrıca şunu ifade etmek gerekir ki, VUK'nın mükerrer 355. mad-
desinde, bu Kanun'un 86, 148, 149,150,256,257 ve mükerrer 257. maddele-
rinde yer almış olan bilgileri vermekten çekinen kamu idare ve müessesele-
riyle, vergi inceleme ve denetimleri sırasında gereken ödevleri yerine getir-
237
1
1
t
mcyen mikcllctkr hakkında, özel usulsUzlük cezalarının uygulanacağı bclir-
tihnektedir. l3u dil7enlemcye göre, kamu idare ve müesseseleri, mUkcllcOer
"eyı mUkclletlerle işlemde bulunan gerçek ve tUzel kişiler kanunun ilgilimad-
deleri gereğince kendilerinden istenilen bilgileri vermekle mUkelleftirler. Ka-
nunun kendilerine vermiş olduğu görevi yerine getirmeyenler sorumlu du-
ruma düşerler. Ancak buradaki sorumluluk, yukarıda belirtilmiş olan cezai so-
rumluluk değil, özel usulsüzlük cezası ile cezalandırma biçiminde olan bir so-
rumluluktur.
5.4. BİRLEŞME (İÇTİMA) TEKRARLANMA (TEKERRÜR) VE
KATlLMA (İŞTiRAK)
Bu başlık altında önce birleşme (içtima veya toplama), tekrarlanma (te-
kerrür) ve katılma (iştirak) konuları konusunda genel bilgi verilecek ve daha
sonra da idari ve kamusal vergi suçlarında söz konusu konuların nasıl düzen-
lendiği ele alınacaktır.
5.4.l. Birleşme Konusunda Genel Bilgi
Kanuni tanıma uygun olarak gerçekleştirilen her sonuç, ilke olarak ayrı ve
bağımsız bir suç oluşturur. Ancak bazı durumlarda hareketlerin çokluğu, suç-
ların da birden çok olmalarını gerektirmez. Konuyu daha da ayrıntılı bir şe-
kilde belirtmek istediğimiz takdirde, şu dört olasılığı belirtmek ve birleşme
konusunu açmak gerekir.
- Bir fiil bir ihlale neden olabilir. Bu olasılıkta, birleşmeden söz edilemez.
- Bir fiil birden çok ihlale neden olabilir. Bu durumda suçların birleşmesi-
nin bir şekli ortaya çıkmaktadır. Bu tür birleşmeye görünürde (fikri) birleşme
denilmektedir. Diğer bir anlatımla görünürde birleşme, bir fiil ile türlü hüküm-
lerin ihlali olarak tanımlanabilir. Bu gibi durumlarda faile en ağır cezayı ge-
rektiren hükmün uygulanmasıyla yetinilir.
- Birden çok fiil bir ihlale neden olabilir. Bu durumda suçların birleşmesi
söz konusudur. Bu şeklide birleşen suçlar, müteselsil, muhtelit, müterakki ve
mürekkep suç türlerini oluşturur. Bu suçların tümünde ortada birkaç hareket
olmasına rağmen, bu hareketler sadece bir suça neden olmaktadır.
- Birden çok fiil birden çok ihlale neden olabilir. Bu durumda ise, suçların l
toplanması değil, cezaların toplanması söz konusu olmaktadır. Burada, ortada
her biri bağımsızlıklarını koruyan ayrı suçlar vardır. Bu nedenle de buna, suç-
�
ların birleşmesi değil, cezaların birleşmesi adı verilmektedir. Genel olarak bir- i
leşme deyince de, bu tür birleşme anlaşılmaktadır.
Bu birleşmede esas sorun, çeşitli suçlara ilişkin cezaların ne biçimde veri-
leceğidir. Bu konuda başlıca üç sistem vardır:
l
238
l,
',i
'
·
/
ı
l
l
- Bunlardan ilki. eczaların toplanması sistemidir. Bu sistemde aynı türden
(,t:m ccz(1br toplanır. yrı türden olanlar ise. birbiri ardmca yerine getirilir.
- İkinı:isi ise. ağır basma (erime) sistemidir. Bu si teme göre suç sayılan
fiillere 'erilecek ceza. tiillcrden en ağırının cezasıdır. Suçluya verilmesi gere-
ken diğer hatif cezalar, bu sistem içinde eriyor, denilebilir.
- onuncusu da, hukuki birleşme sistemidir. Hukuki birleşme sisteminde
suçluya önce. işlemiş olduğu fiillerden en ağır cezayıgerektiren suç için temel
bir ceza saptanır. Daha sonra bu cezaya, diğer fiillerin cezalarının belirli tu-
tarları ek ceza olarak katılır. Bu sisteme göre verilecek ceza, yukarıda değini-
len birinci sistemden hafif, ikinci sistemden ağır olur.
5.4.2. Tekrarlanma Konusunda Genel Bilgi
Ceza hukukunda tekrarlanma değişik biçimlerde ele alınmaktadır. Tekrar-
lanmanın ele alınış biçimlerden biri, bir suçtan dolayı mahkum olan kimsenin
cezasını tamamen çektikten ya da cezanın kanuni nedenlerden biriyle düştük-
ten sonra, belirli süre içinde diğer bir ya da birden çok suç işlemiş olması şek-
lidir. Tekrarlanmanın diğer bir ele alınış şeklinde ise, önceden işlenen suçun
kesinleşmesi tekrarlanma için yeterli görülmektedir. TCK. bugün tekrarlanma
konusunda ikinci görüşü benimsemiştir.
Bugüne kadar tekrarlanma konusunda birçok görüş ileri sürülmüştür.
Özetlemek gerektiğinde bu görüşleri iki başlık altında toplayabiliriz. Bu gö-
rüşlerden ilki ilga teorisidir. Sözü edilen teori, tekrarlanmayı kabul etmez.
İkinci teori ise, cezanın yetersizliği teorisidir. Söz konusu teori, tekrarlanma
halinde cezanın artırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Tekrarlanma durumunda cezanın artırılmasını savunan cezanın yetersiz-
liği teorisi ilga teorisine oranla kendisine daha çok taraftar toplamıştır. TCK.
da bu ikinci görüşe katılarak kendi içinde tekrarlanma müessesesine yer ver-
miştir.
Genel anlamda tekrarlanmayı, geçici - sürekli ve genel - özel tekrarlanma
olarak bölümlendirmek mümkündür.
- Geçici ve sürekli tekrarlanma: Geçici tekrarlanma, birinci suça ilişkin
cezanın çekilmesinden başlayarak, belirli bir süre içinde ikinci suç işlenme-
sini; sürekli tekrarlanma ise, birinci suça ilişkin cezanın çekilmesinden sonra,
süre sınırlaması olmaksızın ikinci suç işlenmesini açıklayan kavramlardır.
TCK. ve VUK., bunlardan geçici tekrarlanmayı kabul etmiştir.
- Genel tekrarlanma - özel tekrarlanma: Genel tekrarlanma, tekrarlanma-
nın varlığını, birinci suç ile ondan sonraki suçların aynı türden olmasına bağ-
lamamakta; özel tekrarlanma ise, suçlar arasında aynı türden olmayı koşul ola-
rak aramaktadır.
239
-'
Bu konuda TCK. esas olarak genel tekrarlanma; VUK. ise özel tekrar.
!anma sistemini benim emiştir.
5A.3. Kntılmn Konusunda Genci Bilgi
Katılma, b:ızı kişilerle anlaşarak işbirliği içinde bir kişi tarafından suç iş.
lenmesidir. Katılın:ı birden çok kişinin işbirliği ve anlaşmaları sonucu ortaya
çıktığına göre. burada ortakların sorumluluk dereceleri ne olacaktır sorunuor-
taya çıkmaktadır. Bu konuda başlıca iki teori bulunmaktadır. Bunlardan biri
suç birliği, diğeri de suç ayrılığı teorisidir.
• Suç birliği teorisine göre katılmada bir suç vardır. Faillerden her biri,
sorumluluğu işlenmiş olan suçtan alır. Sonuç olarak da ortakların tümti aynı
suçun cezasıyla cezalandırılır. Ancak burada ceza bakımından failler arasında
ne gibi farklar olacağı konusunda iki sistem ortaya konmuştur.
- Birinci sistem, sorumluluk ve ceza bakımından failler arasında ayırım
yapılmasını ileri sürer. Bu sistemi, birçok yabancı kanun kabul ettiği gibi
TCK. da benimsemiş bulunmaktadır.
- İkinci sistem ise, sorumluluk ve ceza bakımından failler arasında bir ayı-
rım yapılmaz. Bu sisteme göre fer'i faillere de asli failler gibi ceza verilir.
• Suç ayrılığı teorisine göre, bir suçun birkaç kişi tarafından işlenmesi
durumunda ortada tek bir suç değil, ortak sayısı kadar suç vardır. Faillerden
her biri ayrı ayrı sorumlu tutulur ve cezalandırılır. Bu sistemde, failleri asli ve
fer'i fail diye ikiye ayırmaya gerek olmadığı gibi faillerin birinde bulunan ağır-
laştırıcı ya da hafifletici nedenler diğerini etkilemez.
Katılmanın varlığı için olması gereken üç unsur vardır.
- Bunlardan birincisi, cezayı gerektiren bir fiilin varlığıdır.
- İkincisi, suçu meydana getiren fiilin işlenmesine ilişkin olarak failler ara-
sında önceden bir anlaşmanın bulunması gerekir.
- Sonuncusu ise, faillerden her birinin müspet bir fiil işlemiş olmasıdır.
Buna göre menfi bir durum katılmayı doğurmaz.
Biraz önce beliıtildiği üzere, suça katılmış olanların katılma dereceleri de-
ğişik olabilir. Buna göre katılma, asli ve fer'i olmak üzere ikiye ayrılır.
• Asli katılma: Asli katılma da kendi içinde, asli maddi katılma ve asli
manevi katılma olarak yine ikiye ayrılır.
- Asli maddi katılma, fiili işlemek (fiili irtikap etmek) ya da fiili doğrudan
doğruya beraber işlemek biçiminde olabilir. Hukuki tanıma göre fiili işlemek,
suçun maddi unsurunu oluşturan hareketleri yapmaktır. Fiili doğrudan doğ-
ruya beraber işlemede ise, her ne kadar fiili doğrudan doğruya beraber işle-
yenler suçun asıl maddi unsurunu oluşturan hareketleri yapmamışlarsa da, su-
çun işlenmesinde birinci derecede etkili olan hareketleri işlemişlerdir.
240
i
1
ı-
r
t
[
1
1
l
� ı�li ınımcv! l utılınu ise, hn�kusını suç işlemeye nııncllirıncktir. A1mct-
l 1innc demek, bir kim. nin inıdcsi llı.crint.lc clkili olmuk onu belirli bir uçu
i,knwyc "nrnr verdirmek dcml'ktir. Burnun urunılnn şey, ınuddi foilin uçu
ı�lcınc kornrını nzın ·ttircnln kışkırtınulurı üzerine vermiş olınusıdır.
• Fcr'i kntılmn: Fcr'i katılına, bir suçun işlenmesine ikinci derecede sa-
ıl�hilccck lmrckctlcrlc korışmnklır. Fcr'i katılma da muddi ve manevi katılma
�,ınrnk üzere ikiy! ayrılır.
- Fcr'i maddi katılına, maddi olarak türlü şekillerde olur. Bunlardan biri,
asli maddi faile suçun işlenmesi için araç sağlamaktır. ikincisi ise, suç işlen-
meden önce yu da işlendiği sırada, suçluya yardımda bulunarak suçun işlen-
mesini kolnylnştırmaktır.
- Fer'i manevi katılma da üç şekilde olabilir. Bunlardan biri, suçluyu suçu
i,lcıneye teşvik etmektir. Bu ikinci derecede bir kışkırtma ve suçu işlemek için
salık verme niteliğindedir. Eğer teşvik suçu işleme konusunda faile karar ver-
dinnekderecesinde etkili olmuş ise, o zaman bu azmettirmeye dönüşmüş olur.
İkincisi, suçu işleme kararını desteklemektir. Yani fail suç işlemeyi istemiş ve
hatta kararını bile vermişken, diğer bir kişinin bunu desteklemesidir. Üçün-
cüsü ise, fiil işlendikten sonra faile yardımda bulunacağına söz vermektir.
5.4.4. Vergi Hukukunda Birleşme
5.4.4.1. İdari Vergi Suçlarında Birleşme
Vergi suç ve cezalarında birleşme esasları, tek fiil ve birden çok fiil bakı-
mından ayrı ayrı ele alınıp incelenebilir.
5.4.4.1.1. Tek Fiil ile Çeşitli Vergi Suçları İşlenmesi
VUK. ile getirilen esaslara göre, vergi mükellefi ya da sorumlusu ya da
bunlar yerine geçen kanuni temsilciler, tek fiil ile birkaç vergi kaybına neden
olabilecekleri gibi, bu hareketleriyle çeşitli cezayı gerektiren suçlar da işlemiş
bulunabilir.
• Tek Fiil ile İşlenen Vergi Suçlarının Birkaç Vergi Kaybına Neden
Olması
Tek fiil ile işlenen vergi suçunun birkaç vergi kaybına neden olması,
VUK'nın 335. maddesinde, "Vergi ziyaı cezasını istilzam eden tek bir fiil ile
başka neviden birkaç vergi ziyaa uğratılmış olursa her vergi bakımından ayrı
ayrı ceza kesilir." biçiminde hükme bağlanmıştır. Kanun'un 331. maddesinde
vergi cezalan, vergi ziyaı ve usulsüzlük olmak üzere ikiye ayrıldığı halde, yu-
karıda belirtilen 335. maddede ise usulsüzlükten söz edilmemiştir. Bunun ne-
deni, usulsüzlük suçunda vergi kaybına neden olma veya olmamanın mümkün
olmasıdır.
241
ı
ı
Görüldüğü üzere tek fiil ile işlenen suçun birk?ç :�!·g_i kayb!na nedenoı.
ma ı durumundu. kamın koyucu ceza kanunundakı görunürde bırlcşmcsist,.
mini k:ıbul etmemiştir. VUK'yn göre bir fiil ile kayba uğratılan vergiler,
1
�
b:ıkımınd:ın birbirinden ayrı ise, suçlar arasında birleşmede bulunulmaz.
1
/
durumda. knç verginin kayba uğramasına neden olunmuş ise o kadar ver�
suçu işlendiği kabul edilerek. faile her vergi için ayrı ayrı ceza kesilir. Örnc.
ğin. katına değer vergisi mükellefi olan bir gelir vergisi mükellefinin satışfa.
turnlarından birini defterine işlememesi durumunda, hem satıştan dolayı elde
edilen kaza_nç_nedeı�iyle gelir vergisi, hem �_ekatın�de_ğ�r �ergisi kayba uğ.
ratılmış olur. Orneğımize uyan bu durumda, ıkı vergıye ılışkın olarak ayrı aYn
ceza kesilir.
• Tek Fiil ile İşlenen Suçların Türlü Vergi Cezalarını Gerektirmesi
Tek fiil ile işlenen suçların türlü vergi cezalarını gerektinnesi VUK'nın
336. maddesinde, "Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsuz.
lük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en
ağırı kesilir. Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet
verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde, evvelce usulsüzlük cezasının kesilmiş
olması, bu cezanın ziyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken vergi
ziyaı cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değil-
dir." biçiminde düzenlenmiştir.
Tek fiil ile işlenen suçların türlü vergi cezalarını gerektiren durumuna ör-
nek olarak, bir gelir vergisi mükellefinin, beyannamesini kanuni ve ek süre
içinde vermemesini gösterebiliriz. Bu durum re'sen takdir nedeni olup, yıllık
kazanç takdir komisyonlarınca re'sen saptanır ve duruma göre mükellefe vergi
suçu cezası ile birlikte cezalı olarak tarhiyat yapılır. Öte yandan beyanname-
nin zamanında verilmemesi, aynı zamanda usulsüzlük cezası kesilmesini ge-
rektiren bir suçu meydana getirmektedir.
Görüldüğü üzere kanuna göre bu gibi durumlarda, faile en ağır cezanın
kesilmesiyle yetinilmekte, daha hafif cezayı gerektiren vergi suçu diğerinin
içinde erimektedir. Yani VUK., burada tam anlamıyla TCK'nın görünürde
birleşme konusuna ilişkin hükümlerini benimsemiş bulunmaktadır.
Yalnız burada esas sorun, en ağır cezayı gerektiren suçun hangisi oldu-
ğunu saptamaktadır. En ağır cezayı gerektiren suçun hangisi olduğuna ilişkin
olarak iki görüş ileri sürülebilir:
- Daha önce açıklanacağı üzere vergi suçları ağırlık derecelerine göre
vergi kaybı ve usulsüzlük olarak ikiye ayrılır. Nitelik olarak usulsüzlük, en
hafif vergi suçunu oluşturmaktadır. Fakat bazı durumlarda, suçu oluşturan ola-
yın niteliği gereği kanundaki sıraya göre daha ağır bir suç sayılan vergi kaybı
suçu, usulsüzlükten daha az tutarda bir cezayı gerektirebilir. Yani vergi kaybı
242
!-H unun gerektirdiği ecza usulstlzlilklen dahu uz olnbilir. işte bu durumda, u-
,·un nit ·liği ve ağırlığına göre değil, kesilmesi gereken ecza tutarına glkc işlem
�·ı ılması gerekir. (Unkü vergi hukukundn esas amacın vergi alacağını gU-
,·cnce altına alnrnsı olduğundan, böyle bir tutum vergi hukuku ilkeleriyle tam
anlamıyla bağdaşınnktadır.
- En ağır cezayı gerektiren suçun gerektirdiği amaç, tutar olarak ağır ceza
olmayıp. nitelik ve tür olarak ağır ceza olması gerekir. Yergi cezaları vergi
k.a) bı ve usulsüzlük olmak üzere sıralandıklarına göre, vergi kaybı suçunun
cezasının usulsüzlükten her zaman ağır olması gerekir. Böyle bir düşünüş ceza
hukuku ilkelerine de uygundur. Çünkü ceza hukukunda en ağır cezayı bulmak
için. yargıcın somut olayda hükmedeceği cezaya değil, ihlal edilen çeşitli hü-
kümlerin soyut olarak taşıdığı cezaya bakılır.
Kanımızca birinci görüş daha uygundur, denilebilir. Yani bir tek fiil ile
işlenen ve çeşitli vergi cezalarını gerektiren suçlara, tutar olarak en ağır ceza-
nın kesilmesi gerekir.
5.4.4.1.2. Ayrı Fiillerle Ayrı Vergi Suçu İşlenmesi
Ayrı fiillerle birden çok vergi suçu işlenmesi ve çeşitli vergilerin kaybına
neden olunması da, yukarıda açıklandığı biçimde çeşitli şekillerde olabilir.
Yani ayrı fiillerle ayrı türden birkaç vergi suçu işlenebildiği gibi, ayrı hareket-
lerle aynı türden birkaç vergi suçu da işlenebilir.
5.4.4.1.2.1. Ayrı Fiillerle Başka Türden Vergi Suçları İşlenmesi
VUK. hükümlerine göre, ayrı fiillerle işlenmiş olan vergi kaybı ve usul-
süzlük suçlarından dolayı her suç için ayrı ceza kesilir (VUK. mad. 337). Bu
esasa göre, fiil ayrılığı durumunda cezalarda birleşme söz konusu olamaz. Ör-
neğin, bir mükellef, belirli bir takvim yılı içinde ayrı iki hareketle bir vergi
kaybı ve bir de usulsüzlük suçu işlemiş olsa, her suç için ayrı ceza kesilir.
Yukarıda saptanan ceza tek vergi türü içindir. Eğer mükellef, ayrı fiillerle
ayrı vergilerin kaybına neden olmuş ise, bu durumda da, biraz önce açıklan-
dığı üzere her vergi için ayrı ceza kesilir.
5.4.4.1.2.2. Ayrı Fiillerle Aynı Türden Birkaç Vergi Suçu
İşlenmesi
VUK'ya göre, ayrı fiillerle işlenen vergi kaybı suçunun birkaç kez işlen-
mesi durumunda, ayrı ayrı ceza kesilir. Örneğin, belli bir vergilendirme döne-
minde ayrı fiillerle iki vergi kaybı suçu işlenirse, her suç için ayrı olmak üzere
bunların toplamı kadar ceza kesilir. Yani burada da birleştirme yapılmaz.
Ancak usulsüzlükte vergi kaybı söz konusu olmadığından, usulsüzlük suç-
lan bu tür düzenleme kapsamına alınmamıştır. Adı geçen 337. maddenin de-
vam eden hükmü, " ...Şu kadar ki, 352. maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynı
243
takvim yılı içinde aynı neviden birden fozla yupıldığı takdirde bire.len faıla
nın h�r l�iri için, bi_rincisiııc ai�cezanın dörtte biri kesi Iir." demekte ve uyn, t:
usulst;dllkten ncyın nıılnşıldıgını da gene aynı ırn:ıddedc, '·Aynı nevi usulsu
lükten maksat. fiillerin 352. maddede gösterilen derece ve fıkralar itibari;
yek.diğerine mutabakntıdır." biçiminde tamamlamaktadır. '
Görüldilğil Uzere burncln YUK., 5237 sayılı yeni TCK'nın kabul ctmişoı.
duğu hukuki birleşme sistemini benimsemiş bulunmaktadır. Yani faile tekbir
usulsüzlük cezası verilerek, diğer usulsUzlUklerden dolayı kesilmesi gereken
cezaların kanundaki oranlar içinde artırılması suretiyle ilk cezaya ekleme ya.
pılması gerekir.
VUK'da, müteselsil suça ilişkin doğrudan bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak. Kanun'un bazı maddelerinde bu yönde düzenlemelerin mevcut oldu-
ğunu görmekteyiz. Örneğin, Kanun'un usulsüzlükler ilgili 352. maddesinde
bu Kanun'un kayıt nizamına ait hükümlerine uyulmamış olması halinde, bi
'
-
rinci derece usulsüzlük suçunun doğacağı ve her incelemede inceleme tarihine
kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlüklerin tek fiil sayılacağı be-
lirtilmiştir.
5.4.4.2. Kamusal Vergi Suçlarında Birleşme
VUK' da, kamusal vergi suçlarının birleşmesine ilişkin herhangi bir hü-
küm bulunmamaktadır. VUK'da düzenlenen birleşme, idari vergi suçu niteli-
ğinde olan vergi kaybı suçu ile usulsüzlük suçları için getirilmiştir. Bunun
böyle olmasını da doğal olarak karşılamak gerekir. Çünkü kaçakçılık suçu ka-
musal bir suç niteliğindedir.
Bu bakımdan birleşme konusunda TCK'ya bakmak gerekir. TCK'da 5237
sayılı Kanunla yapılan son değişiklikle hukuki birleşme sistemi kabul edilmiş-
tir. Yani aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir.
Ancak bu ceza, daha sonraki suçlarda belirli oranlarda artırılır.
Bir kimse ya tek bir fiil ile ya da ayrı ayrı fiillerle birden çok kaçakçılık
suçu işlemiş ise, durum ne olacaktır? Burada önce konuyu, ayrı ayrı fillerle
birden çok kaçakçılık suçu işlenmesi ve daha sonra tek fiil ile birden çok ka-
çakçılık suçu işlenmesi olarak ikiye ayırmak gerekir.
-Bir kimsenin ayrı ayrı fillerle birden çok kaçakçılık suçu işlemesi duru-
munda, fiillere uygulanacak cezalara ilişkin iki görüş ileri sürülmüştür:
Birinci görüş, kaçakçılık suçlarını seçimlik hareketli suç sayarak suça tek
bir ceza verilmesini öngörmüştür. İkinci görüş ise, bundan ayrılarak TCK'nın
43. maddesindeki, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik za-
manlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bu suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şe-
killeri aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra
244
hil mil uy�ul mır." şeklindeki hükmüne dnyanılnrak, verilen ilkeczanın, daha
. nm i�l'ncn tiillcr doluyısıyla maddede belirtilen şekilde artırılarak verilmesi
� �kliğini kubul etmektedir.
A�n fiillerle birden çok kaçakçılık suçu işlenmesi halinde, bu suçlara ve-
rile' 'k tab:ın ve tavan suçların belirlenmesinde bu durum ceza yargıcına bir
01,n olması gerekir.
• Tek fiil ile birden çok kaçakçılık suçu işlenmesi ise, fikri içtima hükmü-
nün uygulanması gerekir. Yani ceza muhatabına tek ceza verilir.
5.4.5. Vergi Hukukunda Tekrarlanma (Tekerrür)
5.4.5.J. İdari Vergi Sııçlarıııda Tekrarlanma
Tekrarlanmayı düzenleyen VUK'nın 339. maddesi, "Vergi ziyaına sebe-
biyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası da kesinle-
şenleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak
üzere vergi ziyamda beş ve usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi
durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmi beş
oranında artırılmak suretiyle uygulanır." demiştir.
VUK. bazı düzenlemeler bakımından ceza kanunundan ayrılmaktadır. Bu
ayrılıklardan biri, sürelere ilişkindir. İkincisi ise, genel ve özel tekrarlanma
yönündendir. Yani, istisnalar dışında TCK. genel tekrarlanmayı kabul ettiği
halde, VUK. özel tekrarlanmaya yer vermektedir. Diğer yandan tekerrürün
sonuçları bakımında da iki kanun arasında bazı farklar bulunmaktadır. Deği-
nilen bu konuları, şu başlıklar altında daha derinliğine açıklayabiliriz.
• Cezanın Kesinleşmesi
Kesilecek vergi kaybı ve usulsüzlük cezalarının tekrarlanma nedeniyle ar-
tırılabilmeleri için, daha önce aynı türden bir suç için ceza kesilmiş ve bu ce-
zanın kesinleşmiş olması gerekir. Daha önce vergi cezalarının kesinleşmesi
konusu gereken şekilde anlatıldığı için, bunu burada tekrar etmiyoruz.
• Aynı Türden Fiil ile Başka Suç İşlenmesi
Tekrarlanmanın şartlarından biri de, mükellefin işlediği son fiilin önce iş-
lenmiş olan fiil ile aynı türden olmasıdır. Kanunda, usulsüzlük suçları bir yana
bu konuda açık bir hüküm yoktur. Yani, ayrı ayrı işlenmiş olan fiillerden do-
layı ayrı ayrı ceza kesileceğinden söz eden VUK'nın 337. maddesi, aynı tür
usulsüzlükten ne amaçlandığını belirlediği halde, vergi kaybı suçunda bu ko-
nuya değinmemiştir. Bu bakımdan bu konu tartışmalara ve çeşitli yorumlara
neden olmuştur
245
UK'nın tekrarl:ınmnya ilişkin 339. maddesinin aynı tür fiil kavramını
a·1k olarak belirtmemiş olması nedeniyle, bu kavram üzerinde böyle karışma.
!arın olacağı normaldir. Eğer, VUK 'da TCK. gibi genel tekrarlanma sistemini ,ı
kabul etmi� olsa idi, yani tekrarlanma için fiiller arasında benzerlik aramasa '
idi, doğal olarak bu tartışma ortaya çıkmayacaktı. Bunun için maddenin aynı
fiil kaTamını yorumlamayla ortaya koymak gerekmektedir. Kanun'un adı ge-
çen maddesi. '·...aynı neviden bir fiilden..." söz etın�ir.
1
VUK'ya göre vergi kaybı ve usulsüzlük birer fiil değil, yukarıda da belir-
tildiği gibi kanunun suç saydığı fiillere ayrı ayrı ceza verilmek için kabul edil-
miş fiiller topluluğudur. Örneğin, vergi kaybı suçu çok çeşitli fiillerden mey-
dana gelebilir. Eğer kanun koyucu suç türlerinin tekrarlanmada esas alınaca-
ğını amaçlamış olsaydı, o zaman aynı türden suç demesi gerekirdi. Kanımızca,
buna göre tekrarlanmanın kabul edilmesi için her iki suçun aynı türden olması
yetmez, ayrıca aynı suçu oluşturan fiillerin de aynı türden olması gerekir.
Kanun vergi kaybı suçunda aynı tür fiilden neyin amaçlandığını belirtme-
mesine rağmen, usulsüzlükte bunu, "...aynı nevi usulsüzlükten maksat, fillerin
352. maddede gösterilen derece ve fıkralar itibariyle yekdiğerine mutabakatı-
dır." diyerek kesinliğe kavuşturmuş bulunmaktadır. Demek ki, usulsüzlükle-
rin tekrarlanmaya neden olabilmesi için, sadece usulsüzlük olması yetmeyip,
ayrıca bu usulsüzlüklerin VUK'nın 352. maddesinde gösterilen derece ve
hatta fıkralar olarak birbirine benzemesi gerekir. Bu nedenle, örneğin, birinci
derece usulsüzlük sınıfına giren tutulması mecburi olan defter ve belgelerden
birinin tutulmaması ile ikinci derece usulsüzlüğü oluşturan yazılı bildirimlerin
zamanında yapılmaması, tekrarlanmaya esas olmaz. Aynı biçimde, zorunlu
tutulması gereken defterlerden birinin tutulmaması ile işe başlamanın zama-
nında bildirilmemesi gibi iki birinci derece usulsüzlükte de aynı türden değil-
dir. Çünkü bu iki suç aynı fıkra içinde yer almamıştır.
• Tekrarlanma İçin Süreler
Hemen hemen bütün ülkelerin kanunları, işlenen fiilin tekrarlanma sayı-
labilmesi için sonraki suçların belirli bir süre içinde işlenme şartını kabul et-
miştir. Bu süre geçtikten sonra faile aynı türden bir suç işlemiş olsa dahi nor-
mal ceza verilir. VUK., süre yönünden TCK'dan ayrılmıştır. VUK'nın kabul
ettiği süreler, cezanın kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlamak üzere
vergi kaybı suçunda beş ve usulsüzlükte iki yıldır. Hükümden anlaşılacağı
üzere sürelerin başlangıcı, cezanın kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından
itibaren başlamaktadır.
• Cezaya Yapılacak Eklemeler
Yukarıda belirtildiği üzere, cezanın yetersizliğine dayanarak son işlenen
suça tekrarlanma yolu ile bazı eklemeler yapılır. VUK. eklemeler konusunda
246
da TCK 'dan ayrılmıştır. VUK 'nın tekrarlanmaya ilişkin 339. maddesine göre
eklenecek tutarlar, vergi kaybı suçundn yarısı, usulsüzlllktc ise dört de biridir.
Akla. eklenecek tutnrlnrın ilk ceznyu göre mi yoksa sonuncu cezaya göre
mi hes:ıplunacağı gelebilir. Bu sorunun yanıtı, yapılacak eklemelerin ikinci
suça göre hesaplanması gerektiği biçiminde olmalıdır.
S.4.5.2. Kamusal Vergi Sııçlanııda Tekr"rlaıııııa
Kamusal vergi suçu niteliğinde olan kaçakçılık suçunun tekrarlanması da
TCK'nın tekrarlanma hükümlerine tabidir. Yeni TCK'nın tekerrürü düzenle-
yen 58. maddesinde, tekerrürü eski kanuna göre oldukça farklı şekilde düzen-
lemiştir. Yeni getirilmiş olan düzenlemelerini şu başlıklar altında özetlemek
mümkündür:
- Daha önce mahkum olmak: Fail hakkında tekrarlanma hükmünün uygu-
lanması için, failin önceden işlediği bir suç nedeniyle daha önce mahkum ol-
ması gerekir. TCK'nın 58. maddesinden, fail hakkında tekrarlanma hükmünün
uygulanabilmesi için cezanın çekilmesine gerek olmadığı ve sadece hükmün
kesinleşmiş olmasının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
- Yeni bir suç işlemiş olmak: Tekrarlanmanın söz konusu olabilmesi için,
ilk suçla ilgili olarak verilen mahkumiyet kararından sonra yeni bir suç ilenmiş
olması gerekir. Tekrarlanmanın ortaya çıkmasında yeni işlenen suçun aynı ni-
telikte bulunup bulunmaması ve bu suçun tamamlanmış olup olmaması
önemli değildir. Teşebbüs halinde kalan suçlarda da tekrarlanma söz konusu
olabilir.
- Suçun belirli süre içinde işlenmiş olması: TCK süreli tekrarlanma siste-
mini kabul etmiştir. İkinci suçun, beş yıldan daha fazla süreyle mahkumiyet
halinde beş yıl ve daha az süreyle mahkumiyet halinde de üç yıl içinde işlen-
miş olmalıdır.
Yeni TCK'nın 58. maddesinin 6 fıkrasında, ikinci suça ilişkin ceza konu-
sunda, "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine
göre çektirilir. Ayrıca mükerrir hakkında infazdan sonra denetimli serbestlik
tedbiri uygulanır." hükmüne yer vermek suretiyle, bu konuda değişik bir infaz
sistemi getirmiştir.
5.4.6. Birleşmeme
Burada konuyu, birleşme ve tekrarlanma yönünden birleşmeme ve vergi
kovuşturmasının ceza kovuşturması ile birleştirilmemesi olarak iki kısımda
incelemek, açıklamalara daha da belirginlik kazandıracaktır.
247
• Birhşme re Tckrarlmııııa Yöııilndeıı Birleşmeme
UK. birleşme başlığı tnşımnsınn karşın birleşmemeyi dlizeıılcycn 340,
maddesinin birinci fıkrası, ..Bu kanunda yazılı vergi ziyaı ve usulsüzlükcc7..a.
ları ile 359. ım:ıddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tckcrrtır
hükUmler bakıınındnn birleştirilemez." demektedir. Görülüyor ki, VUK'ya
göre vergi knybı ve usulsüzlük sayılan bir fii1, TCK'ya ya da diğer kanunlara
göre de suç sayılıyorsa, buna birleşme kuralı uygulanmayarak, fiil her kanuna
göre ayrı nyrı cezalandırılacaktır. Gümrükten kaçak olarak sokulmuş bir malın
faturasız alınıp satılması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu fiil birkaç ka-
nunu ilgilendiren bir suç olduğu halde, vergi suçuyla diğer suçlar arasında bir-
leşmeye gidilmez. Aynı birleşmeme kuralı tekrarlanma için de geçerli olmak-
tadır. Yani tekrarlanma koşulları olsa dahi, örnekteki vergi suçunun diğer suç-
lara tekrarlanmaya esas olması mümkün değildir.
• Vergi Kovuşturmasının Ceza Kovuşturmasıyla Birleşmemesi
VUK'nın 340. maddesinin ikinci fıkrası ise, "Bu kanunda vergi cezasıyla
cezalandırılan fiiller, aynı zamanda TCK'ya göre suç teşkil ettiği takdirde,
vergi cezası kesilmesi, söz konusu madde hükmüne göre takibat yapılmasına
engel olmaz." diyerek, ceza yargıcına kovuşturma bakımından bağımsızlık
vermektedir.
5.4.7. Vergi Hukukunda Katılma (İştirak)
Vergi hukukunda katılma, sadece kast gerektiren kaçakçılık suçunda ka-
bul edilmiştir.
Son yapılan değişikliklerden sonra burada katılmayı iki alt başlık halinde
ele almak gerekir. Bunlardan birincisi TCK'daki katılma hükümlerine değin-
mek, diğeri de VUK'nın 360. maddesini ele almaktır.
-VUK'da katılmaya ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu ba-
kımdan katılma konusunda kaçakçılık suçuna TCK'nın 37 ve devamında dü-
zenlenmiş olan katılma hükümleri uygulanacaktır.
TCK'nın 37. maddesinde, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte
gerçekleştirenlerden biri fail olarak kabul olunur, denilmiştir. Bu Kanun'un
40. maddesinde de, suça iştirak için, kasten ve hukuka aykırı bir fiilin işlen-
mesi fiilin varlığı için yerli görülmüştür.
Bu iki hükümden anlaşıldığına göre katılmada, ceza hukukundaki asli
maddi katılma şekli esas alınmıştır. Yani katılmanın meydana gelebilmesi
için, her şeyden önce suç ortaklarının belirli bir suçun işlenmesine bilerek ka-
tılmaları gerekmektedir. Suça katılmış olduğunu bilmeyen ve rastlantı sonucu
suça katılanlar için, katılmanın söz konusu olmaması gerekir. Yani burada ka-
nun koyucu esas olarak asli maddi katılmayı esas almıştır.
248
s::ııi
!
-Bilerek katılma ise. maddi bir çıkar gözeterek olmalıdır.
Kmmn 'Sa' olarak nsli modeli kntılımıyı dUzenlemesinc rnğınenı TCK'nın
..�. nrnddesindc de. buşkn ını suç işlemeye azmettiren kişinin de suçun cezası
il cc1abndırılacağını hüküm ultına almıştır. Yani bu hüküm ile kanun ko-
yucu. asli manevi katılmayı da kabul etmiştir.
Katılmada uça verilecek cezalar esas suça verilecek cezalar kadardır. Di-
ğer bir ifadeyle VUK'nın 359. maddesinde hilkilın altına alınmış cezalar ay-
nen katılan kişilere de verilecektir.
-VUK'nın 360. maddesinde de, 359. maddesinde düzenlenmiş olan kaçak-
çılık suçlarının işlenmesine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenme-
sinde menfaatinin bulunmaması halinde TCK'nın iştirak hükümlerine göre
hakkında verilecek cezanın yarısının indirileceği düzenlenmiştir.
5.5. İDARİ VERGİ CEZALARININ KESİLMESİ VE
KAÇAKÇILIK SUÇLARININ CEZALANDIRILMASINDA
USUL
5.5.1. İdari Vergi Cezalarının Kesilmesi
İdari vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya
ve vergi incelemesine yetkili olanlarca tespit edilir. Yoklama ve vergi incele-
mesi sırasında rastlanan, vergi cezasını gerektiren olayların raporlarda göste-
rilmesi, delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tuta-
nakla tespit edilmesi zorunludur (VUK. mad. 364).
Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefın
bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir. Damga vergisinde ve pul kullan-
mak suretiyle alınan vergilere ilişkin olaylarda vergi cezası kesecek vergi da-
irelerini Maliye Bakanlığı belirler (VUK. mad.365).
Vergi cezalarının kesilmesinin ardından ceza ihbarnamesi düzenlenir ve
ihbarname ilgililere tebliğ olunur. Ceza ihbarnamesinde ne gibi bilgilerin yer
alması gerektiğini Kanun'un 366. maddesi düzenlemiştir.
5.5.2. Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmalarında Usul
Yaptıkları inceleme sırasında Kanun'un 359. maddesinde yazılı suçların
işlendiğini tespit eden vergi müfettiş ve yardımcıları, ilgili rapor değerlen-
dirme komisyonu mütalaası ile doğrudan doğruya ve aynı suçun işlendiğini
belirleyen vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar da, ilgili rapor de-
ğerlendirme komisyonunun mütalaası ile birlikte vergi dairesi başkanlığı veya
defterdarlık kanalıyla Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadır.
249
Kaç. kçıhk U�umın işlendiğinden sair yollarla bilgi sahibi olan Cumhun.
, t t 1,$,·cthğı da hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme ya.
p,tm stm t. lep eder. Kamu davasının açılması, inceleme sonucunun Cumhu.
ri�et lxışsaYctlığnıu bildirilme ine kadar ertelenir.
O�la, göredi 'e )etkili ceza mahkemelerinde açılır. Yargılama sonunda
�eza mahkem !erinden verilecek olan knrarlnr, idari vergi cezalarını uyb'llla.
y cnk makam 'e mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, buma.
kam Ye mercilerce ortaya konmuş olan kararlar da ceza hakimini bağlama,-
Ceza mahkemeleri tarafından kaçakçılık suçuna uygulanan hapis cezaları
Yergi kaybı Ye usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmalarına da engel teşkiİ
etmez (VUK. mad. 367).
5.6. VERGİ CEZALARININ KALKMASI
Vergi cezalannın kalkması başlığı altında esas olarak idari vergi suçla-
rında cezaların kalkması konusuna değinilecektir. Çünkü kamusal vergi suç-
larında cezaların kalkması ile ilgili düzenlemeler TCK'yı ilgilendirmektedir.
Vergi cezalarının kalkması VUK'nın 368. maddesi ve devamında hüküm
altına alınmıştır. Bunlar; ödeme, pişmanlık ve ıslah, ölüm, mücbir sebepler,
ceza kesmede zaman aşımı, vergi cezalarında yapılan hatalar, cezalarda indi-
rim ve uzlaşmadır. Ayrıca af kanunlarıyla da vergi cezaları ortadan kalkar.
5.6.1. Ödeme
VUK'nın 368. maddesi, vergi cezalarının ödeme süresini, tebliğ edilen ce-
zanın dava konusu yapılıp yapılmamasında göre değişik olarak tespit etmiştir.
Ceza, dava konusu yapılmamış ise, dava açma süresi olan otuz günlük sü-
renin bittiği tarihten başlayarak bir ay içinde cezanın öderırnesi gerekir.
Cezanın dava konusu yapılması durumunda, vergi mahkemesi kararı için
istinaf yoluna gidilip gidilmemesine göre ödeme süresi tekrar değişir. Cezanın
dava konusu yapılması halinde, vergi mahkemesi kararına dayanılarak idarece
ceza ihbarnamesinin gönderildiği tarihten başlayarak bir aylık süre içinde,
dava duruma göre bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulma-
mışsa dava açma süresinin bittiği tarihten başlayarak bir ay içinde ödenir.
Karar için söz konusu süre içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvu-
rusunda bulunulmuş veya bölge idare mahkemesinin kararı Danıştay'da tem-
yiz edilmişse, cezanın ödenme süresi, yürütmeyi durdurma kararının alınıp
alınmamasında göre gene değişir. Bölge idare mahkemesi veya Danıştay'dan
yürütmeyi durdurma kararı alınması halinde, söz konusu mahkemelerin kesin
kararları üzerine idarenin tebligatını izleyen bir ay içinde ödenir. Yürütmeyi
durdurma kararı alınmaması durumunda ise, davanın istinaf ve temyiz yoluna
gidilmesi ödemeyi durdurmaz.
250
. .......
t
'"'rgi'�zolarının ödeme zumanlurını belirleyen VUK 'nın değinmiş oldu-
�nım1 36�. mndd si, konu u genel olarak dUzenleınekledir. Bazı durumlan.in
Nl � ne dü1.Cnlcmc hükmünden ayrı olarnk ödeme sureleri de tespil edilmiş-
tır.
S.6.2. Vnnılma Göriiş Değişikliği ve İzahata Davet
.' K'nm 369. maddesinde bu konuya ilişkin bir hükUm getirmiştir. Yani
,'t�i mevzuatının oldukça karışık bulunduğu, çözümü özel bir bilgiye gerek-
jnim gösterdiği ve bunun sonucunda da mükelleflerin yanılmalarının çok ko-
layolabileceği gibi düşüncelerle, yanılma ve görüş değişikliğine ilişkin olarak
amma hüküm getirilmiştir. VUK'nın sözü edilen 369. maddesi, yetkili ma-
·3marın mükellefe yazı ile yanlış bilgi vermiş olmasını veya bir hükmün uy-
ııulanma biçimi konusunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş
y3 da hükme ilişkin bir içtihadın değişmiş olmasını yanılma olarak kabul et-
miştir. Yanılma nedenlerinin varlığı halinde de, vergi cezası kesilmemesi ge-
rek.'1iğini açık olarak hükme bağlamıştır.
Yanılma müessesesinin yukarıda değinilen iki şartını şöylece biraz daha
�ç.abiliriz:
-VUK'nın 413. maddesinde, mükelleflerin, Maliye Bakanlığından veya
bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşlardan, vergi durumları ile vergi uygulaması
bakımından belirsiz ve kararsızlığı gerektirecek konulara ilişkin olarak açık-
lama isteyebilecekleri, bu kuruluşların da yazı ile istenilen bilgileri en kısa
sürerdlği lrnııırlııı· ile ı�ılıml' v iyıı ı ·ınyl;. incclen-
ııı ıııııılrıı J.H'lllt'drıı hl·ı-ılııh.•�mhj hulwııııı lrnrn,lııı·duıı,ıılıcll,Q.l hıılrnııındun hLJ-
b1JI,ı ııyl ıı ı lılr �.1,1.5.Ynt'J&ıluuııwrn YenUcnmo�,
Yııı�ıl,1111111,111ycııllt'tıı-lıtıhi yohı, JIMK11111csııılct1crck IYI.JK'nın 53, 1/�
5§. ıııı1ddt'lrrl11de dO:ırıılr.ııml�Ur, Bu yol, l lr hukıırw huktıld kım1rlurda ynn-
lı�ııın ıl011111t'yi snğluı11t1yıılu olarak dıı ll'ııd.. cdileblllt, -Yl1ffJ.1kuruluşlarının
kcmırlııı ı kt'rılı, kuı·nı' lwllnç gelHe dahi, nımııııı11du llerl sUrUl(;lll ınlş v�ya llt!rl
ı;llrlllıtıll�ul�ıı llulıi llcrl nOrlllPn bilgi veb lgtıl l'lıı gerçeği klıVl'Wmımışolma&ı
v yıı hıılrnld huıı ııcdcııl l'lt kesinlik kıw1111mı� huzı yrırgı �w·ndımnın hal��ı,ı.
şçldlknk vcdlcbilnır ıl ıııOmlWndUr, l�lt.!lrnı,ıı11ctı ncde1il€trl '7 llrlenmiş olıırı
dıırııııılıııclıı, l