onikilevha
1
YAPIM SÖZLEŞMELERİNDE
ASGARİ EKONOMİK MENFAAT TAAHHÜDÜ
Dr.EYÜPKUL
.!)e'jrıtı' MLJleA�,ın, .k'dllAblf; lıu!m/ı.4u
-Av.br. {;'r;ı19,hş [vriM �·ı,'�----
eıı i40 Bkz. İkinci Bölüm, rv, C, 4.
541 Bu tartışmalara aşağıda yer verilecektir. Bkz. İkinci Bölüm, rv,A, 2, c.
542 Roma hukukunda sınırlı sayıda sözleşme tipi bulunduğu ve buna uygun yapılmayan
sözleşmelerin borç doğurmadığı hakkında bkz. Türkan Rado, Roma Hukuku Dersleri
Borçlar Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2016, s. 121; Kocayusufpaşaoğlu, s.89.
5-4
3
Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç nişkileri, C.1/1, s. 9; Saibe Oktay, "İsimsiz Sözleş-
melerin Geçerliliği, Yorumu ve Boşlukların Tamamlanması", İÜHFM, Y.1996, C. 55,S.
r
160 Yapım Sözleşmelerinde Asgari Ekonomik Menfaat Taahlıiidii
nun belirlediği sınırlar dahilinde sözleşme özgürlüğüne
544
sahiptir. İsimli
(tipik) sözleşmeler kanun tarafından düzenlenmiş sözleşmelerdir. İsim-
siz (atipik) sözleşmeler, kanun tarafından düzenlenmeyen sözleşmeler-
dir. İsimli (tipik)- isimsiz (atipik) sözleşmeler ayrımı bakınundan önemli
olan kanunlarda bu sözleşmelerin isimlerinin zikredilip zikredilmediği
değil, kanun tarafından bu sözleşmelerin unsurları ile birlikte düzenlenip
düzenlenmemesidir. Örneğin ön sözleşme (TBK m. 29), irtifak sözleş-
mesi (TMK m. 781), şerh sözleşmesi (TMK m. 1009), miras paylaşma
sözleşmesi (TMK m. 676) vb. sözleşmeler kanun tarafından zikredilmiş
olsa bile kanun tarafından bu sözleşmelerin esaslı unsurları, asli edimleri
belirlenmemiş olduğundan isimsiz sözleşmelerdir5
45
.
İsimsiz sözleşmeler; birbirinden ayrı ve bağımsız olmalarına karşın
taraflarca birbirine bağlı hale getirildiğinde birleşik sözleşmeler5
4
6,kanu-
nun öngördüğü tip sözleşmelere ilişkin unsurların kanunun öngörmediği
tarzda taraflarca bir araya getirildiğinde karma sözleşmeler
547
, kanunun
öngördüğü sözleşme tiplerinden hiçbirinde mevcut olmayan unsurları
1-21 s. 266; Oktay Özdemir, s. 2542.
.>44 Sözleşme özgürlüğü; sözleşme yapıp yapmama, karşı tarafı seçme, şekil, sözleşmeyi de-
ğiştirme veya ortadan kaldırma, sözleşmenin konusunu seçme ve düzenleme özgürlük-
lerini ifade eder. Bkz.Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borçnişkileri, C.1/ 1,s.9 vd.; Yavuz
/Acar/Özen, s. 14 vd.; Aral/ Ayrancı, s. 54; Zevkliler/ Gökyayla, s. 6; Oktay, s. 267;
Kocayusufpaşaoğlu, s.503 vd.
545
Eren, Borçlar Hı,kuku Özel Hükümler, s. 934; Aral/ Ayrancı, s. 53; Oktay, s. 265; Oktay
Özdemir, s. 2533 vd.
546
Birleşik sözleşmeye örnek olarak, bir süthanenin satışında alıcının satıcıya süresiz ola-
rak süt teslim etmeyi taahhüt etmesi halinde satış sözleşmesi-satış sözleşmesi bir araya
gelmiştir. Bir imalathanenirı kiracısının imal ettiği ürünlerden kiralayana satmayı borç-
lanması halinde de kira sözleşmesi-satış sözleşmesi bir araya gelmiştir. Örnekler için bkz.
Yavuz/ Acar/ Özen, s. 24; Aral/ Ayrancı, s. 60; Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler,
C. II,s.5.
s-.
7
Karma sözleşmelerde değişik sözleşme tiplerirıin mübadele ilişkisinde olduğu "Arsa
Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" gibi çifte tipli karma sözleşmeler; çeşitli tiplere özgü
edimlerirı bir araya geldiği otelcilik sözleşmesi gibi kombine sözleşmeler; çeşitli tiplere
ait unsurların birbirine karıştığı sözleşmeler olarak üç guruba ayrılmaktadır. Tandoğan,
Borçlar Hukuku Özel Borçflişkileri, C.1/1,s.71; Yavuz/ Acar/ Özen, s. 27; Aral/ Ayrancı,
s. 57 vd.; Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. 1, 3. Bası, İstan-
bul, Vedat Kitapçılık, 2013, s. 6; Oktay, s. 273; Zevkliler/ Gökyayla, s. 18 vd.; Kuntalp,
Karışık Muhtevalı Akit,s.9 vd.; Oktay Özdemir, s. 2560 vd.
A�mi Ekoııomik l1cııfaat Ta,1/1/ıiitlcriııiıı
Tımuııı, ô::clliklcri, Hukuki Niteliği, Benzer Kıırıımla,·la Kaı-şılaştırılıııası
161
ihtiva ettiğinde ise kendisine özgü yapısı olan sözleşmeler5
48
olarak ad-
landırılır.
Yapun sözleşmelerinde yer alan taahhütlerin hüküm ve sonuçlarını
düzenleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu taahhütlerde genel-
de ne kanun tarafından düzenlenmiş ayrı ve bağımsız sözleşmeler birbi-
rine bağlanmaktadır ne de kanunun öngördüğü tip sözleşmelere ilişkin
unsurlar kanunun öngörmediği tarzda taraflarca bir araya getirilmektedir.
O halde, kanunda düzenlenmiş unsurları içermeyen taraflarca bir araya
getirilmiş unsurları ihtiva eden asgari ekonomik menfaat taahhütlerini,
kendine özgü yapısı olan sözleşmeler olarak kabul etmek gerekir. Yapım
sözleşmesinde yer alan bu taahhütlerden garanti niteliğinde olanlar, aşa-
ğıda garantinin hukuki niteliği incelenirken ayrıca incelenecektir5
49
•
Kendisine özgü yapısı olan sözleşmelere öncelikle, emredici hukuk
kurallarına aykırı olmamak kaydı ile tarafların anlaşmış oldukları sözleş-
me hükümleri uygulanır. Sözleşme hükmü bulunmayan hallerde, nite-
liklerine uygun düştüğü ölçüde benzer sözleşme hükümleri ve Borçlar
Kanunu genel hükümleri uygulanır. Uyuşmazlıkların çözün1ü için örf ve
adet hukuku ve ticari teamüller de nazara alınmalıdır. Tüm bunlara mü-
racaat edilmesine rağmen uygulanacak bir hükün1 bulunamaz ise hakim
TMK m. 1 kapsamında kanun koyucu gibi hüküm ihdas edecektir5
50
.
™ Sulh sözleşmesi, bilirkişi ve hakem sözleşmesi, tek satıcılık sözleşmesi, franchise söz-
leşmesi, faktöring sözleşmesi, satış için bırakma sözleşmesi, kredi açma sözleşmesi, çek
sözleşmesi, yönetim sözleşmesi, gezi sözleşmesi, garanti sözleşmesi, hakem sözleşmesi,
lisans sözleşmesi uygulamada sıklıkla görülen kendisine özgü yapısı olan sözleşmeler-
dendir. Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç n;şkileri, C. I/ 1,s. 13 vd.; Eren, Borçlar Hu-
kuku Özel Hükümler, s. 950; Yavuz/ Acar/ Özen, s. 30; Aral/ Ayrancı, s. 56-57; Gümüş,
Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. I,s. 8; Zevkliler/ Gökyayla, s. 12.
S49 İkinci Bölüm, rv,A.
550
Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, s. 951; Yavuz/ Acar/ Özen, s. 29; Aral/ Ayrancı, s.
61; Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümle,; C. I,s. 12-13; Oktay, s. 275 vd.
162
Yapım Sözlcşıııcleriııde Asgari Ekonomik Menfaat Taalılıüdu
C. Taahhütlerin Asli Edim Yan Edim Yükümlülükleri
Bakımından Değerlendirilmesi
Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinin içerdiği yükümlülükler edim
yükümlülükleri ve yan yükümlülükler5
51
olarak ikiye ayrılmaktadır. Edim
ym."Ümlülükleri de kendi içinde asli edim yükümlülükleri ve yan edim
yükümlülükleri olarak ikiye ayrılmaktadıı-5
52
• Asli edim yükümlülükleri
sözleşmeye niteliğini veren, karakterini ve özelliğini belirleyen yüküınlü-
lüklerdir5
53
. Tam iki taraflı sözleşmelerde bu yükümlülükler karşılıklı bir
değişim ilişkisi içerisinde bulunur5
54
• Örneğin, TBK m. 207 f. l'e göre
satış sözleşmesinde, satıcının asli edim yükümü satılanın zilyetlik ve mül-
kiyetini alıcıya geçirmek, alıcının asli edim yükümü ise satılanın bedelini
ödemektir.
551
Yan yükümlülükler (edim yükümü içermeyen borçlar), edim yükümlülüklerinin dışında
kalan, esas edime bağımlı, bağımsız olarak ifa davasına konu edilemeyen ve ifaya zorla-
namayan aydınlatma yükümlülüğü, sadakatli davranış yükümlülüğü gibi ifaya yardımcı
yükümlülükler ve koruma yükümlülükleridir. Antalya, Borçlar Hukuku Genel HükümleTj
C. I, s. 15; Kocayusufpaşaoğlu, s. 12; Yan edim yükümlülükleri temerrüde esas olabilir
ve synallagma {karşılıklılık) ilişkisine dahil olduğunda bu yükümlülüklerin ihlali, söz-
leşmeden dönmeye de esas olabilir. Buna karşı yan yükümlülükler borçlunun temerrü-
düne esas teşkil etmediğinden, bunlar bakımından dönme, ancak TBK m. 112 vd.'na
göre sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi halinde söz konusu olur. Bununla birlikte
Viyana Satım Sözleşmesi de dahil, yeni anlayış, dönme hakkının sözleşmeye aykırılığın
veya ihlal edilen yükümlülüğün türüne bakılmaksızın "sözleşmenirı esaslı surette ihlali"
ne tanınması yönündedir. Bkz. Vedat Buz, Borçlunun Temerrüdünde Sözleşmeden
Dönme, Ankara, Yetkin Yayınları, 1998, s. 114. Yan yükümlülükler (edim yükümü içer-
meyen borçlar) bakımından, temerrüt söz konusu olmadığı gibi imkansızlık da söz ko-
nusu olmaz. Oğuzman/ Öz, Borçlar Hukuku Genel HükümleTj C. 1, s. 13, n. 45.
ssı Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,s. 31; Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, s. 17;
Antalya, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.1,s. 13; Buz, Borçlunun Temerrüdünde Söz-
leşme.den Dönme, s. 113.
553uSatım sözleşmesinde bedel ve malın teslimi, kira sözleşmesinde kullanımın kiracıya bırakıl-
ması vekira bedeli bu tür asli edim yüküm/eridir.", Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, s.
17; Antalya, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. I, s. 13.
5
s-ıEren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,s. 32; Antalya, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.
I, s. 13.
..�.ın Ek(ltıomık h,Cc,!fcıııt Tı16 Kuntalp, Karışık Muhtevalı Akit,s. 86.
m Eren, Borçlar Hukuku GenelHükümler, s. 34.
sss Antalya, Borçlar Hukuku Genel Hükümle,; C. I, s. 14; Kuntalp, Karışık Muhtevalı Akit, s.
89.
ss
9 Kuntalp, Karışık Muhtevalı Akit,s. 90.
suilıklcri., Hukuki Nitclıgi, Bcııur Kıınıııılcıı-1,ı Kıırşılıışlırılııııısı 171
ayni bir teıninat oluşturur. Şahsi teminatlarda ise teminatı alan alacaklı-
nın diğer alacaklılara karşın öncelikli olarak başvurabileceği bir malvarlığı
değeri bulunmamaktadır. Şahsi tenıinatlarda borçlu yanında bir üçüncü
şahıs da kişisel olarak borç nedeniyle var olan sorwnluluğa dahil oln1ak-
tadır
588
• Kefalet, şahsi bir teminat teşkil eder5
89
. Şahsi teminatlar genel
olarak kefalet, garanti, birlikte borç üstlenme (borca katılma), sigorta
sözleşmesi, tenı..inat sözleşn1esi niteliği tartışmalı olmakla birlikte kredi
emri ve belgeli akred. tiftir5
90
.
Şahsi teminatlarda, teminatı veren de şahsen borçtan sorumlu hale
gelirken, ayni teminatlarda teminatı veren kişisel olarak borçlu haline
gelmeyip, teminatın konusu ile sınırlı bir sorumluluk üstlenir5
91
• Ayni
teminatlarda genel olarak taşınırlarda teslimle, taşınmazlarda tescille,
alacaklarda devir ile veya kıymetli evraklarda rehin cirosu yolu ile bir
tasarruf işlerrıi sonucu alacaklı taraf lehine bir ayni hak tesis edilmiş olur.
Ayni teminatlarda teminat işlevim teminat konusu malvarlığı değeri
oluştururken, şahsi teminatlarda teminatı verenin şahsı oluşturur. Ayni
teminatlarda alacaklı taraf, bir malvarlığı değeri üzerinden alacağını kar-
şılama imkanı elde ederken, şahsi teminatlarda alacağını borçlu yanında
teminatı verenden de talep etme imkanına sahip olur5
92
• Teminat rıite-
1..iğine sahip olan asgari ekonomik menfaat taahhütleri ayni değil şahsi
bir teminat oluşturmaktadır. Zira, bu taahhütler sonucunda malvarlığı
unsurları üzerinde herkese karşı ileri sürebilecek nitelikte ayni bir hak
tesis edilmemektedir.
Kefalet sözleşmesi TBK m. 58l'e göre fer'i ve tali rıitelikte bir borç
doğurmakta olup, borçlu tarafın borcunu ödememesi halinde kefilin ki-
5ss Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç föşkileri, C. II, s. 684; Kuntalp, Teminat Kavramı,
Teminat Türleri ve Bunlardan Doğan Sorumluluk, s. 287.
5
89 Borçlu veya üçüncü kişi rehin veren olabilirken kefil, sadece üçüncü kişidir. Seza Reisoğ-
lu
1 Türk Kefalet Hukuku, Ankara, 2013, s. 20; Özen, s. 7; Eren, Borçlar Hukuku Özel
Hükümler, s. 766.
590 Yavuz/ Acar/ Özen, s. 1396; Kuntalp, Teminat Kavramı, Teminat Türleri ve Bunlardan
Doğan Sorumluluk, s. 288.
S9I Kuntalp, Teminat Kavramı, Teminat Türleri ve Bunlardan Doğan Sorumluluk, s. 295.
592
Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C.11, s. 688; Eren, Borçlar Hukuku Özel
Hükümler, s. 766.
1
1
172 Yapıııı Sözleşmelerinde Asgari Ekonomik Menfaat Taalılııidü
şisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği bir sözleşmedir. Asgari ekonomik
menfaat taahhütlerinde ise, iş sahibi ve yatırımcı dışında ne asıl borçlu
ne de bir asıl borçtan bahsetmek mümkündür. Yatırımcıya verilen temi-
nat asıl borçlunun borcunu ödememesine ilişkin olmayıp, yeterli sayıda
müşteri bulunmamasından doğacak riski karşılamaktır. Kefalet ile ilgili
ayrıntılı karşılaştırma ve değerlendirme aşağıda yapılacak olmakla birlik-
te
593
, şimdilik bu taahhütlerin genel olarak kefalet niteliğinde olmadığının
belirtilmesi ile yetinilecektir.
Asgari ekonomik menfaat taahhütleri garanti sözleşmesi bakımın-
dan özel bir inceleme gerektirmektedir. Garanti sözleşmesi, teminat
sözleşmeleri içerisinde sayılan, tanımı ve unsurları üzerinde en çok tar-
tışılan sözleşmelerden biridir. Garanti sözleşmesi, Borçlar Kanunu'nda
tanımlanmış bir sözleşme değildir. Borçlunun sadece "garanti ediyorum"
ifadesini kullanmasının hangi hukuki sonuçları doğuracağını tespit etmek
de son derece güçtür5
94
. Borçlar kanununda "garanti" ifadesinin yalnızca
beşmaddedeTBKm.19lf.1
595
, TBKm.193
596
, TBKm.294f.2
597
, TBK
m. 451
596
, TBK m. 537
599
maddelerde kullanıldığı görülmektedir. Tüm
bu maddelerde yer alan düzenlemeler de garanti sözleşmelerinin tanımı
ve unsurlarını belirlemeye yardımcı olmaktan uzaktır.
Roma hukukunda katı şekilcilik anlayışının da etkisi ile prensip ola-
rak her sözleşmenin sadece taraflar arasında hüküm ifade edeceği kabul
s
93 Bkz. İkinci Bölüm1 N, C.
.s
94 Reisoğlu
1 Garanti Mukavelesi1 s. 4.
.s
9
.sTBK m. 191 ( 1:"Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında ala-
cağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur."
.s
96 TBK m. 193:"Devralan garanti ile yükümlü olan devredenden aşağıdaki istemlerde buluna-
bilir..."
.s
97 TBK m. 294 f. 2: "Bağışlayan, bağışlanılan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü
vermişse, bununla sorumlu olur."
598 Pazarlamacılıksözleşmesi ile ilgili TBK m.451'in başlığı "Garanti" dir.
m TBK m. 537'nin başlığı "Komisyoncunun Garantisi" olup1 madde şu şekildedir: "Yetkisi
1
olmaksızın veresiye mal satması dışında, komisyoncu işlemde bulunduğu borçluların ödeme-
1
1
melerinden ve diğer borçlarını ifa etmemelerinden sorumlu olmaz. Ancak, komisyoncu açıkça
1
garanti vermişse veya bulunduğu yerdeki ticari teamül gerektiriyorsa sorumlu olur. Garanti
veren komisyoncunun bundan dolayı ayrıca ücret isteme hakkı vardır."
1
ı
.'.�,�.ıri EJ..cı,umıik AfcnJiıııt Tıı.1/1lıiitlcriıım
fommı, Ö::dlıklc:n, Hııkııki Nitdıği, Bcııur Kımmılar/ıı K,ırşılnştırılııuısı 173
Milıniş ise de stipulatio
600
ve Promissio Indemnitatis adı altında garanti
sözleşn1esine benzer borç ilişkilerine de rastlanmaktadır
601
• Bununla
birlik1:e garanti ile benzer bir kısım nitelikler taşıyan bu sözleşmelerin çok
sonra ortaya çıkan garanti sözleşmesi üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu
ifade edilıniştir
602
rv. BENZER KURUMLARLA KARŞILAŞTIRILMASI
A. Garanti Sözleşmesi İle Karşılaştırılması
1. Garanti Sözleşmesinin Tanımı
a. Garanti Sözleşmesi Kavramının Ortaya Çıkışı
18. yüzyılda Fransa'da fazla gelir getirmeyen bununla birlikte kamu-
mm yararı için faydalı işler için destek olmak ve kredi imkanları sağlamak
amacı ile garanti sözleşmeleri ilk olarak tatbik edilmeye başlanmıştır.
Fransa'daki ilk uygulamalarda garanti sözleşmeleri daha çok kamu hu-
kuku kurallarına tabi tutulmuştur. Garanti sözleşmesi terimi ise ilk kez
Alınan hukukçu Stammler tarafından 1886 yılında yazılan bir makalede
kullanılmış, daha sonra Alman ve Türk-İsviçre hukukunda kabul görmüş-
tür6°3.
600
Stippulatio, Roma borçlar hukukunun en önemli sözlü akdidir.Soru ve cevaptan meyda-
na gelir. Bu nedenle sadece hazırlar ve konuşabilenler arasında yapılabilir. Roma huku-
kunun en geniş tatbik alanı olan sözleşmesi olup, Romanın en eski zamanlarından beri
kefalet akdi de bu yolla yapılmıştır. Bkz. Rado, s. 67.
(ı()ı Rado, s. 159; Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 26; Kahraman, s. 1; Ferhat Canbolat, Ban-
ka Garantisinde Savunma İmkanları ve İhtiyati Tedbirler, Ankara, Yetkin Yayınları,
2019, s. 51.
602
Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 29.
603
Rudolf Stamrnler, Der Garantievertrag, Archiv für die civilistische Praxis, Bd. 69, H. 1,
1886, s. 1-141; Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 4 vd.; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 6;
Kahraman, s. 3.
174 Yapını Sözleşmelcriııde Asgari Ekonomik Menfaat Taahhiidü
Stammler'e göre
604
; "Garanti sözleşmesi ile bir kimse, başkasının ka-
zanç amacı taşıyan teşebbüsüne, bu teşebbüse bağlı olan tehlikelerin tama-
mını veya belli bir kısmını akdi ve ivazsız olarak yüklenmek suretiyle yardım
ve teşvik etmek gayesini güder." Stammler, yapmış olduğu bu tanımı açık-
lamak için bazı örnekler vermiştir. Stammler tarafından verilen garanti
örnekleri şu şekildedir
605
:
1) Devletin veya Belediyenin kamu yararı olan bir işletmeyi (ör-
neğin demiryolu veya elektrik şirketini) desteklemek amacıyla,
söz konusu işletmeye yılda belirli bir kar edeceğini taahhüt
etmesi
606
.
2) A'nın B'yi C'ye karşı dava açmaya ikna etmek için, davanın kay-
bı halinde ortaya çıkacak masrafları üzerine alınası.
3) Üniversite öğrencilerinin kurduğu bir müzik grubunun bir
konser icra etmek için, Üniversite senatosunun konser biletle-
rinin belirli bir miktarda satılmaması halinde bunun karşılığını
vermeyi vaad etmesi.
4) Eski Romada bir annenin, oğlunun vasisine oğlunun taşın-
mazını satmaması halinde ileride sorumlu olınası durumunda
ödeyeceği tazminatı üzerine alması.
5) Noterin mirasçılardan birine, terekeye dahil olan bir alacağı
miras payına mahsuben devralması halinde zarar etmeyeceğini
tekeffül etmesi.
1886 yılında yazılmış bu makaledeki tespitler çok kıymetlidir.
Stammler tarafından verilen birinci örnekte demiryolu veya elektrik
şirketinin kamu yararı amacı ile yatırıma teşvik edilmesi için, şirkete
yıllık belirli bir geliri elde edeceklerinin taahhüt edilmesi, çalışmamızda
incelemiş olduğumuz yapım sözleşmelerinde yer alan taahhütler ile doğ-
rudan bağlantılıdır. Bununla birlikte elbette, zaman içerisinde garanti ile
604
Stammler, s. 1-141.
605 Stammler, s.3,4,53,83; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 6-7.
606 Tandoğan'ın buörnek altında yer verdiği bilgiye göre, birkaç sene öncesinde (kitabın ba-
suru 1959 tarihidir) ülkemizde de eczanesi olmayan bir kasabada, kasabanın belediyesi,
gazetelereverdiği ilanla, kasabada eczane açacak kimseye ayda belirli bir kar elde edeceği
konusunda garanti vermiştir. Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 6, dn. 13.
T
....��ıri Ekııomik Afrnfaat Taa/ılıiitlcıi,ıi11
T.mımı, Özellikleri, Hukuki Niteliği, Benzer Kurumlarla Karşılaştırılıııası 175
ilgili bir kısım unsurlar daha da belirginleşmiş, tanımda bazı değişiklikler
yapn1ak gerekn1iştir
60
i.
Tanımdan da anlaşılacağı üzere Stammler, aslında garanti sözleşme-
lerinin ilk uygulamalarının ortaya çıktığı Fransa'daki örnekler ve o günkü
garanti uygulamalarından yola çıkmıştır. Ancak bu tanım, sözleşmenin
unsuru sayılamayacak vasıflara yer verdiği, sözleşmeyi karakterize eden
ve diğer teminatlardan ayırt edici nitelikteki unsurlardan bahsedilmediği,
bazı unsurların hatalı bazılarının ise müphem olduğu gibi gerekçelerle
eleştirilmiştir
608
. Bu eleştirilerin önemli bir kısmı haklı olup, tanımın ye-
terli olmadığı açıktır.
Tanımda garanti sözleşmesinin bağımsız niteliğine yer verilme-
miştir. Kefil de bir başkasını bir davranışa sevketmek için kefalet vermiş
olabilir
609
. Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, garanti sözleşmesinin
en karakteristik özelliği asli borç ilişkisinden bağımsız olmasıdır. Kefalet
sözleşmesinde teminat veren için fer'i bir sorumluluk doğarken, garanti
sözleşmesinde teminat veren için bağımsız bir sorumluluk doğmak-
tadır6
10
. Garanti sözleşmesinin asli borç ilişkisinden bağımsız bir borç
ilişkisi doğurması, onu diğer teminatlar karşısında alacaklı bakımından
daha güvenilir ve üstün hale getirmektedir. Zira, fer'i teminatların akıbeti
asli borç ilişkisine bağlı iken, garanti varlığını ve geçerliliğini asli borç
ilişkisinden etkilenmeksizin devam ettirir.
Asgari ekonomik menfaat taahhütleri bakımından yatırımcıların
tamamının gayesi kazanç sağlama olsa da Stamınler'in tanımında yer
alan garanti edilen teşebbüsün mutlaka "kazanç amacı taşıması" da ga-
ranti sözleşmelerinin geneli bakımından zorunlu bir unsur olarak kabul
edilemez. Garanti edilen teşebbüs kar amacı taşıyabileceği gibi hiçbir kar
amacı taşımayan sosyal ve sanatsal bir amaca hizmet ediyor da olabilir
611
.
Bizzat Stammler tarafından verilen müzik grubu örneğinde de grubun
fH1 Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 7.
608 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 6; Kahraman, s. 8.
fl1J Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 8.
6
10 Özen, s. 25.
6
11 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s.7; Tandoğan, GaranHMukavelesi,s.7; Kahraman, s. 9.
176 Yapım Sözlcşıııeleri11dc Asgari Ekoııomik Menfaat Taalılıiidii
gayesi kar elde etmek değil, konseri icra etn1ektir
612
. Bunun dışında zarar-
lan önlemek amacı ile de garanti sözleşmesi yapılabilir. Örneğin, bağım-
Wıkla mücadele eden bir dernek tamamen karşılıksız olarak bu hizmeti
vermekle birlikte bu hizmetlerin maliyetini çıkarabilmek için zararlarını
karşılayacak nitelikte bir garanti alabilir. Ancak, teşebbüs veya faaliyetin
kar amacı gütmesi şart değilse de, bu teşebbüs ve faaliyet neticesinde para
ile ölçülebilir mahiyette bir zarar ihtimalinin mevcut olması şarttır
613
.
Böylece, garanti verenin saiki ve garantiyi alan teşebbüsün faaliyet amacı
ne olursa olsun, risk gerçekleşince garantiyi veren, garantiyi alanın sözleş-
me kapsamındaki zararını karşılayacaktır.
Stammler, tanımında garanti sözleşmesinin "ivazsızlık" karakterine
yer vermektedir. Buna göre, garanti sözleşmesinden bahsedilebilmesi
için garanti veren ivazsız bir şekilde bu yükümlülük altına girmelidir.
Doktrinde kural olarak garanti sözleşmesinin ivazsız olarak yapılması
gerektiği, ancak istisnai olarak bu garanti verenin bir ivaz elde etmesinin
mümliin olduğu ifade edilmektedir
614
.
Tanımda yer alan "yardım ve teşvik amacı" da çok isabetli değildir.
Garanti sözleşmelerinde garanti verenler bakımından ortak husus bir
kimsenin bir teşebbüse sevki olup, bunun gayesi yardım olabileceği gibi
şahsi bir menfaat de olabilir
615
. Bw1unla birlikte Stammler'dan bu yana
"garanti alanı belirli bir hareket tarzına yöneltmekten" bahsedilse de
bunun garanti sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olamayacağı, saf garan-
ti sözleşmelerinde çoğu zaman böyle bir teşvik amacı olsa da var olan
kurulmuş bir borç ilişkisi için garanti verilmesinde böyle bir amaçtan da
bahsedilemeyeceği ifade edilmektedir
616
.
t-ıı Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s.7.
611 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s.7; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s.7; Kahraman, s.9.
6
14 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 8; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s.8; Kahraman, s.9.
6ıs Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s.8; Kahraman, s. 10.
616 Gümüş, Borçlar Hukuku Ôzel Hükümler,C. ll, s. 504, Aynı doğrultuda: Kahraman, s. 11.
:'
: .-.-..�,m EJ...m,mul , frı!fa ıt T•.wlılıutlcriıım
Tanımı, ô=dhklcri, Hııkuki Nıtdıği, Bcıı::c,· Kıınmılarla .Ka�ıl,ıştmlııuuı
177
b. Doktrinde Garanti Sözleşmesi İle İlgili Yapılan
Tanımlar
Stan1nuer'dan bu yana garanti sözleşmesi, doktrinde çok farklı bi-
çinuerde tanını.lanmıştır. Priester'e göre garanti sözleşmesi, garanti vere-
nin tek taraflı ve bağımsız bir taahhüdüdür. Garanti verenin saiki dikkate
alınn1az. Bu bakımdan garanti alanı belirli bir davranışa sevk ve teşvik
etıne amacı da aranmaz
617
. Guggenheim'a göre ise garanti sözleşmesi,
garanti verenin bir teşebbüsün gelecekteki tehlikelerini asli ve bağımsız
olarak tek taraflı üstlendiği bir sözleşmedir
618
• Reusser ise garanti alanın
belirli bir davranışa sevk ve teşvik edilmesini amaçlamayan sözleşmele-
rin garanti sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, böyle bir ihtimalde
ivazlı ise sigorta veya kumar ve bahis, ivazsız ise şarta bağlı bağışlama
va.adi olarak değerlendirilebileceğini ifade etmiştir
619
•
Garanti sözleşmesi, Türk hukukunda da farklı şekillerde tanımlan-
mıştır.
Reisoğlu, garanti sözleşmesini, "Garanti mukavelesi ile garanti veren,
garanti alandan bir ivaz elde etmek için değil, fakat onu bir teşebbüse sevket-
nıek gayesi ile, müstakil olarak teşebbüsün tehlikesini üzerine alır:"şeklinde
tarurnlamıştır
620
.
Tandoğan'a göre ise, "Garanti sözleşmesi, bir kimsenin başkasını bel-
li bir hareket tarzına yöneltmek amacıyla bu hareket tarzından o kişi için
doğacak tehlikeleri kısmen veya tamamen üzerine alması borcunu doğuran
bağımsız nitelikte bir sözleşmedir6
21
Yavuz, Acar ve Özen'e göre ise, garanti sözleşmesiyle "garanti veren,
bir üçüncü kişinin belli bir davranışını veya bir teşebbüsün sonucunu temin
6
17 Priester, s. 14, (Aktaran: Kahraman, s. 14, dn. 59).
6
18 Guggenheim, s. 10 vd., (Aktaran: Kahraman, s. 15, dn. 62).
619 Reusser, s. 93 vd., (Aktaran: Kahraman, s.15, dn. 64).
620 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 9.
621
Tandoğan, bu tanımın Yargıtay tarafından da benimsenmiş olduğunu ifade etmektedir.
Bkz. Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. II, s. 809.
178 }'apım Sözleşmelerinde Asgari Ekonomik Menfaat Taahhüdü
ve üçüncü kişinin temin edilen eylemi yapmaması veya sonucun meydana
gelmemesi lıalinde garanti alana tazminat ödemeyi taahhüt etmektedir6
22
."
Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop'a göre; "Garanti mukavelelerin-
de, garanti veren, garanti alanın girişeceği bir teşebbüsle ilgili olarak, gelecekte
vukuu az çok şüpheli bir fiilin veya olayın vukubulmamasından doğan zarar
tehlikesini, bağımsız bir taahhütle üzerine alır6
23
:•
Gümüş'e göre, "Garanti sözleşmesigaranti verenin garanti alanın karşı
karşıya olduğu belirli bir ekonomik rizikoyu, bağımsız olarak sorumlu olacak
şekilde üzerine almayı taahhüt ettiği sözleşmedir6
24
:'
Develioğlu'na göre, garanti sözleşmesi ile "üçüncü bir şahsın fiili"
taahhüt edilir. Garanti, garanti veren bakımından şarta bağlı bir borç,
alacaklı açısından ise şarta bağlı bir alacaktır
625
•
Kahraman'a göre garanti sözleşmesi, "garanti verenin, garanti alanı
belli bir hareket tarzına sevk ve teşvik etmek yahut sadece onun bir alacağını
temin etmek amacıyla bir sonucu garanti ettiği, işbu sonucun gerçekleşmemesi
riskini kısmen veya tamamen üzerine aldığı ve söz konusu riskin gerçekleş-
mesi halinde, zararı karşılamayı veya belirli bir miktar tutarı ödemeyi yahut
başkaca bir edimi ifa etmeyi taahhüt ettiğiı asli ve bağımsız nitelikte bir söz-
leşmedir6
26
:•
Tekinalp'e göre garanti sözleşmesi, "tek tarafa borç yükleyen, şekle
bağlı olmayan, bağımsız bir metin halinde veya başka bir sözleşmenin içinde
yer alarak şekillenen, sözleşme veya mektup-sözleşme biçiminde düzenlenen
bir sözleşmedir6
17
:·
m Yavuz/ Acar/ Özen, s. 1476.
623 Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, s. 229.
624 Gümüş, Borçlar Hukuku Ôzel Hükümler, C. ll, s.501.
625 Hüseyin Murat Develioğlu, Kefalet Sözleşmesini Düzenleyen Hükümler Işığında
Bağımsız Garanti Sözleşmeleri, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2009, s. 36 vd.
6U. Kahraman, s. 17.
62
7 Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esaslan, 2. Bası, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2009, s.
512.
_J
Asgarı Eko,ıomik Mcııfaat Taalı/ıiitlcriııiı1
Ta1111111, ôullikleri, Hıtkuki Niteliği, Benzer Kıırnmlarla Karşılaştırılnıası 179
Garanti sözleşmesini ifade etmek için birbirinden farklı tanımlar
yapılmış olsa da genel olarak garanti sözleşınesinin unsurları bakımından
çok büyük görüş ayrılıkları olmadığı ifade edilebilir.
c. Yargıtay'ın Garanti Sözleşmesi İle İlgili Yaptığı Tanım
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu, 1969 yılında vermiş olduğu
kararda
628
garanti sözleşmesi için yapılan tanımlarda "müşterek olan unsur
bu mukavelenin müstakil mahiyette olması, asıl borçlu olarak taahhüt altına
girme iradesinin bulunmasıdır. Müşterek unsur ve aktin belirli niteliği bu
olduğuna göre diğer hususlarda görüş birliği olmasa bile akitlerin tefrikinde
esas olarak alınacak kıstas bu unsur olması gerekir. Garanti akn garanti alan
ile garanti veren arasında şekle tabi olmaksızın inikat eden şahsi bir teminat
aktidir." değerlendirmelerinde bulunmuştur. Aynı karara göre "Garanti
mukavelesi bir kimsenin fer'i olmayan bir mukavele ile başkasına ait bir te-
şebbüsün belirli bir sonuca ulaşacağını garanti etmesidir:' Sonraki yıllarda
verilen hemen her kararda
629
bu karara atıf yapılmış olup, bu karar gerek
garanti sözleşmesinin tanım ve unsurları gerekse kefalet sözleşmesinden
ayrılması için garanti sözleşmesi bakımından en önemli kararlardandır.
Bir başka olayda Yargıtay6
30
; "Garanti sözleşmesi feri nitelikte olmayan
bir sözleşme olup, garanti veren işin tehlikesini (riskini) feri olmayan bağım-
sız bir taahhütle kısmen veya tamamen üzerine almaktadır." şeklinde karar
vermiştir. Bundan başka birçok Yargıtay kararında
631
garanti sözleşmesi-
nin TBK m. 128'de (BK m. 110) hükme bağlanan üçüncü kişinin fiilini
6
ıs YİBBGK, E. 1969/4, K. 1969/6, T.11.06.1969, RG. T. 03.10.1969, S. 13317 (Kazancı,
Erişim Tarihi: 24.08.2019).
629
Örnek olarak bkz. Yarg. HGK, E. 2017/11-1731, K. 2019/608, T. 23.05.2019; Yarg.
3. HD, E. 2017/6543, K. 2019/3083, T. 08.04.2019; Yarg. 11. HD, E. 2014/16685, K.
2015/ 11819, T.10.11.2015; Yarg.13. HD, E.1995/2878, K.1995/3954, T. 18.04.1995;
Yarg. HGK, E. 1981/1130, K. 1982/549, T. 02.06.1982, (Kazancı, Erişim Tarihi:
29.08.2020).
630
Yarg. 13. HD, E. 2002/12569, K. 2003/3985, T. 04.04.2003, (Kazancı, Erişim Tari-
hi:25.08.2019).
631
Yarg. HGK., E. 2002/19-182, K. 2002/217, T. 10.04.2002; Yarg. HGK, E. 2001/19-
998, K. 2001/1088, T. 28.11.2001; Yarg. 19. HD, E. 2000/9411, K. 2001/3328, T.
01.05.2001, (Kazancı, Erişim Tarihi:25.08.2019).
180 Yapıııı Sözlqıııcleriııdc Asgari Ekonomik Menfaat Taalılıüdü
taahhüt niteliğinde olduğu ve üçüncü kişinin fıilini taahhüt'ün bir çeşidi
olduğu ifade edilmektedir.
Nitelikli bir kefalet olarak kabul edilen aval'de eş rızasının gerek-
mediğine karar veren daha yeni bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel
Kurulu Kararı
632
ile de Yargıtay; esasen avalin de bir yerde, garanti söz-
leşmelerinin kambiyo senetleri üzerinde gerçekleşen bir türünden ibaret
olduğunu ifade etmiş ve eski kararlarına atıf yapmıştır.
d. Değerlendirmemiz
Garanti sözleşmesinin tanımı ve unsurları üzerinde doktrinde fikir
birliği olmasa da garanti sözleşmesinin en önenili özelliğinin "asli ve
bağımsız bir borç doğurma" olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamak-
tadır. Daha önceden de ifade edildiği gibi garanti sözleşmesinin bağımsız
karakteri, alacaklı bakımından onu diğer teminat sözleşmelerinden çok
daha güçlü kılmaktadır. Garanti edilen davranışın mutlaka kazanç amacı
gütmesi gerekmediği sosyal ve sanatsal kaygılarla da garanti verilmesinin
mümkün olduğu ifade edilmiş idi.
Sevk ve teşvik etme saf garanti sözleşmelerinin, bir alacağı teminat
altına alma ise kefalet benzeri (teminat amaçlı) garanti sözleşmelerinin
yöneldiği bir amaçtır. Garanti sözleşmesi ile garanti veren belirli bir riski
üstlenn1ektedir. Kural olarak bu sözleşme ivazsız olarak yapılmakta ise de
ivazlı olarak da yapılabileceği durumların varlığı kabul edilmektedir.
Yapmış olduğumuz açıklamalar neticesinde garanti sözleşmesinin
unsurlarını; riskin yüklenilmesi, garanti alanın belirli bir hareket tarzına
6n "Yargıtay 12. HD'nin25.12.2007T.ve 2007/23659-24159 sayılı kararmda "...Borçlar Ka-
nunu'nuıı11O.madde.sindeki"Başkasmmfiilini taalılıüt"başlığı altında düzenlenmiş olan ga-
ranti soılcşmesi lıerhangi bir şekle tabi tutulmadığı gibi...", Yargıtay 19.HD'nin 10.11.2014
T.2013/19331 E.-2014/15934 K.sayılı kararıtıda
11
818 sayılı BK.nun 110.maddesindeki
( 6098 sayılı TBK. 128) Başkasmm fiilini taahhiit"başlığı altında düzenlenmiş olan garanti
sözleşmesi..." şeklindeki ifadelerden de anlaşılacağı şekilde, BK/TBK'da "üçüncü kişinin fiilini
taahlıüt"olarak tanımlanan hukuki işlemin, aslında bir garanti sözleşmesi olduğu Yargıtay
tarafından da oybirliğiyle kabul edilmektedir... Esasenaval bir yerde, garanti sözleşmeleri-
nin kambiyo senetleri iiurinde gerçekleşen bir türünden ibarettir."YİBBGK, E. 2017/ 4, K.
2018/5, T. 20.04.2018, (Kazancı, Erişim Tarihi: 25.08.2019).
-
.•sg..zri Ekoııonıik ı1cııfaat 1iıalılıiitleriııiıı
T.vımıı, Ö::clliklcri, Hukuki Niteliği, Bcıızcr Kıırımılarla Kar�ılıı,�ı-,rı/111ası 181
sevk ve teşvik ediln1esi veya bir alacağını temin etmek amacı, taahhüdün
asli ve bağımsız niteliği ve ivazsızlık unsuru olarak belirleyebiliriz.
Yapım sözleşmelerinde yer alan asgari ekonomik menfaat taahhütle-
rinin büyük bir kısmı da, yatırımcıyı sevk ve teşvik etme amacıyla verilen
ve yatırımcı üzerinde doğacak belirli bir miktarın altında gelir elde etme
riskine karşı iş sahibinin teminat verdiği ve aradaki farkı tazmin etmeyi
yüklendiği garanti sözleşmesi niteliğinde taahhütlerdir. Söz konusu taah-
hütler aşağıda garanti sözleşmesinin unsurları bakımından incelenecektir.
2. Garanti Sözleşmesinin Unsurları
a. Riskin Yüklenilmesi
( 1) Risk Kavramı
Risk, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden belli olmayan ve
gerçekleşmesi halinde garanti alanın zarara uğramasına neden olacak bir
tehlikenin meydana gelmesi, beklenen yararın elde edilememesi veya
istenmeyen olayın meydana gelmesi ile zarara uğranılması olasılığıdır
633
•
Bu olasılık bir borç ilişkisinde yer alan borçlunun edimini yerine getir-
memesinden doğabileceği gibi
634
bir borç ilişkisi ile ilgisi olmaksızın
belirlenen bir olayın gerçekleşmesi veya sonucun ortaya çıkması
635
ile de
gerçekleşebilir
636
• Teminat amaçlı (kefalet benzeri) garanti sözleşmele-
rinde görülen sözleşmenin karşı tarafça ifa edilmemesi riski birinci hale,
633 Kadir Berk Kapancı,"Satıcının Satış Konusu İle ilgili Olarak Verdiği (Saf) Garanti Taah-
hütleri'�İnÜHFD, C. 6. S. 2, 2015, s. 323; Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 9; Tandoğan,
Borçlar Hukuku Özel Borç füşkileri, C. II,s.811; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s.4; Kah-
raman, s. 29; Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümlerı C. II,s. 501.
6
"' Teminat amaçlı (Kefalet benzeri) garantilerden olan teminat mektupları buna örnek-
tir. Seza Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, 4. Baskı, Ankara,
2003, s. 35-36; Canbolat, Banka Garantisinde Savunma İmkanları ve İhtiyati Tedbirler, s.
58. İfa garantileri için ayrıca bkz. Eınin Cem Kahyaoğlu, Banka Garantileri, İstanbul,
Beta Yayınları, 1996, s. 7.
63
.sYöneltme amaçlı (saf) garantilerden olan kar, gelir, değer kazanma ve zararı karşılama
garantileri buna örnektir. Reisoğlu, Garanti Mukavelesi s. 39 vd.; Kahraman, s. 48 vd.
6
36 Tekinalp, s. S14.
1
1
182 Yapım Sözleşmelerinde Asgari Ekoııoınik Mer.faat Taahlıiidü
yöneltme amaçlı (saf) garanti sözleşmelerinde görülen işletmenin zarara
uğraması veya kar edememesi riski ikinci hale örnektir
637
. Riskin gerçek-
leşmesi halinde ya zarar doğar ya da beklenen yarar elde edilemez.
Risk daima müstakbel ve muhtemel bir olaya ilişkindir. Muhtemel
olmayan kesin bir olayda riskten de bahsedilınesi mümkün değildir.
Gerçekleşmesi imkansız bir olay risk olamaz. Buna göre risk olarak belir-
lenmiş bir olayın gerçekleşmesi veya gerçekleşmemesi kesin olarak belli
ise riskten de söze edilemeyecektir
638
. Ancak bu kesinliğin objektif veya
sübjektif olması da bu konudaki değerlendirmeler bakımından önem-
lidir. Objektif bakımdan riskin bağlandığı olay kesin olarak mümkün
olmamasına rağmen taraflar bundan haberdar değil ise, sübjektif olarak
tarafların kesin olan bu olayı sadece ihtimal olarak görmeleri yönündeki
iradelerine ve bu olayı riskli görn1üş olmalarına değer verilmeli, verilen
garanti de geçerli sayılmalıdır
639
. Örneğin bir tablonun satışında, taraflar-
ca tablonun gerçek olup olmadığı kesin olarak bilinmediği takdirde son-
radan bu tablonun sahteliğinin ortaya çıkması ihtimali bir risk (tehlike)
olarak kabul edilebilir6
40
.
Risk, garanti sözleşmesinin varlık sebebidir. Garanti alan ileride
ortaya çıkacak riski temin etmeyi amaçlamakta olup, risk yoksa garanti
sözleşmesinden bahsetmeye de imkan yoktur
641
. Stammler'ın tanımında
en çok eleştirilen hususlardan biri "tehlikenin yüklenilmesi" olmuştur.
Zira, bu kavram sadece bir zararı ifade etmektedir. Oysa sadece bir zarar
riski yüklenilebileceği gibi, belirli bir kazancın elde edileceği de garanti
6
3, Kahraman, s. 30.
638 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 10; Kahraman, s. 30; Kapancı, Satıcının Satış Konusu ne
flgili Olarak Verdiği (Saf) Garanti Taahhütleri, s. 323.
619 Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 10; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 4; Develioğlu,
Kefalet Sözleşmesini Düunleyen Hükümler lşığında Bağımsız Garanti Sözleşmeleri, s. 84;
Kahraman, s. 31.
640
Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 4; Kahraman, s.31.
641
Kahraman, s. 30; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 4; Develioğlu, Kefalet Sözleşmesini
Düuııleyen Hükümler Işığında Bağımsız Garanti Sözleşmeleri, s. 83.
A�:_�,w, El,:�'ün Ekım mıl.. ]fc1!fiwt Tacılılıutlcriııırı
�:;nımı.
Nükleer santral projeleri bakımından incelediğimizde, yukarıda
da incelediğimiz üzere, gerek Rusya Devleti ile yapılan Akkuyu gerekse
Japon Devleti ile yapılan Sinop projesinin uluslararası bir anlaşmaya da-
yandığı görülmektedir.
Akkuyu projesi bakımından, yapılan Anlaşma
1139
kapsamında Rus ta-
rafı, proje şirketi olarak Türk hukukuna göre Akkuyu Nükleer Güç A.Ş:yi
kurmuştur. Anlaşma'ya göre, nükleer güç santrali (NGS) tarafından üre-
tilen elektriğin alımı ve satışına ilişkin proje şirketi ile Türkiye Elektrik ve
1138
TuranAkkuş,"Legal Challenges ofFinancing New Build Nuclear Power Plants and Role
of Government Supports to Deal with These Challenges in Different Electricity Market
Structures", (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, The Dickson Poon School of Law,
King's College London, 2019), s. 34.
1139
6 Ekim 2010 tarihli ve 27721 sayılı Resmi Gazete.
,,,,..
A$,ı:,ın' Ekoııoıııik Mrnfıı,ıt Tıı,ı/ı/ıı'ltlcri lçcrcıı füpıııı Scız/cşıııclrrl,
Tıın/ıi Gelişim, Tiirkiycilcki Ôrııcklrr, Kaııııı Projclcrlııdc ldarcıılıı VcrdW Taıı/ılıiıtlrr 319
Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) arasında Elektrik Satın Alma Anlaşması (ESA)
imzalanacaktır. Anlaşma'nın "Elektrik Satın Alına Anlaşması" başlığını
taşıyan n1. 10, b. 2'ye göre, proje şirketi ESA süresince NGS'nin tüm
üniteleri için aylık elektrik üretim miktarlarını Ünite 1'in ticari işletmeye
alınmasından en az bir yıl önce TETAŞ'a sunacaktır. Proje şirketi bundan
daha az üretim olur ise eksik üretilen miktarı temin eder. Taahhüt edilen-
den fazla üretim olınası halinde ise ESA hükümlerine göre fazla üretilen
bu miktar satın alınır. Anlaşmam. 10, b. S'e göre; TETAŞ
1140
, üretilecek
elektriği Ünite 1 ve 2 için %70, Ünite 3 ve 4 için %30'a tekabül eden sa-
bit miktarlarını her bir ünitenin işletmeye açılmasından itibaren 15 yıl
boyunca 12,35 ABD senti/kWh artı KDV fiyat üzerinden satın almayı
taahhüt etmiştir.
Ülkemizin ikinci nükleer santral projesi olan Sinop NGS içinJapon-
ya Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yapılan Anlaşma'da
1141
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilgili teşekkülü proje şirketi ile "Elektrik Satın
Alma Arılaşması" yapılacağı (m. 5, b. 2) belirtilmiştir. İleride yapılacak
ESA sözleşmesi ile ESA'daki varsayımlara tabi olmak üzere, 20 yıl boyun-
ca KDV hariç kilovat saat başına 10,80/10,83 ABD senti ile üretilecek
elektriğin satın alınması taahhüdü verilecektir
1142
•
Görüldüğü üzere proje şirketi NGS'yi inşa etmekte, bunun karşılı-
ğında ise ileride üreteceği elektriğin sabit bir fiyat üzerinden satın alınaca-
ğı hususunda taahhüt elde etmektedir. Bu anlaşmaların en önemli unsuru
proje şirketinin üretecek olduğu elektrik için verilen alım taahhütleridir.
Bu taahhütler yatırımcı bakımından asgari bir menfaatin taahhüdü anla-
mına gelınektedir.
Görüldüğü gibi her iki NGS projesi için de alışıldık manada iş sahi-
bi ve yatırımcı bulunmamaktadır. Aslında iş sahibi rolünü üstlenen ülke
(Türkiye Cumhuriyeti) kendi ülke sınırları içerisinde bir proje yaptırmak
11409 Temmuz 2018 Tarih ve 30473 Sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan 703
sayılı KHK, Geçici m. 22 ile TETAŞ kapatılarak, EÜAŞ bünyesinde birleştirilmiştir. O
halde enerji alım yükümlülüğü EÜAŞ'a intikal etmiştir.
1141
23 Mayıs 2015 tarihli ve 29364 sayılı Resmi Gazete.
1142Anlaşma Eki: Ev Sahibi Hükümet Anlaşmasının Esas Unsurları, m.4, b. b.
T
320 )'apım Sözleşmelerinde Asgari Ekonomik Mc,ıfaat Taahlıiidü
istemek1:edir. Bununla birlikte yaptırılmak istenen proje hem çok mali-
yetli hem de çok riskli olduğundan projenin gerçekleştirilebilmesi için
böyle bir model uygulanmıştır. Yatırım, proje şirketine ait olacaktır. Proje
şirketinin hisseleri anlaşılan oranlarda ülkelere ait olacak, proje şirketi
Türk hul.'lli'Ulla tabi olacaktır. Proje şirketinin ileride üreteceği elektriği
satın almayı taahhüt eden ise projeyi yaptırmak isteyen ülkenin bir başka
şirketi olan TETAŞ (sonradan EÜAŞ) olacaktır.
Taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçler, TMK
m. 762 uyarınca taşınır mülkiyetinin kapsamı içerisine girmektedir. Bu
bakımdan taşınmaz mülkiyeti kapsamına girmeyen mülkiyet edinmeye
elverişli olan elektrik, su, havagazı gibi doğal güçlerin satışı, taşınır sa-
tışı olarak kabul edilmeli ve taşınır satışı hükümleri uygulanmalıdır
1143
.
Bununla birlikte bu taahhütlerin niteliğinin satış sözleşmesinde yer alan
bağımsız olmayan bir teminat hükmü mü yoksa bağlantılı bir saf garanti
taahhüdü mü olduğunu tespit etmek gerekmektedir. Yukarıda da ifade
ettiğimiz üzere, özellikle satış sözleşmelerinde bağımsız olmayan teminat
hükümlerine çok yer verildiğinden bu ayrım son derece güç olsa da çok
önemlidir.
Stammler tarafından bu ayrım için öne sürülen kıstasın söz konu-
su teminatı üçüncü bir şahıs vermiş olsaydı yine de sözleşmenin tarafı
bundan sorumlu olacak mıydı sorusuna cevap verilerek bulunacağı, so-
ruya "Evet yine de sözleşmenin tarafı sorumludur:' deniliyor ise orada
bağımsız olmayan bir teminat hükmü olduğu, soruya hayır bu taahhüdü
üçüncü kişi verse idi sözleşmenin tarafında sorumluluk olmayacaktı de-
niliyor ise artık orada bir saf garanti taahhüdü olacağı yukarıda bağımsız
olmayan teminat hükümleri açıklanırken belirtilmiş idi. Bununla birlikte
1143
Yavuz/ Acar/ Özen, s. 84; Zevkliler/ Gökyayla, s. 34; Aral/ Ayrancı, s. 77 vd.; Gümüş,
Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. I,s. 28; Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borçn;şkileri,
C. I/1, s. 100; Durmuş Cevlan, "Elektrik Tedarik Sözleşmelerinde Bedel", (Yayınlan-
mamış Yıiksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi SBE, 2012), s. 109; Ancak ileride üre-
tilecek mal seri bir üretime dayanmıyor ve bu üretim için emek, malzemeden daha çok
gerekiyor ise satış sözleşmesi yerine eser sözleşmesi de söz konusu olacaktır. Bkz. Eren,
Borçlar Hukuku Özel Hükümler,s.34.
--
,sgaı1 Ehm,,rııik .Mc,ıfı1,ıt Tcııılılıiitlcri /çcrcıı )'iıpmı Söz.lcşıııcll'rl,
Thrilıı GcUşiın, Tiiı·kiyc'dcki Ônıcklc,; Kaııııı Projclcriııdc Jclıırcıılıı Verdiği 'foıı/ılıil/lcr 321
bu kıstasın her zaıuan güvenli bir sonuca götürmeyeceği konusunda dok-
trinde görüş birliği olduğu da belirtilmişti
1144
•
TETAŞ (sonradan EÜAŞ) tarafından verilen satın alma taahhütle-
rinin hul.'Uki niteliğini tespit etmek bakımından Stammler
1145
tarafından
bu konuda verilen kira sözleşmesi örneği ve ürün kirası örneği hatırlan-
malıdır.
Stan1ınler'ın kıstasından hareket edildiğinde şu sorunun sorulması
gerekecektir: TETAŞ (sonradan EÜAŞ) tarafından verilen satın alına
taahhüdünün belirli bir süre boyunca belirli miktardan satın alınacağını
üçüncü bir kişi taahhüt etse idi, TETAŞ yine de bu süre boyunca bu tu-
tarda alım yapmaktan sorumlu olacak mıydı?
İlk etapta bu soruya verilecek cevap, bu taahhüdün üçüncü kişi ta-
rafından verilmesi halinde TETAŞ'ın bundan sorumlu olmayacağı gibi
gözükebilir. Ancak, elektrik satın alına sözleşmesi bir menkul satış sözleş-
mesi niteliğinde olduğundan menkul satış sözleşmesindeki objektif esaslı
unsurların elektrik satın alına sözleşmesinde de bulunması gerekmekte-
dir.
Elektrik satın alma sözleşmesinin objektif esaslı unsurları ise satılan
(mebi) olan "elektrik
1146
" ile bunun bedeli(semen) ve bu konuda taraflar
arasında yapılan anlaşmadır
1147
• Bedelde anlaşma bulunmadığı takdirde
satış sözleşmesi de yoktur. Bununla birlikte TBKm. 207 f. 3'e göre durum
1144Reisoğlu, Garanti Mukavelesi, s. 57; Tandoğan, Garanti Mukavelesi, s. 13; Kahraman, s.
ııo.
1145Stammler, s.8.
1146
Satılanın sözleşmenin yapıldığı anda mevcut olmasına gerek bulunmamaktadır (Yavuz/
Acar/ Özen, s. 57). Ancak, ifa zamanında satıcı kusursuz olmasına rağmen mal mevcut
değil ve temini mümkün değil ise sözleşme imkansızlık nedeniyle geçmişe etkili batıl
olur. Temini mümkün olup da satıcı zilyetliği devredemiyor ise o zaman TBK m. 112
kapsamında borcunu yerine getirememektensorumlu olur ve alıcının müsbet zararlarını
ödemek zorunda kalır (Eren, Borçlar Hukuku ôulHükümler,s.34; Zevkliler/ Gökyayla,
s. 35). Elektrik, bir ticari mal (emtia) olarak kabul edilmekte olup, TCK bakımından da
ticari bir meta olarak kabul edilmektedir. Bkz. Ergün, s.111.
1147
Yavuz/ Acar/ Özen, s. 59; Aral/ Ayrancı, s. 67; Gümüş, Borçlar Hukuku Ôul Hükümler,
C. I, s. 25.
322 Yapını Sözleşmelerinde Asgari Ekonomik Menfaat Taahhüdü
ve koşullara göre belirlenmesi mümkün ise bedel kararlaştırılmış sayıla-
calctır
1148
• Öte yandan satılanın sözleşmenin kurulması anında bulunma-
sına da gerek yoktur. İleride meydana gelecek veya ortaya çıkacak şeyin
satışı da geçerlidir
1149
.
Enerji santrallerinde verilen üretilen enerjiyi alına taahhüdünde
alım bedelinin belirli olduğu, ancak satın alınacak elektriğin miktarının
üretilenin tamamı olduğu anlaşılmaktadır. Üretilenin tamamının ne
miktarda olacağı ise henüz belirli değildir.Yukarıda koşul ile garanti taah-
hütleri karşılaştırılırken belirtildiği üzere
1150
, satış sözleşmesi yapılmakla
birlikte, örneğin bir balıkçının günlük yakalayacağı balıkların satımı, bir
hasat döneminde ürünlerin tamamının satımı, bir madenden çıkarılacak-
ların tamamının satımı veya bir piyango çekilişinden satın alınan bilet
satılmakta ise bu tür satışlara ümit veya şans satımı ismi verilmekte olup,
böyle bir durumda koşula bağlı olmayan bir işlemden söz edilmekte-
dir
1151
• Bu hallerde satış sözleşmesinin hüküm ve sonuçları en baştan iti-
baren doğmakta ancak kapsamı ve konusu ileride belirli hale gelmektedir.
Üretilecek enerjinin miktarının önceden bilinmemesi aynen bir günde
tutulacak balığın önceden bilinmemesi veya bir hasat döneminde elde
edilecek ürün miktarının önceden bilinmemesi örneklerindeki gibidir.
Üretilecek enerji miktarı önceden belli değilse de enerjinin bedeli belir-
lidir. Alıcının satın alma borcu ne kadar enerji üretilirse üretilsin bunun
miktarından bağımsız olarak koşulsuz bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Satış sözleşmelerinde bulunması gereken esaslı unsurlardan biri de
satış bedeli (semen) olup, bu sözleşmelerde bedeller döviz üzerinden
belirli bir süreliğine sabitlenmiştir. Kanaatimizce, belirli bir enerji mik-
tarı yerine üretilecek enerjinin tamamının satın alınacağının taahhüt
11
48'avuz/ Acar/ Özen, s. 59; Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç nişkileri, C. 1/1, s. 90
vd.; Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. I,s.24; Zevkliler/ Gökyayla, s. 38; Aral/
Ayrancı, s.68.
114
9Yavuz/ Acar/ Özen, s. 57; Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç nişkileri, C. 1/1, s.79;
Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. I, s. 23; Zevkliler/ Gök.yayla, s. 34; Aral/
Ayrancı, s. 76.
1 ISOBkz.İkinci Bölüm, ıv,E, 2.
1151Pulaşlı, s.9;Sinnen, s.38; Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler,s. 34; Tandoğan, Borçlar
Hukuku Öul Borç füşkileri, C.1/1,s.79; Aral/ Ayrancı, s. 76.
1
Astııri Ekım,mıik Mcı!fitı1t Ta,ılılıiUlcri lçcrcıı Ycıpıııı Siizlcşıııclcri,
Tiıl'i/ıi Gdişiııı, ·rnrkiyc'clı:ki Ôrııcklcı; Kaııııı Projclcriııdc Jdarcıılıı Verdiği Taalı/ıiitlcr 323
edilmesi, taahhüdün satış sözleşmesine ilişkin olma niteliğini dcğiştir-
men1ektedir. Burada ümit veya şans satımı adı verilen satış sözleşmesi
bulunn1akta olup, üretilen enerjinin tamamını satın alma taahhüdü, satış
sözleşn1esinin ileride belirli hale gelecek satış konusunu ifade eden bir
taalıhütten başka bir şey değildir. Buna göre, kanaatimizce üretilen ener-
jinin tanıamını satın alına taahhüdü içeren bu sözleşmeler menkul satış
sözleşmesi hükmünde olup, garanti sözleşmesi niteliğinde değildir
1152
.
Elektrik satın alına sözleşmelerinde bu tür taahhütlerin yer alına gerekçe-
lerinden biri de elektrik enerjisinin depolanamamasına karşın kesintisiz
olarak yedi gün yirmi dört saat tüketim ihtiyacına cevap vermek
1153
için
üretilen ile tüketilen enerji arasında eşit bir denge kurma ihtiyacıdır. Zira
satım konusu alışık olduğumuz şekilde satıcının elinde depolanmış bir
şekilde yer almamakta üretildiği anda iletilmekte zilyetliği alıcıya geçiril-
mektedir
1154
. Bu bakımdan enerjinin satışını içeren satış sözleşmelerinde
ileride üretilecek enerjinin satın alınması doğal bir zorunluluk olarak
ortaya çıkmaktadır. Burada da üretilecek enerjinin tamamının satın alın-
ması taahhüt edilmektedir.
Sözleşmenin yapıldığı sırada satılanın mevcut olmasına ve satıcının
malvarlığında bulunmasına gerek bulunmamakta olup, belirlenebilir
olması yeterlidir
1155
. Kanaatimizce belirli bir kapasiteye sahip olduğu
bilenen bir santralin ileride üreteceği elektriğin tamamının satın alına-
cağının taahhüt edilmesinde belirlenebilir nitelikte olup, böyle bir satış
11
52Alımtaahhütlerinin garanti niteliğinde değil, sadece taahhüt niteliğinde olduğu yönün-
de: Çifçi, s. 122; Ergün tarafından "alım garantisi'� "fiyat garantisi" ifadeleri kullanılmış
ise de bu ifadelerin teknik anlamda bir saf garanti taahhüdü olup olmadığı değerlendiril-
memiştir. Bkz. Ergün, s. 130.
1153
Çağlar Özel/ Burcu G. Özcan Büyük.tanır/ Fatma Özel, Elektrik Piyasalarında Elektrik
Sağlama Amaçlı Sözleşmeler, s. 2075-2125, (Erişim Tarihi: 21.03.2020).
1154
Elektrik enerjisinin depolarıarnamasınınbir diğer sonucu da kamu hizmetinin sürekliliği
ve düzenliliği ilkesinin elektrik sektöründe çok daha önemli bir hal almasıdır. Ergün, s.
176.
1155
Yavuz/ Acar/ Özen, s. 57-58; Tarıdoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç n;şkileri, C. 1/1, s.
79; Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. I, s. 23; Zevkliler/ Gökyayla, s. 34; Aral/
Ayrancı, s. 76.
324 Ycıpıııı Sö:ılcşıııeleriııdc Asgaı-i Ekoııomik Meııfacıt Taalılıi,dü
sözleşmesi geçerlidir. Ayrıca enerjinin satın alınması belirli dönemler
halinde olacağından sürekli sözleşme niteliğinde bir art arda teslimli satış
sözleşmesi söz konusu olabilecektir
1156
.
Stammler tarafından verilen örneğe geri dönecek olursak kira örne-
ğinde, kiracının kendi kusuru olmaksızın evin zarara uğraması halinde so-
rumlu olmayı kabul etmesinin, garanti olmaması bir yana bunun fer'i bir
taahhüt dahi olmadığı zaten kira sözleşmesi kapsamında var olan asli bir
borcun tekrarı niteliğinde olduğu, Kahraman
1157
'ın da bu görüşte olduğu
ifade edilmişti
1158
• Daha önceden de ifade edildiği gibi, satış sözleşmesi
yapıldığında satıcı malı teslim edeceğini garanti edemeyeceği gibi alıcı
da bedeli ödeyeceğini garanti edemez. Zira satıcının malı teslim etme,
alıcının da bedeli ödeme borcu zaten satış sözleşmesindeki asli borçların-
dandır. Satıcı, malı teslim etmediği takdirde garanti vermese dahi bundan
doğacak zararları tazminle yükümlü olacaktır
1159
.
Satış sözleşmelerindeki kanuni ayıp sorumluluğu satıcının sorum-
luluğu olup, bunu aşacak şekilde nitelik vaadinde bulunulduğunda, ba-
ğımsız olmayan teminat taahhüdü veya saf garanti taahhüdü verildiğinde
de bu taahhüt satıcı tarafından alıcıya verilmekte olup, satılan ile ilgilidir.
Dikkat edilirse üretilecek enerjinin satın alınması taahhüdü ise, satıcı ta-
rafından değil alıcı tarafından verilmektedir. Bu taahhüdün satış konusu
olan enerjinin nitelikleri ile de hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Üretilecek enerjinin satın alınması taahhüdü bakımından ileride do-
ğacak bir riskin temini de söz konusu değildir. Konusu bir riskin temini
olmayan bir taahhüt ne bağımsız olmayan bir teminat taahhüdüdür ne de
bir garantidir. Risk yoksa garanti de yoktur. Burada da aynen Stammler'ın
kira konusundaki örneğinde gibi bir taşınır satış sözleşmesi niteliğinde
1
ı.s
6
Gümüş, Borçlar Hukuku Ôzel Hükümler, C. I,s.18; Aral/ Ayrancı, s.105; Zevkliler/ Gök-
yayla, s. 105-106; Eren, Borçlar Hukuku ÖzelHükümler, s. 42.
1157
Kahraman, s. 109.
ııssyukarıda bkz. İkinci Bölüm, rv,E, 4.
1159
Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç nişkileri, C. I/1, s. 118 vd.; Yavuz/ Acar/ Özen, s.
89 vd.; Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, s. 59 vd.; Zevkliler/ Gökyayla, s. 111 vd.;
Aral/ Ayrancı, s.89 vd.; Gümüş, Borçlar Hukuku Ôzel Hükümler, C. 11s. 49 vd.; Reisoğlu,
Garanti Mukavelesi, s. 55.
ı.g,ıri Ekoııomik Mı:ııjf1ı1t Tc1c1/ılıiitlı:ı-ilçcı·c,ı Y